İşletme Araştırmaları Dergisi
https://isarder.org/index.php/isarder
İşletme Araştırmaları Dergisi’nin yayın kapsamında; Stratejik Yönetim ve Örgütsel Davranış, Pazarlama ve Girişimcilik, Muhasebe, Finansman, Bankacılık, Uluslararası İşletmecilik, İşletmecilikte Araştırma Yöntemleri çalışmaları yer almaktadır.Yrd. Doç. Dr. Melih Topaloğlutr-TRİşletme Araştırmaları Dergisi1309-0712Lider Zindeliği Ölçeğinin Türkçeye Uyarlanması: Algılanan Performans ile İlişkisine Dair Bir İnceleme
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2443
<p>Amaç – Bu çalışmanın temel amacı, Shapiro ve Donaldson (2022) tarafından geliştirilen Lider Zindeliği Ölçeği’nin Türkçe’ye uyarlanması ile geçerlik ve güvenirlik özelliklerinin incelenmesidir. Ayrıca, ölçeğin ölçüt geçerliğini değerlendirmek amacıyla lider zindeliği ile algılanan performans arasındaki ilişki test edilmiştir.<br>Yöntem – Araştırma nicel bir tasarımda yürütülmüş olup ölçek uyarlama ve ilişkisel tarama modeline dayanmaktadır. Analizler, kendini yönetici olarak tanımlayan çalışanlardan oluşan iki farklı örneklem (n = 223 ve n = 467) üzerinden gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde doğrulayıcı faktör analizi ve güvenirlik testleri yapılmış; ayrıca ölçeğin ölçüt geçerliğini sınamak amacıyla lider zindeliği ile algılanan performans arasındaki ilişki incelenmiştir.<br>Bulgular – Elde edilen veriler üzerinden yapılan analizler sonucunda ölçeğin alt boyutlarına ait Cronbach alfa güvenilirlik katsayılarının birinci örneklemde 0,777 ile 0,836 arasında, ikinci örneklemde ise 0,781 ile 0,897 arasında değiştiği belirlenmiştir. Ayrıca doğrulayıcı faktör analizi sonuçları, ölçeğin uyum iyiliği değerlerinin kabul edilebilir düzeyde olduğunu göstermiştir. Ölçeğin yakınsak, ıraksak ve ayırt edici geçerliliklerinin sağlandığı tespit edilmiştir. Bu bulgular, Lider Zindeliği Ölçeği’nin Türkiye’de yapılacak çalışmalarda güvenilir ve geçerli bir ölçme aracı olarak kullanılabileceğini ve dış ölçüt geçerliği kapsamında algılanan performansla pozitif yönde ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır.<br>Tartışma- Lider zindeliği kavramının Türkçeye uyarlanması, bu kavram kapsamında Türkiye’de yapılacak araştırmalara önemli bir olanak sunmaktadır. Ayrıca, lider zindeliğinin algılanan performansla ilişkisini inceleyen bu çalışma, alandaki öncül araştırmalardan biri olma niteliği taşımaktadır.</p>Muhammet Fatih ŞENGÜLLENDİ
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742679269310.20491/isarder.2025.2118İşletmelerde Olgunluk Modellerinin Kullanımının Araştırılması: Bibliyometrik Analiz Yöntemi
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2444
<p>Amaç – Olgunluk modelleri, organizasyon süreçlerinin performansını ölçmek için kullanılan etkili bir yöntemdir. Bu modeller, organizasyonların belirli bir yetkinliğe sahip olup olmadığı ve bu yetkinliğin ne sıklıkla tekrarlandığı hakkında bilgi sağlamaktadır. Bu sayede, organizasyonların güçlü yönlerini geliştirmelerine ve zayıf yönlerini düzeltmelerine yardımcı olunur. Bu çalışmada, olgunluk modeli literatürünün kapsamlı olarak araştırılmasıyla güncel konuları ortaya çıkarmak, daha sonra gerçekleştirilecek çalışmalar için kaynak oluşturmak amaçlanmıştır.<br>Yöntem– Olgunluk modellerinin kullanımının araştırılmasında, bibliyometrik analiz yöntemi kullanılmıştır. Bibliyometrik analiz, araştırma ilerleyişi hakkında kararlar verme, araştırma önceliklerini belirleme, haritalama ve araştırma mükemmeliyetine ulaşma gibi konularda yararlı bilgiler sağlayan bir yöntemdir. Bibliyometrik analiz için, 1988-2023 yılları arasında “WoS” veri tabanında, olgunluk modelleri ile ilgili yayınlanmış çalışmalar taranarak bir veri seti oluşturulmuştur. Veri önişleme ve analiz süreçlerinde R-Studio yazılımı üzerinden Bibliometrix paketinde yer alan Biblioshiny web arayüzü kullanılmıştır.<br>Bulgular – Olgunluk modeli alanında gerçekleştirilen yayınların sayıları, alanda etkili yazarlar, etkili ülkeler, etkili kaynaklar, yayınların atıf analizleri ve Türkiye’de gerçekleştirilen yayınlara yönelik analizler ortaya konulmuştur. Literatürde, olgunluk modeli konusu üzerine çalışmaların zamanla arttığı gözlemlenmektedir. Araştırma alanında en fazla yayına, ülke olarak, ABD (Amerika Birleşik Devletleri) ve Çin’in; yazar olarak, Mahmood Niazi’nin sahip olduğu, en fazla atıf alan yazarın, Wang olduğu belirlenmiştir. Ayrıca alanın temel dergisinin “Sustainability” olduğu görülmüştür.<br>Tartışma– Araştırmada “olgunluk modeli” kavramı üzerine artan bir ivmeyle çalışmaların gerçekleştirildiği görülmüştür. Farklı sektörler için işletmelerin rekabet üstünlüğü elde etmede başvurabileceği bir kavram olan olgunluk modelleri kapsamında literatürde daha fazla çalışma yapılması gerektiği belirlenmiştir. Veri tabanında yer alan çalışmalar için özet ve yazar anahtar kelime alanlarında “bibliyometrik analiz” kavramı aratıldığında sınırlı sayıda çalışmanın gerçekleştirildiği görülmüştür. Ayrıca olgunluk modeli alanında, Türkiye’de bibliyometrik analiz çalışmasının bulunmadığı tespit edilmiştir.</p>Ufuk AYDOĞMUŞAbdullah Hulusi KÖKÇAMOrhan ENGİNHacer YUMURTACI AYDOĞMUŞAhmet SARUCAN
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742694271410.20491/isarder.2025.2119Borsa İstanbul Banka Hisse Senedi Fiyatlarında Spekülatif Balonlar: 2014-2024 Dönemi Analizi
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2445
<p>Amaç – Spekülatif balonlar, bir varlığın temel değerinden saparak fiyatının hızla yükselmesi şeklinde tanımlanır ve ekonomi literatüründe uzun süredir önemli bir konu olmuştur. Bu olgu, tarihin eski dönemlerine kadar uzanır. 2008 küresel finans krizinin ardından ise, bu konu araştırmacılar tarafından daha fazla önemsenmeye başlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de Borsa’da işlem gören banka hisselerinin Ocak 2014 - Mart 2024 dönemi spekülatif balonlar ve bu balonların oluşumunda etkili olan değişkenlerin belirlenmesidir. İncelenen banka hisse senetleri arasında Akbank (AKBNK), Garanti Bankası (GARAN), İş Bankası (ISCTR), VakıfBank (VAKBN), Halkbank (HALKB), Yapı Kredi Bankası (YKBNK) ve QNB Finansbank (QNBFB) yer almaktadır.<br>Yöntem– Fiyat balonlarının varlığını tespit etmek için Phillips vd. (2015) tarafından geliştirilen ve çoklu balonların tespitine olanak tanıyan GSADF testi kullanılmıştır. Çalışmanın veri seti, Ocak 2014 - Mart 2024 dönemini kapsamaktadır.<br>Bulgular – Covid-19 pandemisi ve 2022 sonrası dönemde, Türkiye’deki banka hisselerinde ekonomik belirsizlik, likidite bolluğu, düşük faiz oranları ve aşırı iyimser yatırımcı davranışlarının etkisiyle birçok fiyat balonu oluşmuştur. Bu balonlar genellikle piyasa volatilitesini artırmış, kısa ömürlü olmuş ve ani piyasa düşüşleriyle sönmüştür.<br>Tartışma– Türkiye’deki banka hisselerinde spekülatif balonların özellikle Covid-19 pandemisi ve 2022 sonrası dönemde piyasa dinamikleri, yatırımcı davranışları ve makroekonomik koşulların etkisiyle yoğunlaştığını ortaya koymaktadır. Bulgular, balonların piyasa oynaklığını artırdığını ve rasyonel olmayan yatırımcı davranışlarının piyasalarda büyük dalgalanmalara neden olduğunu vurgulamaktadır.</p>Hatice Elanur KAPLANHilal AYDINMelikşah AYDIN
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742715273010.20491/isarder.2025.2120Pay Senedi Fiyatını Etkileyen Makroekonomik Değişkenlerin Analizi: BİST Banka Endeksi Örneği
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2446
<p>Amaç – Bu çalışmada, finans sektörünün lokomotifi konumunda olan bankaların 2010-2022 yılları arasında pay senedi fiyatlarına, makroekonomik faktörlerden; Dolar Kuru, Ons Altın, Faiz Oranı ve Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın (GSYİH) etkisi araştırılmıştır.<br>Yöntem– Araştırmada panel veri analizi kullanılmıştır.<br>Bulgular – Elde edilen bulgulara göre, modelin istatistiksel olarak anlamlı olduğu, modelde kullanılan bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkeni açıklama gücünün yüzde 15 oranında olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın bağımsız değişkenlerinden olan faizin banka pay senedi fiyatları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı etkisinin olmadığı, ancak gayri safi yurt içi hasıla ve altının yüzde beş anlamlılık düzeyinde pay senedi fiyatını açıklama durumunun anlamlı ve pozitif yönlü iken, dolar kurunun ise anlamlı ancak negatif yönlü olduğu belirlenmiştir. Bu değişkenlerden GSYİH bir birim arttığında pay senedi fiyatlarında 2.65 birim artış yaşanırken, altın fiyatı bir birim arttığında ise pay senedi fiyatı 1.49 birim artmaktadır. Öte yandan Dolar kuru bir birim arttığında ise pay senedi fiyatları 3.45 birim azalmaktadır.<br>Tartışma– Netice itibariyle pay senedi fiyatında makroekonomik değişkenlerin etkili olduğu dolayısıyla bu çalışmanın; sermaye piyasası yatırımcılarının uzun vadeli yatırımlarında pay senedi fiyat hareketlerini verilere dayalı olarak tahmin etmesine katkı sağlamasının yanı sıra araştırmacıların farklı değişkenleri kullanmak suretiyle başka sektörlerdeki şirketlerin pay senetlerine etkisini araştırmaları öngörülmektedir.</p>Ersan ÖZGÜRKemal TAYSI
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742731274410.20491/isarder.2025.2121The Mediating Effect of Organizational Resilience on the Effect of Intrapreneurship on Organizational Agility
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2447
<p>Purpose – This study aims to examine the effect of intrapreneurship on organizational agility and the mediating role of organizational resilience in this effect.<br>Design/methodology/approach – The sample of the study consists of individuals working in 138 IT firms operating in İstanbul. From this population, 530 people were reached and data were collected through online survey method.<br>Results – Research findings show that intrapreneurship has a direct positive effect on organizational agility. In addition, organizational resilience was found to play a significant mediating role on this effect.<br>Discussion – The results obtained reveal that intrapreneurship and organizational resilience are important factors in the processes of coping with uncertainties and ensuring long-term success of organizations. In this context, adopting strategies that support intrapreneurship and increase resilience in management practices is critical for increasing organizational agility and gaining competitive advantage.</p>Hülya ATEŞOĞLUHarun DEMİRKAYA
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742745276210.20491/isarder.2025.2122Avukatlarda Mesleki İmaj Algısının Kronik Yorgunluk Üzerine Etkisinde Psikolojik Dayanıklılığın Rolü
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2448
<p>Amaç – Bu çalışmanın amacı avukatların mesleki imaj algılarının kronik yorgunluk düzeylerini ne ölçüde etkilediğinin ve böyle bir etkide avukatların psikolojik dayanıklılık düzeylerinin nasıl bir rolü olduğunun tespit edilmesidir.<br>Yöntem– Bu amaçla çalışmanın birinci bölümünde araştırmaya konu olan değişkenlere ilişkin ilgili yazın taraması gerçekleştirilmiş ve değişkenlerin teorik temelleri ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise; Erzurum Barosu‘na bağlı 261 avukattan anket yöntemi ile elde edilen veriler, SPSS 26.0 ve AMOS 24 programlarında istatistiki analizlere tabi tutulmuş ve ilgili yazın çerçevesinde tasarlanan araştırma modeli test edilmiştir.<br>Bulgular – Analiz sonuçları doğrultusunda yapısal modele ilişkin uyum değerlerinin kabul edilebilir seviyede olduğu belirlenmiştir. Yapısal modele ilişkin aracılık etkisi ise Bootstrap yöntemi doğrultusunda ele alınmış ve avukatların mesleki imaj algılarının kronik yorgunluk düzelerini azaltırken bu etkiye psikolojik dayanıklılığın aracılık ettiği ve bu aracılık etkisinin anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.<br>Tartışma– Avukatların kronik yorgunluklarıyla başa çıkabilmesinde mesleki imaj algılarının psikolojik dayanıklılık aracılığıyla desteklenmesinin önemli olduğu tespit edilmiştir.</p>Ülke Hilal ÇELİKSongül KARACA AYDIN
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742763227710.20491/isarder.2025.2123Adapting HR Strategies to Enhance CRM in Aviation: A Qualitative Study on Emerging Technologies Grounded in Socio-Technical Systems Theory
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2449
<p>Purpose – This study aims to explore how Human Resource Management (HRM) strategies can enhance Crew Resource Management (CRM) effectiveness in the context of emerging technologies such as artificial intelligence (AI) and augmented reality (AR) in aviation. While these technologies improve operational efficiency, they also highlight the critical need for maintaining human oversight and decision-making processes.<br>Design/methodology/approach – The research employs a qualitative methodology grounded in Socio-Technical Systems (STS) theory. Data were collected through interviews with 15 aviation experts, including pilots, HR professionals, and operations managers, and analyzed using thematic analysis with NVivo software.<br>Results – The findings indicate that while automation significantly enhances operational efficiency, maintaining manual skills and human decision-making remains essential for sustainable operations. The study also identifies the need for HR strategies to adapt to technological change through enhanced training programs, continuous learning initiatives, and revised recruitment practices.<br>Discussion – This study contributes to STS theory by emphasizing the importance of balancing technological and social systems to ensure effective CRM in aviation. Practical recommendations for HR strategies are provided, including improving training programs, fostering a culture of continuous learning, and modernizing recruitment processes to support the successful integration of emerging technologies in aviation.</p>Kağan Cenk MIZRAK
