https://isarder.org/index.php/isarder/issue/feed İşletme Araştırmaları Dergisi 2022-03-27T19:44:55+00:00 Yrd. Doç. Dr. Melih Topaloğlu editor@isarder.org Open Journal Systems İşletme Araştırmaları Dergisi’nin yayın kapsamında; Stratejik Yönetim ve Örgütsel Davranış, Pazarlama ve Girişimcilik, Muhasebe, Finansman, Bankacılık, Uluslararası İşletmecilik, İşletmecilikte Araştırma Yöntemleri çalışmaları yer almaktadır. https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1622 Sağlık Çalışanlarının Bilgi Güvenliği Farkındalığının İş Performansı Üzerindeki Etkisinde Bilgi Güvenliği Stresinin Aracı Rolü: Covid 19 Pandemi Döneminde Bir Araştırma 2022-03-26T19:43:55+00:00 İsmail Gün gun.47@hotmail.com Mazlum Çelik mazlum.celik@gmail.com <p>Amaç – COVID 19 döneminde iş yaşamında teknolojinin daha yoğun şekilde kullanılmasından ötürü, bu süreçte çalışanlar nezdinde bilgi güvenliğine ilişkin konuların önemi artış göstermiştir. Bu araştırmanın amacı, COVID 19 pandemisi döneminde sağlık çalışanlarında bilgi güvenliği farkındalığının iş performansı üzerindeki etkisini ölçmek ve bu etkide bilgi güvenliği stresinin aracı rolünün bulunup bulunmadığını araştırmaktır. Yöntem – Örneklem olarak, Mardin Devlet Hastanesi sağlık personeli seçilmiştir. Nicel araştırma yönteminin uygulandığı bu çalışmada, açıklayıcı araştırma tekniğinden yararlanılmış ve veri toplamak üzere anket tekniği kullanılmıştır. Bilgi güvenliği farkındalığı için Keser ve Güldüren (2015) tarafından geliştirilen 34 maddelik ölçek, iş performansı için Kirkman ve Rosen (1999) tarafından geliştirilip Çöl (2008) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan 4 maddelik ölçek, bilgi güvenliği stresi için Ayyagari, Grover ve Purvis (2011) tarafından geliştirilen 8 maddelik ölçek kullanılmıştır. Toplanan veriler SPSS-23 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analiz için faktör analizi, güvenilirlik analizi, korelasyon analizi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Bulgular – Araştırmada, sağlık çalışanlarında bilgi güvenliği farkındalığının iş performansı üzerinde pozitif ve anlamlı etkiye sahip olduğu ve bu etkide bilgi güvenliği stresinin kısmi aracılık rolünün olduğu bulgularına erişilmiştir. Tartışma – Bilgi güvenliği farkındalığının iş performansı üzerinde anlamlı etkisi olduğuna ilişkin bulgunun, bilgi güvenliği farkındalığının bilgi güvenliği stresi üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğuna ilişkin bulgunun, bilgi güvenliği stresinin iş performansı üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğuna ilişkin bulgunun, bilgi güvenliği farkındalığının iş performansı üzerindeki etkisinde bilgi güvenliği stresinin kısmi aracı rolünün olduğuna ilişkin bulgunun, literatürdeki önceki çalışmaların bulgularıyla paralel olduğu tespit edilmiştir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1623 Duygusal Zekanın Çalışan Yaratıcılığına Etkisi 2022-03-26T19:46:31+00:00 Afet Ayçe Başalp ayce.basalp@cbu.edu.tr A. Ozan Onağ ozan.onag@cbu.edu.tr <p>Amaç – Günümüzde yaratıcılık kavramı işletmeler arasında rekabet avantajı sağlamada önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. İşletmelerin rekabet avantajı sağlamada yeni ürünler, süreçler ve pazarlama yöntemleri geliştirmeleri çalışanlarının yaratıcılık düzeyleri ile yakından ilişkilidir. Bu çalışmada çalışanların yaratıcılık düzeylerinin tespit edilmesi ve duygusal zekalarının yaratıcılık düzeyleri üzerindeki etkilerin araştırılması amaçlanmaktadır. Yöntem – Çalışanların duygusal zekalarını ve yaratıcılık düzeylerinin tespit edilebilmesi için anketler Manisa Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren 20 firmada çalışan 200 beyaz yakalı personele uygulanmıştır. Mart 2020’de yapılan anketler sonucunda 100 kişiden geri dönüş sağlanmıştır. Çalışmada, kolayda örneklem yöntemiyle ulaşılan işletmelere büyük, orta ve küçük ölçekli ayrımına tabi tutulmadan Mart 2020 tarihinde anket uygulaması yapılmıştır. Verilerin analizinde SPSS Statistics 22.00 programı kullanılmıştır. Bulgular – İşletmelerden toplanan anket çalışmasında güvenirlik ve geçerliliklerini tespit etmek amacıyla çalışmada sırayla önce çalışan yaratıcılığı, ardından duygusal zeka ölçeği alt boyutları ile tamamlayıcı güvenirlik ve geçerlilik testlerine ve tamamlayıcı faktör analizlerine tabi tutulmuştur. Ardından korelasyon analizi ve regresyon analizleri yapılmıştır. Tartışma – İşletmelerdeki beyaz yakalı personelin üzerinde yapılan inceleme sonucunda duygusal zekanın alt boyutları olan duygusal öz farkındalık, empati, kişiler arası ilişki ve öz yönetim boyutlarının çalışan yaratıcılığı üzerinde açıklayıcı etkisi olduğu tespit edilmiştir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1624 Endüstriyel Pazarda İlişki Kalitesi ve Müşterinin Algıladığı Değer İlişkisinde Tedarikçi Değiştirme Maliyetinin Aracı Etkisi 2022-03-26T19:49:15+00:00 Mehmet Yılmaz mehmetyilmaz10@stu.aydin.edu.tr Burçin Kaplan burcinkaplan@aydin.edu.tr <p>Amaç - Bu araştırma endüstriyel pazarda ilişki kalitesi ve müşterinin algıladığı değer arasındaki ilişki üzerinde tedarikçi değiştirme maliyetinin aracı etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntem - İlişki kalitesi ile müşterinin algıladığı değer arasındaki ilişkide tedarikçi değiştirme maliyetinin aracı rolünü incelemek amacıyla bootstrap yöntemi ile birlikte, regresyon analizi yapılmıştır. Endüstriyel pazarda yer alan üretim işletmelerinin, firma yetkililerinden oluşan ve kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak tespit edilen 450 kişilik bir örneklemden anket yoluyla toplanan veriler, öncelikle IBM SPSS 23.0 programı ve Hayes tarafından geliştirilmiş olan Process v3.5 makro eklentisinin kullanımı ile analiz edilerek yorumlanmıştır. Burada araştırma modelinin analizinin gerçekleştirilebilmesi için Baron ve Kenny’nin 1986 yılında aracı etki olan doğrudan ve dolaylı olan analiz yönteminin temel alındığı belirlenmiştir. Bulgular - Yapılan analizler sonucunda; ilişki kalitesinin müşterinin algıladığı değeri doğrudan, tedarikçi değiştirme maliyeti üzerinden ise dolaylı olarak etkilediği görülmüştür. İşletmeler arası ilişkinin güçlenmesi ile birlikte, tedarikçi değiştirme maliyeti, müşteri tarafından algılanan değerde de artışa neden olmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, endüstriyel pazarda yer alan işletmelerin birlikte çalıştıkları diğer işletmeler ile olan ilişki kalitelerinin, müşteride algılanan değeri etkilediği de ayrıca ifade edilebilir. Yüksek algılanan tedarikçi değiştirme maliyeti ile müşteride algılanan değer de artmakta ve alıcılar tedarikçiyi değiştirmekten kaçınmaya çalışmaktadır. Bu bağlamda ilişki kalitesi ile müşterinin algıladığı değer arasındaki ilişkide, tedarikçi değiştirme maliyetinin aracı rolünün bulunduğunu söylemek mümkündür. Tartışma - Alan yazında ilişki kalitesi ile müşterinin algıladığı değer arasındaki ilişkide tedarikçi değiştirme maliyetinin aracılık rolünü inceleyen sınırlı sayıda araştırma bulunması nedeniyle, bu çalışmanın literatüre katkı sağlayacağını söylemek mümkündür. Tedarikçi değiştirme maliyetinin aracılık rolünü inceleyen araştırmaların sınırlı sayıda olmasının nedeni doğrudan ve dolaylı etki modelinin endüstriyel işletme pazarlaması literatüründe henüz yeterince konu edilmemesidir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1625 İşyerinde Sosyal Cesaret Davranışı Ölçeğinin Türkçe’ye Uyarlama Çalışması 2022-03-26T19:51:35+00:00 Emre Uysal emre.uysal19@gmail.com Gökben Bayramoğlu gokbenbayramoglu@hitit.edu.tr <p>Amaç – Başkaları adına kendini feda etmeyi ifade eden cesaret, evrensel olarak en çok takdir edilen erdemlerden biridir. Temelleri Antik Çağa dayanan cesaret kavramının, kişisel bir özellik olarak kabul eden felsefi yaklaşımlardan daha kapsamlı bir şekilde inceleyen araştırmalara gereksinim duyulmaktadır. Bu nedenle söz konusu çalışma, özellikle örgütsel değişkenlere ilişkin çalışmalar yapılabilmesi amacıyla Howard, Farr, Grandey and Gutworth (2017) tarafından geliştirilen ve geçerliliği ve güvenirliliği kanıtlanmış “İş Yerinde Sosyal Cesaret Davranışı” ölçeğinin Türkçe ’ye uyarlaması yapılması amaçlanmıştır. Yöntem – Bu araştırmanın evrenini 2020-2021 eğitim öğretim yılında Çorum Merkez ilçesindeki ortaöğretim kurumlarında görev yapan 1.400 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılan 381 öğretmen oluşturmaktadır. Bulgular – Yapılandırılmış ölçek uyarlama çalışmalarına paralel olarak, araştırma alt boyutlarını belirlemek ve faktör yapılarını ortaya çıkarmak için öncelikle keşfedici faktör analizi yapılmıştır. SPSS programı yardımı ile yapılan keşfedici faktör analizi sonucunda birden fazla faktör yükü alan 2 madde, ölçekten çıkarılarak tek boyutlu “İşyerinde Sosyal Cesaret Davranışı” ölçeği elde edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda modelin uyum iyiliği indeksi CMIN/DF= 2,956; RMSEA= ,072; CFI= ,955; GFI= ,965; AGFI=,934; TLI=,933; p=,000 ve standartlaştırılmış RMR= ,0393 olarak istenilen sınırlar içerisinde bulunmuştur. Yapı geçerliliği kabul edilen ölçeğin güvenirliliğinin tespiti için Cronbach Alpha değerinden (0,849) yararlanılmıştır. Tartışma – Geçerlilik ve güvenirlilik analizleri sonucunda, tek boyutlu ve 9 madden oluşan “İşyerinde Sosyal Cesaret Davranışı” ölçeğinin son halinin geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu tespit edilmiştir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1626 Asimetrik Bilgi Sorununun Türkiye Bankacılık Sektörü Kredi Piyasasına Etkisi: Dumitrescu And Hurlin Panel Nedensellik Testi İle Bir Araştırma 2022-03-26T19:54:18+00:00 Ersin Timur ersinntimur@gmail.com Burhan Günay bgunay@ybu.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, asimetrik bilgi sorununun Türkiye bankacılık sektörü kredi piyasasına etkisinin araştırılarak kredi tayınlamasının Türkiye’de bankacılık sektöründe geçerliliğinin test edilmesidir. Bu amaç ile BİST BANKA(XBANK) endeksinde yer alan bankaların 2001-2019 yıllarına ait toplam kredilerin toplam aktiflere oranı ve takipteki kredilerin toplam kredilere oranı değişkenleri kullanılmıştır. Yöntem – BİST BANKA(XBANK) endeksinde yer alan bankaların 2001-2019 yıllarına ait toplam kredilerin toplam aktiflere oranı ve takipteki kredilerin toplam kredilere oranı değişkenleri kullanılmış ve bu değişkenler arasındaki ilişki ikinci nesil Dumitrescu and Hurlin Panel Nedensellik Testi ile analiz edilmiştir. Bulgular – Dumitrescu and Hurlin Panel Nedensellik Testi analizi sonucunda, incelenen dönem aralığında BİST BANKA (XBANK) endeksinde sıralanan bankalarca kredi tayınlamasına gidilmediği tespit edilmiştir. Tartışma – Ulaşılan bulgular neticesinde kredi tayınlamasının geçerli olmadığı tespitine varılarak asimetrik bilginin azaltılmasında gerçekleştirilen düzenlemeler, etkin risk yönetimi, kamusal düzenlemeler, iyi ve kötü müşterilerin tespitine yönelik sıkı uygulamalar ve kredi piyasası düzenlemeleri vb. faaliyetlerin önemli etkisi olduğu söylenebilir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1627 Gerilla Pazarlama Faaliyetlerinin Y Kuşağı Tüketicilerinin Satın Alma Davranışları Üzerindeki Etkisi 2022-03-26T20:04:38+00:00 Mehmet Şükrü Akdoğan akdogans@erciyes.edu.tr Mervenur Tarhan mervenurkok@gmail.com <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı, hızla değişen günümüz tüketim dünyasında, gerilla pazarlama faaliyetlerinin; teknolojiye hakim, yeniliklere açık ve farkındalığı yüksek olan Y kuşağı tüketicilerinin satın alma davranışlarını nasıl etkilediğini araştırmaktır. Yöntem – Bu araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Kayseri ilinde yaşayan 420 bin Y kuşağı tüketicisinden oluşmaktadır. Kolayda örnekleme yöntemiyle araştırmanın örneklemi 406 kişi olarak belirlenmiştir. Araştırmada gerilla pazarlama faaliyetleri boyutlarının tüketicilerin satın alma davranışı üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla geliştirilen model doğrultusunda hipotezler oluşturulmuştur. Hipotezleri test etmek amacıyla çoklu regresyon analizi uygulanmış ve elde edilen veriler SPSS programıyla analiz edilmiştir. Bulgular – Yapılan analizler sonucunda gerilla pazarlama faaliyetlerinden; estetik, güvenilirlik ve harekete geçirme boyutlarının y kuşağı tüketicilerinin satın alma davranışları üzerinde anlamlı ve pozitif yönlü bir etkiye sahip olduğu görülürken; özgünlük, mizah ve ilginçlik boyutlarının anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür. Tartışma – Gerilla pazarlama kavramı, son yıllarda ülkemizde önem kazanmaya başlayan ve üzerinde durulan bir kavramdır. Yapılan çalışmalar incelendiğinde gerilla pazarlama kavramı ile ilgili çok sayıda araştırma yer almaktadır. Ancak gerilla pazarlama faaliyetlerinin Y kuşağı tüketicileri üzerindeki etkisini inceleyen çok az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle, bu araştırmanın ülkemizde gerilla pazarlama faaliyetleri alanındaki literatüre katkı sağlaması ve gelecekteki çalışmalara yol göstermesi beklenmektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1628 Kazanç Yönetimi Uygulamalarının Belirlenmesinde Tahakkuk Esaslı Modellerin Sektörlere Göre İncelemesi 2022-03-26T20:06:31+00:00 Elif Umut esarman@baskent.edu.tr Özgecan Özer ozgecanozer@baskent.edu.tr <p>Amaç - Kazanç yönetimi en basit ifadeyle yöneticilerin finansal tablolar üzerinde kuralları çiğnemeden yaptıkları manipülasyon olarak tanımlanabilir. Yöneticilerin bilinçli olarak yaptıkları bu manipülasyonun ilk bakışta tespit edilmesi güçtür. “Tahakkuklar” yoluyla manipülasyonun tespit edilmesi sık başvurulan yöntemlerden bir tanesidir. Bu çalışmada, önceki literatürde geliştirilmiş olan en önemli modeller arasından Jones, Modifiye Edilmiş Jones ve Kothari modelleri seçilmiştir. Bu modellere göre, sektörel sınıflandırmaya gidildiğinde modellerden hangilerinin kazanç yönetimi uygulamalarının belirlenmesinde istatistiksel olarak daha anlamlı olduğunu tespit etmek amaçlanmıştır. Yöntem - Veriler COMPUSTAT veri tabanı aracılığıyla elde edilmiştir. Veri tabanında 1999-2020 yılları arasında aktif statüsü ile yer alan Avrupa Birliği üyesi 26 ülke ve İngiltere’de faaliyet gösteren şirketler taranmış ve sektörel olarak sınıflandırılmıştır. Sektörel sınıflandırmada GIC-SECTOR sınıflandırılması kullanılmıştır. Şirketler yalnızca sektör kodlarına göre sınıflandırılmıştır, bunun dışında herhangi bir sınıflandırma kriteri kullanılmamıştır. Veri seti toplam 28.962 gözlemden oluşmaktadır. Veri seti içinde yer alan uç değerler, toplam örneklemin yaklaşık olar %1’lik dilimine denk gelen büyüklükte oldukları için, genel sonuçlara etki etmeyeceği varsayımı altında örneklemden ayıklanmamışlardır. Bulgular - GIC-SECTOR kodlamasında yer alan 11 sektörler arasından 9 sektör incelenmiştir. Modellerin sektörlere uygulanması sonucu Sağlık ve İletişim sektörlerinde faaliyet gösteren şirketlerin kazanç yönetimi uygulamalarının tespit edilebilmesi için çalışma kapsamındaki modellerden hiçbiri istatiksel olarak anlamlı sonuç vermemiştir. Diğer sektörlerde ise, modellerden en az bir tanesi anlamlı sonuç vermiştir. Seçilen modellerin çalıştırabilmesi için öncelikle modellerde yer alan beta katsayılarının hesaplanması gerekmektedir. Bu çalışmada da beta katsayıları her model için ayrı hesaplanmış, istatistiksel olarak anlamlı olan modellerin katsayıları sunulmuştur. Tartışma - Yapılan çalışma kapsamında kullanılan modeller tahakkuklar yoluyla kazanç yönetimi uygulamasının tespit edilmesinde kullanılan temel modellerdir. Fakat çalışma göstermektedir ki İletişim ve Sağlık sektörlerinde, her ne kadar modeller temel modeller bile olsa, bu konuda bir boşluk bulunmaktadır. Diğer bir deyişle, sözü geçen sektörlerde kazanç yönetimi uygulamalarının belirlenmesine yönelik yeni modeller geliştirilmesi ihtiyacı bulunmaktadır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1629 Bakü’nün Destinasyon Marka İmajı ve Destinasyon Aidiyeti: Yerli Turistler Üzerine Bir Araştırma 2022-03-26T20:09:17+00:00 Sezgin Rasulzade sezi.resulzade@mail.ru Erdal Yılmaz eyilmaz@omu.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın temel amacı, yerli turistler tarafından Bakü şehrine yönelik geliştirilen destinasyon marka imajını ve destinasyon aidiyetini tespit etmektir. Bununla birlikte destinasyon marka imajı ile destinasyon aidiyeti arasındaki ilişkiler de incelenmiştir. Yöntem – Araştırmada anket formu kullanılmıştır. Anket formu kolayda örneklem metodu ile Bakü şehrini ziyaret eden 429 yerli turiste uygulanmış ve toplam 408 kullanılabilir veriye ulaşılmıştır. Önce ölçeğin basıklık (Skewness) ve çarpıklık (Kurtosis) değerleri hesaplanmış, verilerin normal dağılım göstermediği göz önünde bulundurularak parametrik olmayan “Mann-Whitney U Testi” ile “Kruskal-Wallis H Testi”, korelasyon testi ve faktör analizi uygulanmıştır. Bulgular – Faktör analizi sonucunda, Bakü’yü ziyaret eden yerli turistlerin destinasyon marka imajınının dört boyuttan; destinasyon aidiyetinin ise tek boyuttan oluştuğu tespit edilmiştir. Destinasyon marka imajıyla destinasyon aidiyeti arasındaki ilişki düzeyini ve derecesinin tespit edilmesine yönelik gerçekleştirilen korelasyon analizi sonucunda, Bakü’yü ziyaret eden yerli turistlerin destinasyon marka imajı algısıyla destinasyon aidiyeti arasında istatistiksel olarak pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Tartışma – Destinasyonların istek ve ihtiyaçları karşılaması, kendine özgü imaj oluşturması turistler tarafından daha çok tercih edilmesine ve kendilerini o destinasyonla bütünleştirip aidiyet duygusunu ortaya çıkarmasına yol açabilmektedir. Bu araştırmada, Bakü şehrinin destinasyon marka imajı ve destinasyon aidiyeti konusu ele alınarak Bakü’yü ziyaret eden yerli turistler nezdinde araştırma yapılmıştır. Bakü’nün destinasyon marka imajının gelişmesi, ziyaretçilerin destinasyona duydukları aidiyet duygusunu artırdığı tespit edilmiş ve destinasyon marka imajının artırılmasına yönelik çeşitli öneriler sunulmuştur.