İşletme Araştırmaları Dergisi https://isarder.org/index.php/isarder İşletme Araştırmaları Dergisi’nin yayın kapsamında; Stratejik Yönetim ve Örgütsel Davranış, Pazarlama ve Girişimcilik, Muhasebe, Finansman, Bankacılık, Uluslararası İşletmecilik, İşletmecilikte Araştırma Yöntemleri çalışmaları yer almaktadır. tr-TR editor@isarder.org (Yrd. Doç. Dr. Melih Topaloğlu) info@orsamedya.com (ORSA Medya) Tue, 28 Sep 2021 20:57:50 +0000 OJS 3.3.0.6 http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss 60 Wisdom and Altruism in Entrepreneurship: Comparing Social Entrepreneurs to Commercial Entrepreneurs https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1493 <p><strong>Purpose – </strong>&nbsp;Besides philosophers, today wisdom has been a subject of inquiry for psychologists, management scientist and other social scientists as well. We tried to understand the role of wisdom in entrepreneurship by comparing the social entrepreneurs to commercial entrepreneurs by using Monika Ardelt's (2003) Three Dimensional Model of Wisdom. In addition, the association of wisdom dimensions to altruism was scrutinized for both entrepreneur groups.</p> <p><strong>Design / Methodology/ Approach – </strong>&nbsp;The data of the research were gathered from 350 entrepreneurs who had accepted to be participants of this study. The participants were reached via various universities that provide consultancy services to these entrepreneurs. The surveys included demographic questions, Ardelt’s (2003) 3D –WS (Three Dimensional Wisdom) questionnaire, and Rushton and collegues’ Self-Report Altruism Scale. Independent sample t-tests and multiple regression analysis were conducted to test the hypothesis.</p> <p><strong>Results – </strong>&nbsp;The results showed that social entrepreneurs had significantly higher scores in all dimensions of wisdom (Reflective: <em>t342,583: 5,810, p&lt;.01</em>; Affective: <em>t342,525:2,595, p&lt;.01</em>; and Cognitive: <em>t329,673: 22.502, p&lt;.01</em>). Moreover reflective and affective dimensions of wisdom were found to predict altruism scores of all entrepreneurs <em>(R2:.27, F: 62.550, p&lt;.01</em>, <em>βreflective: .312, p&lt;.01; βaffective:.273, p&lt;.01)</em>. Besides these results, all the sub dimensions of two constructs were compared for both groups and significant differences were found. The associations in the regression analysis among wisdom and altruism dimensions also varied for two groups.</p> <p><strong>Discussion –&nbsp; </strong>The results showed that compared to commercial entrepreneurs, social entrepreneurs have higher scores in the attributes of wisdom and altruism. Besides, the wisdom related antecedents of altruism differentiate for each group of entrepreneurs. These findings shed light on the importance of wisdom and altruism on social entrepreneurship and help us to understand the basic dynamics of social entrepreneurship.&nbsp;&nbsp;</p> Selma Arıkan- Ezgi Yıldırım Saatçi Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1493 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 BİST’te İşlem Gören Tekstil, Giyim Eşyası ve Deri Sektörü İşletmelerinin Altman-Z Skor Yöntemi İle Finansal Başarısızlık Tahmini https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1494 <p><strong>Amaç</strong>– Çalışmanın temel amacı BIST’de tekstil, giyim eşyası ve deri sektöründe işlem gören işletmelerin finansal başarısızlık riski taşıyıp taşımadıklarını Altman Z Skor modeli ve bağımsız denetim raporlarında belirtilen kilit denetim konuları ile birlikte değerlendirmektir.