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742778279810.20491/isarder.2025.2124Uzaktan Çalışma Hakkındaki Çalışan Algısının Demografik ve Kontrol Değişkenler Açısından İncelenmesi
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2450
<p>Amaç – Bu makalede şirketlerin en değerli kaynakları olan insan varlığının uzaktan çalışmaya yönelik algılarının (uygunluk algısı, ilişkilerin etkilenmesi, iş yaşam dengesi, duygusal tepki, organizasyonel destek, finansal katkı ve beceri geliştirme, toplum üzerinde etkisi) demografik değişkenler (cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim düzeyi) ve kontrol değişkenlerine (kadro türü, idarecilik görevi, özel çalışma alanı gerekliliği, okuyan çocuk durumu) göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir.<br>Yöntem– Bu çalışma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi 516 kişiden oluşmaktadır. Çalışmada veri toplama aracı olarak anket kullanılmıştır. Çalışmada ölçeğin geçerlilik ve güvenilirlik analizi, normallik analizi, t-testi, ANOVA testi analizi yapılmıştır.<br>Bulgular – Çalışanların uzaktan çalışma algısının demografik değişkenler (cinsiyet, medeni durum, yaş, eğitim düzeyi) ve kontrol değişkenlerine (kadro türü, idarecilik görevi, özel çalışma alanı gerekliliği, okuyan çocuk durumu) göre anlamlı farklılıklar gösterdiği bulunmuştur.<br>Tartışma– Yönetici ve karar vericilerin, uzaktan çalışma uygulamalarına geçişte ve uygulanmasında çalışanların demografik ve kontrol değişkenlerinin göz önünde bulundurması gerekmektedir. Bu değişkenlerin uzaktan çalışma uygulamalarının etkinliği ve verimliliği üzerinde etkili olması beklenmektedir.</p>Abdurrahman AKMAN
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742799281910.20491/isarder.2025.2125Tıbbi Sekreterlerin İş Stresi ile Mutluluk Algıları Arasındaki İlişkide Dayanıklılığın Aracı Rolü
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2451
<p>Amaç – Bu araştırmanın amacı; tıbbi sekreterlerin iş stresi, mutluluk algıları ve psikolojik dayanıklılıkları arasındaki ilişkileri ortaya koyarak, olumsuz bir etkiye sahip olan iş stresinin, mutluluk algısı üzerindeki etkisinde psikolojik dayanıklılığın aracılık rolünü tespit etmektir.<br>Yöntem– Araştırma, nicel araştırma yaklaşımına dayalı kesitsel bir araştırma modeli çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu model, iş stresi ile psikolojik dayanıklılığın, mutluluk algısı üzerinde etkisinin olup olmadığının belirlenmesi amacıyla tasarlanmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye genelindeki kamu ve özel sağlık kurumlarında çalışan tıbbi sekreterler oluşturmaktadır. Veriler, kolayda ve kartopu örnekleme yöntemleri kullanılarak, Google Forms dijital platformunu aracılığı ile 375 tıbbi sekreterden toplanmıştır. Veriler IBM SPSS 21.0 ve AMOS 23.0 yazılımları aracılığıyla analiz edilerek, ölçeklerin güvenilirliği, geçerliliği ve değişkenler arası ilişki ve etkiler değerlendirilmiştir.<br>Bulgular – Yapılan analizlere göre iş stresinin, mutluluk algısını ve psikolojik dayanıklılığı anlamlı ve negatif şekilde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan psikolojik dayanıklılığın ise mutluluk üzerinde anlamlı ve pozitif etkisinin olduğu görülmüştür. Ek olarak iş stresinin mutluluk algısı üzerindeki etkisinde psikolojik dayanıklılığın kısmi aracı etkisinin olduğu bulunmuştur.<br>Tartışma– Bu sonuçlar, psikolojik dayanıklılığın, tıbbi sekreterlerin sahip olduğu iş stresinin, mutluluk algıları üzerindeki olumsuz etkilerini tam olarak ortadan kaldırmasa da belirli ölçüde hafifletici bir rol üstlendiğini ortaya koymaktadır.</p>Simge SAMANCI
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742820283710.20491/isarder.2025.2126Etnosentrik Eğilimlerin Marka Bağlılığındaki Etkisinde Dijital Pazarlamanın Aracılık Rolü
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2452
<p>Amaç – Bu çalışma, tüketici etnosentrizminin marka bağlılığı üzerindeki etkisini ve dijital pazarlamanın bu ilişkideki aracılık rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Küreselleşme ve dijitalleşme süreçleri tüketici tercihlerinde önemli değişimlere yol açarken, yerel ve uluslararası markalar arasındaki rekabet giderek artmaktadır. Bu bağlamda, dijital pazarlama stratejilerinin tüketicilerin etnosentrik eğilimlerini nasıl şekillendirdiği ve marka bağlılığına nasıl etki ettiği analiz edilmiştir.<br>Yöntem– Araştırma, nicel yöntem çerçevesinde ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak anket kullanılmış, çalışma kolayda örnekleme yöntemiyle İstanbul’un Avcılar ilçesindeki üniversite öğrencileri üzerinde yürütülmüştür. Anket yöntemiyle elde edilen veriler istatistiksel analizler kullanılarak değerlendirilmiş; tüketici etnosentrizmi, marka bağlılığı ve dijital pazarlama değişkenleri arasındaki ilişkileri incelemek amacıyla bağımsız örneklem t-testi, varyans analizi (ANOVA), korelasyon ve regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir.<br>Bulgular – Araştırma sonuçları, tüketici etnosentrizminin marka bağlılığı üzerinde anlamlı bir etkisi bulunduğunu ve bu ilişkide dijital pazarlamanın kısmi aracılık rolü üstlendiğini ortaya koymaktadır.<br>Tartışma– Dijital pazarlama, tüketicilerin markalarla olan etkileşimini artırarak etnosentrik eğilimleri dönüştürebilir ve marka bağlılığını güçlendirebilir. Çalışma bulguları, yaş, medeni durum ve sosyal medya kullanımı gibi faktörlerin tüketici etnosentrizmi ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda, markaların hem yerel hem de küresel pazarlarda sürdürülebilir bir başarı elde edebilmesi için tüketici etnosentrizmini dikkate almaları gerektiği vurgulanmaktadır. Dijital pazarlama stratejilerinin, özellikle etnosentrik tüketicilere yönelik olarak etkin kullanılması, markaların sadık bir müşteri kitlesi oluşturmasına katkı sağlayabilir.</p>Mehmet Emin KEKE
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742838285910.20491/isarder.2025.2127Dış Ticaret İşletmelerinde Dijital Dönüşüm Uygulamaları Kullanımının Teknoloji Kabul Modeli ile İncelenmesi
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2453
<p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, dış ticaret işletmelerinde dijital dönüşüm uygulamalarının benimsenme düzeyini Teknoloji Kabul Modeli 2 (TKM2) kapsamında incelemek ve bu bağlamda dijital teknolojilerin kullanım niyetini şekillendiren temel belirleyicileri ortaya koymaktır.<br>Yöntem– Araştırma ilişkisel tarama modeliyle gerçekleştirilmiştir. İstanbul’da faaliyet gösteren dış ticaret işletmelerinde çalışan 380 katılımcıdan (167 erkek, 213 kadın) anket yoluyla elde edilen veriler, SmartPLS 3.3 yazılımı kullanılarak Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) ile analiz edilmiştir. YEM, ölçüm ve yapısal modellerin eşzamanlı değerlendirilmesine olanak tanıdığı için tercih edilmiştir.<br>Bulgular – Analiz sonuçları, algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, işe uyumluluk, çıktı kalitesi ve bilgisayar öz-yeterliliğinin dijital dönüşüm teknolojilerini kullanma niyeti üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Demografik değişkenler açısından cinsiyet, yaş, meslek ve gelir düzeyine göre farklılıklar tespit edilmiş; eğitim düzeyi ve medeni durum değişkenlerinde ise anlamlı farklılık bulunmamıştır.<br>Tartışma– Bulgular, dijital dönüşüm uygulamalarının benimsenmesinde bireysel yeterlilikler, algılanan işlevsellik ve süreç uyumluluğunun kritik rol oynadığını ortaya koymaktadır. Bu çerçevede, dış ticaret işletmelerinde dijital dönüşümün sürdürülebilir biçimde hayata geçirilebilmesi için çalışanların dijital becerilerinin geliştirilmesi, iş süreçleri ile entegrasyonun sağlanması ve farklı demografik gruplara özgü stratejilerin oluşturulması gerekmektedir.</p>Güllü ŞENLİKOĞLUHakan KAYA
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742860287910.20491/isarder.2025.2128İşe Adanmışlık, Kariyer Tatmini ve İş Performansı İlişkisinin İncelenmesi: Banka Çalışanları Üzerine Bir Araştırma
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2454
<p>Amaç – Bu çalışma örgütlerin başarısı üzerinde belirleyici olan kariyer tatmini, işe adanmışlık ve iş performansı değişkenleri arasındaki ilişkileri incelemeyi amaçlamaktadır. Alanyazında bu üç değişkenin bir arada incelendiği oldukça sınırlı sayıda çalışma olması araştırmanın önemini oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında elde edilen bulguların teoriye katkı ve uygulayıcılara yönelik önemli çıkarımlar sunması beklenmektedir.<br>Yöntem– Nicel araştırma yöntemlerine göre tasarlanan bu araştırmada veri toplama tekniği olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Veriler araştırma evrenini oluşturan banka çalışanlarından tabakalı ve kartopu örnekleme yöntemleri kullanılarak çevrimiçi ortamda toplanmış ve 414 geçerli anket elde edilmiştir. Araştırmada öncelikle katılımcılara ait demografik özellikler incelenmiştir. Daha sonra araştırma modeli ve alternatif model yol analizleri aracılığı ile test edilmiştir.<br>Bulgular – Elde edilen bulgular, işgörenlerin kariyer tatmin düzeylerinin iş performansları üzerinde pozitif yönde anlamlı düzeyde etkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla beraber elde edilen bulgular işe adanmışlığın dinçlik ve yoğunlaşma boyutlarının iş performansı üzerinde pozitif yönde anlamlı etkilerinin olduğunu, adanma boyutunun ise iş performansı üzerinde anlamlı düzeyde etkilerinin olmadığını göstermektedir. İşe adanmışlık ile kariyer tatmini değişkenlerinin ise kovaryans ilişki içerisinde olduğu ve birbirlerini pozitif yönde anlamlı düzeyde etkilediği tespit edilmiştir.<br>Tartışma– Emek yoğun örgütlerin hedeflerine ulaşabilmesi sahip olduğu insan kaynaklarının performansı ile doğrudan ilişkilidir. Bu bakımdan elde edilen bulgular işgörenlerin kısa ve uzun vadeli kariyer beklentilerine yönelik politikalar üretilmesinin önemini ortaya koymaktadır. Böylece işgörenlerin kariyer tatmin düzeyleri artırılarak yüksek performans göstermeleri mümkün hale getirilebilir. Ayrıca işe adanmışlığın dinçlik ve yoğunlaşma boyutlarının iş performansı üzerinde anlamlı etkilere sahip olması yöneticiler için önemli bir bulgu olarak vurgulanabilir. Bu bakımdan adanmışlık düzeyi yüksek çalışanların tercih edilmesi ve periyodik olarak çalışanların adanmışlık düzeylerini artırmaya yönelik politikalar üretilmesi insan kaynakları yöneticilerinin dikkate alması gereken bir diğer bulgu olarak ifade edilebilir. Araştırmanın kariyer tatmini, işe adanmışlık ve iş performansı değişkenlerinin bütüncül olarak birbirlerini etkilediği sonucunu ortaya koyması, örgütlerin bu değişkenlerin işgörenler üzerindeki etkilerini bir arada incelemelerinin önemini göstermektedir.</p>Gülşah KARAVARDARAyşegül YALÇIN ÖZYURT
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742880289610.20491/isarder.2025.2129Şikayetvar Platformunda Türkiye’deki Büyük Cep Telefonu Operatörlerine Yönelik Tüketici Şikayetlerinin Nitel Analizi
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2455
<p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki üç büyük cep telefonu operatörüne yönelik tüketici şikâyetlerini inceleyerek, kullanıcıların en fazla sorun yaşadığı alanları belirlemek ve bu şikâyetlerin işletmelere sunduğu hizmet geliştirme fırsatlarını ortaya koymaktır.<br>Yöntem– Araştırmada nitel içerik analizi yöntemi kullanılmış olup, veriler sikayetvar.com internet sitesinde yer alan 150 şikâyet üzerinden toplanmıştır. Analiz sürecinde MAXQDA programından yararlanılmıştır.<br>Bulgular – Analiz sonuçlarına göre, tüketici şikâyetlerinin en yoğunlaştığı alan müşteri ilişkileri olmuştur. Teknik problemler ve fiyatlandırmaya ilişkin sorunlar da sıkça dile getirilen diğer şikâyet konuları arasında yer almıştır.<br>Tartışma– Elde edilen bulgular, işletmelerin dijital şikâyet platformlarını etkin bir şekilde izlemesi ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini göstermektedir. Bu tür yaklaşımlar, müşteri memnuniyetini ve marka sadakatini artırmak için kritik bir öneme sahiptir.</p>Ahmet UYAR
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742897291310.20491/isarder.2025.2130BRICS-T Ekonomilerinde Büyümenin Dinamikleri: Ekonomik Karmaşıklık ve Dışa Açıklığın Yapısal Dönüşümdeki Rolü
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2456