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1630 Kripto Para Teknolojileri: Kripto Para Seçimine Etki Eden Faktörlerin AHP Yöntemi İle Değerlendirilmesi 2022-03-26T20:11:50+00:00 Derviş Boztosun dboztosun@kayseri.edu.tr Emre Arslan earslan@cumhuriyet.edu.tr Ali Yıldırım aliyildirim@ybu.edu.tr Birsen Karslıoğlu birsenzencircioglu@gmail.com Özgür Demirtaş ozgurdemirtas@kayseri.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı; kripto para seçimine etki eden faktörlerin ortaya çıkartılması hususunda subjektif değerlendirmelerin objektif ağırlıklandırmalar yoluyla tespit edilmesidir. Yöntem - Çalışmada, Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) çok ölçütlü karar verme tekniği kullanılmıştır. Kriptoloji ve kripto para alanında uzman ekipten oluşan yedi kişilik bir değerlendirme ekibi kriter ve alt kriterleri, ikili karşılaştırmalar yoluyla değerlendirmiştir. Buradan yola çıkarak, bu değerlendirmeler, Analitik Hiyerarşi Prosesi ile global ağırlık vektörlerine dönüştürülmüştür. Bulgular - Analiz sonuçlarına göre, işletmelerin kripto para yatırımı yapan bireysel portföy yöneticilerinin kripto para seçimini etkileyen kriterlerde en yüksek skora sahip olanlar “Teknolojik Merak”, “Kişinin Parası Üzerindeki Kontrol Gücü” ve “Veri ve İşlem Gizliliği” olarak belirlenmiştir. Bunun yanında, en düşük skora sahip kriterler ise “Sistem Üzerinde Kontrol Gücü”, “Coin Üreticisi” ve “Kimlik Bilgisi Gizliliği”, olarak tespit edilmiştir. Tartışma: Bu çalışmada, kripto para yatırımı yapan bireysel portföy yöneticilerinin kripto para seçimini etkileyen kriterlerin ağırlıklandırılması ve en önemli kriterin belirlenmesi amacıyla çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan Analitik Hiyerarşi Prosesi (AHP) yöntemi ile analizler gerçekleştirilmiştir. AHP ile gerçekleştirilen analizde kripto para yatırımı yapan bireysel portföy yöneticilerinin kripto para seçimini etkileyen kriterler tespit edilmiş olup bu kriterlerin önem sıralaması yapılarak elde edilen sonuçlar tartışılmıştır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1632 The Effect of Social Media Tools’ Effectiveness at the Purchasing Process on Consumer Behavior: Mediating Role of the Generations 2022-03-26T20:16:22+00:00 Davut Karaman davut.karaman@alanya.edu.tr Ali Yıldız aliyildiz@mu.edu.tr <p>Purpose - The primary purpose of the study is to determine the relationship between social media tools’ effectiveness at the purchasing process and consumer behavior in social media before and after the purchase. Another important goal is to reveal the mediating role of the generations in the effect of social media tools’ effectiveness at the purchasing process on consumer behavior in social media before and after the purchase. Design/methodology/approach - The data used in the research was obtained through a questionnaire from citizens residing in Antalya city in November 2019. A total of 664 questionnaires were included in the analysis. For the purposes of the study, correlation and hierarchical regression analyzes were performed. Findings - According to the results, it was determined that there is no relationship between social media tools’ effectiveness at the purchasing process and consumer behavior in social media before and after the purchase. While there is not any effect of social media tools’ effectiveness at the purchasing process on consumer behavior in social media before and after the purchase in social media, when the generation variable is included this equation it has been revealed that there is effect. While similar results were found in the marital status variable, no mediating role was observed in the gender variable. Discussion - The results of the study are expected to be beneficial for firms’ social media marketing activities and social media expertise. Businesses on social media should create a social media unit or should work with outsourcing and social media experts to update their social media pages instantly.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1633 Akademisyenlerin Çalışma Ortamında Karşılaştıkları Psikososyal Tehlikeler: Bir Ölçek Geliştirme Çalışması 2022-03-26T20:18:17+00:00 Pınar Baykan pbaykan@agri.edu.tr Ebru Senemtaşı Ünal esenemtasi@agri.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, akademisyenlerin karşılaştıkları psikososyal tehlikelerin belirlenebilmesi için geçerli ve güvenilir bir psikososyal tehlike belirleme ölçeği geliştirmektir. Yöntem – Nicel araştırma yönteminin dayanak alındığı bu araştırma tarama (survey) yöntemi ile yürütülmüştür. Veriler Türkiye'deki üniversitelerde görev yapan 865 akademisyenden toplanmıştır. Açımlayıcı Faktör analizi ve Doğrulayıcı faktör analizi uygulanabilmesi için 865 katılımcı içeren örneklem, rastgele iki eşit kitleye ayrılarak AFA ve DFA grupları oluşturulmuştur. Ölçeğin güvenilirlik ölçütü için Cronbach’s alpha ve Birleşik güvenilirlik değerleri hesaplanırken, geçerlilik için ise yakınsama ve ayrışma geçerliliği değerleri hesaplanmıştır. Bulgular – Çeşitli tekniklerin işe koşularak gerçekleştirildiği açımlayıcı analiz sonucunda, ölçeğin 39 madde ve 7 alt boyuttan oluştuğu ortaya çıkmıştır. Alan yazın dikkate alınarak isimlendirilen boyutlar; iş yükü ve iş temposu, kurum kültürü, işin içeriği, iş ve iş dışı yaşam etkileşimi, tükenmişlik, sağlık ve iş programları boyutları olarak belirtilmiştir. Ölçeğin toplam varyansı %65,039 olarak bulunmuştur. Psikososyal Tehlike Belirleme Ölçeği (PST) alt boyutlarının Cronbach’s alpha sonuçları (α&gt;0,8) elde edildiğinden “yüksek güvenilirlik” düzeyindedir. Sadece sağlık boyutunda (,761) “oldukça güvenilir” düzeydedir. Composite reliability değerlerinde ise tüm boyutlar için hesaplanan katsayı (CR&gt;0.70) olduğundan birleşik güvenilirlik şartının sağlandığı ifade edilebilir. Ölçeğin geçerliliği kapsamında uygulanan doğrulayıcı faktör analizi sonucunda 7 faktörlü yapının doğrulandığı ve ölçeğin psikososyal tehlikeleri belirlemede kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. Tartışma – Çalışma hayatında son yıllarda meydana gelen gelişmeler ve değişiklikler psikososyal boyutta sağlık konusuna ilginin artmasına sebep olmuştur. Özellikle çalışma şekillerinde yaşanan zorunlu değişiklikler çalışanların psikososyal yönden olumsuz etkilenmelerine sebep olmaktadır. Bu olumsuz etkilerin ortaya çıkmasına sebep olan psikososyal tehlikelerin belirlenmesi ve tespit edilen riskleri minimize etmek için önlemlerin alınması çalışan sağlığı açısından önemli görülmektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1634 Tüketicilerin Akıllı Giyilebilir Nesnelerin Kullanımına Yönelik Davranış Niyetlerinin Genişletilmiş Teknoloji Kabul Modeli Aracılığıyla İncelenmesi 2022-03-26T20:20:40+00:00 İlker Tiryaki nglilker98@gmail.com Leyla Gödekmerdan Önder lngodekmerdan@gmail.com <p>Amaç – Bu çalışma ile nesnelerin interneti teknolojisi ile çalışan akıllı giyilebilir nesnelerin kullanımına yönelik tüketicilerin davranış niyetleri üzerinde hangi değişkenlerin etkisi olduğunun Genişletilmiş Teknoloji Kabul Modeli (GTKM) kapsamında incelenmesi amaçlanmaktadır. Yöntem – Araştırmanın ana kütlesini Ankara ilinde bulunan 18 yaş ve üstü tüketiciler oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında yüz yüze anket tekniği ve kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 23 ve AMOS 23 istatistik paket programlarından yararlanılmıştır. Günümüzde tüketicilerin kullanımına sunulmuş akıllı giyilebilir nesnelere ait tüm ürün gamı araştırma alanına dâhil edilmiştir. Araştırmanın amacına yönelik olarak 10 değişken (bilgi teknolojileri bilgisi, sosyal etki, gizlilik ve güvenlik, algılanan kullanım kolaylığı, maliyet, güven, algılanan fayda, uyumluluk, kullanıma yönelik tutum ve kullanım için davranış niyeti) ile araştırma modeli oluşturulmuştur. Bulgular – Çalışmada elde edilen bulgulara göre akıllı giyilebilir nesnelerin kullanımı için tüketicilerin davranış niyetleri üzerinde etkisi olduğu değerlendirilen bilgi teknolojileri bilgisi, algılanan kullanım kolaylığı ve algılanan fayda bağımsız değişkenlerinin kullanıma yönelik tutum bağımlı değişkeni üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Kullanıma yönelik tutum bağımlı değişkeninin ise kullanım için davranış niyeti bağımlı değişkeni üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca sosyal etki, gizlilik ve güvenlik, maliyet ve güven bağımsız değişkenlerinin tüketicilerin akıllı giyilebilir nesne kullanımına yönelik tutumları üzerinde etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Tartışma – Giderek kullanımı yaygınlaşan akıllı giyilebilir nesnelerin kullanımına yönelik olarak işletmeler; yüksek bilgilendirme ve tüketicilerin ürünleri deneyimlemelerini sağlayarak, işlevselliği yüksek, sade, kolay işletebilirliğe sahip ve karmaşıklıktan uzak ürünler tasarlayarak akıllı giyilebilir nesnelere yönelik kabul ve kullanımlarını artırabilirler.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1635 Sosyal Medya Reklamlarının Marka Değeri Üzerindeki Etkisi: Instagram Reklamları Üzerine Bir Uygulama 2022-03-26T20:23:27+00:00 Saadet Sağtaş saadetsagtas@cag.edu.tr <p>Amaç – Çalışmanın amacı sosyal medya reklamlarının marka değeri üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda sosyal medya reklamlarının, algılanan değer belirleyicilerinin (bilgilendirme, eğlence, güvenilirlik, reklama karşı rahatsızlık) müşteri temelli marka değeri üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Yöntem – Araştırma iki ve daha fazla değişken arasındaki ilişkiyi ve etkileşimi belirlemeyi hedefleyen genel tarama modeli türlerinden olan ilişkisel tarama modelinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında Instagram hesabı olan ve aktif olarak Instagram kullanan 332 katılımcı ile online anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler, AMOS 23 programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Bulgular – Çalışmadan elde edilen bulgulara göre Instagram reklamlarının; bilgilendirici olma, eğlenceli olma ve güvenilir olmaları reklam değerini etkilemektedir. Buna karşın reklamların rahatsız edici olmasının, reklam değeri üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca çalışmada reklam değerinin, müşteri temelli marka değeri üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tartışma – Instagram reklamlarının içeriği, tüketicilerin reklama değeri algılarını etkilemektedir. Markaların, ürünleri hakkında bilgilendirici, eğlenceli ve güvenilir içerikli reklam paylaşımları, markaya yönelik değer algısını da şekillendirmektedir. Elde edilen bu sonuç, marka değeri yaratma çabalarında sosyal medya kullanımının önemini vurgulamaktadır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1636 Organizational Silence's Mediation Impact on The Effect of Organizational Justice’s on Intention to Quit 2022-03-26T20:25:04+00:00 Demet Çakıroğlu demet.cakiroglu@hacettepe.edu.tr <p>Purpose – This study examines the effect of organizational justice and its dimensions on intention to quit, the effect of organizational silence on intention to quit, the relationship between organizational justice and its dimensions and organizational silence. In particular, this study examines the mediating role of organizational silence in the effect of employees' organizational justice perceptions on their intention to quit. Based on the social exchange theory, this research argues that when employees' perceptions of organizational justice are low, their intention to leave will be stronger and organizational silence will mediate this. Design/methodology/approach – The population of the research consists of public and private sector employees working full-time in the education sector in Ankara. The survey used in the research was carried out on 379 people. Employees with at least one year or more of experience in the institution they work for were included in the study, since the employees were asked to have sufficient knowledge about their perceptions of justice and their jobs. In the study conducted according to the correlational research method, the data were obtained by simple random sampling. In data analysis, frequency and percentage analysis of demographic variables and Pearson correlation analysis method were used for the relationship between scale dimensions. For the mediation effect, hierarchical regression analysis method was used. Findings – There is a negative and moderately significant relationship was achieved between all sub-dimensions of organizational justice and intention to quit. There is a positive, weak and statistically significant relationship was obtained between organizational silence and intention to quit. There is a negative and weak relationship was obtained between organizational silence and organizational justice sub-dimensions (except procedural justice). As the organizational silence scores of the individuals increase, the scores of the organizational justice sub-dimensions decrease and vice versa. It is seen that organizational silence has a mediating effect on the effect of procedural justice perceived by employees on their intention to quit. Discussion – Research results show that organizational justice perceived by employees has a significant effect on the intention to quit. It can be said that as employees' perceptions of justice increase, their level of intention to quit will decrease. It has been empirically proven that organizational justice should be taken seriously by management and that employees’ perceptions towards existence of organizational justice should be increased in the name of organizational sustainability.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1637 Banka Çağrı Merkezi Hizmet Kalitesinin Tüketici Temelli Banka Marka Değerine Etkisi: Ampirik Bir Araştırma 2022-03-26T20:26:33+00:00 Fikret Işık fikret@alanya.edu.tr Canan Ay canan.ay@cbu.edu.tr <p>Amaç – Çağrı merkezleri, işletme ile tüketiciler arasındaki iletişimin çok önemli ve bazı durumlarda tek aracıdır. Banka çağrı merkezi hizmet kalitesi, tüketicilerin işletmeyle ilgili algılarını önemli derecede etkilemektedir. Bankacılık sektörü, çağrı merkezi hizmet kanallarını en etkin kullanan sektörlerden biridir. Bu çalışmanın amacı, banka çağrı merkezi hizmet kalitesinin tüketici temelli banka marka değerine etkisini incelemektir. Yöntem – Tanımlayıcı araştırma yönteminin kullanıldığı bu çalışmada veriler anket tekniği ile toplanmıştır. Araştırmada Banka Çağrı Merkezi Hizmet Kalitesi Ölçeği ile Tüketici Temelli Banka Marka Değeri Ölçekleri kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde IBM SPSS ve AMOS, kaynak yönetiminde ise Zotero programlarından yararlanılmıştır. Bulgular – Yapısal eşitlik modeli analiz sonuçlarına göre banka çağrı merkezi hizmet kalitesi ve alt boyutlarının, tüketici temelli banka marka değeri üzerinde pozitif yönde etkisi olduğu bulunmuştur. Tartışma – Çağrı merkezi hizmet kalitesinin tüketici temelli marka değeri üzerindeki pozitif yönlü etkisi, literatürdeki çalışmalarla örtüşmektedir. Ancak çağrı merkezi hizmet kalitesinin ölçümünde beşerî faktörler ile teknik faktörleri birlikte ve daha dengeli biçimde ölçmeye dönük çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1638 The Role of Information Technology in the Effect of Innovation Capability on Logistics Service Quality 2022-03-26T20:28:38+00:00 Nagehan Akoğlu candannagehan@gmail.com Mustafa Emre Civelek ecivelek@ticaret.edu.tr Yeşim Başaran ysm59bsrn@hotmail.com <p>Purpose – In the current intense competitive environment, companies continuously need to increase their performance and adapt their activities to the developing and changing environment in order to survive. The concepts of quality, technology and innovation are among the most prominent issues in this competitive environment. At this point, information technologies integrated into the business, innovation activities and logistics services that develop along with these activities are important issues that have been recently emphasized. Accordingly, this study aims to reveal the role of information technology use in supply chain innovation and logistics service quality. Design/Methodology/Approach - More than 326 questionnaires were distributed to Turkey's leading logistics companies and companies with logistics departments. The companies operating in logistics sector and the employees working in the logistics departments of companies operating in the production and service sector constitute the sample of the study. 144 valid questionnaires were reached. 80% of the respondents are mid-level and 20% are senior managers. The data obtained by the survey method were analyzed using the structural equation model. Findings – According to the results, it has been determined that information technologies have a mediator effect between innovation capability in the supply chain and logistics service quality. Discussion – Findings obtained at the end of the research are consistent with the other studies in the literature. This research has important managerial implications. The results of this research have revealed the role of information technologies in the efficient use of innovation capacity for companies operating in logistics sector. Information technologies play a key role in the relationship between innovation and logistics service quality.