</p> <p><strong>Yöntem</strong>– Bağımsız denetim raporlarında kilit denetim konularının 2017 finansal raporlama dönemi ile itibariyle başlamasından ötürü 2017 yılı finansal raporlardan başlayarak, 2018 ve 2019 dönemleri itibariyle BİST tekstil, giyim eşyası ve deri sektörüne giren 22 işletmenin finansal raporları değerlendirme kapsamına alınmıştır. 2017-2019 yılları arasında tekstil sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin finansal başarısızlık risklerini belirlemek için Altman Z Skor modeliyle finansal oranları hesaplanmış olup finansal başarısızlık risk düzeyleri ile kilit denetim konuları kıyaslanmıştır.</p> <p><strong>Bulgular</strong>– Çalışma sonucunda, Türkiye’de tekstil, giyim eşyası ve deri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin finansal durumlarının iki işletme dışında çok da iyi durumda olmadığı ve yüksek finansal risk altında oldukları tespit edilmiştir.</p> <p><strong>Tartışma</strong>– Günümüzde işletmeler zaman zaman finansal açıdan sıkıntılı dönemler geçirebilmektedir. Finansal başarısızlığı bulunan her şirket kısa sürede iflas edecek denilemez fakat finansal açıdan kötü durumda olan pek çok şirketin iflas etme ihtimali bulunmaktadır. Bu durum işletmelerin finansal başarısızlıklarını tahmine dayalı çalışmalar üzerinde yoğunlaşma gerekliliğini doğurmaktadır. Altman’ın (1968) geliştirdiği Z-skor modeli işletmelerin finansal başarısızlığını ölçülmede yaygın olarak kullanılan bir modeldir.</p> Meral Erol Fidan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1494 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 İş Güvencesi Memnuniyeti ve Çeşitli Değişkenlerin İşten Ayrılma Niyetine Etkilerinin Lojistik Regresyon Analizi İle İncelenmesi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1495 <p><strong>Amaç – </strong>Bu araştırmanın amacı, otel işletmeleri bağlamında iş güvencesi memnuniyeti ve çeşitli değişkenlerin işten ayrılma niyetine etkilerini tespit etmek ve bu veriler ışığında çalışmanın hipotezini test etmektir.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>Araştırmanın amacı doğrultusunda iş güvencesi memnuniyeti, örgütsel bağlılık, iş doyumu, iş stresi, yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışılan departman, aylık gelir, çalışma şekli, çalışılan pozisyon, çalışma saati ve işletmede bulunma süresi değişkenlerinin tamamının işten ayrılma niyetini anlamlı bir biçimde yordayıp yordamadığını test etmek için bir model önerilmiştir. Önerilen bu model ikili (binary) lojistik regresyon analizi ile test edilmiştir. Modelde bağımlı değişken işten ayrılma niyeti, bağımsız değişkenler ise iş güvencesi memnuniyeti, örgütsel bağlılık, iş doyumu, iş stresi, yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışılan departman, aylık gelir, çalışma şekli, çalışılan pozisyon, çalışma saati ve işletmede bulunma süresi olarak belirlenmiştir. Araştırma evrenini Antalya ilinin Kundu beldesindeki beş yıldızlı otel işletmelerindeki çalışanlar oluşturmaktadır. Örneklem büyüklüğünün hesaplanmasında ise Yazıcıoğlu ve Erdoğan (2004: 50)’ün önerdiği örneklem tablosundan yararlanılmıştır. Söz konusu tabloda, 0,05 anlamlılık düzeyi ve ±0,05 hata oranında, evren hacminin 100 milyon olması halinde örneklem büyüklüğünün 384 olması gerektiği belirtilmiş olup araştırma kapsamına 477 kişi dâhil edilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak çalışmada altı bölümden oluşan bir anket kullanılmıştır.&nbsp; Anketlerin doldurulması için 2015 yılı yaz sezonunda Antalya ilinin Kundu beldesindeki 25 otel işletmesinin çoğu ziyaret edilmiştir. Geçerli 477 adet anketten elde edilen veriler istatistik paket programında ikili (binary) lojistik regresyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>Yapılan ikili lojistik regresyon analizi sonucunda; kadın, bekâr ve çalışan pozisyonunda çalışanların işten ayrılma niyetlerinin daha yüksek olduğu saptanırken; örgütüne bağlı, iş güvencesinden memnun, iş doyumu yüksek, evli, ilköğretim mezunu ve 0-1000 TL arası geliri sahibi çalışanların ise işten ayrılma niyetlerinin düşük olduğu saptanmıştır.