<p>Amaç – Bu çalışmada, BRICS-T ülkelerinde (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika ve Türkiye) 1995-2023 dönemine ait veriler kullanılarak ekonomik büyümenin belirleyicileri analiz edilmektedir. Özellikle, ekonomik karmaşıklık ve ticari dışa açıklık oranı değişkenlerinin ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini incelemektedir.<br>Yöntem– Analizde, yatay kesit bağımlılığı ve heterojen panelleri dikkate alan Dinamik Ortak Korelasyonlu Etkiler (DCCE) yöntemi kullanılmıştır. Analizin ilk aşamasında, yatay kesit bağımlılığının varlığını tespit etmek amacıyla CD_LM testi uygulanmıştır. Test sonuçları, yatay kesit bağımlılığının varlığı ispatlanmış, bu durumda da ikinci nesil birim kök analiz yöntemleri kullanılmıştır. Öncelikle, CIPS (Cross-sectionally Augmented IPS) birim kök testi uygulanmış ve serilerin durağanlık seviyeleri incelenmiştir. Birim kök analizinin ardından, panelin heterojen bir yapıda olduğu Swamy testi ile doğrulanmış sonrasında ise, Westerlund eşbütünleşme analizi ve DCCE tahmin yöntemi kullanılmıştır.<br>Bulgular – Araştırmanın bulgularına göre bağımlı ve bağımsız değişkenlerin uzun dönemde eşbütünleşik hareket ettiği bulunmuş olup, her iki değişkenin de ekonomik büyümeyi pozitif ve istatistiki olarak anlamlı etkilediği tespit edilmiştir. Ekonomik karmaşıklık değişkeninin katsayısı 1.33 olup %5 anlamlılık düzeyinde anlamlı bulunmuştur. Bu bulgu, üretim yapısının daha karmaşık ve bilgi yoğun bir hale gelmesinin ekonomik büyümeyi teşvik ettiğini ortaya koymaktadır. Ticari dışa açıklık oranının katsayısı ise 0.19 olarak hesaplanmış ve %1 anlamlılık düzeyinde anlamlı görülmüştür.<br>Tartışma– Sonuç olarak, bu çalışma, BRICS-T ülkelerinde sürdürülebilir ekonomik büyümenin sağlanması için ekonomik çeşitliliğin artırılması ve ticari dışa açıklığın teşvik edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ekonomik karmaşıklığın artırılması, özellikle bilgi ve teknoloji yoğun üretim yapılarının geliştirilmesi, ekonomik büyümeyi destekleyen temel bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Benzer şekilde, dışa açıklık oranının artırılması, uluslararası ticaretin ekonomik büyümeye olan katkısını güçlendirecektir.</p>Ömer YILMAZ
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742914292510.20491/isarder.2025.2131McKinsey 7S Çerçevesi Stratejik Yönetim Ölçeği: Türkçe’ye Uyarlama Çalışması
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2457
<p>Amaç – Günümüzde değişen çevre ve rekabetçi şartlar, kurumların stratejilere daha fazla önem vermesini gerektirmektedir. Stratejinin etkili bir biçimde uygulanması stratejilerin belirlenmesi kadar zordur. Bu nedenle stratejik yönetim uygulamaları da oldukça önemli hale gelmiştir. McKinsey 7S modeli, stratejik yönetim uygulamalarında dünya genelinde sıkça kullanılan kapsamlı bir analiz aracıdır. Ancak Türkçe literatürde bu modele dayanan geçerli ve güvenilir bir ölçme aracının bulunmaması, hem akademik çalışmalar hem de uygulayıcılar açısından önemli bir eksiklik olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışma, Njeru, W. G., Awino, Z. B. ve Adwet, K. (2017) tarafından 'Strategy Implementation' adlı çalışmada geliştirilen McKinsey 7S çerçevesi ölçeğinin Türkçeye uyarlanmasını amaçlamaktadır.<br>Yöntem– Uyarlama çalışması için öncelikle yazarlardan mail yoluyla izin alınmıştır. Ölçeğin orijinal formunun İngilizce olması nedeniyle Türkçe’ye çevrilme sürecinde hedef ve kaynak dili iyi bilen bir kamu personeli ve orta düzey yönetici tarafından birbirinden bağımsız olarak çeviriler yapılmış ve karşılaştırmalar sonucu ortaya çıkan metin ile orijinal metnin yakın ifadeler taşıdıkları belirlenmiştir. Daha sonra yazarlar tarafından Türkçe Stratejik Yönetim literatürüne uygunluğu değerlendirilerek bazı düzeltmeler yapılmıştır. Son olarak tersine çeviri yapılarak ölçekler uygulanmış ve maddeler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Ölçeğin dil geçerliğinden sonra yapı geçerliği ve güvenirlik analizi yapılmıştır. Çalışmada Kamuda stratejik planlama hakkında bilgi sahibi olan 324 çalışan ve yöneticinin oluşturduğu katılımcılardan veri toplanmıştır. Elde edilen verilere açımlayıcı faktör analizi (AFA), doğrulayıcı faktör analizi (DFA) ve Cronbach alfa testi uygulanmıştır.<br>Bulgular – Sonuçta uyarlanan ölçeğin güvenilir ve geçerli olduğu ortaya çıkarılmıştır. Doğrusal faktör analizi, güvenilirlik testi Cronbach alfa değeri ve yapı geçerliliği uygun bulunmuştur.<br>Tartışma– Çalışmanın, stratejik yönetim faaliyetlerinin uygulanmasında yol gösterici olacağı ve literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</p>İbrahim Etem KAYANeşe SONGÜR
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742926293710.20491/isarder.2025.2132Türkiye’de Konut Fiyat Endeksi ile Döviz Kuru, ÜFE, Kira ve Maliyetlerin İlişkisi
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2458
<p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de konut fiyat endeksi ile döviz kuru, üretici fiyat endeksi, kira ve konut maliyeti arasındaki kısa ve uzun dönem ilişkileri incelemek ve kısa vadeli öngörüler üretmektir.<br>Yöntem– 2010Q1–2023Q4 dönemine ait çeyreklik veriler kullanılmış, değişkenler logaritmik dönüştürülmüş ve ADF ile PP testleri sonucunda I(1) oldukları belirlenmiştir. Johansen eşbütünleşme testi ile uzun dönem ilişkiler saptanmış, VECM modeli kurulmuş ve IRF ile FEVD analizleri yapılmıştır.<br>Bulgular – Analizler konut fiyat endeksi ile incelenen makroekonomik değişkenler arasında iki uzun dönemli eşbütünleşme ilişkisi olduğunu göstermektedir. Kısa dönemde üretici fiyat endeksi artışları konut fiyatlarını baskılarken, kira değişkeninin gecikmeli etkileri negatif bulunmuştur.<br>Tartışma– Sonuçlar Türkiye’de konut piyasasının özellikle maliyet ve kira dinamikleri tarafından şekillendiğini ortaya koymaktadır. Döviz kuru şoklarının etkisi sınırlı kalmakta, politika tasarımında maliyet ve kira unsurlarına odaklanılması gerektiği anlaşılmaktadır.</p>Ali ÇİLİNGİRRukiye DAĞALPSedat YENİCE
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742938295110.20491/isarder.2025.2133Financial Contagion: A Systematic Literature Review
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2459
<p>Purpose – This study aims to provide a comprehensive overview of the available information on the financial contagion/contagion effect during the COVID-19 pandemic through a systematic literature review.<br>Design/methodology/approach – Financial contagion, the phenomenon of events spreading and affecting financial markets, has gathered significant attention from scholars and practitioners. Numerous studies have been conducted on this topic, necessitating a thorough examination to understand the diverse approaches and findings related to financial contagion. Therefore, we conducted a review of financial contagion/contagion effect studies in the Web of Science (WoS) and the Scopus databases, analyzing 37 articles.<br>Results – His review, based on selected keywords and defined criteria, had a total of 1,160 citations referencing these articles as of December 2024. Notably, the multivariate GARCH models, the VAR model, and the Copula model emerged as prominent methodologies for investigating the financial contagion effect.<br>Discussion – By synthesizing current research findings, we offer insights into potential directions for future studies on this vital subject, thus contributing to a deeper understanding of financial contagion/contagion effect.</p>Dilber DOĞANMustafa SAYIM
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742952296510.20491/isarder.2025.2134Gösterişçi, Statü ve Sembolik Tüketim Eğilimi Üzerine Nitel Bir Araştırma
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2460
<p>Amaç – Araştırmada tıp doktoru ve diş hekimi kadın tüketicilerin gösteriş, statü ya da sembolik tüketime yönelik eğilimleri çerçevesinde tüketim davranışlarının incelenmesi amaçlanmıştır.<br>Yöntem– Kolayda örnekleme ile belirlenen 24 kadın hekimle derinlemesine görüşme yapılarak açık uçlu sorular yöneltilmiş; elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır.<br>Bulgular – Sembolik tüketime yönelik elde edilen bulgular, kadın hekimlerin tüketim eğilimlerinin yalnızca ihtiyaç ya da beğeniler doğrultusunda şekillenmediğini, aynı zamanda meslekî kimlik, sosyal roller ve çevresel beklentilerle de güçlü biçimde ilişkili olduğunu göstermiştir. Gösterişçi tüketime ilişkin bulgular, kadın hekimlerin bilinçli bir şekilde aşırı görünürlükten kaçındıklarını; bireysel tarzlarının doğal bir biçimde fark edilmesine önem verdiklerini ortaya koymuştur. Statü tüketimine yönelik bulgular da benzer bir farkındalığa işaret etmektedir. Katılımcıların büyük bir çoğunluğu, yalnızca sosyal statü sağlama amacıyla yüksek fiyatlı olan ya da lüks ürünleri tercih etmeyi reddetmiş; kabul görmek için kişisel duruş, yaşam tarzı ve eğitim düzeyi gibi faktörlerin daha belirleyici olduğunu vurgulamıştır.<br>Tartışma– Bu çalışma katılımcıların tüketim pratiklerinde daha çok sembolik ve öznel değerlere dayalı bir eğilim içinde bulunduklarını; gösterişçi ve statü tüketim yaklaşımından ziyade daha bilinçli, seçici, kimlik odaklı bir tüketim anlayışını yansıttıklarını göstermektedir. Çalışmanın hem akademik literatüre hem de işletmelere katkı sağlaması beklenmektedir.</p>Sena YAVUZKadri Gökhan YILMAZ
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742966298910.20491/isarder.2025.2135Service Under Strain: Exploring the Roles of Supervisor and Coworker Support in the Context of Customer Incivility
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2461
<p>Purpose – In recent years, the impact of employee Behaviours and emotional reactions on organisational processes has been increasingly recognised. Building on this understanding, this study examines the relationships among customer incivility, job stress, and turnover intention among hotel employees and analyses the moderating role of perceived supervisor and co-worker support on these relationships.<br>Design/methodology/approach – The survey method, classified as a descriptive model type, was chosen for the research objectives. The quantitative approach was implemented. The research data were gathered from hotel employees in Antalya, Turkey’s premier tourism destination. The sample of the study consists of 397 people working in twenty-two 5-star hotels in Antalya.<br>Results – The results indicate that job stress functions as a complete mediator in the association between customer incivility and turnover intention. Moreover, perceived supervisor support significantly moderates the relationship between customer incivility and turnover intention, but co-worker support exhibits no considerable moderating impact.<br>Discussion – The findings draw attention to the importance of supervisor support in reducing stress-related turnover intentions and highlight the need to develop supportive work environments that prioritise the well-being of employees in hotel businesses.</p>Emin ARSLANHakan KENDİRHandan ÖZÇELİK BOZKURT
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191742990300710.20491/isarder.2025.2136Sessiz İstifa: Nedenleri ve Sonuçları Üzerine Nitel Bir Araştırma
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2462
<p>Amaç – Bu çalışmada, sessiz istifanın nedenlerinin ve sonuçlarının, bir büyükşehir belediyesinin çalışanlarından toplanan veriler üzerinden tespit edilmesi amaçlanmıştır.<br>Yöntem– Çalışmanın yöntemi nitel yöntemdir. Araştırma deseni olarak olgubilim tercih edilmiştir. Araştırma verileri, 15 katılımcıdan yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmıştır.<br>Bulgular – Çalışanların çoğunluğu sessiz istifa yaşamasına rağmen, çok azı sessiz istifa hakkında bilgi sahibidir. Sessiz istifanın öncelikli nedenleri, iş-yaşam dengesizliği, takdir edilmeme, tükenmişlik, karanlık liderlik, düşük ücret ve otonomi olmamasıdır. Sessiz istifanın sonuçları ise, motivasyon düşüklüğü, sosyal izolasyon, performans düşüklüğü ve işten ayılma niyetidir.<br>Tartışma– Örgütlerde, çok sayıda işyeri sorununun bir arada yaşanması durumunda sessiz istifa artmaktadır. Sessiz istifa bir süreçtir ve zaman geçtikçe sessiz istifanın gerçekleşme ihtimali artmaktadır. İşyeri sorunlarının sessiz istifaya neden olma ihtimali her çalışanda aynı değildir. Sessiz istifa, çalışanın özelliklerine göre farklılık gösterebilmektedir.</p>Umut AVCIŞahin ERDEM
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743008302610.20491/isarder.2025.2137Halka Arz Yapan İşletmelerde Beklenti Yönetimi: Fiyat Tespit Raporları Vaka Analizi
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2463
<p>Amaç – 2020 yılında pandemi, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de halka arzlara olan talebi artırmıştır. Bu çalışma Türk hisse senedi piyasasında analistler ve aracı kurumların beklentilerinin iyimser ya da kötümser olup olmadığı ve halka arz sonrasında bu beklentilerin yıllara sari gerçekleşip gerçekleşmediğini de ölçerek piyasanın verimli bir ekosisteme sahip olup olmadığını araştırmaktadır. Tahminlemelerde iyimser beklentiler ve yanlış fiyatlamalar yabancı yatırımcı açısından piyasanın verimliliğini sorgulatmaktadır.<br>Yöntem– Çalışmada, nitel ve nicel araştırma yöntemlerinden olan içerik analiz yöntemi kullanılırken doküman inceleme tekniği ile veriler toplanmıştır. Çalışmada, 2021, 2022, 2023, 2024 yıllarına ait halka arz olan 144 şirketin aracı kurumlar tarafından yazılan ve KAP’ta yayınlanan 144 fiyat tespit raporundaki karlılık beklentileri sonraki 2 yılda KAP’ta yayınlanan 204 varsayım raporlarına göre gerçekleşme oranları açısından incelenmiş ve başarılı aracı kurum ve başarısız kurumlar skorlama yöntemi ile belirlenmeye çalışılmıştır.<br>Bulgular – Çalışma, aracı kurumların son 4 yılda tahminlerinin büyük oranda gerçekleştiğini, sapmanın genelde pozitif tarafta olduğunu ortaya koyarken aracı kurum ve yıl bazlı farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Türk hisse senedi piyasası beklendiğinden daha verimli çalışıyor gözükmektedir. İnfo Yatırım, Deniz Yatırım en başarılı aracı kurumlar olarak öne çıkmıştır. İlk yıl beklenti gerçekleşmelerinin ikinci yıl beklenti gerçekleşmelerinden daha iyi olduğu sonucuna varılmıştır.<br>Tartışma– Halka arzlara yönelik literatür incelemesi yapıldığında ilgili çalışmalarda piyasanın verimliliğine dair beklentilerin ölçüldüğü böyle bir yöntemin olmadığı dikkat çekmiştir. Bu çalışma yerli ve yabancı yatımcılara Türk hisse senedi piyasasının verimliliği hakkında bir fikir verirken bu beklentiler saptığında yatırımcı haklarını korumakla görevli SPK için de aracı kurum bazında yol gösterici sonuçlar ortaya koymaktadır.</p>Halil ARSLANTemur KAYHAN