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1639 Duygusal Emek Algısının İş Performansı Üzerindeki Etkisinde İş Stresinin Aracılık Rolü 2022-03-26T20:30:43+00:00 Zümrüt Hatun Demirel zumruthatun@gmail.com <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı Ankara’da görev yapan kamu çalışanlarında duygusal emek, iş stresi ve iş performansı arasındaki ilişkileri incelemek ve duygusal emek ve iş performansı üzerindeki etkisinde iş stresinin bir aracılık rolünü belirlemektir. Yöntem – Bu araştırma betimsel bir araştırmadır. Örneklem yöntemi olarak kartopu örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Ankara’da kamu kurumlarında çalışan 560 kişiden anket yöntemi kullanılarak veri toplanmıştır. Anket formu katılımcıların duygusal emek, iş performansı ve iş stresi algılarını ölçen üç adet ölçeği içermektedir. Elde edilen verilere doğrulayıcı faktör analizi, güvenilirlik analizi, tanımlayıcı istatistikler, korelasyon analizi ve regresyon analizleri yapılmıştır. Bulgular – Yapılan analizler sonucunda duygusal emeğin iş performansı üzerinde negatif yönlü ve anlamlı bir etkisinin olduğu, duygusal emeğin iş stresi üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisinin olduğu, iş stresinin iş performansı üzerinde negatif yönlü ve anlamlı bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca duygusal emeğin iş performansı üzerindeki etkisinde iş stresinin tam aracılık etkisinin bulunması araştırmada elde edilen bir diğer sonuçtur. Tartışma – Araştırmada duygusal emek, iş performansı ve iş stresi arasındaki ilişkilere ait bulgular önceki yıllarda yapılan çalışmaların sonuçları ile benzerlikler gösterse de araştırma modeline dâhil edilen iş stresi, duygusal emeğin iş performansı üzerindeki etkisini oldukça azaltarak bu etkinin istatistiksel açıdan anlamını tamamen ortadan kaldırmaktadır. Araştırmanın bu yönü ile alan yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1640 Bağlılık, Çalışan Performansı ve İş Tatmini İlişkisinde Özgeciliğin Düzenleyici Rolü: Sağlık Çalışanları Üzerinde Bir Uygulama 2022-03-26T20:32:25+00:00 Arzu Uğurlu Kara arzuugurlukara@outlook.com Kemal Köksal kemalkoksal@akdeniz.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, sağlık çalışanlarının örgütsel bağlılık algılarını değerlendirmek ve örgütsel bağlılığın çalışan performansı ve iş tatmini ile olan teorik ilişkisini test etmektir. Ayrıca bu ilişkide özgeciliğin düzenleyici rolü de araştırılmıştır. Yöntem – Sağlık alanında hizmet veren dört özel hastanede görev yapan 227 çalışandan kolayda örneklem yöntemiyle veri toplanmıştır. Çalışmada değişkenler arası ilişkiler ve etkileri korelasyon ve regresyon analizleri ile ortaya konulmuş, düzenleyici etki regresyon eğrisi ile ayrıca sınanmıştır. Bulgular – Elde edilen bulgulara göre, sağlık çalışanlarının örgütsel bağlılık algılarındaki artış, performanslarını ve iş tatminlerini arttırmaktadır. Bunun yanı sıra sağlık çalışanlarının özgeciliği örgütsel bağlılıkları ile performansları arasındaki ilişkide düzenleyici rol üstlenmektedir. Tartışma – Bu çalışma, bağlılık, çalışan performansı ve iş tatmini ilişkisinde özgeciliğin düzenleyici rolünü ortaya koymaya çalışmaktadır. Yazında sağlık çalışanları açısından söz konusu değişkenlerin hepsinin bir arada ele alındığı ve özgeciliğin düzenleyici etkisinin araştırıldığı bir çalışmaya rastlanamamıştır. Bu bağlamda çalışma sonuçlarının hem yazın hem de uygulayıcılar açısından olduğu değerlendirilmektedir. Çünkü sağlık kurumlarında verilen hizmetlerin hastalara etkin ve verimli bir şekilde sunulabilmesinde dikkate alınması gereken hususlardan birisi de sağlık çalışanlarının tutum ve davranışlarını etkileyen faktörlerdir. Çalışanların kurum içerisindeki algıları sundukları hizmeti doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1641 Marka Güvenilirliği, Hizmet Kalitesi, Değiştirme Maliyeti ve Ağızdan Ağza (WOM) Pazarlama İletişimi Arasındaki İlişkiler 2022-03-26T20:34:26+00:00 Azize Şahin azize.sahin@istanbul.edu.tr <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı, otomobil sektöründe tüketicilerin ağızdan ağza (WOM) pazarlama iletişimini, marka güvenilirliği, hizmet kalitesi ve değiştirme maliyeti arasındaki doğrudan ve dolaylı (aracı) etkileri araştırmaktır. Bu amaca yönelik olarak, marka güvenirliğinin tüketicilerin değiştirme maliyetlerini, hizmet kalite algılarını ve ağızdan ağza (WOM) pazarlama iletişim davranışlarını doğrudan ve olumlu etkilediği ve ayrıca değiştirme maliyeti ile hizmet kalitesi değişkenlerinin aracı etkilere sahip olduğu varsayımları ortaya koyulmuştur. Yöntem – Araştırma amacı bir saha araştırması ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada incelenen değişkenler arasındaki yapısal ilişkiyi ortaya koymaya yönelik olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırma İstanbul ilinde yaşayan otomobil tüketicileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. 650 kişinin katılım sağladığı bu araştırma, kısmi en küçük kareler yöntemi (partial least squares) yapısal eşitlik modeli tekniği ile ve SmartPLS (v.3.3.7) yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma modelinde incelenen değişkenlere ilişkin yapı, uyum ve ayrışma geçerlilikleri hesaplanmıştır. Araştırma amacı doğrultusunda ortaya koyulan hipotezler önyükleme (bootstrapping) tekniği ile test edilmiştir. Ayrıca, araştırma model yol analizi ile hipotezlerin doğruluğu incelenmiştir. Ayrıca, araştırma modeline ilişkin model dışı tahmin gücü (PLS-predict) incelenmiş ve önem-performans analizi (IPMA) gerçekleştirilmiştir. Bulgular – Araştırma sonuçlarına göre, marka güvenilirliği, tüketicilerin değiştirme maliyetini, ağızdan ağza iletişim davranışlarını ve hizmet kalitesi algılarını doğrudan ve olumlu etkilediği ortaya koyulmuştur. Değiştirme maliyeti ve hizmet kalitesi değişkenleri marka güvenilirliği ile ağızdan ağza (WOM) pazarlama iletişim değişkenleri arasında ilişkide aracı etkilere sahip olduğu ortaya koyulmuştur. Tartışma – Marka güvenilirliği, tüketicilerin ağızdan ağza (WOM) pazarlama iletişim davranışlarını belirgin ölçüde etkilerken, aynı zamanda tüketicilerde hizmet kalitesi algısını ve değiştirme maliyeti olgularını geliştirmede belirleyici bir role sahiptir. Bu araştırma sonuçlarına göre pazarlama yöneticileri; (1) marka güvenilirliği, hizmet kalitesi, değiştirme maliyetini geliştirmeye yönelik stratejiler oluşturmaya ve sürdürmeye, (2) etkin pazarlama iletişim programları geliştirmeye, (3) hizmet kalitesini sürekli geliştirmeye yönelik yatırımlar yapmaları gerektiğini göstermiştir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1642 Bibliometric Analysis of the Articles on Industry 4.0 Published in Academic Journals 2022-03-26T20:36:20+00:00 Ahmet Gümüş agumus@agri.edu.tr <p>Purpose – The objective of this study is to conduct a bibliometric analysis of the articles on industry 4.0 between published between 2014 and 2019. Design/methodology/approach – Within this scope, 120 articles published in 2014-2019 were examined, and they were bibliometrically analyzed in the context of some parameters. The bibliometric analysis was preferred in this quantitative research, and Excel and SPSS programs were used to analyze the obtained data. Findings – The examination of database, journal, and year parameters showed that the most publications were indexed in the Sciencedirect database, most of which were published in a journal named Procedia Manufacturing in 2019. In addition, it was determined that most of the articles had been previously presented in a scientific meeting, were published by the authors mostly in the journals with themes of manufacturing plants and cyber-physical system. Discussion – It was determined that some of the bibliometric data obtained at the end of this research are partially similar to the studies in the literature, whereas some results are different from the literature data. Accordingly, it is considered that the present study make a contribution to the literature by creating industry 4.0 awareness from the macro perspective and would encourage enterprises to produce better quality goods and provide better service, and help increase the productivity of various sectors such as health, education and informatics.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1643 Rol İçi ve Rol Dışı Performansta İş Taleplerinin ve İş Kaynaklarının Etkisinde Psikolojik Sözleşmenin Aracı Rolü 2022-03-26T20:37:53+00:00 Selen Doğan sdogan01@ohu.edu.tr Mehtap Şeker Kayar mehtapseker_8@hotmail.com <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, rol içi ve rol dışı performansta iş talepleri ve iş kaynaklarının etkisinde psikolojik sözleşmenin aracılık rolü olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Yöntem – Araştırmanın evrenini, Kayseri’de faaliyet gösteren mobilya ve bilişim sektöründe yer alan işletmelerdeki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma verilerini elde etmek üzere zaman ve ekonomik açıdan tasarruf etmek amacıyla çalışanlara basit tesadüfü örnekleme yöntemi kullanılarak anket uygulanmış ve araştırmanın örneklemini 528 katılımcı oluşturmuştur. Anket çalışmasında elde edilen veriler istatistiksel analiz programı ile geçerlilik, güvenilirlik, korelasyon analizi ve aracı etki analizleri yapılarak değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Bulgular – Araştırmada işlemsel ve ilişkisel psikolojik sözleşme ile iş talepleri ve iş kaynakları arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca işlemsel sözleşme ile bağlamsal performans arasındaki ilişkinin pozitif yönlü olduğu fakat ilişkisel sözleşme ile görev performansı arasındaki ilişkinin ise negatif yönlü olduğu görülmektedir. Araştırmada aracı etki etki analizi sonuçlarına göre ise iş talepleri alt boyutlarından duygusal talepler ile bağlamsal (rol dışı)performans ilişkisinde işlemsel ve ilişkisel psikolojik sözleşmenin aracı rolü bulunmaktadır. İş taleplerinden iş yükü ile bağlamsal performans ilişkisinde ve iş kaynakları alt boyutlarından otonom çalışma ve mesleki gelişim imkânları ile bağlamsal performans ilişkisinde de işlemsel sözleşmenin aracı rolü olduğu ortaya çıkmıştır. Tartışma – Bu çalışma, iş talepleri ve iş kaynakları ile görev ve bağlamsal performans arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğunu ve bu ilişkide işlemsel psikolojik sözleşmenin olumlu yönde aracılık rolü üstlendiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda yapılan çalışma ile örgüt- çalışan ilişkilerinde ve çalışan performansı konusunda psikolojik sözleşme ile ulusal alanda çok az sayıda çalışmada ele alınan iş talepleri ve iş kaynaklarının etkilerine vurgu yapılmaktadır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1644 Covid-19 Pandemisi ve Çalışmaya Etkisi: Dönüşümlü (Uzaktan - Evden) Çalışmayı Sevdik Mi? 2022-03-26T20:44:34+00:00 Arzu Özkanan arzuozkanan@isparta.edu.tr <p>Amaç – Covid-19 pandemisi yaşamın her yönünü etkilerken çalışma yaşamında da önemli değişiklikler yaşanmış ve yeni çalışma düzeni olarak adlandırılabilecek dönüşümlü – esnek – uzaktan çalışma uygulamaları hayata geçirilmiştir. Bu çalışmanın amacı yeni çalışma düzenlerinin kamu sektöründe çalışan idari personeller üzerindeki etkileri belirlemektir. Yöntem – Halihazırda uygulanmakta olan dönüşümlü çalışma kapsamında idari çalışanların yaşadıkları avantaj ve dezavantaj ile birlikte yeni çalışma düzeninin işleri üzerindeki etkileri nitel metotla tespit edilmiştir. Araştırma, Batı Akdeniz’de yer alan devlet üniversitelerinde görev yapan 28 idari personel ile yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla yapılmıştır. Bulgular – Araştırma sonuçlarına göre katılımcılar çalışma koşullarındaki değişimi “mesai saatlerinin azalması, yeni çalışma düzeni ile çalışılması” şeklinde ifade etmişlerdir. Uzaktan çalışmanın avantajları arasında aileye zaman ayırabilme, rahatlık, ulaşım giderlerindeki azalma, virüsten korunma ve kaynak tasarrufu yer alırken; iletişim kopukluğu, işlerin aksaması, işe adaptasyon, materyal eksikliği dezavantajlar arasında değerlendirilmektedir. Tartışma – Araştırma sonuçlarından hareketle kamu sektöründe çalışanların beklentileri ve çağın gerekleri ile birlikte esnek çalışma uygulamalarını kalıcı olarak hayata geçirmek için çalışmalar yapılmalıdır. Çalışanlar çalışma ortamına gelmenin düzenini yaşarken aynı zamanda dışarıdaki hayatını da devam ettirmek, ailesine ve kendilerine zaman ayırabilmek dolayısıyla yaşam kalitelerini arttırmak istemektedirler. Bu durumda ancak esnek çalışma süreleri ile mümkün görülmektedir. Aynı zamanda bu tür uygulamalar ile birlikte çalışanların verimlerinin ve motivasyonlarının da artabileceği düşünülmektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1645 İşgören Verimliliğinin Zaman Etüdüyle Ölçümünde REFA Uygulaması: Bir Kamu Kurumu Örneği 2022-03-26T20:46:33+00:00 Serkan Aksuoğlu serkanaksuoglu@gmail.com Ayşe Yıldız ay.yildiz@hbv.edu.tr <p>Amaç – İşgören verimliliği özellikle hizmet sektörü gibi işgücünün yoğun olduğu alanlarda oldukça önemlidir. Kamu işletmeleri de bir hizmet sektörü olarak ele alındığında çalışan kişilerin verimliliğinin ölçülmesi ve artırılmasına yönelik girişimlerde bulunulması incelenmesi gereken bir konudur. Bu bağlamda çalışmada, bir kamu kurumunun merkez biriminde işgören verimliliğinin ortaya koyulabilmesinin mümkün olup olmayacağı, ne gibi sorunların ortaya çıkabileceği ve ne gibi öneriler getirilebileceği gibi soruların cevaplandırılması amaçlanmıştır. Yöntem – Çalışmada, işlem zamanlarının ölçümü Alman kökenli Devlet İş Zamanları Belirleme Komisyonu tarafından geliştirilen REFA’nın (Reichsausschuss Für Arbeitszetermittlung-Devlet İş Zamanları Belirleme) zaman etüdü tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu şekilde kamuda işgörenlerin verimliliklerinin belirlenebilmesi için işlerin ölçülmesi gerekliliğinden hareket edilmiştir. Bunun için gerekli araştırma verisi bir kamu kurumunun 200 işgörenin çalıştığı merkez biriminde bir aylık süre boyunca gözlem yapılarak elde edilmiştir. Daha sonra bu veriler kullanılarak standart işlem zamanını ulaşılabileceği gözlemlenen banko düzeni halinde çalışan işgörenlerin gerçekleştirdikleri işlemler üzerine yoğunlaşılmıştır. Bulgular – Bir kamu kurumunun merkez biriminde evlenme soyadı değişikliği işlemi örnek alınarak banko düzeni halinde çalışan işgörenlerin gerçekleştirdikleri tekrarlı işlemlerin ölçülebildiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca yapılan gözlemler sonucunda çalışma koşullarının ve metotlarının iyileştirilmesi durumunda bu yöntemle dosya ve bilgisayar üzerinde az muhakeme ve standart hareketleri içeren iş ve işlemlerinin ölçülebilmesinin önünde bir engel bulunmadığı belirlenmiştir. Tartışma – Yapılan işlemlere yönelik Canlı ve Uyaran (Live and Alert) sistem önerisi getirilmiştir. Çalışmada izlenen yaklaşım benzer işlemlerin gerçekleştirildiği birimlerde ve/veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarında benimsenerek işgören verimliliğinin artırılmasına katkıda bulunabilir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1646 E-Ticaret’te Müşteri Güven Algısı: Y ve Z Kuşağı Tüketiciler Üzerine Bir Araştırma 2022-03-26T20:48:37+00:00 Gözdegül Başer gozdegul.baser@antalya.edu.tr Burcu Kantarcıoğlu burcu.kantarcioglu@antalya.edu.tr <p>Amaç - Bu araştırmanın amacı, Y ve Z Kuşağı’nda yer alan tüketici grubunun e-ticarete yönelik güven algılarını incelemektir. Yöntem - Araştırma kapsamında e-ticarete güven olgusunu etkileyen faktörler yapısal eşitlik modellemesi (YEM) uygulanarak incelenmiştir. 2019 yılının Mart ve Nisan aylarında elde edilen verilere (n:387) geçerlik ve güvenirlik analizleri uygulandıktan sonra, yapısal model kurularak önerilen kurumsal model test edilmiştir. Hipotezlerin testi için yapısal model analizi kullanılmıştır. Yaş unsurunu içeren ve içermeyen alternatifleri ile yapısal eşitlik modellemesi uygulanmıştır. Bulgular - Tüketicilerin e-ticaret sitelerinden yaptıkları alışveriş konusundaki güven algılarının; aylık kişisel gelir, cinsiyet, internetten alışveriş deneyimi, e-ticaret kullanım sıklıkları gibi unsurlardan etkilendiği tespit edilmiştir. Yapısal modelin analiz sonuçlarına göre, kuramsal çerçeve kapsamında oluşturulan hipotezler desteklenmiştir. Bulgular değerlendirildiğinde, Y ve Z kuşağı internette alışveriş yaparken en yüksek ortalamaya sahip olan ifadenin “Ödeme seçeneklerinin çeşitli olması önemlidir” olduğu, bunu “Müşteri yorumlarını dikkate alırım” ve “Kişisel bilgilerimi kolaylıkla paylaşırım” ifadelerinin izlediği görülmektedir. Tartışma – E-ticaret hacminde Y ve Z kuşakları önemli düzeyde yer almaktadır. Y ve Z kuşağının e-ticaret konusunda ürün ve hizmet satın alırken “güven” konusuna nasıl baktıklarının incelenmesi oldukça önemlidir. Araştırma bulguları, pazarlama yöneticilerine Y ve Z kuşağı tüketici kitlesinde e-ticaret kapsamında güven oluşturma konusunda önemli bilgiler sunmaktadır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1647 Tüketicilerin Tüketim Tarzlarının Kompulsif Satın Alma Üzerindeki Etkisini Ölçmeye Yönelik Bir Araştırma 2022-03-26T20:50:50+00:00 Özlem Özdemir Süzer ozlemozdemir@kayseri.edu.tr <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı kompulsif satın almanın tüketim kültürü ile oluşmuş materyalist tüketim, hedonik tüketim ve gösterişçi tüketimden etkilenip etkilenmediğinin tespit edilmesidir. Bununla beraber kompulsif satın almanın tüketici açısından ciddi ekonomik ve psikolojik problemlere neden olabileceği görüşünden hareketle kompulsif satın almanın satın alma sonrası pişmanlık üzerinde bir etkisi olup olmadığını incelemek de araştırmanın bir diğer amacıdır. Yöntem – Araştırmanın evrenini Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 25.0 programı ve Smart PLS 3.0 programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan katılımcıların demografik özelliklerinin analizi için frekans ve yüzde analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırma modelinin test edilmesi için PLS-Sem yöntemi kullanılmıştır. Bulgular – Araştırma sonucunda hedonik tüketim ve gösterişçi tüketimin kompulsif satın alma üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu ve materyalist tüketimin kompulsif satın alma üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca kompulsif satın almanın satın alma sonrası pişmanlık üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tartışma – Araştırma sonucunda hedonik tüketim ve gösterişçi tüketimin kompulsif satın alma üzerindeki etkisi ile kompulsif satın almanın satın alma sonrası pişmanlık üzerindeki etkisi dikkate alınarak, tüketicilere kompulsif satın alma konusunda bilinçlenmelerine, pazarlama uygulayıcılarına ise kompulsif satın almayı stratejik açıdan yönetmelerine ilişkin öneriler sunulmuştur.