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>Günümüzde küresel çapta büyük ekonomik darboğazlar yaşanmaktadır. Yaşanan bu sıkıntılı günlerde kurumlar hayatlarına devam edebilmek için ya kapılarına kilit vurmayı ya da küçülmeyi tercih etmektedir. Ne yazık ki bu süreçte çok sayıda çalışan işsiz kalma riski ile karşı karşıya kalmakta ve iş güvencesi memnuniyetleri düşmektedir.</p> Serap Alkaya- Vesile Rüya Ehtiyar Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1495 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Online Alışverişte Dürtüsel Kullanım, Kaçırma Korkusu, İçtepisel Satın Alma, İnternet Kaynaklı Yorgunluk ve Kaygı Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1496 <p><strong>Amaç - </strong>Araştırmanın amacı, günümüzde hayatın vazgeçilmez bir unsuru olan internetin dürtüsel kullanımı ve kaçırma korkusu gibi psikososyal refah önlemlerinin içtepisel satın almaya etkisi ve bunun da internet kullanımı kaynaklı yorgunluk ve kişisel kaygıya olan etkisini tespit etmektir.</p> <p><strong>Yöntem - </strong>Araştırmanın ana kütlesi Türkiye’nin herhangi bir ilinde yaşayan, 18 yaş ve üstü olan ve çevrimiçi alışveriş yapan tüketicilerden oluşmaktadır. Verilerin toplanması için anket tekniği kullanılmış ve anketler Google Forms üzerinden oluşturulmuştur. &nbsp;Kartopu örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Ankette kullanılan 5 ölçek; “Dürtüsel Kullanım”, “Kaçırma Korkusu”, “İçtepisel Satın Alma”, “İnternet Kaynaklı Yorgunluk” ve “Kaygı” dır. Araştırma verileri IBM SPSS 24 ve IBM AMOS 27 istatistik paket programları ile analiz edilmiştir. Hipotezlerin test edilmesinde yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Öncesinde, demografik değişkenlerin frekans analizi, verilerin normal dağılıma uygunluğu, keşfedici ve doğrulayıcı faktör analizleri, güvenirlilik analizleri yapılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular -</strong>&nbsp; Araştırma sonuçlarına göre, öncelikle değişkenlerin gözlem değerlerinin çarpıklık ve basıklık değerleri incelendiğinde -2 ve +2 arasında oldukları tespit edilmiş olup, normal dağıtım şartını sağladıkları görülmüştür. Yapılan keşfedici faktör analizi sonrasında internet kaynaklı yorgunluk değişkeninin bir sorusunun faktör yükü 0.50 altında olduğundan ve toplam açıklanan varyansı düşürdüğünden dolayı analizden çıkarılarak doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizinin uyum iyiliği değerlerinin geçerli olduğu tespit edilmiştir. Gerçekleştirilen yapısal eşitlik modellemesi sonucunda dört hipotez de kabul edilmiş olup sınanan tüm ilişkiler arasında anlamlı ve pozitif bir etkileşim olduğu saptanmıştır. Dürtüsel kullanım içtepisel satın almayı 0,479 oranında pozitif anlamlı olarak,&nbsp; kaçırma korkusu içtepisel satın almayı 0,250 oranında pozitif anlamlı olarak, içtepisel satın alma internet kullanımı kaynaklı yorgunluğu 0,395 oranında pozitif anlamlı olarak, içtepisel satın alma kaygıyı 0,323 oranında pozitif anlamlı olarak etkilemektedir.