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743027305110.20491/isarder.2025.2138Havacılık Sektöründe Tedarik Zinciri Yönetiminin İş Performansına Etkileri
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2464
<p>Amaç – Çalışmada Türkiye’de sivil havacılık sektörünün merkezi olarak görülen İstanbul il sınırları içinde faaliyet gösteren havacılık işletmelerinde, tedarik zinciri uygulamalarının iş performanslarına etkilerinin incelenmesi ve yorumlanması amaçlanmaktadır.<br>Yöntem– Kantitatif araştırma yönteminin uygulandığı çalışmada veri toplama yöntemi olarak anketten yararlanılmıştır. Çalışmada tedarik zinciri yönetiminin iş performansına etkileri incelenerek tanımsal olarak da bir neticeye ulaşılacağından kesitsel araştırmalar grubu dâhilinde bulunan nicel anket araştırma kısmında da dâhildir. Çalışmanın evren büyüklüğü rakamsal olarak bilindiğinden %5 örneklem hatasında göre minimum örneklem büyüklüğü dikkate alınmıştır. Araştırma evreni olarak 2022 yılsonu itibariyle Türkiye’deki sivil havacılık sektörü çalışanları seçilmiştir. Bunun neticesinde de on-line olarak uygulanan ankete verilen cevaplardan kabul edilebilir 359 adedi inceleme ve yorumlamaya dâhil edilmiştir. Hazırlanan anket üç kısımdan oluşmaktadır. İlk kısımda araştırmaya katılanların demografik özelliklerinin belirlenmesine yönelik sorular bulunmaktadır. İkinci kısımda 17 sorudan oluşan tedarik zinciri performansı ölçeğine yönelik ifadeler yer almaktadır. Üçüncü kısımda ise 11 ifadeden oluşan iş performansı ölçeğine ait sorular bulunmaktadır. Ön test grubuna uygulanan ölçekler alınan doğru sonuçlar neticesinde dijital ortamda yeniden düzenlenerek asıl çalışma grubuna 15.03.2025 – 25.03.2025 tarihleri arasında on-line olarak uygulanmıştır. İlgili anket Türkiye’de sivil havacılık sektöründe farklı çalışma alanlarında hizmet veren şirketlerdeki beyaz yakalı ofis çalışanlarına uygulanmıştır. Uygulama neticesinde elde edilen veriler ise SPSS 26.0 ve AMOS 24.0 programlarından faydalanılarak analiz edilmiştir.<br>Bulgular – Çalışma Türkiye’deki sivil havacılık sektörü çalışanları üzerinde yapılmıştır. İlgili alanda tedarik zinciri performansı ile bunun yönetilmesinin iş performansı üzerindeki etkilerinin incelenmesi neticesinde bağlı faktörler arasındaki ilişkinin ortaya çıkarılması sağlanmıştır. Araştırma değişkenleri vasıtası ile yapılan korelasyon analizleri neticesinde bütün değişkenlerin aralarında anlamlı ilişkilerin olduğu anlaşılmıştır. Özellikle görev performansı alt boyutu ile bağlamsal performans arasında bulunan ilişkinin en yüksek olan etkileşime sahip olduğu görülmüştür. Sonuçta sivil havacılık sektöründe çalışanların sahip oldukları görev performanslarının bağlamsal performans boyutu ile kuvvetli bir etkileşime sahip olduğu da anlaşılmaktadır. Diğer bir bulgu ise tedarik zinciri alt boyutlarının iş performansı alt boyutları üzerinde anlamlı etkiye sahip olduklarıdır. Tedarik zinciri performansı alt boyutlarından olan esneklik faktörünün iş performansı faktörlerinden olan görev performansı alt boyutu üzerinde en büyük etkiye sahip olduğu ortaya çıkarılmıştır. Yine yapılan modelin açıklama gücünün yeterince kuvvetli olduğu ve en güçlü etkiye görev performansı faktörünün sahip olduğu anlaşılmaktadır.<br>Tartışma– Elde edilen bulgular Türkiye’deki sivil havacılık sektörü çalışanlarının görev performansları ile bağlamsal performansları arasında kuvvetli bir etkileşimin olduğunu ortaya koymaktadır ve literatürdeki diğer çalışmalarla benzer bir sonuç elde edilmiştir. Diğer sonuçlara istinaden Türkiye’deki sivil havacılık organizasyonlarında uygulanan esneklik becerilerinin artırılması sonucunda çalışanların görev performanslarının aynı oranda artırılabileceği düşünülmektedir. Bu kısımda da elde edilen sonuçların yine literatürdeki benzer çalışma neticeleri ile örtüştüğü anlaşılmaktadır. Ayrıca ilgili sektör çalışanlarının görev performanslarındaki en küçük artışın organizasyonel bağlam performansında güçlü etkileri olduğu da ortaya çıkarılmıştır.</p>Fatih KARAMAN
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743052306910.20491/isarder.2025.2139Borsa İstanbul’da Halka Arzların Fiyat Performansının Analizi (2021-2023)
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2465
<p>Amaç – Bu çalışma, 2021-2023 yılları arasında Borsa İstanbul’da (BİST) ilk kez halka arz edilen firmaların kısa dönem fiyat performanslarını ve bu performansa etki eden faktörleri incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın ana odağı BIST’te düşük fiyatlama (underpricing) olgusunun varlığını test ederek kısa dönem getirileri etkileyen firma, halka arz ve piyasa temelli değişkenleri analiz etmektir.<br>Yöntem– Firmaların kısa dönem fiyat performansı, ilk işlem günü ile 5, 15, 30 ve 60 günlük getirilerin BIST 100 endeksine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediği açısından Tek Örneklemli Wilcoxon İşaretli Sıra Testi ile analiz edilmiştir. Performansı etkileyen değişkenler, izahname verileri, k-ortalamalar kümeleme algoritması ve medyan değerlerine göre gruplandırılmıştır. Değişken grupları arasındaki farklar Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney U testleriyle incelenmiştir.<br>Bulgular – Araştırma kapsamında analiz edilen dönemlerde BİST’te gerçekleşen ilk halka arzların kısa vadede anlamlı pozitif getiriler sağladığı tespit edilmiştir. Sonuçlar, BİST’in yarı güçlü formda etkin olmadığını ortaya koymaktadır. Kısa dönem getirilerinin, firma ve sektör temelli faktörler ile piyasa koşullarından da etkilendiği belirlenmiştir. Bu sonuçlar, literatürdeki mevcut çalışmalarla büyük ölçüde uyumludur.<br>Tartışma– Bulgular, ilk halka arz süreçlerinde doğru fiyatlama ve stratejik değerlendirmelerin önemini vurgulamaktadır. Çalışma, BİST’te yoğun halka arz dönemlerine ilişkin çok boyutlu ampirik bir analiz sunmakta ve yöntemsel açıdan kümeleme yaklaşımını kullanarak kısa dönem performans dinamiklerine yeni bir perspektif getirmektedir. Bu yönüyle çalışmanın yöntem ve bulgularının hem literatüre katkı sağlaması hem de yatırımcılar ile düzenleyici otoriteler için karar destek aracı işlevi görmesi beklenmektedir. Ayrıca sonraki çalışmalarda, halka arz sonuçlarını etkileyen temel faktörleri belirlemek amacıyla makine öğrenmesi teknikleri de kullanılabilir.</p>Murat KUTLARSıtkı SÖNMEZER
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743070308910.20491/isarder.2025.2140Otomobil Kullanıcılarının İnovatif Araçlara Yönelik İlgi ve Beklentileri: Elektrikli Arabalar
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2466
<p>Amaç – Teknolojinin hız kazandığı dünyamızda yenilikçi ve çevreci araçların kullanımı artmaya devam etmektedir. Bu araçlar arasında temiz yakıt ve çevreci anlayışa sahip elektrikli otomobillere olan ilgi olumlu yönde olmakla birlikte bazı yetersizlikleri ve endişeleri de içinde barındırmaktadır. Bu çalışma, sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan farklılık gösteren sürücü adaylarının elektrikli araçlara yönelik ilgi, beklenti ve kaygılarını, düşünce ve eylemlerine yansımaları belirlemeyi amaçlamaktadır.<br>Yöntem– Çalışmada, survey (tarama) yöntemin kullanımı benimsenmiş olup, çalışmanın evrenini katı yakıt kullanan, elektrikli ve hibrit özelliğe sahip araç kullanan sürücüler oluşturmaktadır. Örneklem evrenden otomobil kullanan sürücüler arasından kümele örnekleme yoluyla belirlenmiş olan 242 otomobil sürücüsü örneklemi oluşturmaktadır. Araştırma verileri araştırmacının kendisinin geliştirdiği 5’li likert tipinde hazırlanmış 27 maddelik ankete sürücülerin verdikleri yanıtlar oluşturmaktadır. Ölçme aracından elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarılarak parametrik testlerden korelasyon, t-testi ve ANOVA testi teknikleri ile analiz edilmiştir.<br>Bulgular – Araştırma sonucunda, elektrikli otomobillerin teknik özelliklerinin yanı sıra yönetimlerin uyguladığı çevreci politikalar, yeşil enerji ve finansman politikaları, altyapı yatırımları ve elektrikli otomobillerin gelecekteki konumuna ilişkin izlediği politikalar ve belirsizlikler tüketicilerin beklenti ve endişelerini artırmaktadır. Araştırmada, tüketicilerin elektrikli otomobil satın alma niyetleri üzerine etkileri istatistiksel olarak analiz edilmiştir.<br>Tartışma– Analiz sonucu tüketicilerin elektrikli otomobillerden beklentilerinin oldukça yüksek düzeyli olduğu, ancak bu durum diğer ülkelerin politik uygulamalarının yanı sıra yönetimin tüketici güvenini artıracak politikalara yer vermesi daha da olumlu etki yaratacaktır. Doğal olarak bu sürece bağlı olarak tüketicilerin elektrikli otomobil satın alma niyet ve davranışlarında değişmelere yol açtığı gözlenmektedir. Elde edilen bulgular, literatür verileri çerçevesinde tartışılarak, elektrikli otomobillere yönelik beklentilerin karşılanması ve satın alma davranışının olumlu yönde değişmesi için bazı önerilere yer verilmiştir.</p>Gizem Şebnem BEYDOĞAN
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743090310810.20491/isarder.2025.2141Tripadvisor Ziyaretçi Yorumlarının Duygu Analizi: Uludağ Kayak Merkezi Örneği
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2467
<p>Amaç – Bu çalışma, Uludağ Kayak Merkezi’ne yönelik ziyaretçi yorumlarını duygu analizi yöntemiyle inceleyerek, turist deneyimlerini olumlu, olumsuz ve tarafsız yönleriyle değerlendirmeyi amaçlamaktadır.<br>Yöntem – Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak TripAdvisor’da yer alan 386 ziyaretçi yorumu analiz edilmiştir. MAXQDA nitel veri analiz programı aracılığıyla yorumlar tematik olarak sınıflandırılmıştır.<br>Bulgular – Çalışmanın bulguları, turizm işletmeleri ve destinasyon yöneticileri için önemli bir kaynak niteliği taşıyacaktır. Çalışmada elde edilen veriler 3 tema altında toplanmıştır. Bunlar; olumlu değerlendirmeler, olumsuz değerlendirmeler ve yargı içermeyen değerlendirmelerdir. Olumlu değerlendirmeler kapsamında doğal güzellikler, kayak olanakları ve hizmet kalitesi öne çıkarken, olumsuz değerlendirmelerde fiyatların yüksekliği, kalabalık ve hizmet kalitesindeki eksiklikler en çok eleştirilen konular olmuştur. Yargı içermeyen değerlendirmeler ise bilgi ve öneri kategorileri altında toplanmıştır.<br>Tartışma – Elde edilen sonuçlar, destinasyon yönetimi ve turizm işletmeciliği açısından önemli stratejik çıkarımlar sunmakta olup, kış turizmi destinasyonları için dijital platformlarda yer alan ziyaretçi geri bildirimlerinin önemini ve etkisini anlamak açısından önemli bir çerçeve sunmaktadır. Fiyat politikalarının revize edilmesi, hizmet kalitesinin artırılması, altyapının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir turizm uygulamalarının benimsenmesi, Uludağ Kayak Merkezi’nin uzun vadede rekabet gücünü artıracaktır.</p>Ali KOÇAK
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743109312410.20491/isarder.2025.2142İşletme Performansının Otel Yöneticileri Perspektifinden Değerlendirilmesi: Balanced Scorecard Kapsamında Çoklu Olay Çalışması
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2468
<p>Amaç – Bu araştırma, otel yöneticilerinin bakış açısından işletme performansını Balanced Scorecard (BSC) çerçevesinde değerlendirmeyi; ayrıca finansal başarıya katkı sağlayan finansal olmayan boyutlarda uygulanan stratejileri keşfetmeyi amaçlamaktadır. Performans ölçütlerine atfedilen önem düzeyleri ile kullanım sıklıklarının otel türlerine göre karşılaştırılması da araştırmanın alt amaçları arasında yer almaktadır.<br>Yöntem – Nitel araştırma yöntemiyle yürütülen çalışmada, bütüncül çoklu olay çalışması deseni benimsenmiş olup çoklu yöntemli araştırma tasarımı kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme ile seçilen türü bakımından farklı üç otel işletmesinde görev yapan 18 yöneticiyle Ağustos-Eylül 2024 döneminde yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmış soru formları ile derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen nitel veriler MAXQDA programında tümdengelimci içerik analiziyle; nicel veriler ise SPSS programında Kruskal-Wallis testiyle analiz edilmiştir.<br>Bulgular – Otel yöneticileri, işletme performansını çok boyutlu bir yaklaşımla değerlendirmekte ve BSC’nin dört boyutuna dayalı ölçütleri benimsemektedir. Otel türleri arasında performans ölçütlerinin önem ve kullanım sıklığı açısından anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Şehir otel işletmesi daha dengeli bir yönetim yaklaşımı sergilerken, termal ve resort oteller finansal ve müşteri boyutlarına daha fazla odaklanmaktadır. BSC’nin finansal olmayan boyutlarının tümünde stratejiler uygulanmakta ve en çok “iç süreçler” boyutunda (%45,52) stratejilerin uygulandığı tespit edilmiştir.<br>Tartışma – Bu çalışma literatürde sınırlı olduğu tespit edilen otel işletmelerinde BSC çalışmalarına katkı sağlamaktadır. Elde edilen bulgular, otel yöneticilerinin işletme performansını çok boyutlu olarak algıladıklarını ve BSC çerçevesinde performans ölçümü yaptıklarını göstermektedir. Ayrıca BSC’nin finansal olmayan boyutlarında uygulanan stratejiler Kaplan ve Norton’un (2004) strateji haritaları modeli ile örtüşmektedir.</p>Yusuf Çağrı TÜRKSEVENLevent KOŞAN