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1648 The Effect of Transformational Leadership on Organizational Learning and Innovation During Covid-19 2022-03-26T20:52:33+00:00 Mehmet Kızıloğlu mkiziloglu@pau.edu.tr <p>Purpose – The paper aims to identify the effect of transformational leadership on organizational learning and innovation during the Covid-19 pandemic. The study focused on the way for managing organizational innovation as well as learning by transformational leadership. The understanding of employee performance under transformational leadership during Covid-19 is also one of the objectives of this paper. Design/Method/Approach – The research was done by adopting descriptive research design. The research was done by collecting and analysing quantitative information. Survey method was used for data collection and statistical methods were used for data analysis. As the research was done by collecting and analysing quantitative data deductive research approaches considered suitable for the study. Results – The study found that free decision-making of employees has a strong positive relationship with job satisfaction. The research finding is a statically significant relationship between the work performance of employees and innovative steps taken by the employees in the workplace. However, the relationship between the leader's openness towards employee suggestions and job satisfaction of employees was not found in the study. The result of statistical analysis is suggesting that innovation and organisational learning are highly influenced by transformational leadership. Discussion – Transformational leadership makes employees get more engaged with the workplace. Workplace engagement results in innovation and innovation come from organisational learning. The study shows that implementing innovation in the workplace requires ideas regarding knowledge sharing inside an organisation. During that time that major issue was dealing with limited workforce to keep an organisation operational.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1649 Çalışanların İş Yerlerindeki Çevreci Davranışları İle Yeşil İş Yeri İklimi Algıları İlişkisinde Algılanan Tüketici Etkinliğinin Düzenleyiciliği 2022-03-26T20:53:53+00:00 Ece Koçak kocak.ece@hbv.edu.tr Mehmet Baş mehmet.bas@hbv.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, çalışanların iş yerlerinde gerçekleştirdikleri çevre dostu davranışlar ile yeşil iş yeri iklimi algıları arasındaki ilişkide algılanan tüketici etkinliğinin düzenleyici rolünün incelenmesidir. Yöntem – Çalışma kapsamında yeşil iş yeri iklimi algısının çevreci davranışlara etkisi ile bu ilişkide algılanan tüketici etkinliğinin düzenleyici rolünü ele alan bir model geliştirilerek, elde edilen veriler doğrultusunda modelin anlamlılığı ve geçerliliği ele alınmıştır. Çalışmada, 23 ildeki 412 kamu ve özel sektör çalışanından çevrim içi anket yöntemi aracılığıyla veri elde edilmiştir. Oluşturulan modelin geçerliliğinin ölçülmesi amacıyla AMOS programı aracılığıyla doğrulayıcı faktör analizi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler ışığında; yeşil iş yeri iklimi algısının çevreci davranışlara olumlu etkisinin incelenmesinde SPSS programı aracılığıyla basit doğrusal regresyon analizinden, bahse konu ilişkide algılanan tüketici etkinliğinin düzenleyici rolünün incelenmesinde ise düzenleyici değişken içeren regresyon analizinden faydalanılmıştır. Bulgular – Araştırma sonucunda, çalışanların yeşil iş yeri iklimi algılarının iş yerlerinde sergiledikleri çevre dostu davranışlar üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkide bulunduğu görülmüştür. Algılanan tüketici etkinliği faktörü ise bu ilişkide düzenleyici bir rol üstlenmektedir. Tartışma – Elde edilen sonuçlar ışığında, yeşil iş yeri iklimi algısının çevreci davranışları olumlu yönde etkilemesi nedeniyle işletme yöneticilerinin tasarruf veya geri dönüşüm gibi çevre dostu faaliyetleri desteklediklerini ve çalışma ortamlarını buna uygun düzenlediklerini çalışanlara etkin bir dille aktarabilmelerinin önem arz ettiği, birim yöneticilerinin çevre dostu davranışlarda bulunmakla ilgili liderlik rolünü üstlenmeleri gerektiği ortaya koyulmuştur. Bunun yanı sıra; işletme birimlerinin çevre dostu davranışlarının sonuçlarından diğer çalışanların haberdar edilmesi amacıyla kurum içi iletişimin arttırılması gerektiği, böylece sosyal normun etkisinin kuvvetlendirilebileceği düşünülmektedir. Bireylerin çalışma ortamlarında da tüketici rollerini sürdürdükleri dikkate alındığında işletme tarafından çalışanlara yönlendirilecek teşvik edici mesajlar ve faaliyetlerde tüketici etkinliğinin vurgulanmasının ve çevreci davranışlar hususunda bireysel hedefler koyulmasının da algılanan tüketici etkinliği kavramının etkisini artırabileceği sonucuna varılmıştır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1650 Sigorta Harcamaları ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla Değişkenlerinin Sigorta Pazar Payına Etkisi 2022-03-26T20:56:05+00:00 Nilüfer Dalkılıç nilufer.dalkilic@dpu.edu.tr Merve Esra Gülcemal merveesragulcemal@gmail.com <p>Amaç – Sigortacılık sektörü oluşturduğu fon itibariyle ve risk transfer sistemi ile ekonomide en önemli sektörlerden bir tanesidir. Sigortacılık sektörü ekonominin gelişimiyle ve tüketimle oldukça ilişkili bir yapıya sahiptir. Çalışmanın amacı Türkiye’nin 1990-2019 yıllarında sigorta harcamaları ve gayri safi yurt içi hasılasının sigorta pazar payına etkisini araştırmaktır. Yöntem – Çalışmada eşbütünleşik regresyon analizi yapılarak; dinamik en küçük kareler, tam değiştirilmiş en küçük kareler ve kanonik eşbütünleşik regresyon modelleri yardımı ile eşbütünleşme katsayıları bulunmuştur. Bu sayede değişkenler arasındaki ilişkinin yönü tespit edilmiştir. Bulgular – Çalışmada Türkiye’de 1990 – 2019 yıllarında gayri safi yurt içi hasıla ve sigorta harcamalarında yaşanan artışın, sigorta pazar payını olumlu yönde etkilediği ve sigorta pazar payının artmasına katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Tartışma – Elde edilen her üç eşbütünleşik regresyon modelinin birbirine çok yakın sonuçlar verdiği ve üç modelin sonuçlarının birbiri ile örtüştüğü sonucuna ulaşılmıştır. Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın arttırılmasına yönelik yapılacak çalışmalar, sigorta pazar payının ve sigorta harcamalarının artmasına da katkı sağlayacaktır. Sigorta harcamalarının arttırılmasına yönelik yapılacak çalışmalar da sigorta pazar payının artmasına katkı sağlayacaktır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1651 Otel İşletmelerinde Algılanan Hizmet Kalitesinin Müşteri Memnuniyeti ve Davranış Niyeti Üzerine Etkisi 2022-03-26T20:58:11+00:00 Adem Kazan akazan@erzincan.edu.tr Erkan Güneş egunes@erzincan.edu.tr <p>Amaç - Bu çalışmanın amacı, otel işletmelerinden yararlanan yerli turistlerinin algıladıkları hizmet kalitesi, müşteri memnuniyeti ve davranış niyeti arasındaki ilişkinin ve etkinin tespit edilmesidir. Yöntem - Araştırmanın evrenini Kış Koridoru içerisinde yer alan Erzurum/Palandöken Kayak Merkezinde en az bir gece otel hizmeti almış olan yerli turistler oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama işleminde anket tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın anket uygulaması 2020 yılı Ocak, Şubat ve Mart aylarında gerçekleştirilmiş ve toplamda 400 kullanılabilir anket formu analize tabi tutulmuştur. Elde edilen verilerin analizinde güvenilirlik analizi, faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Bulgular - Araştırma sonuçları incelendiğinde, algılanan hizmet kalitesi boyutlarının (fiziksel özellikler, heveslilik, güvence ve empati) müşteri memnuniyeti ve davranış niyeti üzerinde etkili olduğu gözlenmiştir. Bununla birlikte katılımcıların memnuniyet düzeylerinin davranış niyeti üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Tartışma - Literatürde işletmelerde algılanan hizmet kalitesini, müşteri memnuniyetini ve davranışsal niyet düzeylerini inceleyen birçok çalışma yapılmıştır. Araştırmalarda algılanan hizmet kalitesi ile müşteri memnuniyeti ve davranışsal niyet düzeyleri arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu çalışma sonuçları literatür sonuçları ile benzerlik göstermektedir. Bu nedenle müşterilerin hizmet kalitesi algıları her zaman yüksek tutulabilir ve memnuniyetleri sağlanabilir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1652 Covid-19'un Finansal Sıkıntı Üzerine Etkisi: Bist Turizm Endeksi Uygulaması 2022-03-26T21:00:14+00:00 Aslı Gezen asligezen@comu.edu.tr Sedef Özcan sedef.ozcan@comu.edu.tr <p>Amaç - 2019 yılının son çeyreğinde Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkıp kısa sürede tüm dünyaya yayılan Covid-19, ülkelerarası seyahat kısıtlamalarına ve yasakların uygulanmasına sebep olmuştur. Bu uygulamalar ile ülkelerin finansal piyasaları olumsuz etkilemiş ve başta turizm işletmeleri olmak üzere birçok işletme ciddi sorunlar yaşamaya başlamıştır. Covid-19’un Borsa İstanbul (BİST) Turizm Endeksi’nde işlem gören turizm işletmelerinin finansal durumlarına etkisini belirlemeyi amaçlayan bu çalışma ile söz konusu işletmelerin finansal sıkıntı durumları ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Yöntem - BİST Turizm Endeksi’nde işlem gören turizm işletmelerinin 2011-2020 yılları arasında kamuya sunmuş oldukları finansal verilere Finnet aracılığıyla ulaşılmıştır. İşletmelerin finansal sıkıntı derecelerini analiz etmek için Edward Altman’ın 2000 yılında hizmet işletmeleri için geliştirdiği 4 değişkenli ve çoklu diskriminant modeli olma özelliğine sahip Z skoru modeli kullanılmıştır. Bulgular - Analizler sonucunda Covid-19’un başlayıp devam ettiği 2019 yılında 2 ve 2020 yılında 1 işletmenin finansal sıkıntı açısından riskli aralıkta, diğer işletmelerin ise güvenli aralıkta yer aldığı tespit edilmiştir. Tartışma - 2020 yılında BİST Turizm Endeksi’nde yer alan işletmelerin piyasa değerlerinin artış eğiliminde olduğu gözlemlenmiştir. Genel olarak Covid-19’un yarattığı kriz sebebiyle işletmelerin piyasa değerlerinde düşüş yaşanacağı düşüncesi hakimken bunun tam tersi bir durum gerçekleştiği tespit edilmiştir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1653 Mobil Pazarlamanın Tüketici Satınalma Davranışlarına Etkisi: Üniversite Öğrencileri Üzerine Bir İnceleme 2022-03-26T21:08:05+00:00 Ali Sait Albayrak alisait.albayrak@erdogan.edu.tr Ebru Baydemir ebrubaydemir.50@hotmail.com <p>Amaç – Çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin mobil pazarlamacılığa karşı tutumlarını tanımlayan faktörler ile satın alma davranışları arasındaki ilişkileri modelleyip test etmektir. Yöntem – Çalışmada olasılıklı olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi ve veri toplama araçlarından anket kullanılmıştır. Araştırma verileri olasılıklı olmayan kolayda örneklem yöntemiyle üniversite öğrencileri arasından seçilen 480 katılımcıdan elde edilmiştir. Bulgular –Araştırma sonuçları tüketici tutumlarının eğlendiricilik, bilgi vericilik, güvenilirlik, izin, ödül ve teşvik, fayda, kişisellik, rahatsız edicilik, ilgi ve bağlılık, güncel mobil pazarlama uygulamaları faktörleri ile satın alma davranışı arasındaki ilişkileri kavramsallaştıran modeli doğrulamaktadır. Tartışma – Araştırma hipotezlerin çoğunun doğrulanması, tüketicilerin tutumlarını etkileyen mobil pazarlama faktörlerin önemini göstermektedir. İşletmeler tüketicilere olan güvenini başarılı bir şekilde geliştirirse, mobil pazarlama araçlarını kullanarak pazarlama karmasını zenginleştirebilirler.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1654 Eğitim Kalitesinin Kişisel ve İş Bazlı Yararlar Üzerine Etkileri 2022-03-26T21:24:18+00:00 Görkem Erdoğan gerdogan83@hotmail.com <p>Amaç – Bu çalışmanın iki amacı vardır: ilk olarak eğitim kalitesini oluşturan değişkenleri belirlemek ve güvenilir, geçerli ölçek geliştirmek; ikinci olarak eğitim kalitesi ile kişisel yararlar ve iş bazlı yararlar arasındaki ilişkileri olan modeli test etmektir. Yöntem – Eğitim kalitesi ve yararları arasındaki nedensel ilişkileri temsil eden araştırma modeli geçmiş çalışmalardan yola çıkarak oluşturulmuştur. Ankara’da faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu çalışanları e-posta daveti alarak toplamda 178 kişi online anketi tamamlamıştır. Keşfedici faktör analizinden sonra ölçüm modelinin geçerliliğini test etmek için ve değişkenler arası ilişkilerin kapsamını incelemek için Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) kullanılmıştır. Bulgular – YEM sonuçlarına göre somut özellikler, güvenilirlik, isteklilik, güvence, empati ve eğlence eğitim kalitesinin önemli boyutları olmuştur. Ayrıca sonuçlar eğitim kalitesinin kişisel yararlar üzerinde etkisi olduğunu göstermiştir. Diğer yandan bu çalışmada eğitim kalitesinin iş bazlı yararlar üzerinde etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Tartışma – Araştırma sonucunda elde edilen verilerin büyük kısmının ilgili literatür araştırmalarını desteklediği gözlemlenmiştir. Buna istinaden araştırma sonuçları doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur. Çalışma ayrıca Türkiye'de eğitim kalitesi ile ilgili sınırlı araştırma yapılmış olması nedeniyle literatüre katkı sağlamaktadır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1655 Türkiye Muhasebe Yazınında Etik: Metodolojik ve Bağlamsal Bir Değerlendirme 2022-03-26T21:28:47+00:00 Berin Dikgöz berindikgoz@mu.edu.tr Alper Erserim alperserim@mu.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın iki temel amacı bulunmaktadır. Öncelikle Türkiye’de yapılan muhasebe etiği alanına ilişkin çalışmalar metodolojik olarak incelenmiş bu kapsamda çalışmalarda kullanılan araştırma yöntemleri ve veri toplama teknikleri belirlenmeye çalışılmıştır. İkinci amaç olarak muhasebe etiği alanında Türkiye bağlamının ne ölçüde dikkatte alındığının ortaya konulması hedeflenmiştir. Yöntem – Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılmıştır. Bu kapsamda çalışmada Türkiye’de muhasebe alanında en çok yayın yapan dergilerden Mödav, Mufad, Muhasebe ve Denetime Bakış dergilerinde etik ile ilgili yayınlanan makaleler yöntem ve bağlam açısından incelenmiştir. Bulgular – Çalışma sonucunda, yöntem açısından görgül çalışmaların ağırlıklı olduğu saptanmıştır. Bağlam açısından ise, bağlama yerleşik çalışmaların ağırlıklı olduğu bunun yanında bağlama özgü çalışma bulunmadığı görülmektedir. Tartışma – Bulgular sonucunda muhasebe yazınında etik konusuna ilişkin yapılan çalışmalarda metodolojik olarak tek tip yönteme ağırlık verildiği görülmektedir. Ayrıca muhasebe alanındaki etik çalışmalarda genel görünüm nesnelci ve işlevci paradigmaların hakim olduğudur.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1656 Katılım 30 Endeksi’nde İşlem Gören İşletmelerin Sermaye Yapısı Belirleyicilerinin Panel Veri Analizi ile İncelenmesi 2022-03-26T21:30:44+00:00 Yusuf Akay yusufakay747@gmail.com Tuğba Nur tnurtopaloglu@sirnak.edu.tr <p>Amaç – Katılım 30 Endeksi’nde faaliyet gösteren ve endekste yer alabilmeleri için borçlanma düzeylerinin belirli seviyede tutmaları gereken 17 reel sektör işletmesi için sermaye yapısı belirleyicilerinin 2011-2020 döneminde tespit edilmesi amaçlanmıştır Yöntem – Çalışmada sermaye yapısı belirleyicileri panel veri analizi yöntemi ile incelenmiştir. Borç dışı vergi kalkanı, büyüklük, faaliyet kaldıracı, likidite oranı, aktif karlılık ve satışlardaki dalgalanma bağımsız değişkenler olarak, kaldıraç oranı ise bağımlı değişken olarak modele dahil edilmiştir. Bulgular – Analiz sonucunda borç dışı vergi kalkanı ve satışlardaki dalgalanma ile kaldıraç oranı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir. Büyüklük ve faaliyet kaldıracı ile kaldıraç oranı arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif ilişki, likidite ve aktif karlılık değişkenleri ile kaldıraç oranı arasında ise istatistiksel olarak anlamlı ve negatif ilişki tespit edilmiştir. Tartışma – Katılım 30 Endeksi’nde işlem gören işletmelerin temsil, işaret etkisi ve finansal hiyerarşi teorilerini dikkate alarak sermaye yapısı kararlarını aldıkları söylenebilmektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1657 Örgütsel Erdemliliğin Örgütsel Bağlılığa Etkisi Üzerine Bir Araştırma 2022-03-26T21:32:57+00:00 Aylin Akyol aakyol@adiyaman.