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>Analizler sonucunda elde edilen verilerin büyük bir kısmının ilgili literatürü desteklediği gözlemlenmiştir. Bununla birlikte daha önce rastlanılmamış bu çalışmaya özgü bir takım bulgulara da ulaşılmıştır. Araştırmada yapılan analiz sonuçları doğrultusunda ise çeşitli öneriler geliştirilmiştir</p> Hande Ayhan Gökcek- Ahmet Esad Yurtsever- Engincan Yıldız Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1496 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Tekstil İmalat Sektörü Çalışanlarının İş Güvenliği Liderliği ve İş Güvenliği İklimi Algılarının Demografik Değişkenlere Göre Değerlendirilmesi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1497 <p><strong>Amaç –&nbsp; </strong>Bu çalışma ile çalışanların demografik özelliklerinin iş güvenliği liderliği ve iş güvenliği iklimi algısındaki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır.</p> <p><strong>Yöntem –&nbsp; </strong>Araştırma modeli, çalışanların iş güvenliği liderliği ve iş güvenliği iklimi algıları ile toplam 6 demografik değişkenin karşılaştırılması şeklinde oluşturulmuştur. Verilerin toplanmasında anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışma 2019 SGK yıllık istatistiklerine göre en çok iş kazası yaşanan sektörlerden biri olan tekstil imalat sektöründe gerçekleştirilmiştir. Çerkezköy/Tekirdağ’da tekstil imalatı yapan üç tesiste 495 kişiyle anket yapılmış olup, 416 anket çalışmaya dahil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak, toplam 45 maddeden oluşan, iş güvenliği liderliğini ölçmek amacıyla Wu (2005:35) tarafından geliştirilen ölçek ile toplam 10 maddeden oluşan, iş güvenliği iklimini ölçmek amacıyla Zohar (2000:591) tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır. Anketlerle elde edilen verilerin analizi SPSS Statistics 22 paket programı ile analiz edilip, sonuçlar kapsamlı şekilde yorumlanmıştır.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>Kadın çalışanların iş güvenliği iklimi algısının erkek çalışanlardan daha fazla olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışanların eğitim seviyesi yükseldikçe iş güvenliği liderliği ve iklimi algısı da artmaktadır. Ayrıca en üst seviye yöneticilerin (direktör, müdür) iş güvenliği liderliği ve iklimi algıları ara yöneticilerin (mühendis, vardiya amiri) algılarından daha yüksektir.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>Elde edilen sonuçlara göre demografik değişkenlerin bazılarının iş güvenliği liderliği ve iş güvenliği iklimi üzerinde etkili olduğu görülmüş olup daha önce yapılan benzer çalışmalarla karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Buna istinaden önerilerde bulunulmuştur. Çalışma ayrıca Türkiye'de iş güvenliği liderliği ile ilgili sınırlı araştırma yapılmış olması nedeniyle literatüre katkı sağlamaktadır.</p> Çağdaş Çalış- Banu Yeşim Büyükakıncı Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1497 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Sosyal Gelişim Performanslarının Entropi Tabanlı MAUT Yöntemi ile Analizi: Avrupa Birliği Ülkeleri Örneği https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1498 <p><strong>Amaç -</strong> Araştırmanın birinci amacı, 2020 yılı için Avrupa Birliği ülkelerinin Sosyal Gelişim Endeksi (SGE)’ni oluşturan bileşenlere ait değerler kapsamında Avrupa Birliği ülkelerine göre bileşenlerin önemlilik derecelerini tespit etmektir. Araştırmanın ikinci amacı ise ülkelerin sosyal gelişim performanslarını ölçmektir. Son olarak araştırmanın üçüncü amacı, ülkelerin sosyal gelişme performanslarının ülkelerin SGE değerleri kapsamında Entropi tabanlı MAUT yöntemi ile ne derece açıklanabileceğini değerlendirmektir.</p> <p><strong>Yöntem –</strong> Avrupa Birliği ülkelerine göre SGE bileşenlerin önemlilik dereceleri Entropi, ülkelerin sosyal gelişim performanslarını Entropi tabanlı MAUT ve ülkelerin sosyal gelişme performanslarının ülkelerin SGE kapsamında Entropi tabanlı MAUT yöntemi ile ne derece açıklanabileceği ise Pearson korelasyon katsayısı yöntemleri ile açıklanmıştır.