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743125314610.20491/isarder.2025.2143The Mediating Role of Emotional Arousal in the Impact of Social Media Advertisements on Impulsive Buying and Post-Purchase Regret
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2469
<p>Purpose – The aim of the research is to examine the impact of social media advertisements on impulsive buying and subsequent regret in terms of the mediating role of emotional arousal. The novelty of the research is to examine the impact of social media advertisements on impulsive buying and the resulting regret through emotional arousal.<br>Design/methodology/approach – The research was conducted according to the relationship-seeking and causal comparison model in quantitative research approaches. The survey technique was used to collect the data, and the questionnaire form was applied to the participants online. The data were collected by the convenience sampling method. The sample size of the study consisted of 250 participants. Statistical package programs were used to analyze the data.<br>Results – As a result of the data analysis, it was determined that social media advertisements have a positive impact on impulsive buying, and impulsive buying has a significant impact on post-purchase regret. Again, impulsive buying has a positive impact on outcome regret and a negative impact on process regret. Social media advertisements have a positive impact on emotional arousal and emotional arousal has a positive impact on impulsive buying. Moreover, it is concluded that emotional arousal plays a mediating role in the relationship between social media advertisements and impulsive buying.<br>Discussion – The findings are similar to the results of previous studies in the literature. However, in this research, emotional arousal was found to play a mediating role in the effect of social media advertisements on impulsive buying and subsequent regret. It is recommended that similar studies should be conducted comparatively across provinces, products, and social media platforms in the future.</p>Oğuz Han AYKUT
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743147316710.20491/isarder.2025.2144The Impact of Globalization on Competitive Strategies of Tourism and Hotel Enterprises in Turkiye: A Qualitative Study
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2470
<p>Purpose – The aim of this study is to reveal the positive and negative effects of the globalization process on Turkish tourism and the strategies adopted by hotel businesses to gain competitive advantage in this process based on qualitative data analysis.<br>Design/methodology/approach – In the study, the data obtained through semi-structured interviews from qualitative methods were analyzed with MAXQDA software and a thematic framework was created. In this context, interviews were conducted with academicians, tourism vocational teachers, hotel managers, sector representatives, who are experts in their fields, with a sample of 20 participants.<br>Results – The research findings reveal that globalization has had positive effects on Turkish tourism such as technological development, increasing numbers of tourists and improvement in service quality and employment on the one hand, and negative consequences such as environmental destruction, cultural transformation, economic dependency and devaluation of labour on the other. On the other hand, it reveals that hotel businesses have developed multidimensional strategies to achieve success in the global competitive environment. These strategies are concentrated in areas such as digitalization, people-oriented service delivery, employment of qualified personnel, innovative marketing, social responsibility, cultural sensitivity, international cooperation and publicly supported audits.<br>Discussion – It is understood that the effects of globalisation on the tourism sector include not only economic but also social, cultural, environmental and political dimensions. Tourism businesses are making strategic adaptations in areas such as digital transformation, cultural authenticity, sustainability and international integration in order to survive in a global competitive environment. This situation shows that the globalisation process is not only a threat but also offers strategic opportunities. The results of the research emphasise the importance of regional differences and in-depth analyses at the enterprise level in future studies. The findings of this study provide guidance for policymakers and tourism managers to design sustainable strategies that balance global competitiveness with local authenticity, support qualified workforce development, and promote environmentally responsible and culturally sensitive practices in the hospitality sector.</p>İsa UĞUR
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743168318310.20491/isarder.2025.2145Sözsüz Yakınlık ve Mekân Algısının Motivasyona Etkisi: Hibrit Çalışan Beyaz Yakalılar Üzerine Bir Araştırma
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2471
<p>Amaç – Bu araştırmanın amacı, hibrit çalışma modelinde görev yapan beyaz yaka çalışanların sözsüz yakınlık ve mekân algısının motivasyon düzeylerine etkisini Öz Belirleme Kuramı bağlamında incelemektir<br>Yöntem – Araştırmada nicel yöntem kullanılmış, Türkiye’de hibrit çalışan beyaz yaka çalışanlardan anket yoluyla veri toplanmıştır. Toplamda 332 katılımcının verileri analiz edilmiştir. Sözsüz yakınlık ve mekân algısı bağımsız değişkenler, motivasyon ise bağımlı değişken olarak ele alınmıştır. Hibrit çalışma memnuniyeti kontrol değişkeni olarak modele dahil edilmiştir. Analiz için yeterli olacak minimum örneklem büyüklüğü, G*Power programı ile yapılan güç analizi sonucu belirlenmiştir. Veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir.<br>Bulgular – Analizler sonucunda, hibrit çalışma memnuniyetinin etkisinin kontrol edildiği koşulda, sözsüz yakınlık ve mekân algısının çalışan motivasyonu üzerinde anlamlı ve pozitif etkileri olduğu belirlenmiştir. Özellikle mekân algısı sözsüz yakınlığa göre çalışan motivasyonunda daha güçlü bir belirleyici olarak öne çıkmıştır. Araştırmanın sonuçları, kurumların hibrit çalışma düzeninde çalışan motivasyonunu artırmak için sözsüz yakınlık ve mekân algısını güçlendirme yönünde stratejiler geliştirmeleri gerektiğini ortaya koymaktadır.<br>Tartışma – Sonuçlar, hibrit çalışma ortamlarında çalışanların motivasyonunu artırmak için hem fiziksel hem de psikolojik iletişim ve mekân düzenlemelerinin önemli olduğunu göstermektedir. Çalışanların sözsüz yakınlık ve mekân algılarının dikkate alınarak, motivasyonlarının ve dolayısıyla iş performanslarının pozitif yönde artmasının sağlanabileceği düşünülmektedir. Araştırma, hibrit çalışma modelinde sözsüz yakınlık, mekân algısı ve motivasyonun birlikte ele alınması yönüyle literatüre katkı sağlamaktadır.</p>Yavuz ÇAKIR
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743184320010.20491/isarder.2025.2146Konya İmalat Sanayinde İhracatçı İşletmelere Yönelik Betimleyici Bir Analiz
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2472
<p>Amaç – İhracat başarısı dış çevre unsurlarından kaynaklı tehdit ve fırsatlar kadar, işletmelerin mevcut kaynaklarından da etkilenmektedir. Bu sebeple çalışmada, Konya imalat sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin ihracat pazarlarına ait çeşitli özelliklerinin yıllık ihracat satışlarına olan etkisinin araştırılması amaçlanmıştır.<br>Yöntem – Bu çalışma; araştırma deseni bakımından nicel, araştırma yaklaşımı açısından temel araştırma, yöntem açısından ise genel tarama araştırması olarak tasarlanmıştır. Konya’da ihracat faaliyeti gerçekleştiren 369 işletmeden anket uygulamasıyla elde edilen veriler SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir.<br>Bulgular – İmalat sanayi yapısının, farklı sektörlerde yüksek bir ihracat sahip olduğunu göstermektedir. İşletmelerin çoğunluğunun mikro ve küçük ölçekli olup, orta düzeyde ihracata sahip ve ihracatlarının yurt içi satışlara kıyasla düşük paya sahip olduğu; ihracat yapılan ülke sayısının sınırlı olduğu ancak işletmelerin ihracat deneyimlerinden memnun olduğu tespit edilmiştir. İşletmelerin yıllık ihracat satışlarıyla ihracata ayrılan kaynak dağılımı ve ihracat pazarlarındaki pazarlama altyapısı ile aralarında anlamlı bir ilişki olduğu; ihracat pazarlarına kültürel yakınlık durumu, ihracat pazarlarının rekabet yapısı ve ihracat pazarlarındaki ikame ürünlerin varlığı ile yıllık ihracat satışları arasında anlamı bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.<br>Tartışma – İhracat pazarlarındaki çeşitliliğin azlığı, belirli pazarlara bağımlılığın oluştuğunu gösterebilir. Bu riski önlemek için pazar araştırması programlarına ulaşımın artırılması faydalı olabilecektir. Ayrıca ihracat pazarlarındaki satışların artırabilmesi için kaynak dağılımı ve pazarlama altyapısı belirleyici iki faktör olarak tespit edilmiştir. Küreselleşmenin sonucu olarak tüketici davranışlarının benzeşmesi ihracat pazarlarına kültürel yakınlığın etkisini azaltmış olabilir. Rekabet yapısının yüksek olduğu belirtilmesine rağmen, rekabetin satışları etkilememesi önemli bir faktör olarak görülmektedir. İhracat pazarlarındaki ikame ürünlerin varlığının yüksek olmasına rağmen, bu durumun ihracat satışlarını etkilememesi işletmelerin sahip olduğu bazı avantajlarla açıklanabilir.</p>Gökçe Bahar GÜRBÜZERAteş BAYAZIT
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743201322010.20491/isarder.2025.2147Türkiye Bankacılık Sektörünün Beceri İhtiyaçlarının Analizi: Bulanık DEMATEL Uygulaması
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2474
<p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, Türkiye bankacılık sektöründe istihdam edilecek personelin sahip olması gereken becerileri insan kaynakları bakış açısıyla belirlemek ve bu beceriler arasındaki öncelik ilişkilerini analiz etmektir. Araştırma, dijital dönüşüm ve finansal inovasyonların hız kazandığı günümüz koşullarında bankaların stratejik insan kaynağı planlamasına bilimsel dayanak sağlamayı hedeflemektedir.<br>Yöntem – Çalışmada iki aşamalı bir yöntem izlenmiştir. İlk aşamada, bankacılık sektöründe gerekli görülen beceriler ve kriterler uzman görüşleriyle değerlendirilmiş; Lawshe temelli Kapsam Geçerlilik Oranı (KGO) ve Kapsam Geçerlilik İndeksi (KGİ) yöntemleriyle ölçek geçerliliği sağlanmıştır. İkinci aşamada, geçerliliği onaylanan boyutlar Bulanık DEMATEL yöntemiyle analiz edilerek boyut ve kriterler arasındaki nedensellik ilişkileri ile ağırlık düzeyleri hesaplanmıştır.<br>Bulgular – Analiz sonuçlarına göre, “Görev performansı” en yüksek ağırlığa sahip ana boyut olarak belirlenmiştir. “Kişisel–entelektüel gelişime açıklık”, “Akademik bilgi” ve “Teknolojiye uyum” etkileyen (gönderici) faktörler olarak; “Görev performansı” ve “Kurumsal entegrasyon” ise etkilenen (alıcı) faktörler olarak tanımlanmıştır. Kriter düzeyinde iletişim becerileri, bireysel performans, mevzuat bilgisi, bilgi işlem teknolojisi etkinliği ve örgütsel bağlılık öne çıkan unsurlardır.<br>Tartışma – Elde edilen bulgular, bankacılık sektöründe dijital becerilerin, analitik düşünme yeteneğinin ve risk yönetimi bilgisinin stratejik önemini ortaya koymaktadır. Sonuçlar, üniversite müfredatlarının dijital bankacılık, finansal analitik ve teknolojik uyum alanlarında güçlendirilmesi gerektiğini ve sektör–üniversite iş birliklerinin insan kaynağı kalitesini artırmada belirleyici rol oynayacağını göstermektedir.</p>Adem ALTAY
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743221324010.20491/isarder.2025.2148Termal Turizm İşletmelerinde Bireylerin Algılanan Esenlik ve Yaşam Doyumu Düzeyleri Arasındaki İlişki: Ankara Örneği
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2475