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmada, çalışanların örgütsel erdemliliklerinin örgütsel bağlılıkları üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmaktadır. Ayrıca çalışma kapsamında çalışanların örgütsel erdemlilik ve örgütsel bağlılıklarında demografik değişkenlere göre bir farklılık olup olmadığı da incelenmektedir. Yöntem – Çalışma kapsamında nicel araştırma yöntemi tercih edilmektedir. Araştırma verileri 2006 yılı ve sonrası kurulmuş devlet üniversitelerinde akademik ve idari personel olarak çalışan 220 katılımcıdan online anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında Cameron vd. (2004) tarafından geliştirilen ve 15 maddeden oluşan örgütsel erdemlilik ölçeği ile Allen ve Meyer (1990) tarafından geliştirilen ve toplam 24 maddeden oluşan örgütsel bağlılık ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada anketlerle elde edilen veriler SPSS ile korelasyon, regresyon, t-testi ve Anova analizleri uygulanarak sonuçlar yorumlanmış ve öneriler geliştirilmiştir. Bulgular – Çalışanların örgütsel erdemlilikleri ile örgütsel bağlılıkları arasında anlamlı ve pozitif ilişkiler bulgulanmıştır. Örgütsel erdemlilik arttıkça örgütsel bağlılık düzeyi de artmaktadır. Ayrıca çalışanların örgütsel erdemliliklerinde eğitim ve unvan değişkenlerine göre anlamlı farklılıklara rastlanmıştır. Ancak örgütsel bağlılıklarında demografik değişkenlere göre anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Doktora eğitim düzeyindeki çalışanların örgütsel erdemlilikleri lisans eğitim düzeyindeki çalışanlardan daha yüksektir. Ayrıca akademik personelinin örgütsel erdemliliğinin idari personelden daha yüksek olduğu görülmüştür. Tartışma – Çalışma kapsamında elde edilen sonuçlara göre örgütsel erdemliliğin örgütsel bağlılık üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. Demografik değişkenlere göre çalışanların örgütsel erdemlilikleri farklılaşmaktadır. Çalışma bulguları alanyazındaki araştırmalarla karşılaştırılarak yorumlanmıştır ve çalışma kapsamında öneriler geliştirilmiştir. Çalışmanın özellikle örgütsel erdemlilik konusunda ulusal alanyazınına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1658 Muhasebe Mesleğinde Performansın Hizmet Kalitesine Etkisi: Bir Uygulama 2022-03-26T21:34:35+00:00 Ayşe Gül Gök aysegulgokgok@gmail.com Mahmut Sami Öztürk samiozturk@sdu.edu.tr <p>Amaç – Hizmet sektöründe bulunan ve günden güne önemi artan muhasebe mesleği, yoğun rekabet ortamından etkilenmektedir. Muhasebe meslek mensuplarının bu ortamda ayakta kalabilmesi için “hizmet kalitesi” ve “çalışan performansı” kavramlarına önem vermesi gerekmektedir. Bu çalışmada, Batı Akdeniz Bölgesi’nde faaliyet gösteren işletmelerin muhasebe meslek mensuplarına yönelik hizmet kalitesi ve performans algılarını ölçmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca çalışma, performansın hizmet kalitesine etki edip etmediğini araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem – Bu çalışma muhasebe meslek mensuplarının performans algı düzeylerinin hizmet kalitesinin alt boyutları olan; fiziksel özellikler, güvenilirlik, heveslilik, güvenlik, empati boyutlarına olan etkisi yapısal eşitlik modeli ile test edilmiştir. Çalışma evrenini Batı Akdeniz Bölgesi’nde faaliyet gösteren ve muhasebe hizmeti alan 144397 işletme oluşturmaktadır. Basit tesadüfi örneklem ile seçilen 394 işletme yetkilisine yüz yüze anket yöntemi uygulanmıştır. Mükelleflerin hizmet kalitesi algıları (SERVQUAL ölçeği) ve performans algı düzeyleri (çalışan performansı ölçeği) ölçülerek, çalışan performansı algı düzeyinin hizmet kalitesi algı düzeyine etkisi incelenmiştir. Bulgular – Çalışan performansı algı düzeyi hizmet kalitesi algı düzeyini etkilemektedir. Bunun yanında çalışan performansının algılanan hizmet kalitesinin alt boyutları olan “fiziki özellikler, güvenilirlik, heveslilik, güvenlik ve empati boyutları” üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışan performansı “fiziki özellikler, güvenilirlik, heveslilik, güvenlik ve empati boyutları” üzerinde önemli bir açıklayıcılığa sahiptir. Tartışma – Meslek mensuplarının daha iyi hizmet sunabilmesi için kalite ve performans ölçümlerine ilişkin çalışmaların arttırılması gerektiği böylece hizmet kalitesi ve performans kavramlarına gereken önemin verileceği düşünülmektedir. Ayrıca saha çalışmalarında; hizmet sunumunun muhasebe meslek mensuplarından daha çok meslek elemanları ve işletme yetkilileri arasında gerçekleştiği gözlemlenmiştir. Dolayısıyla hizmet kalitesi ve performans değerlendirmelerinde muhasebe meslek elemanlarının rolü büyüktür. Meslek mensupları kalite ve performanslarını en üst düzeyde tutmak için meslek elemanlarına; gerektiği kadar iş yükü yüklemeli, teşvik amacıyla ödüllendirme sistemi uygulamalı, meslekte kendini geliştirebilmeleri için gerekli imkânları sunmalıdır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1659 Tüketicilerin Kredi Kullanımında Yasal Haklara İlişkin Algıları ile Kredi Kullanımına Dair Mevzuat Bilgi Düzeylerine İlişkin Ampirik Bir Araştırma 2022-03-26T21:36:44+00:00 Alper Coşkun alp.coskun@ticaret.gov.tr Arzu Şener asener@hacettepe.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmada bazı sosyo-ekonomik ve demografik değişkenlerin, tüketicilerin kredi kullanımında yasal haklara ilişkin algıları ile kredi kullanımına dair mevzuat bilgi düzeylerine etkisi incelenmiştir. Yöntem – Araştırma, Türkiye’de yaşayan ve en az bir kez Türk Lirası cinsinden sabit faizli tüketici veya konut finansmanı kredisi kullanmış 276 erkek 252 kadın olmak üzere toplam 528 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilen bu çalışmada, tüketicilerin kredi kullanımında yasal haklara ilişkin algıları ile kredi kullanımına dair mevzuat bilgi düzeyleri; cinsiyet, eğitim ve gelir düzeyi açısından değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizinde SPSS 26.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Bulgular – Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların kredi kullanımında yasal haklara ilişkin olumlu algılarının yüksek olmadığı, orta düzeyde olduğu ayrıca katılımcıların genel anlamda mevzuat bilgi düzeylerinin düşük olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Çalışma sonucunda ilgili mevzuatın temel unsurları sayılabilecek ve kredi kullanımı ile ödeme sürecinde tüketicileri yakından etkileyebilecek konularda dahi, katılımcıların bilgi seviyelerinin oldukça düşük olduğu anlaşılmıştır. Tartışma –Türkiye’de özellikle son yıllarda tüketici kredilerinin kullanımında artış yaşanmıştır. Bu süreçte yasal haklarının farkında olmayan tüketiciler rasyonel olmayan tercihlerde bulunabilmekte ve bu durumda sonuç olarak tüketicilerin kredi kullanımında yasal haklara ilişkin algılarını etkileyebilmektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1660 Örgütsel Öğrenmenin Örgütsel Performans Üzerindeki Etkisi 2022-03-26T21:38:38+00:00 Pınar Başar pbasar@ticaret.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, örgütsel öğrenmenin örgütsel performans üzerindeki etkisini araştırmaktadır. İşletmelerin sürdürülebilirliklerini sağlayabilmeleri için stratejilerini, politikalarını ve organizasyon yapılarını oluştururken mevcut küreselleşme ve rekabet şartlarını dikkate almaları gerekmektedir. Diğer işletmelerden farklılaşmak ve temel yeteneklerini geliştirerek müşteriye değer katmak ise ancak insan kaynaklarının ve onların çalıştıkları sistemin uygun bir şekilde oluşturulması ile mümkün olabilmektedir. Yöntem –Araştırmanın örneklemini Somali’ de Hormuud Telekom işletmesindeki 170 çalışan oluşturmaktadır. Bulgular – Araştırmanın sonucunda örgütsel öğrenmenin işletme performansına istatiksel olarak anlamlı bir etkisi olduğu bulunmuştur. Tartışma – Sonuçlar, örgütsel öğrenmenin örgütsel performansı etkilediğini göstermiştir. İşletmenin iç ve dış faktörlerinin sürekli değişmesi müşteri memnuniyeti ve rekabet avantajının artırılmasını zorlaştırmaktadır. Bu da örgütsel öğrenmenin önemini göstermektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1661 Örgütsel Destek ile İşe Yoğunlaşma İlişkisinin İncelenmesinde Çalışan Motivasyonunun Düzenleyici Rolü 2022-03-26T21:40:26+00:00 Bekir Değirmenci bdegirmenci@adiyaman.edu.tr <p>Amaç – Örgütsel destek algısının çalışanların işe yoğunlaşmaları üzerindeki etkisinde iş motivasyonunun düzenleyicilik rolünün ortaya konulması amaçlanmıştır. Ayrıca çalışma kapsamında örgütsel destek, motivasyon ve işe yoğunlaşma arasındaki ilişki incelenmiştir. Yöntem – Çalışma kapsamında daha önce geliştirilen ölçekler kullanılmıştır. Orijinal ölçek kullanımına karar verildikten anket yöntemiyle veriler toplanmıştır. Toplanan veriler nicel araştırma yöntemiyle analiz edilmiştir. Çalışmanın evrenini kamu ve özel sektör çalışanlarından oluşmaktadır. Bu doğrultuda kolayda örneklem yöntemiyle ulaşılan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 430 kişiden veriler elde edilmiştir. Kullanılan ölçeğin yapı geçerliliği ve güvenilirliğini test etmek için istatistik progrmaından faydalanılmıştır. Hipotezleri test etmeye yönelik basit ve düzenleyicilik etkilerin ortaya çıkarılması amacıyla Hayes (2013) Proses makro programı yardımıyla hipotezler test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda ilk iki hipotez desteklenmiş ve son hipotez ise desteklenmemiştir. Bulgular – Örgütsel destek, iş motivasyonu ve işe yoğunlaşma arasında anlamlı ve olumlu bir ilişki bulunmuştur. Toplanan verilerin analiz edilmesi sonucunda çalışanların işyerinde gördükleri pozitif destek sonucunda işe daha fazla motive oldukları ve işine daha fazla yoğunlaştıkları tespit edilmiştir. Ayrıca çalışanların örgütsel destek algısının onların işe yoğunlaşmalarını olumlu ve anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Tartışma – Çalışanların iş ortamında çalıştıkları iş yeri ve yöneticileri tarafından psikolojik, fiziksel ve duygusal yönden desteklenmeleri önerilmektedir. İş görenlerin işe yoğunlaşmalarında maddi unsurlarla desteklenmesi gerekli olup tek başına yeterli değildir. Ayrıca onların işe motive olmalarında manevi unsurların da dikkate alınması gerekmektedir. Bu yönüyle çalışanların önemsenmesi, morellerinin yükseltilmesi, güven duyulması gibi etkenlerin onların işlerine motive olmalarında ve sadece yapmış oldukları işi düşünmelerinde önemli bir etkendir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1662 Statistical Process Control (SPC) under the Quality Approach of Just In Time (JIT) Manufacturing Philosophie and an Application 2022-03-26T21:42:11+00:00 Murat Görmen murat.gormen.2014@hotmail.com <p>Purpose – The objective of this study is to apply Statistical Process Control (SPC) system to the cog wheel production. Continuous quality improvement of manufactured products is a fundamental assumption of Just in Time (JIT) manufacturing. One of the tools to achieve JIT quality through the elimination of variability is Statistical Process Control (SPC). Statistical Process Control is a powerful collection of problem-solving tools in achieving quality about process stability and improving capability through the reduction of variability. Variation can be significantly reduced by the help of statistical process control. This study is aimed at examining the added value of Statistical Process Control (SPC) in terms of quality when applied in production lines. Design\methodology\approach – The scope of this study is to examine gear wheel production process in the X jeep factory. Before this study was carried out, there was no work on SPC in this factory. First of all the main problem in the gearboxes was understood and the ways for solving the main problem was explained. Findings – It was found out that SPC is not only a simple control method to determine defective production but also it is a method for blocking defective production. Discussion – Statistical Process Control (SPC) is the most widely used and effective tool that keeps under control of variability in the process.</p> 2022-03-29T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1663 Düşünme Stillerinin Aşırı Öz Güven Yanlılığı Üzerindeki Etkisinde Risk Tutumunun Düzenleyici Rolü 2022-03-26T21:43:56+00:00 Özge Dinç Cavlak ozge.dinc@hbv.edu.tr Abdullah Süreyya Ersoy abdullah.ersoy@hbv.edu.tr <p>Amaç – Risk ve belirsizlik altında karar verme süreçlerinde rastlanan en önemli bilişsel yanlılıklardan biri olarak karşımıza çıkan aşırı öz güven yanlılığının belirleyicilerinin ortaya konması son derece büyük önem arz etmektedir. Bu doğrultuda mevcut çalışma, sezgisel ve mantıksal düşünme olarak kavramsallaştırılan düşünme stillerinin, aşırı öz güven yanlılığı üzerindeki etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bunun yanı sıra, risk tutumunun düşünme stilleri ile aşırı öz güven yanlılığı ilişkisi üzerindeki düzenleyici rolünün incelenmesi amaçlanmaktadır. Yöntem – Mevcut çalışmada, Yapısal Eşitlik Modeli kullanılarak, sezgisel ve mantıksal düşünme boyutlarından oluşan düşünme stillerinin aşırı öz güven yanlılığı üzerindeki etkileri AMOS paket programı kullanılarak incelenmiştir. Risk tutumunun düşünme stilleri ile aşırı öz güven yanlılığı ilişkisi üzerindeki düzenleyici rolü, SPSS Process v6 paket programı kullanılarak test edilmiştir. Bu kapsamda, anket yöntemi uygulanmıştır. Bulgular – Araştırmanın bulguları, sezgisel ve mantıksal düşünme olarak belirlenen düşünme stillerinin, aşırı öz güven yanlılığını %60,5 (R2 = 0,605) oranında açıkladığını ortaya koymaktadır. Sezgisel düşünmenin aşırı öz güven üzerinde oldukça güçlü, anlamlı ve pozitif bir etkisi bulunurken; mantıksal düşünmenin aşırı öz güven üzerinde negatif yönlü ve anlamlı bir etkisinin bulunduğu görülmektedir. Ayrıca, risk tutumunun, hem sezgisel düşünme ile aşırı öz güven arasındaki ilişki üzerinde hem de mantıksal düşünme ile aşırı öz güven arasındaki ilişki üzerinde anlamlı bir rolü olduğu görülmektedir. Tartışma – Mevcut çalışma, bireylerin risk ve belirsizlik altında karar verme süreçlerinde bilişsel mekanizmaların oldukça önemli bir rolü olduğunu ve sezgisel yargılara dayalı kararlar verdiklerini ortaya koymaktadır. Karar vericilerin söz konusu bilişsel süreçlerin farkında olmaları, piyasada işlem yapma ya da yeni bir ürünü pazara sürme gibi önemli kararlar alınırken oldukça büyük önem arz edecektir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1664 Proje Başarı Faktörü Olarak Paydaş Analizinin Ağırlıklandırılması: Savunma Sanayiinde Bir Uygulama 2022-03-26T22:00:46+00:00 Gül Avşar gulavsar69@gmail.com Pelin Özgen pelin.ozgen@atilim.edu.tr <p>Amaç - Literatürdeki önceki çalışmaların ışığında, proje başarı kriterleri içerisinde paydaş faktörünün de dikkate alınması gerektiği kabul edilmektedir. Buradan hareketle, bu çalışmanın amacı paydaş yönetimi ve paydaş analizinin Türkiye’de savunma sanayiindeki projelerde, proje başarı faktörü olarak nasıl değerlendirildiğinin incelenmesidir. Yöntem - Bu çalışmada, proje yönetiminin kullanıldığı savunma sanayii özelinde tanımlayıcı araştırma modeli kullanılarak bir araştırma yapılmıştır. Analizlerde kullanılacak veriler, Türk savunma sektöründe faaliyet gösteren kamu ve özel sektördeki işletmelerde proje yönetimi faaliyetleri içerisinde bulunan 389 katılımcıdan toplanmış ve veriler nicel olarak analiz edilmiştir. Bulgular - Analizde hesaplanmalar sonrasında katılımcılar açısından en önemli olarak görülen faktörün kalite ve zaman olduğu, bu iki faktörü takiben üçüncü olarak önemli kabul edilen faktörün maliyet olarak sayıldığı belirlenmiştir. Katılımcılar, proje başarısında iç paydaş memnuniyetinin etkisinin diğer faktörlere oranla daha az olduğunu belirtmektedirler. Buna ek olarak, katılımcıların paydaş analizi ve yönetimi konusunda çok fazla farkındalıklarının olmadığı ve paydaş yönetiminin kullanılma düzeyinin yeterince yüksek olmadığını göstermektedir. Korelasyon analizi ile bir değişkenin aldığı puan artırırken hangi diğer değişkenin daha fazla etkilendiğinin belirlenmesi ve dolayısıyla hangi iki değişken arasında diğer değişkenlere göre daha fazla ilişki olup olmadığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Analiz sonucuna göre hiçbir değişkenin diğerinden fazla daha az ya da fazla önemli görülmediği; maliyet, zaman, kalite ve paydaş memnuniyet puanlarının benzer değerlerde etkilendiği gözlenmiştir. Tartışma - Yapılan incelemeler sonucunda, paydaş analizi ve yönetiminin gerektiği gibi önemsenerek yapılmadığı ortaya konmuştur. Veriler ışığında, proje için yapılan planlama çalışmalarında paydaş yönetim planı oluşturulmasının göz ardı edildiği görülmüştür. Yapılan araştırmadaki katılımcılar açısından en önemli proje başarı faktörünün kalite olduğu değerlendirilmiştir. Ardından zaman ve maliyet faktörleri gelmekte olup katılımcılar tarafından iç paydaş memnuniyetinin, proje başarısında önem yerinin diğer faktörlere oranla daha az olduğunu belirtmektedirler.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1665 Z Kuşağının Dijital Teknolojiye Yönelik Tutumunun Bireysel İnovasyon Yetkinliklerine Etkisinin Belirlenmesine Yönelik Bir Araştırma 2022-03-26T22:05:01+00:00 Selma Kılıç Kırılmaz Türkiyeskirilmaz@subu.edu.tr Metin Saygılı msaygili@subu.edu.tr Asena Boztaş aboztas@subu.edu.tr Çağdaş Ateş cagdasates@subu.edu.tr <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı; Z Kuşağının dijital teknolojiye yönelik tutumunun bireysel inovasyon yetkinlikleri üzerine olan etkisinin belirlenmesidir. Yöntem – Araştırma nicel araştırma yöntemi ile tasarlanmıştır. Verilerin toplanması için anket tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırmanın evrenini Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde (SUBU) eğitim gören tüm lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada kolayda örnekleme yönteminden faydalanılmıştır. Araştırma için oluşturulan anket online olarak tüm SUBU lisans öğrencilerine gönderilmiştir. Bu yolla 437 adet anket toplanmıştır. Bunlar arasından 20 tanesi eksik veri içerdiğinden değerlendirme dışı bırakılmıştır. Analizler 417 adet anket üzerinden gerçekleştirilmiştir. Bulgular – Yapılan araştırma sonucunda; Z Kuşağının dijital teknolojiye yönelik tutumunun, bireysel inovasyon yetkinlikleri üzerinde β=0,744; p&lt;0,05 düzeyinde bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Tartışma – Bu çalışma dijital teknolojiye yönelik tutumu Z kuşağının bireysel inovasyon yetkinlikleri açısından ele alan öncü çalışmalar arasındadır. Araştırmadan elde edilen bulgular, örneklem grubu ve anket formundaki ifadeler ile sınırlıdır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1666 Halka Açık Şirketlerin İndeks Yöntemi İle Çalışma Sermayesi Etkinlik Düzeylerinin Tespit Edilmesi 2022-03-26T22:07:50+00:00 Emine Kaya sauemineguler@gmail.com Filiz Konuk faygen@sakarya.edu.tr Ömer Kaya omer.kaya28@ogr.sakarya.edu.tr <p>Amaç – Kurumsal finansın önemli bir alanı olması ve kârlılığa etkilerinden dolayı çalışma sermayesinin etkin yönetimi şirketler açısından son derece önemlidir. Bu araştırma BİST’e kayıtlı şirketlerin çalışma sermayesi yönetimindeki etkinliklerini tespit etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem – Araştırmada 2009-2018 yılları arasında hisseleri borsada kesintisiz işlem gören 127 imalat şirketinin çeyrek dönem mali tablo verileriyle çalışma sermayesi etkinlik düzeyleri indeks yöntemiyle hesaplanmış, şirket ve sektör bazında betimsel analizleri gerçekleştirilmiştir. Bulgular – Analiz sonuçlarında BİST imalat sektörünün dönen varlıklarını kullanarak satış yaratma kabiliyetinin en düşük olduğu dönemin 2017 yılının birinci çeyreği olduğu ve 2017 yılının dördüncü çeyreğinin ise sektörün dönen varlıklarını kullanarak satış yaratma kabiliyetlerinin en yüksek olduğu dönem olduğu görülmüştür. BİST imalat sektöründe çalışma sermayesi alt hesap gruplarının bireysel performanslarının en yüksek olduğu dönemin 2013 yılının birinci çeyreği, en düşük olduğu dönemin ise 2017 yılının ikinci çeyreği olduğu tespit edilmiştir. İmalat şirketlerinin etkinlik düzeylerinin sektörle karşılaştırmalı analizlerinde şirketlerin %45’inin sektörün üstünde, %4’ünün sektörle eşit, %51’nin ise sektörün altında bir başarı sergilediği görülmüştür. Tartışma – Araştırma sonuçları BİST’e kayıtlı imalat şirketlerinin incelenen dönemlerin genelinde çalışma sermayelerini etkin yönetme noktasında başarılı olduklarını göstermiştir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1667 Entelektüel Sermaye Alanında Hazırlanmış Lisansüstü Tezlerin İçerik Analizi Yöntemiyle İncelenmesi 2022-03-26T22:10:09+00:00 Melike Aydoğdu melike.aydogdu@aile.gov.tr Havva Nur Çiftci hnciftci@istanbul.edu.tr <p>Amaç – İşletmeler bilgi çağının gereklerine uygun olarak maddi kaynaklardan ziyade müşteri ilişkileri, üretim süreçleri, pazarlama stratejileri gibi hususlara odaklanmışlardır. Geleneksel anlayışa göre işletmenin değeri sahip olduğu maddi ve finansal varlıklarla ölçülürken, günümüzde çalışanlar, yönetsel birimler, işlevsel süreçler, müşterilerle ilişkiler işletme bütününü etkileyen önemli unsurlar haline gelmiştir. İşletmeler açısından önemli bir rekabet avantajı olan entelektüel sermaye işletmenin gelecekteki performansı açısından önemli bir role sahiptir. Bu çalışmanın amacı, entelektüel sermaye ile ilgili yazılmış lisansüstü tezlerin incelenerek mevcut durumun tespit edilmesi ve gelecekte yapılacak çalışmalar için öneriler sunulmasıdır. Bu çalışma, entelektüel sermaye kavramıyla ilgili mevcut ve gelecekte ortaya çıkabilecek araştırma konuları hakkında bir bakış açısı sunmaktadır. Yöntem – Çalışmada nitel veri analizi yöntemlerinden biri olan içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu analiz tekniğinde amaç, veriler yazarlar tarafından belirlenen kriterler/temalar dikkate alınarak sınıflandırılması ve yorumlanmasıdır. Çalışmanın verileri tarama modeli kullanılarak edinilmiştir. Bulgular – Ulusal Tez Merkezi veri tabanında 1999 yılından 2021 yılına kadar toplam 201 tez birçok kriter açısından incelenmiştir. Entelektüel sermaye alanındaki çalışmaların özellikle 2017-2020 yılları arasında ve işletme alanındaki çalışmalarda yoğunlaştığı görülmektedir. Çalışmalarda kullanılan araştırma yöntemlerinin dağılımına bakıldığında ağırlıklı olarak nicel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı görülmektedir. Nicel araştırma yöntemleri içerisindeyse; istatistiki yöntemlerin diğer bilimsel yöntemlere nazaran daha fazla kullanıldığı ve kullanılan istatistiki yöntemler içerisinde de regresyon ve korelasyon analizinin daha çok tercih edildiği görülmektedir. Entelektüel sermayeye ilişkin yapılan çalışmalar sektörel uygulama alanları açısından incelendiğinde, araştırmaların insan ve yapısal sermaye alt bileşenlerinin ön plana çıktığı hizmet ve üretim sektörlerinde yoğunlaştığı görülmektedir. Tartışma – Çalışmanın sonuçları entelektüel sermaye kavramına ilişkin literatürde yapılan diğer çalışmayla benzerlik göstermektedir. Entelektüel sermaye kavramının çalışma alanının özellikle işletme anabilim dalı içerisinde birden fazla disiplini ilgilendiren bir yapıda olduğu anlaşılmaktadır. Özellikle entelektüel sermayenin ölçüm ve raporlamasına ilişkin çalışmaların daha ağırlıklı olduğu tespit edilmiştir. Ülkemizde yapılan çalışmalarda entelektüel sermaye kavramının faaliyet raporları içerisinde raporlanmasına ilişkin bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu kapsamda sermaye piyasasında işlem gören işletmelerin yıllık faaliyet raporları incelenerek entelektüel sermaye ve alt bileşenlerine ilişkin açıklamaların içerik açısından araştırılabilir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1668 Dijital Okuryazarlığın Muhasebe Meslek Mensuplarının Verimliliğine Etkilerinin Analizi 2022-03-26T22:12:12+00:00 Mehmet Şirin Yakut msyakut34@gmail.com <p>Amaç - Bu çalışmanın amacı; dijital okuryazarlığın muhasebe meslek mensuplarının verimliliğine etkilerinin analizidir. Yöntem - Bu çalışmada, niceliksel yöntemlerden, sebep ve sonuç ilişkilerinin analiz edilmesi amacıyla “ilişkisel tarama” modeli esas alınmıştır. İstanbul’da faaliyet gösteren İstanbul odasına bağlı toplam 1056 serbest muhasebeci mali müşavir araştırmanın evreninini oluşturmuştur. Araştırmanın veri toplama aracı olarak belirlenen anketin; ilk bölümde demografik özellikler bilgi formu, ikinci bölümünde “Dijital Okur Yazarlık Ölçeği” ve üçüncü bölümde ise “Muhasebe Meslek Mensuplarının Verimliliği Ölçeği” yer almıştır. Anket katılımcıları basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Anketlerin uygulanması sonucunda elde edilecek veriler aracılıyla; SPSS istatistik programı ile analizler yapılmıştır. Bulgular - Analizler sonucunda, dijital okuryazarlıkla ilgili sosyal yapının, muhasebe meslek mensuplarının verimliliği üzerinde pozitif bir etkisi olmuştur. Sosyal değerlerinde meydana gelecek 1 birimlik artış sonucu, muhasebe meslek mensuplarının verimliliği 0,330 birim artmıştır. Yani sosyal değeri, muhasebe meslek mensuplarının verimliliği üzerinde pozitif yönlü %33,0 oranında etkisi olduğu tespit edilmiştir. Tartışma - Dijital okuryazarlık alanındaki gelişmeler; hizmetler, üretim faaliyetleri, stratejik kararların alınması, yatırımlar, oluşacak risklerin kontrol altına alınabilmesi ve işletmelerin muhasebe işlemlerinin etkin bir şekilde yapılmasında önemli bir yere sahiptir. Dolayısıyla, dijital okuryazarlığın muhasebe meslek mensuplarının verimliliğine etkilerinin analizi konusunda yapılacak bilimsel çalışmaların; hem muhasebe meslek mensuplarının iş verimliğini artırabilecek hem de mükelleflerin alacakları yatırım, ortaklık, iş geliştirme, kurumsallık, kurum imajı, işlevsellikleri açısından önemli gelişmelere neden olabileceği düşünülmüştür.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1669 Sigorta Acentelerinin Simbiyotik Yapılanmaları Üzerine Bir Vak’a Analizi 2022-03-26T22:14:41+00:00 Erdinç Cesur ecesur@subu.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, sigorta sektöründe faaliyet gösteren ve Türkiye’de yıllık toplam prim üretiminin yarısından fazlasının gerçekleştirilmesinde (TSB, 2021) önemli bir payı olan sigorta acentelerinin merkez acente ve şubeleri arasında oluşturulan birlikteliklerin yapı ve niteliğini ortaya koymak, aralarında bir “Simbiyotik” (ortakyaşarlık) biçiminin olup olmadığı, varsa ne tür bir yapı olduğunun araştırmaktır. Yöntem – Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda Doğu Marmara Bölgesinde faaliyet gösteren ve araştırma konusuna uygun olabileceği öngörülen sigorta acentelerinden biri “Amaçlı ve Kolayda Örnekleme” metodu ile seçilerek 6 Mart 2021 ile 6 Haziran 2021 tarihleri arasında merkez ve 28 şubesini kapsayan bir “Vak’a Analizi” (Durum Analizi) yapılmıştır. Veriler, başta gözlem olmak üzere, yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılarak toplanmıştır. Araştırma kapsamında bir merkez ve bu merkeze bağlı şubelerden elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Bulgular – Yapılan araştırma sonunda; merkez acente ve şubeleri arasındaki teşkilat yapıları incelenmiş ve taraflar arasında simbiyotik ilişkilere dayalı bir yapılanmanın ortaya çıktığı görülmüştür. Elde edilen verilere göre, sigorta acentelerinin öncelikle yaşamlarını sürdürebilmek adına başta lokasyon avantajı sağlamak olmak üzere, iş paylaşımı, rekabet gibi sebeplerden dolayı merkez acente ve şube arasında simbiyotik ilişkilerden oluşan bir yapılanmayı tercih edildiği anlaşılmaktadır. Tartışma – Piyasa koşullarının bir zorlaması ile ortaya çıkabilecek bu tür birlikteliklerin “simbiyotik yapılanma” olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda böyle bir çalışma yapılmamış olması, bu araştırmanın alanında ilk olabilecek özelliklere sahip olması açısından önem arz etmektedir. Bu tarz birlikteliklerinin sektörde yaşanan yoğun rekabet ortamında her iki tarafa da hayatta kalma avantajları sağladığı görülmüştür. Bu sebepten dolayı çalışmanın ilgili literatüre katkı yapması beklenmektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1670 The Relationships among Supervisor Support, Affective Commitment, and Altruistic Behavior 2022-03-26T22:16:34+00:00 Zülfi Umut Özkara umut.ozkara@hbv.edu.tr Aynur Taş aynurtas@hakkari.edu.tr Belgin Aydıntan belgin.aydintan@hbv.edu.tr <p>Purpose: The main purpose of this study is to research the mediating effect of “employees’ affective commitment to the organization” in the relationship between “perceived supervisor support” and “these employee’s altruistic behavior”. Design/methodology/approach: Dataset of the study consisted of 215 questionnaires gathered from nurses working in two private hospitals in Ankara. SPSS statistical program was used for data entry and analyses. “Hierarchical regression” and “Sobel test” analyses were employed for hypothesis-testing in this study. Findings: According to the analysis results in terms of participants in this study, nurses’ perception of support from immediate supervisors directly affects their affective commitment to the hospital in a significant and positive way. And then, their affective commitment has a direct, significant and positive effect on their altruistic behavior. In addition, perceived supervisor support affects nurses’ altruistic behavior in a significant and positive way both directly and indirectly through their affective commitment. Therefore, nurses’ affective commitment to the hospital has a partial mediating role in the mechanism established within the scope of the study. Discussion: In this study, answer is sought for the question of “is it possible to contribute to the hospital through the enhancing effects of an increase in nurses’ perception level of supervisor support on their levels of affective commitment to the hospital and altruistic behavior?”. According to the research results, it is possible to contribute to the hospital thanks to the mechanism established in this study.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1671 Türkiye’de Borsa Çevrimleri ile İş Çevrimleri Arasındaki İlişkilerin Analizi 2022-03-26T22:18:44+00:00 Gamze Göçmen Yağcılar gamzeyagcilar@sdu.edu.tr Mehmet Levent Erdaş leventerdas@akdeniz.edu.tr <p>Amaç- Çalışmanın amacı Türkiye’de Ocak 2000-Ağustos 2021 döneminde gerçekleşen iş çevrimlerinin ve borsa çevrimlerinin tespit edilmesi, genel özelliklerinin ortaya konulması ve ikisi arasındaki ilişkilerin analiz edilmesidir. Yöntem- Çevrimlerin tespit edilmesinde iki yöntem kullanılmıştır. İlk olarak Bry ve Boschan (1971) prosedürü uygulanmak suretiyle çevrimlerin dönüm noktaları belirlenmiştir. İkinci olarak Hodrick-Prescott (1997) filtresi ile belirlenen trend bileşeninden sapmalar hesaplanmış, böylece çevrim serileri oluşturulmuştur. Çalışmada borsa çevrimleri ve iş çevrimleri arasındaki ilişki Granger nedensellik testiyle, seriler arasındaki ilişkinin yönü ve derecesi ise Vektör Otoregresif Model (VAR) analizi ile test edilmeye çalışılmıştır. Bulgular- Granger nedensellik testi sonuçlarına göre borsa çevrimleri ile iş çevrimleri arasında tek yönlü bir nedensellik ilişkisinin bulunduğu ve bu iki seri arasındaki ilişkinin yönünün ise borsa çevrimlerinden iş çevrimlerine doğru olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, varyans ayrıştırması ve etki tepki analizi de iki seri arasındaki toplam değişimi açıklama yönünden bir dönüşüm süresinin yaklaşık 2 yıl olduğunu göstermektedir. Tartışma- Borsalarda meydana gelen çevrimlerin iş çevrimleri üzerinde nedensellik etkisine sahip olması, pay piyasalarının geleceğe dönük bir yapıya sahip olması itibarıyla anlamlıdır. Bu durum gelecek ekonomik aktivitelere ilişkin beklentilerin pay piyasasında fiyatlanması ile açıklanabilirken, pay fiyatlarındaki dalgalanmaların reel ekonomi üzerinde etkili olabileceğini de gösterebilir. Elde edilen bulgular politika yapıcılar borsa çevrimlerini potansiyel makroekonomik istikrarsızlığa karşı önlem almak için bir öncü gösterge olarak izlemelerinin yararlı olabileceğini göstermektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1672 Covid-19 Salgını Sürecinde İş Yükü Fazlalığı Algısı ve Tükenmişlik İlişkisinde İş-Aile Çatışmasının Aracılık Rolü 2022-03-26T22:20:38+00:00 Rukiye Can Yalçın rcyalcin@kho.msu.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı COVID-19 salgını sürecinde öğretmenlerin aşırı işyükü algılarının tükenmişlik hissi üzerindeki etkisi ve iş-aile çatışmasının bu etkide aracılık rolünü ortaya koymaktır. Yöntem – Ankara’da görev yapan 304 öğretmenlerden anket yoluyla toplanan ait veriler analiz edilmiştir. Çalışmada korelâsyon ve regresyon analizleri ile değişkenler arası ilişkiler ve etkileri belirlenmiş, yapısal eşitlik modeli ile de ölçeklere doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Ayrıca, çalışmada aracılık etkisi Process modülünde önyükleme testi ile incelenmiştir. Bulgular – Çalışmanın bulgularına göre öğretmenlerin iş yükü fazlalığı algısı ve yaşadıkları iş-aile çatışması hem genel tükenmişlik düzeyini hem de duygusal tükenme ve duyarsızlaşma boyutlarını anlamlı ve pozitif şekilde etkilemektedir. Diğer yandan, tükenmişliğin kişisel başarı hissi azalması (KBHA) boyutunun sadece iş-aile çatışması tarafından anlamlı ve negatif olarak yordandığı belirlenmiştir. Son olarak, aşırı iş yüküne sahip olduğunu düşünen öğretmenlerin hem daha çok iş-aile çatışması yaşadıkları hem de hissettikleri tükenmişlik düzeyinde iş-aile çatışmasının rekabetçi aracılık etkisine sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Tartışma – Araştırma bulguları ışığında öğretmenlerin iş yapma süreçlerini olumsuz etkileyen söz konusu değişkenlerin başarılı bir şekilde yönetilebilmesi için eğitim sektörü yöneticilerine de önerilerde bulunulmuştur.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1673 Hemşirelerde İşten Ayrılma Niyeti ve Performans İlişkisi: Covid-19 Tükenmişliğinin Düzenleyici Rolü 2022-03-26T22:22:07+00:00 Eylem Bayrakçı eylembayrakci@isparta.edu.tr <p>Amaç - Covid-19 salgının ilk başladığı günden bugüne kadar, çok sayıda insana hastalık bulaşmış ve hayatını kaybetmiştir. Bu süreçte en fazla iş yükünü, hemşirelerin de aralarında bulunduğu sağlık çalışanları çekmiştir. Buna bağlı olarak sağlık çalışanları, fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak oldukça fazla etkilenmiştir. Bu araştırmanın amacı, Covid-19 salgını dönemindeki işten ayrılma niyetlerinin iş performansları üzerinde etkisinin ve bu etkide tükenmişliğin düzenleyici rolünün olup olmadığının belirlenmesidir. Yöntem - Araştırma, TR61 bölgesinde (Antalya, Isparta, Burdur) yer alan kamu hastanelerinde çalışan hemşireler üzerinde yapılmıştır. Araştırmaya 571 hemşire katılmıştır. Araştırmada, “İşten Ayrılma Niyeti Ölçeği”, “İş Performansı Ölçeği” ve “Covid-19 Tükenmişliği Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezleri SPSS Process Makrosu kullanılarak test edilmiştir. Bulgular - Yapılan analiz bulgularına göre, işten ayrılma niyetinin iş performansı üzerindeki olumsuz etkisinin Covid-19 tükenmişliği tarafından düzenlendiği sonucu elde edilmiştir. Tartışma - Bu sonuç, hemşirelerin Covid-19’a bağlı yaşadıkları tükenmişlik hissinin yüksek olduğu durumda, orta ve düşük olduğu duruma nazaran, işten ayrılma niyetinin iş performansı üzerindeki olumsuz etkisi daha da fazla hissettiklerini göstermektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1674 Yatırım Harcamaları ve Finansal Esneklik İlişkisi: Borsa İstanbul Üzerine Bir İnceleme 2022-03-26T22:23:33+00:00 Aysel Öztürkçü Akçay ayselakcay@yyu.edu.tr Halil Cem Sayın hcsayin@anadolu.edu.tr <p>Amaç – Bir firmanın gelecekteki belirsiz durumlar karşısında finansal kaynaklarını harekete geçirme kabiliyetini ifade eden finansal esneklik, özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde faaliyetlerini sürdüren firmaların kârlı yatırım fırsatlarına hızlı ve zamanında tepki vermesini sağlayarak firma değerini maksimize etmesi açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, firmaların finansal esneklik düzeyleri ile yatırım harcamaları arasında bir ilişki olup olmadığını tespit etmektir. Yöntem – Çalışmada, yatırım harcamalarının (YH) bağımlı değişken olarak belirlendiği üç ayrı model oluşturulmuştur. İlgili literatüre dayanarak düşük kaldıraç oranı (DK) ve/veya yüksek nakde (YN) sahip firmalar finansal olarak esnek firmalar kabul edilmiş ve bu doğrultuda Model 1’de düşük kaldıraç (DK), Model 2’de yüksek nakit (YN) ve Model 3’te her iki koşulu bir arada barındıran düşük kaldıraç-yüksek nakit (DK-YN) bağımsız değişkenler olarak analize dahil edilmiştir. Modellerde kontrol değişkenleri olarak aktif kârlılık oranı, varlık yapısı, büyüme fırsatları, firma büyüklüğü ve nakit akış oranı kullanılmıştır. Borsa