<p>Amaç – Bu çalışmanın temel amacı, termal turizm aktivitelerine katılan bireylerin algıladıkları esenlik ve yaşam doyumu düzeylerinin incelenmesidir. Bununla birlikte katılımcıların algılanan esenlik ve yaşam doyumu düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilerek, demografik özelliklerine göre oluşan farklılıkların tespit edilmesi amaçlanmıştır.<br>Yöntem – Nicel bir araştırma olan çalışmada, veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Katılımcıların algılanan esenlik ve yaşam doyum düzeylerinin belirlenmesi amacıyla “Algılanan Esenlik Ölçeği” (Perceived Wellness Scale) ve Yaşam Doyumu Ölçeği (The Satisfaction With Life Scale) kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara’da ikamet eden ve Ankara’nın termal turizm destinasyonları Kızılcahamam, Beypazarı ve Haymana’yı ziyaret eden bireyler oluşturmaktadır. Toplamda 384 kullanılabilir veriye ulaşılmış ve analize tabi tutulmuştur. Verilerin analizi için SPSS istatistik paket programı kullanılmıştır. Analiz kapsamında ise t-testi, ANOVA testi, korelasyon analizi ile basit ve çoklu doğrusal regresyon analizleri kullanılmıştır.<br>Bulgular – Araştırma sonuçlarına göre; algılanan esenlik ve yaşam doyumu arasında pozitif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Termal turizm aktivitelerine katılan bireylerin esenlik düzeyleri yaş, medeni durum ve eğitim durumu değişkenlerine göre farklılaşmazken; cinsiyet ve katılım durumu değişkenine göre farklılık göstermektedir. Katılımcıların yaşam doyumu düzeyleri ise; cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim ve katılım durumu değişkenlerine göre farklılık göstermektedir.<br>Tartışma – Araştırma sonuçları termal turizm etkinliklerine katılımın, algılanan esenlik ve yaşam doyumu düzeyleri üzerinde etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, termal turizmde sunulan tedavi hizmetlerinin devlet tarafından sağlık sigortası kapsamında karşılanması için şartların genişletilmesi ve yaygınlaştırılması ile termal turizm hizmetlerine erişilebilirliğin artırılması sektöre katkı sağlayacaktır.</p>Hülya KUMCU BOZKURTCemal Ersin SİLİK
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743241326310.20491/isarder.2025.2149Aşırı Turizm Bağlamında Kalabalık Algısının Destinasyon Markası ve Tekrar Ziyaret Niyetine Etkisi: Sinop Örneği
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2476
<p>Amaç – Aşırı turizm kavramı destinasyonların son dönemlerde mevsimsel ve bölgesel yoğunlaşması sonucu ortaya çıkmış bir kavramdır. Aşırı turizmin sonuçlarından birisi olan kalabalık algısı gerek destinasyon markasına gerekse tekrar ziyaret niyetine etki edebilecek bir unsur olarak görülebilmektedir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, kalabalık algısının destinasyon markası ve tekrar ziyaret niyetine etkisini ortaya koymaktır.<br>Yöntem – Araştırmada, kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak Nisan–Temmuz 2025 tarihleri arasında Sinop’u ziyaret eden turistlere anket uygulanmış ve analize elverişli 398 anket toplanmıştır. Anket formu beş demografik soru ile kalabalık algısı ölçeği, destinasyon markası ölçeği ve tekrar ziyaret niyeti ölçeğinden oluşmaktadır.<br>Bulgular – Analiz sonuçları, kalabalık algısının destinasyon markasına yönelik tutumu negatif yönde ancak zayıf düzeyde etkilediğini göstermektedir. Katılımcıların kalabalık algılarının ortalamanın biraz üzerinde; destinasyon markası algılarının ortalama, tekrar ziyaret niyetlerinin ise ortalamanın altında olduğu belirlenmiştir. Bulgular, kalabalık algısındaki değişimin tekrar ziyaret niyetini de etkilediğini ortaya koymuştur. Çalışma sonucunda, kalabalıklık algısının destinasyon markasına ve tekrar ziyaret niyetine negatif etkisi olduğu tespit edilmiştir. Çalışma, aşırı turizm literatürüne ampirik olarak katkıda bulunarak, elde edilen sonuçlar doğrultusunda, Sinop ili özelinde çeşitli öneriler geliştirilmiştir.<br>Tartışma – Bulgular, kalabalık algısının destinasyon markası ve tekrar ziyaret niyeti üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bu sonuç, destinasyonlarda ziyaretçi yoğunluğunun yönetilmesinin turist memnuniyeti ve destinasyon markası açısından kritik önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Sinop ili özelinde, ziyaretçi akışını dengeleyecek stratejilerin geliştirilmesi hem destinasyonun marka algısını hem de turistlerin tekrar ziyaret etme eğilimini güçlendirebilir.</p>Ali Turan BAYRAM
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743264327510.20491/isarder.2025.2150Green Management Research in Hotels: Examination of Contribution Strategies
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2477
<p>Purpose – The study aims to examine the theoretical contribution strategies of articles related to green management in hotels, as one of the early studies. A management approach that has gained increasing interest in the academic literature, within the scope of the study.<br>Design/methodology/approach – The articles were identified from Scopus, Web of Science, and ScienceDirect databases using the PRISMA protocol. Based on the contribution claims in the abstract and introduction sections, a systematic review of 33 articles was conducted, and the contribution language used by the authors was evaluated. The contribution claims in the articles were coded into five main categories: revelatory contributions, incremental contributions, replicatory contributions, consolidatory contributions, and differentiated context contributions. Most of the reviewed articles claimed incremental contributions.<br>Results – Neglect spotting, which is part of the incremental contribution strategy, has been the most preferred sub-category. The differentiated contribution strategy is the second most commonly used of the contribution strategies in the articles. No articles were found in the study that claimed to use the replicatory contributions strategy.<br>Discussion – The findings emphasize the importance of clearly and comprehensively expressing theoretical contributions. Additionally, the recommendations include which types of contributions could be emphasized in future studies in the field of green management in hotels. The study is expected to attract the attention of researchers, as the framing of contribution claims is a relatively understudied research topic.</p>Funda ALDOĞAN ŞENOLMuharrem TUNA
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743276328910.20491/isarder.2025.2151İş Yeri Mutluluğunu Yeniden Düşünmek: Ekşi Sözlük Bağlamında Bir İnceleme
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2478
<p>Amaç – Bu çalışmada, çalışanların iş yeri mutluluğuna dair görüş ve tutumlarını analiz ederek olguyla ilgili örtük ilişkisellikleri açığa çıkarmak ve mevcut bilgiyi derinleştirmek amaçlanmıştır. Bu amaçla araştırma, Ekşi Sözlük platformundaki iş yeri mutluluğuyla ilişkili başlık yorumlarını tematik analiz yöntemiyle çözümlemiştir.<br>Yöntem – Çalışma, nitel araştırma tasarımını benimsemektedir. Araştırmanın veri seti, Ekşi Sözlük’teki “iş yerinde mutlu olmak”, “iş yerinde mutlu olmanın püf noktaları”, “iş yerinde mutlu olma nedenleri” ve “iş yerinde mutlu olmama nedenleri” adlı dört başlık altındaki 255 girdiden oluşmaktadır. Analize iş yerinde mutlu olmama nedenlerini dahil etmek, yorumlama alanını genişleterek bulguların çeşitlenmesini sağlamıştır. Veri setini oluşturan girdiler, tematik analize tabi tutulmuş ve analiz sürecinde MAXQDA24 programı kullanılmıştır.<br>Bulgular – Ekşi Sözlük yorumlarından elde edilen iş yeri mutluluğuna dair örüntüler; iş yeri mutluluğunun önemi, iş yeri mutluluğunun kaynakları, mutlu olma stratejileri ve ontolojik sinik tutumlar olmak üzere dört farklı tema altında incelenmiştir. Önem unsurları bireysel ve örgütsel iki alt temada toplanırken, kaynaklar iş ve örgüt yapısı, bireysel dinamikler ve sosyal ilişkiler olarak tespit edilmiştir. Mutlu olma stratejileri ise iş ve sosyal ilişkilerde stratejik siniklik ve iş odaklı stratejiler olmak üzere iki farklı temayı içermektedir. Son olarak, işyeri mutluluğun imkansızlığına dair yorumlar ontolojik siniklik temasıyla kavramsallaştırılmıştır.<br>Tartışma – Araştırma, nicel araştırmaların kör noktasında kalan, iş yeri mutluluğunun katmanlı örüntüsünü çözümlemektedir. Özellikle, iş yeri mutluluğunun pratikteki yansımaları üzerinden, idealize edilen örgüt koşulları ile çalışanların deneyimleri ve mutlu olma stratejileri arasındaki çelişkileri tartışmaya açarak ilgili literatüre katkı sağlamaktadır.</p>İrem SÖNMEZERMustafa YILDIRIM
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743290331010.20491/isarder.2025.2152İşgörenlerin Siber Güvenlik Farkındalıklarının Ölçülmesi: Van İli Örneği
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2481
<p>Amaç – Çalışmanın temel amacı, Van ilinde çalışan bireylerin siber güvenlik farkındalık düzeylerini ölçmek ve bu farkındalık düzeylerinin demografik faktörlerle (yaş, cinsiyet, eğitim seviyesi, sektör) olan farklılıklarını analiz etmektir. Çünkü dijital dönüşümün hızla arttığı günümüzde, siber güvenlik farkındalığının önemi bireyler ve kurumlar için giderek artmaktadır. Araştırma, siber güvenlik stratejilerinin geliştirilmesinde ve çalışanların eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesinde yol gösterici olmayı hedeflemektedir.<br>Yöntem – Araştırmada kullanılan veriler, Van ilinde aktif olarak çalışan 451 bireyle anket yöntemi kullanılarakelde edilmiştir.Daha sonra toplanan bu veriler, SPSS ve AMOS istatistiksel programları aracılığı ile analize tabi tutulmuştur.<br>Bulgular – Elde edilen bulgular, demografik faktörlerin genel farkındalık düzeyini doğrudan etkilemediğini, ancak cinsiyet ve yaş gibi alt boyutlarda farklılıklar yarattığını göstermiştir. Çalışma, eğitim seviyesinin farkındalık üzerinde etkili olduğunu ve sürekli eğitim ile bireysel farkındalık artırma çabalarının önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Sektör faktörünün de farkındalık üzerinde belirgin bir etkisi olmadığı, ancak sektörlere özgü tehditlere yönelik eğitim programlarının faydalı olacağı görülmüştür.<br>Tartışma – Bu çalışma, siber güvenlik farkındalığının artırılmasında demografik faktörlerin tek başına belirleyici olmadığını, ancak eğitimin sürekli ve sektöre özgü özelleştirilmesinin daha etkili sonuçlar doğuracağına dikkat çekmektedir. Ayrıca, farkındalık eğitimlerinin düzenli olarak güncellenmesi ve bireylerin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi gerektiği görülmektedir. Araştırmabulgularının, kurumların siber güvenlik stratejilerini geliştirmelerine ve çalışanlarının eğitim ihtiyaçlarını belirlemelerine yardımcı olacak önemli bir yol haritası sunmaya katkı sağlayacağıdüşünülmektedir.</p>Recep ALMALICelal KIZILDERE
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743311332610.20491/isarder.2025.2153Örgütsel Maneviyatın Tükenmişliğe Etkisinde Ruhsal Liderliğin Düzenleyici Rolü
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2482
<p>Amaç – Tükenmişlikle birlikte artan maneviyat ihtiyacı doğrultusunda oluşturulan araştırmada temel amaç, örgütsel maneviyatın tükenmişliğe etkisinde ruhsal liderliğin düzenleyici rolünü ortaya koymaktır. Bu bağlamda öncelikli amaç, çalışanların örgütsel maneviyat algılarının tükenmişlik düzeyleri üzerinde bir etkisinin bulunup bulunmadığını, bulunması durumunda ise etkinin yönü ve şiddetinin ne olduğu belirlemektir. İkinci olarak ise değişkenler üzerinde ruhsal liderliğin düzenleyici rolünün hangi düzeyde olduğunun tespitini yapmaktır.<br>Yöntem – Gerçekleştirilen araştırmada verilerin elde edilmesi amacıyla, sosyal bilimlerde en yaygın kullanılan anket yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmada örgütsel maneviyat düzeyini ölçmek üzere Milliman vd., (2003) tarafından geliştirilen “Algılanan Örgütsel Maneviyat Ölçeği” kullanılmıştır. Söz konusu ölçeğin Türkçeye uyarlama çalışmaları ise Çakıroğlu (2017: 99) tarafından gerçekleştirilmiştir. Çalışanların tükenmişlik düzeyleri “Maslach Tükenmişlik Ölçeği” ile ölçümlenmeye çalışılmıştır. Ölçeğin Türkçeye uyarlama çalışmalarını ise Ergin (1992) yürütmüştür. Katılımcıların ruhsal liderlik algısını belirleyebilmek amacı ile Gündüz (2014: 83) tarafından geliştirilen ve 21 ifade ile 5 boyutu kapsayan “Ruhsal Liderlik Ölçeği” kullanılmıştır. Bahse konu ölçeklerin geçerlilik ve güvenirliliklerinin teyit edilmesinin ardından hipotezlerdeki etki boyutu yapısal eşitlik modellemesi üzerinden, path (yol) analizi kullanılarak test edilmiştir.<br>Bulgular – Analizler neticesinde örgütsel maneviyat ile tükenmişlik arasında -0,52 negatif yönlü, örgütsel maneviyat ve ruhsal liderlik arasında 0,65 düzeyinde pozitif yönlü, tükenmişlik ile ruhsal liderlik arasında ise -0,39 negatif yönlü ve istatiksel açıdan anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen yol analizi neticesinde ise örgütsel maneviyatın tükenmişlik üzerinde -0,52 negatif yönlü ve istatiksel açıdan anlamlı bir etkisinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca örgütsel maneviyatın tükenmişlik üzerindeki etkisinde ruhsal liderliğin düzenleyici rolü de ulaşılan analiz verileri ışığında desteklenmiştir.<br>Tartışma – Örgüt içerisine maneviyatın dahil edilmesiyle yaptığı işle yaşamına amaç ve anlam katan, bir topluluğa dahil olarak en temel yaşamsal ihtiyaçlarından aidiyet duygusunu gideren, kollektif bir bilinç kazanan, daha fazla yardımlaşma ve işbirliğine yönelen bireylerde tükenmişliğe daha az rastlanılması muhtemel görülmektedir. Bu bireylerin tükenmişliğe yakalanması durumunda ise oluşan bu manevi atmosfer sayesinde tükenmişlikle mücadelenin çok daha hızlı ve ilerlemeden çözümleneceği düşünülmektedir. Artan tükenmişliğe karşı bir panzehir olarak ele alınan örgütsel maneviyatın iletilmesinde ve güçlendirilmesinde ise en önemli rolün yöneticiye\lidere düştüğü üzerinde durulmaktadır. Nitekim bu araştırmada elde edilen bulgular da bu düşünceyi desteklemektedir.</p>Rabia GÜDELCİBünyamin AKDEMİR
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743327334410.20491/isarder.2025.2154Positive Leadership as a Mediator Between Quiet Quitting and Emotion Use in Healthcare Workers
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2483