İstanbul’da 2012-2020 yılları arasında işlem gören 197 firmanın dokuz yıllık verileri temelinde 1.773 adetlik gözlem içeren bir panel oluşturulmuş ve veriler panel veri analiz yöntemiyle analize tabi tutulmuştur. Ampirik analizlerde Eviews 10 ve Stata 15 paket programlarından yararlanılmıştır. Bulgular – Yapılan panel veri regresyon analizi sonuçlarına göre, analiz kapsamında yer alan firmaların yaklaşık %27’sinin aynı anda hem düşük kaldıraç hem de yüksek nakit tutmak suretiyle finansal esneklik elde ettiği ve finansal esnekliğe sahip firmaların yatırım harcamalarında pozitif yönlü bir artış olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, sadece düşük kaldıraç ve sadece yüksek nakit bulundurma ile yatırım harcamaları arasında da pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki görülmüştür. Tartışma – Sonuçlar, firmaların düşük kaldıraç – yüksek nakit tutma yoluyla finansal esneklik sağlayabildiklerine ve dolayısıyla fon temininde zorluk yaşamadan kârlı yatırım fırsatlarını finanse edebilme imkânına sahip olduklarına işaret etmektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1675 Destinasyon Pazarlamasında Bir Tanıtım Aracı Olan Web Sitelerin Analizi: Türkiye Örneği 2022-03-26T22:25:36+00:00 Münevver Çiçekdağı munevverylmz@gmail.com Betül Korkmaz Orhan betulkorhan@selcuk.edu.tr Seda Özdemir Akgül sedaozdemir8@gmail.com <p>Amaç – Çalışmanın amacı, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) verilerine göre, 2019 yılında en çok turist çeken ilk on ülkenin destinasyon web sitelerinde yer alan menülerini analiz ederek ülkeler arasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaktır. Yöntem – Veriler nitel araştırma yöntemlerinden biri olan içerik analizi ile elde edilmiştir. Çalışmada kullanılan veriler UNWTO verilerine göre 2019 yılında en çok turist çeken ilk on ülkenin destinasyon web sitelerinden alınan ikincil verilerden oluşmaktadır. Web sitelerinden elde edilen ikincil verilerin analizinde nitel ve karma yöntemlerde kullanılan MAXQDA 2020 programından yararlanılmıştır. Bulgular – Araştırma sonuçlarına göre genel olarak ülkelerin web sitelerinde COVID-19 tedbirlerine yeteri kadar yer verilmediği görülmüştür. Türkiye’nin resmî web sitesi incelendiğinde diğer ülkelere göre ziyaretçilere uygun hizmetler sunulduğu, turistik çekiciliklerle ilgili zengin bir içeriğe sahip olduğu, sitenin karmaşık bir yapıda olmadığı ve kullanım olarak anlaşılmasının kolay olduğu görülmüştür. Türkiye web sitesi Fransa, İspanya ve ABD web siteleri ile karşılaştırıldığında en fazla benzerliğin Türkiye ile Fransa arasında olduğu görülmektedir. En az benzerliğin ise Türkiye ile ABD arasında olduğu görülmektedir. Tartışma – Araştırma bulguları literatürü destekler niteliktedir. Çalışmada ülkelerin destinasyon web sitelerinde yer vermeleri gereken konulara dikkat çekilmiştir. Literatür incelendiğinde ülkelerin destinasyon web site içeriklerini menüler üzerinden inceleyen ve bir programla analiz eden çalışmaya rastlanmadığından bu çalışmanın alana katkı sağlayabilecek önemde olduğu düşünülmektedir. Ayrıca gelecekteki çalışmalarda kullanılabilecek farklı yöntemler hakkında önerilerde bulunulmuştur.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1676 Kuşakların Sosyal Medya Kullanımının Yiyecek İçecek İşletmesi Tercihlerinde Yarattığı Farklılıklar 2022-03-26T22:28:15+00:00 Mehtap Yücel Güngör mehtapyg@anadolu.edu.tr Osman Nuri Özdoğan onozdogan@adu.edu.tr <p>Amaç – Günümüzde bilgi teknolojilerinin sağladığı imkanlarla sınırsız bilgiye ve kullanıcı tecrübesine erişebilen tüketiciler satın alma tercihlerini sosyal medya üzerinden yapmaktadır. Bu çalışmada teknoloji kullanımları ve tüketim davranışları üzerindeki farklılıklar doğrultusunda Baby Boomer, X, Y ve Z kuşakları içerisinde yer alan tüketicilerin sosyal medya kullanım durumlarının yiyecek içecek işletmesi tercihlerinde yarattığı farklılığın ortaya konması amaçlanmaktadır. Yöntem – Nicel araştırma yöntemi kullanılarak ele alınan çalışmada Baby Boomer, X, Y ve Z kuşaklarına yönelik kolayda örneklem yöntemiyle çevrimiçi ve yüzyüze anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Evreni temsil edecek örneklem sayısını belirlemek adına tabakalı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Toplamda 426 katılımcıdan toplanan veri SPSS 22.0 ile analiz edilmiştir. Araştırma hipotezlerinin test edilmesinde T Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), gruplar arası farklılıkların hangi gruplardan kaynaklandığını belirlemek için Post-Hoc testleri yapılmıştır. Bulgular – Araştırmada Baby Boomer kuşağından Z kuşağına doğru gidildikçe sosyal medyada geçirilen sürenin giderek arttığı görülmektedir. Baby Boomer kuşağı yiyecek içecek işletmesi tercihinde fiyata karşı daha duyarlıdır. Tüketicilerin yaşı arttıkça yiyecek içecek dışı hizmetlerin varlığına daha fazla önem verdikleri görülmektedir. Baby Boomer ve X kuşağının eğitim düzeyi yükseldikçe sosyal medya kullanımının yiyecek içecek işletmesi tercihinde daha etkin olduğunu söylemek mümkündür. Ayrıca X kuşağına mensup düşük gelirli katılımcıların, yiyecek içecek işletmesinde yaşadıkları olumlu veya olumsuz deneyimleri sosyal medyada paylaşma konusunda daha çekimser davranmaktadır. Tartışma – Günümüz tüketicisi artık daha bilinçli, sadece kendi karşılaştıkları olumsuz deneyimler veya aldıkları kötü hizmetten dolayı yiyecek içecek işletmesi tercihlerini değiştirmemekte sosyal medyadan ulaştığı başka insanların da fikir ve deneyimlerine önem vermektedirler. Bu noktada yiyecek içecek işletmeleri için sosyal medya üzerinden her kuşaktan tüketiciye ulaşabilmek daha da önem kazanmaktadır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1679 İş Ahlakı Uygulamalarının Örgütsel Performansa Etkisi: Özel Hastaneler Üzerine Bir Saha Araştırması 2022-03-26T22:32:33+00:00 Abdulkadir Ertaş abdulkadir.ertas@bilecik.edu.tr Mehmet Orhan mehmetorhan01@gmail.com <p>Amaç – Sağlık sektörü, ahlaki ilke ve kurallara en çok ihtiyaç duyulan sektörlerden biridir. Bu çalışma, hastanelerde iş ahlakı uygulamalarının örgütsel performansı nasıl ve ne yönde etkilediğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem – Bu çalışmada iş ahlakı; yöneticilerin ahlaki tutumları, çalışanların ahlaki tutumları ve hastanelerin ahlaki tutumları olmak üzere üç boyutta ele alınmış ve saha araştırması yapılmıştır. Veriler İstanbul’da özel hastanelerde çalışan doktor, hemşire ve diğer sağlık personellerinden 387 kişiden anket yoluyla elde edilmiştir. Bulgular – Araştırmada altı hipotez test edilmiştir. Bu hipotezlerden dördü kabul edilmiş ikisi reddedilmiştir. Çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre, iş ahlakı boyutlarından yöneticilerin ahlaki tutumlarının ve kurumun ahlaki tutumlarının örgütsel performans üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Buna karşın iş ahlakının çalışanların ahlaki tutumları boyutunun örgütsel performans üzerinde pozitif ama anlamlı olmayan etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Tartışma – Örgütsel performansı en çok etkileyen iş ahlakı boyutunun kurumsal ahlaki sorumluluklar olduğu tespit edilmiştir. Çalışanlar arasında ayrımcılık yapılmaması ve çalışanların ve hastaların hakları konusunda yeterli hassasiyetin gösterilmesi örgütsel performansın göstergelerinden olan karlılığı, büyümeyi ve pazar payını olumlu yönde artıracağı söylenebilir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1680 Z Kuşağı Bağlamında Girişimcilik Tutumu ve Sınırsız Kariyer Yöneliminin İncelenmesi 2022-03-26T22:34:25+00:00 Merve Ünlü Aslan merveunluaslan@kayseri.edu.tr Elif Nisa Yayla elifnisayayla@kayseri.edu.tr Dilara Ünüvar Ünlüoğlu dilaraunuvarunluoglu@eskisehir.edu.tr <p>Amaç –Bu çalışma örgütlerine karşı bağımlılığı düşük olan, çabuk sıkılan ve standart işleri yapmak istemeyen Z kuşağının sınırsız kariyer yönelimi ve girişimcilik tutumu ilişkisinin belirlenmesi amacı ile gerçekleştirilmiştir. Yöntem –Kesitsel, tarayıcı ve ilişki arayıcı olarak tasarlanan bu araştırmanın evrenini 12 Ağustos- 12 Ekim 2021 tarihlerinde Kayseri İlinde bulunan dört üniversitede aktif olarak öğrenim gören 87.782 öğrenci oluşturmaktadır. 1990 yılı ve sonrasında doğan kişilerin Z kuşağı olduğu kabul edilerek, örnekleme dahil edilen 406 kişi söz konusu sınıflandırma kapsamında tesadüfi örneklemeyle araştırmaya dahil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak kullanılan ankette Sınırsız Kariyer Yönelimi Ölçeği, Girişimci Davranışa Yönelik Tutum Ölçeği ve demografik özellikleri ölçmeye yönelik sorular yer almaktadır. Anket verileri IBM SPSS Statistics 21 programı ile analiz edilmiştir. Verilerin Cronbach’ Alpha Değeri ,781 olarak tespit edilmiştir. Veriler normal dağılmakta ve bundan dolayı veri analizlerinde parametrik testler kullanılmıştır. Bulgular –Pearson korelasyon testine göre sınırsız kariyer yönelimleri ile girişimcilik tutumu arasında pozitif yönlü anlamlı bir korelasyon bulunmuştur. Basit doğrusal regresyon testi bulguları incelendiğinde ise değişkenler arasında kurulan regresyon modelinin uygun olduğu bulgusu elde edilmiştir. Sınırsız kariyer yönelimi, girişimcilik tutumundaki değişimin yaklaşık %16’sını açıklamaktadır. Regresyon katsayılarının anlamlılığına ilişkin t testi sonuçlarına bakıldığında sınırsız kariyer yöneliminin, girişimcilik tutumu üzerinde pozitif yönde bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Tartışma – Çalışmada sınırsız kariyer yöneliminin girişimcilik üstünde belirleyici faktör olduğuna dikkat çekilmiştir. Gelecek dönemlerde iş dünyasının büyük çoğunluğunu oluşturacak olan Z kuşağının kariyerini yönlendirecek ve girişimcilik ruhunu ortaya çıkartacak eğitim programlarının tasarlanması, örgüt içerisindeki üstlerin farklı kariyer fırsatları ile ilgili olarak astlarını bilgilendirmeleri, ihtiyaç duydukları ek eğitimlere katılmalarını desteklemeleri, örgüt içerisindeki kariyer fırsatlarının birtakım kurallarla formelleştirilmesi ve informel uygulamalarla bu tarz bir kültürün örgüte yerleştirilmeye çalışılmasının sağlanması önerilmektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1681 Pandemi Sürecindeki Zaman Yönetimi ve Çalışan Performansı İlişkisinde İşe Adanmışlık Kavramının Aracı Rolü 2022-03-26T22:37:20+00:00 Ali Akdemir aliakdemir@arel.edu.tr İbrahim Haşim İnal doktora2019arel@gmail.com <p>Amaç – Bu araştırmada işe adanmışlığın işletme başarısının kilit kavramları olan zaman yönetimi ve çalışan performansı ilişkisine etkisi, pandemiden en çok etkilenen hizmet sektöründe güvenlik firmaları özelinde incelenmiştir. Bu kapsamda çalışanların performansını artırabilmek amacıyla zaman yönetimi algısını etkileyen faktörler tespit edilmeye çalışılmıştır. Yöntem – Araştırmanın teorik kısmında, araştırmanın değişkenlerine yönelik literatür çalışmaları incelenmiş ve araştırma kısmında ise yapılandırılmış anket tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın evrenini, hizmet sektöründe yer alan güvenlik firmaları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise güvenlik şirketi çalışanlarından basit tesadüfi yöntem ile belirlenen 384 katılımcı oluşturmaktadır. Anket yanıtlarının analizi ile elde edilen verilerden bilimsel sonuç ve öneriler geliştirilerek araştırma tamamlanmıştır. Bulgular – Araştırmanın sonucunda, zaman yönetiminin çalışan performansı üzerine olan olumlu etkisinde iş adanmışlığın kısmi aracılık rolü olduğu bulunmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre hizmet sektöründe işe adanmışlığı artırabilmek ve zamanı iyi değerlendirerek çalışan performansını artırabilmek için inovatif aksiyonlar alınması önerilmektedir. Tartışma – İşletmelerin varlığını sürdürülebilmesi için yeniliklere açık olması, değişen piyasa koşullarına hızlı adapte olmaları ve proaktif davranmalarını gerektirmektedir. Araştırmalara göre bunu ancak zaman ve performans kavramlarını doğru yönetebilen ve işletme hedefini benimsemiş çalışanlara sahip işletmeler başarabilmektedir. Bu nedenle işletmelerin zamanı iyi değerlendirmeye ve performansı doğru ölçmeye yönelik yenilikçi sistemler kurması ve verimlilik esasına dayanan sürdürülebilir bir örgütsel yapı oluşturmasını gereklidir. Pandemi ortamı ile çalışanına değer veren, inovatif yaklaşımlarla onlara değer katan işletme olmanın önemi artmıştır. Dolayısıyla çalışan performansını etkileyen faktörlerin araştırılmasının özellikle pandemi sürecinde verimliliği artırabilmek açısından literatüre önemli faydalar sağlayacağı düşünüldüğünden bu çalışma kapsamında, bir diğer verimlilik bileşeni olan zaman yönetimi algısının çalışan performansı üzerine etkisi ve işe adanmışlık düzeylerinin bu etkileşimdeki aracı rolü incelenmiştir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1682 Yapay Zekâ ve Tüketici Davranışı Alanındaki Yayınların Bibliyometrik Analizi 2022-03-26T22:39:25+00:00 Burhan Akyılmaz burhanakyilmaz@gmail.com <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı yapay zekâ ve tüketici davranışı konusunda yapılmış araştırmaları, bibliyometrik analiz yöntemi kullanarak incelemek ve bu konuya yönelik genel bir bakış açısı oluşturmaktır. Yöntem – Scopus veri tabanında yayın tipi ve yıl sınırlaması yapılmadan başlık, özet ve anahtar kelimelerinde “artificial intelligence” and “consumer behavior” ifadesi geçen çalışmalar taratılmış işletme, yönetim ve finans, ekonomi, karar verme ve sosyal bilimler ile psikoloji şeklinde alan sınırlaması yapılarak, 1988-2022 yılları arasında yayınlanmış ve toplam 213 çalışma tespit edilmiştir. Bu çalışmalar, R paket program ve Scopus veri tabanı aracılığıyla, bibliyometrik analizlerle incelenmiştir. Bulgular – Konuya ilişkin 213 yayın 138 farklı kaynakta yayınlanmıştır. Dokümanların ortalama alıntı sayısı 11,95’ dir. İki yüz on üç yayında toplamda 11956 adet referansın yer aldığı görülmektedir. Yayınlara ait anahtar kelime sayısı 1280, toplam yazar sayısı ise 627’dir. Çalışma başına düşen ortalama yazar sayısı 2,94, çalışma başına ortak yazar sayısı 3,04 ve iş birliği endeksi ise 3,26’dır. Çalışmaların %63.4’ü makalelerden ve %23.9’u konferans bildirilerinden oluşmaktadır. Konuyla ilgili olarak en fazla çalışma yapan, atıf alan ve iş birliği yapan ülkelerin başında ABD, Çin ve İngilere gelmektedir. En fazla çalışmanın işletme, yönetim ve muhasebe alanında yapıldığı ikinci sırayı bilgisayar bilimlerinin aldığı görülmüştür. Tartışma – İşletme ve tüketici akademik dergilerinde konuya yönelik yapılmış çalışmalar 2019’dan bu yana sürekli artış göstermektedir. Bu nedenle konuya ilişkin trendin en fazla 2021 yılında arttığı ve gelecek yıllarda bu şekilde devam edeceği düşünülmektedir. Çalışmaların kavramsal merkezi pazarlama alanında, yapay ve tüketici davranışı ile hizmet pazarlamasında toplanmıştır. Sonraki çalışmalarda, yapay zekâ pazarlamasına ilişkin farklı odakların oluşturulacağı ve bu durumun pazarlama alanına zenginlik katacağı düşünülmektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1683 Destinasyon Pazarlamasında Yere Bağlılık: Tekrar Ziyaret Niyeti Üzerindeki Etkileri 2022-03-26T22:41:05+00:00 Ahmet Uşaklı ahmet.usakli@boun.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, destinasyon (yer) bağlılığı ile tekrar ziyaret niyeti arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu kapsamda, destinasyon bağlılığını oluşturan üç boyutun (yer bağımlılığı, yer kimliği ve duygusal bağlanma) tekrar ziyaret niyeti üzerindeki etkileri test edilmiştir. Yöntem – Çalışma kapsamında, alan araştırması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma evreni, İstanbul’u ziyaret eden kişilerden oluşmaktadır. Kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak, Temmuz ve Ağustos 2019 aylarında İstanbul’u ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerden toplam 412 kullanılabilir anket formu toplanmıştır. Veriler çoklu normallik ön koşulunu sağlamadığından dolayı, verilerin analizi için kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modellemesi (PLS-SEM) yöntemi kullanılmıştır. Bulgular – Araştırma bulguları, destinasyona bağlılığın, tekrar ziyaret niyetini anlamlı olarak etkilediğini göstermektedir. Destinasyon bağlılığını oluşturan her üç boyutun da (yer bağımlılığı, yer kimliği ve duygusal bağlanma) tekrar ziyaret niyeti üzerinde olumlu etkileri tespit edilmiştir. Tartışma – Araştırma sonuçları, yer bağlılığı teorisini turizm destinasyonları bağlamında destekler niteliktedir. Bu araştırmanın sonuçları, bir destinasyona bağlılık ne kadar fazlaysa, turistin o destinasyonu tekrar ziyaret etme olasılığının o kadar yüksek olduğunu göstermektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1684 Kurumsal Yönetim İşletmelerinin Finansal Performansları Üzerine Etkisinin Analizi ve Bist Üzerine Bir Uygulama 2022-03-26T22:42:35+00:00 Jiyan Erener jiyan.erener@hbv.edu.tr Sedat Yenice sedatyenice@gmail.com <p>Amaç – Çalışma kurumsal yönetim ile aktif ve öz sermaye kârlılık oranı arasında ilişkinin ne düzeyde olduğunun; kurumsal yönetimin endeksi kapsamında işletmelerin işletme performansına anlamlı bir etkisinin olup olmadığının araştırılması üzerine oluşturulmuştur. Yöntem – 2010-2020 yılları arasında kurumsal yönetim endeksi kapsamında olan 16 adet firma üzerinden; işletme performanslar ölçütleri kullanılarak değerlendirmeye alınmıştır. Esas alınan performans ölçütleri ROA(İşletmelerin yapmış olduğu, tüm varlıklarını ve yatırımlarını hangi oranda etkin kullanıldığını gösteren oran) ve ROE(Öz sermaye karlılığı ile fonların bir birimine düşen karlılığı ölçen oran) olarak belirlenmiştir. Verilere panel veri analizini uygulanmıştır. Bulgu – Kurumsal yönetim derecelendirme notlarının başarısızlık ile ilişkili olduğu belirlenmiştir. Tartışma – Günümüzde işletmeler finansal açıdan sıkıntılı dönemler geçirebilmektedir. İşletmeler bu problemler ile başa çıkabilmek için finansal başarısızlığı tahmin ederek, bu