<p>Purpose – This study aims to examine the relationship between healthcare workers’ perceptions of the use of emotion, positive leadership, and their levels of quiet quitting tendency, and to analyze the mediating role of positive leadership in the relationship between use of emotion and quiet quitting.<br>Design/methodology/approach – A quantitative research design was adopted by applying a questionnaire to physicians, nurses, technicians, and administrative staff working in the healthcare sector. Data were collected through a survey, and a partial least squares structural equation model was used to test the proposed model and hypotheses.<br>Results – The findings revealed that positive leadership is negatively associated with quiet quitting and fully mediates the relationship between use of emotion and quiet quitting. In the context of the Turkish healthcare system, the corrective and motivating role of positive leadership in reducing quiet quitting among healthcare workers was confirmed.<br>Discussion – This study contributes to the literature by revealing the mediating role of positive leadership in the relationship between emotional expression and quiet quitting. The findings emphasize that positive leadership may enhance healthcare service sustainability by fostering employee motivation. However, the generalizability of the results is limited to the healthcare context in Turkey.</p>Leyla ŞENOLOkan ŞENELDİR
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743345336110.20491/isarder.2025.2155Ankara’daki İnşaat Firmalarının Bina Tamamlama Sigortası Uygulamalarına Yönelik Tutumları ve Karşılaşılan Zorluklar
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2484
<p>Amaç – Bu çalışma, Türkiye’de bina tamamlama sigortasının Ankara ili özelindeki uygulamasını inceleyerek, karşılaşılan temel sorunları belirlemeyi ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri geliştirmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada, inşaat firmalarının sigorta sürecindeki rolü, farkındalık düzeyi ve uygulamada karşılaştıkları sorunları ele alınmıştır.<br>Yöntem – Araştırmada, Ankara ilinde faaliyet gösteren 56 inşaat firması çalışanına yönelik çevrimiçi anket uygulanarak veri toplanmıştır. Anket, bina tamamlama sigortasına dair farkındalık düzeylerini ve katılımcıların deneyimlerini ölçmeye yönelik olarak tasarlanmıştır. Toplanan veriler, SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sürecinde, ki-kare testi ve oransal dağılımlar gibi istatistiksel yöntemler kullanılarak sonuçlar değerlendirilmiştir.<br>Bulgular – Araştırmanın sonucunda bina tamamlama sigortasına ilişkin bilgi eksikliğinin yüksek düzeyde olduğunu ve bu sigorta türünün hem firmalar hem de tüketiciler açısından önemli bir güvence sağladığını ortaya koymuştur. Bu doğrultuda, söz konusu sigorta ürününün tanıtım faaliyetlerinin artırılması ve inşaat firmalarının bu kapsamda sigorta sistemine dâhil olmalarının teşvik edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.<br>Tartışma – Araştırma sonuçları, bina tamamlama sigortası hakkında bilgi sahibi olma düzeyinin cinsiyet, yaş, öğrenim durumu ve çalışma sektörü gibi demografik faktörlerden bağımsız olduğunu göstermektedir. Bu bulgu, sigorta hakkında farkındalık düzeyinin tüm gruplarda benzer seviyelerde olduğunu ve sektörler arasında bilgi eksikliğinin yaygın bir sorun teşkil ettiğini ortaya koymaktadır. Sonuçlar, bina tamamlama sigortasının bilinirliğinin artırılması için daha geniş ve tüm grupları kapsayan bilgilendirme faaliyetlerinin gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu tür girişimler, bilgi eksikliklerinin giderilmesine ve sigorta kullanım oranlarının arttırılmasına önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.</p>Engin Can BEYAZITMuharrem UMUT
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-19174362338010.20491/isarder.2025.2156İşyeri Nezaketsizliğinin İşe Yabancılaşmaya Etkisinde Duygusal Tükenmişliğin Aracı Rolü: Sağlık Çalışanları Üzerine Bir Araştırma
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2485
<p>Amaç – Çalışma ortamında çeşitli sebeplerle sergilenen ve maruz kalınan nezaketsiz davranışlar hem çalışanlar hem de örgüt açısından olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. Bu çalışmada, işyeri nezaketsizliğinin işe yabancılaşma üzerindeki etkisinde duygusal tükenmişliğin aracı rolünün incelenmesi amaçlanmaktadır.<br>Yöntem – Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinin benimsendiği bu araştırmanın evrenini, 2024 yılı itibariyle Türkiye genelinde sağlık kurumlarında görev yapan çalışanlar, örneklemini ise kolayda ve kartopu örnekleme yöntemleri ile ulaşılan 429 sağlık çalışanını oluşturmaktadır. Araştırma verileri, “Google Forms” aracılığı ile hazırlanan online anket formu ile elde edilmiştir. Araştırma modeli ve hipotezlerini test etmek amacıyla istatistiksel analizler IBM SPSS 25.0 ve IBM AMOS 24.0 programları ile yapılmıştır.<br>Bulgular – İşyeri nezaketsizliğinin işe yabancılaşma ve duygusal tükenmişliği; duygusal tükenmişliğin ise işe yabancılaşmayı pozitif yönde anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte duygusal tükenmişliğin, işyeri nezaketsizliğinin işe yabancılaşma üzerine etkisinde kısmi aracı rolünün olduğu saptanmıştır. Yapısal model, işe yabancılaşmadaki varyansın %59,6 gibi önemli bir oranının işyeri nezaketsizliği ve duygusal tükenmişlik tarafından açıklandığını göstermiştir.<br>Tartışma – Araştırma, sağlık çalışanlarının işe yabancılaşma düzeylerinin artmasında işyeri nezaketsizliğinin ve duygusal tükenmişliğin önemli bir role sahip olduğunu, bununla birlikte işyeri nezaketsizliğinin işe yabancılaşma üzerinde duygusal tükenmişlik aracılığıyla etkisinin olduğu görülmektedir. Elde edilen bulgular, literatürdeki bulgularla paralel olmakla birlikte araştırmanın birtakım kısıtları da bulunmaktadır. Fakat işyeri nezaketsizliği, işe yabancılaşma ve duygusal tükenmişliği birlikte bir model dahilinde ele alan ve işyeri nezaketsizliğinin işe yabancılaşma üzerine etkisinde duygusal tükenmişliğin aracı rolünü inceleyen herhangi bir çalışmaya rastlanmamış olması akademik literatüre katkı sağlayacaktır. Ayrıca bu çalışma, işyeri nezaketsizliği davranışlarının ve türlerinin tespit edilerek nezaketsiz davranışların kontrol edilmesi ve yöneticilerin bu konuda önlem alması gerektiğine de vurgu yapmaktadır.</p>B. Dilek ÖZBEZEKBilge GÜLER
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743381339910.20491/isarder.2025.2157Evaluation of Transformational Leadership Characteristics of Healthcare Managers
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2487
<p>Purpose – The primary purpose of this research is to evaluate the transformational leadership characteristics of healthcare managers. For this purpose, an application was made to a public hospital in Ankara.<br>Design/methodology/approach – In the research, a questionnaire consisting of the leadership scale was used. The research was conducted on 434 participants. The population of this research consists of physicians, nurses, midwives, and other health workers working in the public hospital where the research was conducted. Participants were asked to evaluate the transformational leadership characteristics of the managers they report to.<br>Results – At the end of the research, it was found that the leadership scale used in the study had high reliability (α = 0.989) and a strong factor structure (KMO = 0.979, total variance explained = 83.4%). Moreover, it was determined that there was no significant difference in the perceptions of transformational leadership between female and male employees and between managers and non-managers. However, it was determined that the differences in the education level, age, and length of service in the ınstitution of healthcare workers did not affect their perceptions of transformational leadership. In addition, the participants stated that their managers had a medium level of transformational leadership.<br>Discussion – In the research, health workers stated that their immediate managers exhibited moderate leadership characteristics (mean score=3,64). According to this result, managers need to improve their transformational leadership characteristics. This situation can be corrected with training. The management of health institutions is quite tricky due to their complex organizational structure. In addition, health institutions operate in a rapidly changing and transforming environment. Therefore, for health institutions to succeed, they must be managed by transformational leaders. In addition, health managers with leadership skills should improve themselves through training.</p>Faruk TUNÇÖzcan KOÇ
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743400341610.20491/isarder.2025.2158Kurumsal Sosyal Sorumluluk Faaliyetlerinde Kadın Teması: BIST 100 de Yer Alan Bankalar Üzerine Bir İnceleme
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2488
<p>Amaç – Araştırmanın amacı, Borsa İstanbul (BIST) 100 endeksinde yer alan bankaların kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) faaliyetleri kapsamında gerçekleştirdikleri kadın temalı uygulamaları analiz etmektir. Bu kapsamda, Carroll’un dört boyutlu KSS modeli esas alınarak bankaların bu faaliyetleri nasıl yapılandırdığı ortaya konulmaktadır.<br>Yöntem – Çalışmada, Türkiye’de BİST 100’deki büyük ölçekli bankalardan kamuya açık sürdürülebilirlik raporları, entegre faaliyet raporları, insan kaynakları politikaları ve kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında yayımladıkları belgelerde yer alan kadın temalı içerikler, Carroll’un dört boyutlu modeli (ekonomik, yasal, etik ve gönüllü sorumluluklar) çerçevesinde içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. BIST 100 endeksinde yer alan 12 bankaya ait bu belgeler sistematik biçimde analiz edilmiş, verilerin kodlanması ve tematik kategorilere ayrılması süreci MAXQDA yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir.<br>Bulgular – Analiz sonuçlarına göre, kadın temalı KSS uygulamaları en yoğun şekilde etik ve yasal sorumluluk boyutlarında yer almaktadır Etik sorumluluklar kapsamında çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık politikalarının geliştirilmesi belirgin şekilde öne çıkarken, yasal sorumluluklarda cinsiyet eşitliği mevzuatına uyum, taciz ve şiddet karşıtı kurum içi düzenlemeler ve ayrımcılıkla mücadele uygulamaları dikkat çekmektedir. Ekonomik ve gönüllü sorumluluklar açısından ise kadın girişimcilere yönelik finansal destek programları, mentorluk girişimleri, finansal okuryazarlık faaliyetleri ve kadın STK’larıyla gerçekleştirilen sosyal katkı projeleri göze çarpmaktadır.<br>Tartışma – Elde edilen bulgular, Türkiye’deki büyük ölçekli bankaların kadın temalı KSS uygulamalarını stratejik ve bütüncül bir yaklaşımla ele aldığını göstermektedir. Bu durum, KSS politikalarının sadece kurumsal imajla sınırlı kalmadığını, toplumsal cinsiyet eşitliği odaklı dönüşüm sürecine katkı sunduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmanın vakaları bankacılık sektöründe kadın temalı KSS uygulamalarını Carroll’un dört boyutlu modeli temelinde inceleyen araştırmaların sınırlı olması nedeniyle, literatüre anlamlı bir katkı sunmaktadır.</p>Hümeyra TAŞÇIOĞLU
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743417343210.20491/isarder.2025.2159Enflasyon Muhasebesi, Kazanç Yönetimi ve Raporlama Kalitesi: Bist 100 Şirketleri Üzerine Bir Araştırma
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2489
<p>Amaç – Bu çalışma, Türkiye’de 2023 yılı itibarıyla yeniden uygulamaya geçirilen enflasyon muhasebesi düzenlemesinin şirketlerin finansal raporlama göstergeleri üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır.<br>Yöntem – Çalışmada, Borsa İstanbul’da (BIST100) yer alan 83 firmanın 2020–2024 dönemine ait finansal göstergelerinden oluşturulan panel veri seti analiz edilmiştir. Enflasyon muhasebesi uygulamasının kârlılık göstergeleri (EBIT, EBITDA, ROA), kazanç yönetimi davranışları (TACC) ve nakit akımları ile muhasebe kârı uyumu (CEAR) üzerindeki etkileri incelenmiştir. Yöntem olarak Uygulanabilir Genelleştirilmiş En Küçük Kareler (FGLS) ve kümelenmiş sağlam standart hatalarla tahmin edilen sabit etkiler modeli (FE) tercih edilmiştir.<br>Bulgular – Elde edilen bulgulara göre, enflasyon muhasebesi uygulaması EBIT ve EBITDA üzerinde pozitif ve anlamlı etkiler göstermektedir. Bu durum, düzenlemenin şirketlerin finansal kârlılık düzeylerini artırıcı bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. TACC modeline ilişkin bulgular, enflasyon muhasebesinin yöneticiler tarafından kazanç yönetimi amacıyla kullanılabileceğine işaret etmektedir. ROA ve CEAR üzerindeki etkilerin anlamlı çıkmaması ise enflasyon muhasebesinin bu iki gösterge üzerinde belirgin veya istatistiksel olarak desteklenen bir etki oluşturmadığını ortaya koymaktadır.<br>Tartışma – Bulgular Pozitif Muhasebe Teorisi çerçevesinde değerlendirildiğinde, yöneticilerin finansal raporlamayı kendi hedefleri doğrultusunda şekillendirme eğiliminde olabileceği anlaşılmaktadır. Çalışma, Türkiye bağlamında enflasyon muhasebesinin firma davranışlarına etkisini çok boyutlu şekilde ortaya koyarak literatüre özgün katkılar sağlamaktadır.</p>Salih TUTARMeltem ALTIN
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-19174433344710.20491/isarder.2025.2160Turistlerin Lüks Tüketim Eğilimleri ve Konaklama Tercihleri Arasındaki İlişki
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2490
<p>Amaç – Bu çalışmada bireylerde bir kişilik özelliği gibi farklı düzeylerde bulunabilen lüks tüketim eğilimlerinin turizm sektörünün en önemli bileşenlerinden olan konaklama işletmeleri bağlamındaki tercihlere nasıl yansıdığının incelenmesi amaçlanmıştır.<br>Yöntem – Araştırmada nicel yöntem benimsenmiş ve veriler Youreply platformu üzerinden anket ile toplanmıştır. Gerekli elemeler sonrası 390 katılımcının verilerine temel betimsel analizler ve demografik gruplar arasındaki farklılıkları belirlemek için tek yönlü ANOVA uygulanmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeğin güvenilirliği (Cronbach's Alpha) ve geçerliliği (DFA) test edilerek değişkenler arası ilişkiler bağımsız örneklem t-testi ile analiz edilmiştir.<br>Bulgular – Gelir grupları arasında 5 yıldızlı otel, butik otel, apart otel ve çadır/karavan işletmesi tercihlerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Ayrıca düşük ve yüksek lüks tüketim eğilimli grupların konaklama işletmesi ve konaklama konseptleri tercihleri anlamlı biçimde ayrıştığı görülmüştür. Düşük eğilimli bireyler 5 yıldızlı otelleri ve her şey dahil konseptini daha fazla tercih ederken, yüksek eğilimli bireyler butik otel, apart otel, çadır/karavan tesisleri ile yarım pansiyon ve sadece oda seçeneklerini daha fazla tercih etmiştir.<br>Tartışma – Düşük lüks tüketim eğilimli turistlerin 5 yıldızlı otelleri daha fazla tercih etmesi, lüksün demokratikleşmesiyle birlikte bu otellerin yaygın ve ulaşılabilir bir konaklama biçimine dönüştüğünü düşündürmektedir. Yüksek lüks tüketim eğilimli turistlerin tercihleri ise lüksün yalnızca gösteriş ve prestijle değil; özgünlük, deneyim ve esneklik gibi unsurlarla da ilişkilendirildiğini ortaya koymaktadır. Benzer şekilde, iki grubun konaklama konsepti tercihlerindeki farklılıklar da sınırlayıcı olmayan ve kişisel deneyim sunan seçeneklerin lüks tüketimde önem kazandığını göstermektedir. Bu sonuçlar, turizm pazarlamasında farklı lüks tüketim düzeylerine sahip turist segmentlerine yönelik kişiselleştirilmiş hizmet ve stratejilerin gerekliliğini vurgulamaktadır.</p>Merve DOĞAN
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743448346510.20491/isarder.2025.2161Turizm Sektöründe Kadın İş Gücüne İlişkin Literatürün R Yazılımı ile Bibliyometrik Açıdan Değerlendirilmesi
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2491
<p>Amaç – Bu araştırma, turizm sektöründe kadın iş gücüne ilişkin literatürü bibliyometrik açıdan inceleyerek alandaki akademik eğilimleri, kavramsal gelişimi ve araştırma boşluklarını sistematik bir biçimde ortaya koymayı amaçlamaktadır.<br>Yöntem – Araştırmanın amacı doğrultusunda, 10 Ekim 2025 tarihinde SCOPUS veri tabanında ("tourism" OR "hospitality" OR "travel industry") AND ("women workforce" OR "female employment" OR "gender equality" OR "gender diversity" OR "female participation") anahtar kelimeleri ile tarama gerçekleştirilmiş ve bu tarama sonucunda 367 çalışma tespit edilmiştir. Veritabanı üzerinden erişilen çalışmalar, R Studio programının Biblioshiny uzantısı aracılığıyla bibliyometrik analiz yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Veri analizinin sonucunda, Yıllık Bilimsel Üretim, Yazarlar–Anahtar Kelimeler–Ülkeler bazında Üç Alanlı Grafiği, Ülkelerin Bilimsel Yayın Üretimi, Zaman İçinde Trend Konuların Değişimi, Tematik Harita, Kavramsal Yapı ve Faktör Analizi gibi görselleştirmeler oluşturulmuş ve literatürün yapısal özellikleri ve tematik eğilimleri bütünsel olarak ortaya çıkarılmıştır.<br>Bulgular – Veri analizi sonucu elde edilen bulgular, turizm sektöründe kadın iş gücüne ilişkin bilimsel ilginin özellikle 2015 yılı sonrasında belirgin bir biçimde ortaya çıktığını göstermektedir. Bununla birlikte, elde edilen bulgular yıllar içerisinde bilimsel yayınların odak noktasının cinsiyet eşitliği ve sürdürülebilir kalkınma ile ilgili eşitsizlikler olduğunu göstermektedir.<br>Tartışma – Turizm sektöründe kadın iş gücü literatürüne ilişkin tematik değerlendirmeler, kadınların turizm sektöründeki konumlarının sadece istihdam oranları ile sınırlandırılamayacağını, istihdam oranları ile birlikte yöneticilik rollerinin, iş-yaşam ve iş-aile dengesi ile ilgili deneyimlerinin de dikkate alınması gerektiği sonucunu ortaya koymaktadır.</p>Ayşe Selin DÜLGER
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743466347710.20491/isarder.2025.2162Impact of Organisational Management Practices on Employee Performance and Tourist Satisfaction: A Study into Travel Establishments
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2492
<p>Purpose – This paper sets out to develop and confirm a research model in a quantitative setting which tests the relationships between the organisational management practices, tour guiding services, and tourist satisfaction in the context of Turkish tourism business cycle. Specifically, this paper aims to shed light on the data obtained from tourist guides and tourists and then seeks to reveal the organisational factor that will pave the way for enhance tourist guide performance and tourist satisfaction alike.<br>Design/methodology/approach – This study employs a quantitative and explanatory research design. In order to test the proposed relationships between hidden factors, a survey-based, cross-sectional research design was used. The model was chosen as the main analytical method because it allows for the simultaneous estimation of multiple relationships between variables. This approach provides strong tests for how well the model fits the data and how well it predicts outcomes.<br>Results – The positive relationship between Organisational Management Practices and Tour Guide Performance suggests that guides who perceive greater support and opportunities for development reciprocate through higher engagement and service quality. Tour Guide Performance enhances Tourist Satisfaction and Behavioural Intentions, which supports the tour guide’s role in shaping tourists’ evaluations. The direct effect of Organisational Management Practices on Tourist Satisfaction reveals that organisational structures indirectly shape tourist perceptions.<br>Discussion – The findings underscore that tourist satisfaction is not only a reflection of individual performance but also of the organizational environment that enables such performance. Travel agencies, therefore, play a crucial role in designing and maintaining management systems that motivate and empower tour guides. This study reinforces the notion that organisational excellence begins with people, and in package tours, tourist guides stand at the very heart of the visitor experience.</p>Yalçın ARSLANTÜRK
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743478348910.20491/isarder.2025.2163Yeşil İnovasyon Araştırmalarının Bibliyometrik Bir Analizi
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2493
<p>Amaç – Bu çalışmanın amacı, 2010–2025 yılları arasında yeşil inovasyon, etik ve bilgi yönetimi alanlarında üretilen akademik literatürü bibliyometrik yöntemle inceleyerek araştırma alanının entelektüel yapısını, gelişim eğilimlerini ve temel katkı ağlarını kapsamlı biçimde ortaya koymaktadır.<br>Yöntem – Araştırmada Web of Science Core Collection veri tabanından elde edilen 869 yayından dahil edilme kriterlerini karşılayan 672 çalışma analiz edilmiştir. Analiz süreci veri toplama ve temizleme, performans analizi, iş birliği ağlarının belirlenmesi, tematik haritalama ve bilimsel etki ölçümü aşamalarından oluşmuştur. Bibliyometrik analiz kapsamında atıf, eş-atıf, anahtar kelime eşleşmeleri ve tematik evrim analizleri uygulanmıştır.<br>Bulgular – Yeşil inovasyon araştırmalarının özellikle 2017 sonrasında belirgin bir ivme kazandığını göstermektedir. Çin yayın hacminde lider konumda bulunurken, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri yüksek atıf etkileriyle alanın entelektüel merkezini oluşturmaktadır. Journal of Business Ethics en üretken ve en etkili kaynak olarak öne çıkmakta; Technological Forecasting and Social Change ile Journal of Cleaner Production gibi disiplinler arası dergiler yüksek atıf performanslarıyla dikkati çekmektedir. Kurumsal analizlerde University of Manchester, UCL ve bazı önde gelen Çin üniversiteleri üretkenliğiyle ön plana çıkmaktadır. Atıf ve eş-atıf analizleri, literatürün “sürdürülebilirlik”, “çevresel performans”, “etik yönetim”, “yeşil teknoloji” ve “bilgi temelli inovasyon” ekseninde yoğunlaştığını göstermektedir. Tematik evrim haritaları, son yıllarda araştırma gündeminin “döngüsel ekonomi”, “yapay zekâ tabanlı süreçler”, “yeşil dijital dönüşüm” ve “sürdürülebilir tedarik zinciri” gibi daha teknoloji odaklı ve sistematik konulara kaydığını ortaya koymaktadır.<br>Tartışma – Çalışma bulguları, yeşil inovasyonun artık yalnızca çevresel performansla sınırlı olmayan, etik yönetim, bilgi yönetimi, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma ile doğrudan bağlantılı çok boyutlu bir araştırma alanı haline geldiğini göstermektedir. Alanın entelektüel yapısı giderek daha disiplinler arası bir nitelik kazanmış ve teknoloji odaklı konular ön plana çıkmıştır. Sonuçlar, gelecekteki araştırmaların yapay zekâ destekli bilgi yönetimi, etik denetim mekanizmaları, döngüsel ekonomi stratejileri ve yeşil teknoloji yönetişimi gibi alanlarda yoğunlaşacağını işaret etmektedir. Bu çalışma, alanın bilimsel yapısını bütüncül biçimde haritalandırarak araştırmacılar, politika yapıcılar ve uygulayıcılar için önemli bir referans çerçevesi sunmaktadır.</p>Burcu ILGAZ
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743490351110.20491/isarder.2025.2164Fan Tribes and Brand Titans: The Role of Social Identity in Building Brand Equity in Fenerbahce S.K. and Panathinaikos B.C. Fan Groups
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2495
<p>Purpose – This study aimed to measure the effect of the social identities of Fenerbahçe and Panathinaikos basketball fan groups on their teams’ brand value.<br>Design/methodology/approach – For this purpose, a survey was administered to a total of 500 fans—250 from each club. The questionnaire employed the scale developed by Watkins (2014), which was derived by synthesizing scales used in previous studies. The scale was essentially constructed based on the SIBE model. The data obtained from the survey were transferred to IBM SPSS 25.0 for classification and analysis. Regression analysis was used to test the research hypotheses.<br>Results – It was found that fans’ support for their teams—both in the stands and through media channels—positively affects the clubs’ recognition.<br>Discussion – The analyses revealed that fans’ social identities play an important role in creating brand value. It was concluded that fans attending games or supporting their teams in front of the TV positively influence the clubs’ visibility and awareness.</p>Mustafa Serhat AVCIHandan ÖZDEMİRElif AKAGÜNNurettin PARILTI
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743512352310.20491/isarder.2025.2165BIST Sürdürülebilirlik Endeksinin Statik ve Dinamik Bağlantılılığı: Diebold–Yılmaz Yaklaşımı
https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/2496
<p>Amaç – Sürdürülebilir finansın piyasa temelli göstergeleri olan ESG endekslerinin geleneksel piyasalarla ilişkilerinin analizi giderek önem kazanmaktadır. Bu çalışma, Türkiye’nin ESG göstergesi niteliğindeki BIST Sürdürülebilirlik Endeksi (XUSRD) ile yerel hisse (BIST 100), küresel hisse (S&P 500), küresel ESG ölçütü (MSCI World ESG Leaders) ve emtialar (Brent petrol, altın) arasındaki statik ve dinamik bağlantılılığı ölçmeyi amaçlamaktadır.<br>Yöntem – 5 Ocak 2015–26 Mart 2025 dönemine ait günlük veriler kullanılarak Diebold–Yılmaz bağlantılılık yöntemi ile hem statik hem dinamik bağlantılılık analizleri yapılmıştır. Toplam, yönlü ve net bağlantılılık ölçüleri ile zaman içinde değişen bağlantılılık göstergeleri elde edilmiştir.<br>Bulgular – Statik bağlantılılık sonuçları (TCI ≈ %38,6) ağ içi etkileşimin orta düzeyde olduğunu göstermektedir. S&P 500 ve küresel ESG net yayıcı, Brent ve altın net alıcıdır. XUSRD ve BIST 100 yakın-nötr bir profil sergilemekte ve aralarında güçlü çift yönlü bağ bulunmaktadır. COVID-19 ve 2022 enerji şoku dönemlerinde bağlantılılık belirgin artmakta, özellikle hisse bloklarında çeşitlendirme imkânı daralmaktadır. Normalleşme fazlarında ise TCI yeniden orta banda dönmektedir.<br>Tartışma – Bulgular, XUSRD’nin fiyat-alıcı bir yapıda olduğunu, yerel hisse döngüsünden henüz anlamlı ölçüde ayrışmadığını ve küresel yayıcılara duyarlı kaldığını göstermektedir. Altın çoğu dönemde tampon rolü oynarken, Brent’in etkisi rejime bağlı ve sınırlıdır. Sakin rejimlerde sınırlı da olsa çeşitlendirme olanağının bulunduğu ancak stres dönemlerinde hisse bloklarında senkronizasyonun artmasına ve çeşitlendirme alanının daraldığı görülmektedir. Sonuçlar BIST Sürdürülebilirlik endeksi portföylerde tek başına ayrıştırıcı bir faktör olmadığını, yerel hisse ile birlikte ve küresel yayıcılar erken uyarı göstergesi kabul edilerek yönetilmesi gerektiğini göstermektedir.</p>Fatmanur ORAL
Telif Hakkı (c) 2025
https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0
2025-12-192025-12-191743524353910.20491/isarder.2025.2166