zorlu sürecin olumsuz etkilerini en aza indirgemesi mümkün olabilmektedir. Bu durumda işletmeler başarısızlık tahminine dayalı çalışmalar üzerinde yoğunlaşma gereği duymuşlardır. Panel veri analizi ile değişkenler arasında bağlantı kurularak hangi değişkenin bir diğer değişkeni nasıl etkilediğini görmekteyiz, bu yöntem finansal başarısızlığı ölçmede yaygın olarak kullanılmaktadır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1685 BİST İmalat Sektöründeki Şirketlerin Fiyat/Kazanç Oranını Belirleyen Faktörlerin Analizi 2022-03-26T22:44:51+00:00 Evren Yanya evrenyanya@gmail.com.tr Cihan Tanrıöven c.tanrioven@hbv.edu.tr <p>Amaç – Bu araştırmanın amacı, 2015-2019 yılları arasında BİST 100 imalat sektöründe işlem gören şirketlerin fiyat/kazanç oranını etkileyen faktörlerin belirlenmesi ve söz konusu faktörlerin fiyat/kazanç oranına etkilerinin tespit edilmesidir. Yöntem – Fiyat/kazanç oranını etkileyen faktörlerin belirlenmesi amacıyla, finansal verilerine kesintisiz olarak ulaşılabilen 70 imalat şirketinin 5 döneme ilişkin finansal oranları yıllık olarak değerlendirilmiştir. Panel veri analizi yöntemi kullanılarak tahmin edilen tesadüfi etkiler modeline, literatür paralelinde; cari oran, kaldıraç oranı, piyasa değeri/defter değeri oranı ve öz kaynak karlılığı değişkenleri ile literatürden farklı; net çalışma sermayesi devir hızı, aktif devir hızı ve kısa vadeli yabancı kaynaklar/toplam yabancı kaynaklar oranı değişkenleri dahil edilmiştir. Bulgular –Panel veri analizi sonucuna göre, fiyat/kazanç oranı ile kısa vadeli yabancı kaynaklar/toplam yabancı kaynaklar oranı, piyasa değeri/defter değeri oranı ve cari oranı arasında pozitif yönde; aktif devir hızı ve öz kaynak karlılığı arasında negatif yönde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Net çalışma sermeyesi devir hızı ve kaldıraç oranı ile fiyat/kazanç oranı arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkili olmadığı tespit edilmiştir. Tartışma – Araştırmada, modele dahil edilen bağımsız değişkenlerin fiyat/kazanç oranını açıklama gücü %34,9 olarak belirlenmiştir. Buna göre işletmeye özgü ve/veya makroekonomik faktörlerin etkilerinin incelenmesinin bir katkı olacağı düşünülmektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1686 Dijital Pazarlama Çağında Yükselen Bir Trend: İçerik Pazarlamasının İncelenmesi 2022-03-26T22:47:25+00:00 Ramazan Aslan ramazanaslan@adiyaman.edu.tr İnci Erdoğan Tarakçı inci.erdogan@bilecik.edu.tr <p>Amaç – Günümüzde teknoloji ve iletişim alanındaki gelişmeler ile ortaya çıkan yeni olanaklar sayesinde tüketiciler ihtiyaç duydukları bilgiye daha kolay ve hızlı ulaşabilmektedirler. Bunun sonucunda toplumda bilinçli tüketicilerin sayısı artmış ve tüketicilerin satın alma davranışlarında değişmeler meydana gelmiştir. İşletmeler de bu değişime ayak uydurarak tüketiciler ile etkileşim halinde olmak için yeni yöntemler arayışına girmişlerdir. Dijital pazarlama bu arayışın bir sonucu olarak işletmelerin tüketicilere ulaşması için yeni yöntemler sunmaktadır. Dijital pazarlama çağında yükselen bir yöntem olarak içerik pazarlaması işletmeler tarafından her geçen gün daha fazla kullanılmaktadır. Bu çalışmada, yeni bir trend olarak içerik pazarlamasının tarihsel süreç içerisinde yükselişi, içerik pazarlamasının kanalları ve işletmeler açısından önemi ortaya konmaya çalışılacaktır. Yöntem – Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında içerik pazarlamasının tarihsel gelişimi içinde farklı kaynaklar incelenmiş ve günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte kullanılan yeni iletişim kanalları incelenmiştir. Bulgular – Çalışma sonucunda içerik pazarlamasının çok eski bir kavram olmasına rağmen günümüzde dijital ortamda yeni kanallar aracılığıyla daha etkin ve verimli kullanıldığı görülmüştür. Tartışma – Elde edilen sonuçlar doğrultusunda işletmelerin artan rekabet ortamında mevcut müşterileri elde tutmak ve yeni müşteriler kazanmak için yükselen bir trend olan içerik pazarlamasını daha yoğun kullanmaları gerektiği öngörülmüştür. Ayrıca, hedef kitle ile uyumlu içerik paylaşım kanallarını tercih etmeleri işletmeler açısından önem arz etmektedir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1687 Dönüştürücü Liderlik ve İşle Bütünleşme İlişkisinde İş Tatmininin Aracılık Rolü: Yapısal Eşitlik Modeli ile İncelenmesi 2022-03-26T22:49:38+00:00 Gökhan Kenek gokhankenek@gumushane.edu.tr Alptekin Sökmen alptekin.sokmen@hbv.edu.tr <p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, dönüştürücü liderlik ile işle bütünleşme ilişkisini ortaya koymak ve bununla birlikte iş tatmininin, dönüştürücü liderlik ile işle bütünleşme arasında öngörülen aracılık rolünü incelemektir. Yöntem – Araştırma 2021 yılı Ocak-Mart ayları içerisinde kartopu örnekleme yöntemi ile ulaşılan 559 sağlık çalışanının katılımı ile gerçekleşmiştir. Anket yöntemi ile elde edilen veriler doğrultusunda MPlus 7 paket programı kullanılarak ölçekler için doğrulayıcı faktör analizleri (DFA) yapılmış ve iş tatmininin öngörülen aracılık rolü YEM (yapısal eşitlik modeli) analizi ile test edilmiştir. Bulgular – Analiz sonuçlarına göre dönüştürücü liderliğin, iş tatmini ve işle bütünleşme üzerinde pozitif yönde anlamlı bir etkisinin bulunduğu ve bununla birlikte iş tatmininin, dönüştürücü liderlik ile işle bütünleşme arasında tam aracılık rolüne sahip olduğu belirlenmiştir. Tartışma – Takipçilerini değerli ve ilham verici bir hedef etrafında birleştiren, onların ihtiyaçlarına, isteklerine ve inançlarına saygı duyan, potansiyellerini gerçekleştirmelerine yardımcı olan, onları cesaretlendiren ve motive eden dönüştürücü liderlik yaklaşımının, yüksek odaklanma ve enerji üzerinde güçlü bir etkiye sahip olduğu söylenebilir. Bir başka deyişle çalışanların dönüştürücü liderlik algıları arttıkça işle bütünleşme düzeylerinin de artış göstermesi beklenmektedir. Diğer taraftan iş tatmininin, dönüştürücü liderlik ile işle bütünleşme arasında tam aracılık rolüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Buna göre yöneticilerin göstermiş oldukları liderlik davranışlarının, astların iş tatmini üzerinde önemli bir etki oluşturduğu ve dolayısıyla işle bütünleşmelerini sağladığı ifade edilebilir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1688 Küçük ve Orta Ölçekli Konaklama İşletmelerinde Girişimcilik Yöneliminin İşletme Performansına Etkisi 2022-03-26T22:51:33+00:00 Burcu Koç burcuk@pau.edu.tr İrfan Yazıcıoğlu irfan.yazicioglu@hbv.edu.tr <p>Amaç: Bu çalışmanın temel amacı; girişimcilik yönelimini oluşturan yenilikçilik, risk alma ve proaktiflik boyutlarının küçük ve orta ölçekli konaklama işletmelerinin performansı üzerindeki etkilerinin araştırılmasıdır. Performans iki boyutta ölçülmüştür: finansal performans ve finansal olmayan performans. İşletme stratejilerinin temel göstergeleri arasında yer alan uzun dönem odaklılık ve stratejik esneklik değişkenlerinin birbirleri ile olan ilişkisinin yanı sıra girişimcilik yönelimi ve performans üzerindeki etkileri de incelenmiştir. Girişimcilik yönelimi boyutları ile performans türleri arasındaki ilişkilerde çevresel belirsizliğin düzenleyici rolü de test edilmiştir. Yöntem: 334 konaklama işletmesinden 2018 yılında anket formu vasıtasıyla veri toplanmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak test edilmiştir. Bulgular: Bulgulara göre, proaktiflik ve risk alma finansal ve finansal olmayan performansı anlamlı şekilde etkilemektedir. Proaktifliğin performans türleri ile ilişkisi pozitifken, risk almanın negatif etkisi vardır. Yenilikçiliğin ise sadece finansal olmayan performansı pozitif ve anlamlı şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Uzun dönem odaklılık girişimcilik yönelimin tüm boyutlarını, stratejik esnekliği ve finansal performansı olumlu yönde etkilemektedir. İlaveten, stratejik esnekliğin yüksek olduğu durumlarda risk alma, yenilikçilik ve finansal olmayan performansta pozitif yönlü değişimler saptanmıştır. Çevresel belirsizliğin düzenleyici rolü ise sadece proaktifliğin performans türleri ile arasındaki ilişki örüntülerinde gözlenmiştir. Tartışma: Girişimcilik yöneliminin ve uzun dönem odaklılık ya da esneklik gibi örgütsel stratejilerin performansa yansımalarını neden-sonuç ilişkisi perspektifinden tartışan turizm çalışmalarının sayısı yetersizdir. Bu araştırma ile söz konusu eksiklik kısmen de olsa giderilmiştir.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1689 The Investigation of Studies Concerning to Corporate Social Responsibility Practices in Restaurants through Bibliometric Analysis: A Research on Scopus Journals 2022-03-26T22:53:37+00:00 Alper Işın alper.isin@ikc.edu.tr <p>Purpose – In this study, it is aimed to examine the articles on corporate social responsibility, especially in food and beverage businesses, in the journals scanned in Scopus, to analyze the evaluations on this subject in the studies, and to fill the gap in the literature in the context of the relationship between corporate social responsibility and corporate innovation. Design/methodology/approach – Secondary data was used in the paper. In this context, a search was carried out in the Scopus database on 15.04.2021 using the keywords 'corporate social responsibility' and 'restaurant' in order to obtain the studies to be examined in the bibliometric analysis. Findings – As a result of the findings obtained in the biblimetric study conducted using the Scopus database on corporate social responsibility applied in restaurant businesses, it is seen that it was first published in the relevant database in 2002. It has been determined that 113 studies have been carried out in 61 different sources and in a period of approximately 20 years since the specified date. Discussion – Studies on CSR in the field of tourism have started to increase in quantity after the 2000s. Within the scope of this study, studies on CSR practices in restaurant businesses were examined. It has been determined that the studies on restaurants are very few until 2013, but it has been determined that there has been a great increase in the number of studies since 2014.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1690 How Effective Are Social Media Influencers' Recommendations? The Effect of Message Source on Purchasing Intention and e-Word of Mouth (WOM) from a Para-Social Interaction Perspective 2022-03-26T22:55:27+00:00 Ayşegül Ermeç aysegul.ermec@hbv.edu.tr <p>Purpose – The aim of this study was to eplain how the source credibility, attitude homophily, interactivity, and para-social interaction are related and affect the attitude toward the post. Following this, the effect of this attitude on buying and e-WOM intention and the moderating role of risk aversion levels in this relationship also has been investigated. Design/methodology/approach – Data were collected from 570 followers of an influencer who mainly share content related to experience products on Instagram. The research model was tested with SEM and multi group comparison analysis using AMOS. Findings – This study revealed that para-social interaction of consumers with influencers results in the generation of a positive attitude towards the recommendation post of the influencer. Also, once a positive attitude towards the post has been generated, it results in the generation of purchase intention and e-WOM engagement. Relationships examined in the context of experience products showed that attitude homophily and influencer's interactivity were the most influential among the antecedents (influencer's credibility, attitude homophily, interactivity) examined in the formation of para-social interaction. In the study, it was also determined that the risk aversion levels of consumers have a moderating effect on the attitude-purchase intention relationship, and even in the context of experience products that are perceived as inherently risky, consumers with low risk aversion tended to make purchases by considering the influencer's share. Discussion – Today, where influencer marketing is used extensively by businesses, it is possible for these activities to create the desired effect by choosing the right influencer. It is crucial to determine what is necessary to ensure that the followers buy the product and have positive word-of-mouth communication that are among the ultimate goals of the influencer's posts. For experience products where the purchasing decision is relatively risky, it can be said that for the success of influencer marketing, the influencer's expertise, the attitude homophily, and the willingness of the influencer to interact are essential at the point of establishing para-social interaction. In order to ensure that consumers with high risk aversion levels buy the product, it can be recommended to pay great attention to the content shared and provide helpful information that reflects the truth.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1691 Doğrudan Yabancı Yatırım: Suriyeli Mülteciler ve Pazarı Motive Eden Faktörler 2022-03-26T22:56:47+00:00 Gül Ekinci gulcex34@gmail.com <p>Amaç – Bu çalışma, doğrudan yatırım yapan mülteci girişimcileri motive eden faktörlerin neler olduğunu tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Yöntem – Çalışmada mülteci yatırımcıları motive eden faktörlerin neler olduğu sorusuna, kültürel ve yapısal modelin dahil edildiği etkileşim modeli aracılığıyla cevap aranmıştır. Araştırma modeli, mülteci girişimciliğinin mikro, mezo ve makro düzey politikalara dayalı olarak nasıl geliştirilmesi gerektiğini ve motive edici unsurların neler olduğunu (sosyo-ekonomik değişkenleri) araştırmak üzere kurulmuştur. Çalışma, ekosistemdeki mültecileri doğrudan yabancı yatırımlarında (DYY) motive eden faktörlerin neler olduğu sorusuna sosyal, kültürel ve siyasi farklılıklarla cevap vermektedir. Bu amaçla pilot uygulama yapılmış, Google form aracılığıyla Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerinde hazırlanan çevrimiçi anket, 39 DYY yapan mülteci işletmeye gönderilerek ampirik çalışılmıştır. Veriler nicel yöntemlerden betimsel analiz yoluyla incelenmiş, infografi ile desteklenmiştir. Bulgular – Mülteci girişimcileri motive eden faktörler sırasıyla AB’ye yakınlık, pazar büyüklüğü, kabul edilen mülteci sayısı ve göçmen politikaları, hammaddeye erişim kolaylığı ve yabancı pazara giriş, pazar büyüme beklentisi, komşu pazara ihracat üssü oluşturmak ve yatırım kolaylaştırma, yüksek kar marjı beklentisi, sanayi, kalkınma ve strateji planları, istikrar ve endüstriyel altyapı, dil, ekonomik büyüme, kalifiye işgücü, yatırım oranı yüksekliği, rekabet gücü artırmak, yenilikçi kapasite, teknoloji benimseme, ülkenin DYY sicil kaydı, yasalar, din, uyruk, kültür, ülke performansı(GSYH, enflasyon), rakip takibi, döviz politikası, ucuz işgücü olarak bulunmuştur. Tartışma – Çalışma sonucu birkaç ülke dışında dünyanın geri kalanının ve korkulanın aksine mültecilerin sosyal kohezyon problemlerinin önüne geçmek, sağlık, iş gücü ve meslek sağlama, güvenlik, yasal düzenlemeler yapmak gibi konularda sürdürülebilir politikaların başarıyla geliştirilebileceğini göstermektedir. Çalışma, ülkelerin 1951 sözleşmesi ve BM Sürdürülebilir Hedefler kapsamına aykırı hareket etmeden mülteci sorununa çözüm getirilebileceğini, uygarlık sınırlarının coğrafik sınırlara feda edilemeyeceğini hatırlatmaktadır.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1693 Mediator Effect of Factors Affecting Credit Card Preference on The Effect of Consumers' Personality Traits on Monthly Credit Card Usage Frequency 2022-03-27T19:44:55+00:00 Zekeriya Gül zgul4606@gmail.com Orhan İşcan oiscan@gelisim.edu.tr <p><strong>Purpose –</strong> The point of the study is to examine the relationship between the personal characteristics of bank retail customers and the factors that may affect their credit card alternatives via the frequency of usage of such credit cards.</p> <p><strong>Design/methodology/approach –</strong> This study falls within the scope of correlational research model in this respect. The correlational research approach provides for the clarification of the relationship between variables as well as the prediction of the findings. This study's sampling is based on 610 bank retail customers who had access to credit lines defined using easily available sampling methodologies. The research findings are produced using the following criteria: (1) personality inventory as the primary factor, (2) frequency of credit card usage each month, and (3) factors that influence credit card preference. The total score for each criterion is established by the criteria applicable to subsequent factor analysis that were developed in line with the data that fell within the scope of this study.</p> <p><strong>Findings –</strong> As a result, the total scores were computed first. The skewness and kurtosis coefficients were calculated to determine whether or not such derived scores were distributed smoothly. The structural equation model was used to establish how the variables were clarified through the criteria used in credit card preference and customer behaviour based on the frequency of credit card use. According to the findings, when the factors impacting credit card preference that are based on the personal characteristics of retail customers are applied, the structural equation model used to establish for the instances that may have an influence on the frequency of credit card usage is substantiated.</p> <p><strong>Discussion –</strong> In principle, when the studies are analyzed, the relevance of a complex but holistic research setting that incorporates not only an overall scanning of the customers' psychologies but also future scenarios comes to the forefront in conformity with the results of this study.</p> 2022-03-27T00:00:00+00:00 Telif Hakkı (c) 2022