</p> <p><strong>Bulgular -</strong> Ülkeler için en önemli ilk üç SGE bileşenlerinin sırasıyla KAP (Kapsayıcılık), SAĞ (Sağlık) ve İEE (İleri Eğitime Erişim), en fazla sosyal gelişme performansı gösteren ilk üç ülkenin ise sırasıyla Yunanistan, İsveç ve Finlandiya olduğu belirlenmiştir. Ayrıca ülkelerin genel anlamda sosyal gelişme performanslarının yüksek olduğu gözlenmiştir. Bunların dışında, ülkelerin SGE değerleri kapsamında ülkelerin sosyal gelişim performanslarının Entropi Tabanlı MAUT yöntemine göre genel anlamda açıklanabileceği sonucuna ulaşılmıştır.</p> <p><strong>Tartışma -</strong> Ülkelerin sosyal gelişim performanslarının kapsamlı ve ayrıntılı olarak tespit edilmesi, ülkelere kendilerinin ve birbirlerinin sosyal gelişim performansları hakkında farkındalık kazandıracaktır. Dolayısıyla söz konusu farkındalık sayesinde ülkeler, sosyal politikalarının belirlenmesinde ve iyileştirilmesinde faaliyetlerini daha anlamlı ve verimli yapabileceklerdir. Buna göre Avrupa Birliği ülkeleri KAP, SAĞ ve İEE bileşenlerine önem ve öncelik vererek sosyal gelişim performanslarını yükseltebilir. Yöntem açısından ise ülkelerin sosyal gelişim performansları daha fazla çok kriterli karar verme yöntemleri ile ölçülerek yöntemler kapsamında tespit edilen değerler arasındaki tutarlılıklar ve tutarsızlıklar tartışılabilir.</p> Furkan Fahri Altıntaş Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1498 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Tedarikçi Bağlılığını Etkileyen Faktörlerin Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleriyle Belirlenmesine Yönelik Bir Araştırma: Giresun İli Örneği https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1499 <p><strong>Amaç – </strong>&nbsp;Çalışmanın temel amacı, Giresun ilinde fındık sektöründe faaliyet gösteren imalatçı işletmelerin tedarikçi bağlılığını etkileyen faktörlerin (Güven, Tatmin, Bağımlılık, Kaynak, İletişim, Ortak Değerler, Sosyal Bağlar, Özgün Yatırımlar, İtibar ve Psikolojik Sözleşmeler)&nbsp; çok kriterli karar verme yöntemlerinden olan ENTROPİ yöntemi ile önceliklendirilmesidir.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>&nbsp;Araştırmada kullanılan veriler, fındık sektörümde çalışan işletme yöneticileri ve akademisyenler ile yapılan yüz yüze görüşmeler ile elde edilmiştir. Çok kriterli karar verme yöntemlerinden olan ENTROPİ yöntemi ile tedarikçi bağlılığını etkileyen faktörlerin önceliklendirilmesi yapılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular – &nbsp;</strong>Tedarikçi bağlılığı için en önemli faktörlerin “İtibar“, “Özgün Yatırımlar” ile “Kaynak” olduğu tespit edilmiştir. Fındık işletmelerinde tedarikçi bağlılığı faktörleri için diğer en önemli kriterler sırasıyla&nbsp; “İletişim”, “Ortak Değerler” ve “Güven” olduğu belirlenmiştir. Öte yandan “Sosyal Bağlar” faktörü ise en az önem düzeyine sahip kriter olmuştur. Diğer en az önem düzeyine sahip faktörler ise sırasıyla “Bağımlılık” “Psikolojik Sözleşmeler” ve “Tatmin”&nbsp; olduğu görülmüştür.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>&nbsp;Küresel rekabetin çok fazla olduğu günümüz iş dünyasında tedarikçi, tedarikçi değerlendirme süreci ve tedarikçi seçim kararının önemi her geçen gün artmaktadır. Özellikle şirketlerin sürdürülebilir olmasının bir yolu da şüphesiz tedarikçi performansından geçmektedir. &nbsp;Bu noktadan hareketle tedarikçi ile uzun süreli ilişkilerin kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi günümüz rekabet şartlarında başarılı olmak isteyen şirketler için kritik bir faktör olarak ele alınıp değerlendirilmektedir. Gelecekte daha kapsamlı fındık üretimi yapan işletmeleri kapsayan illeri içine alan benzer bir çalışmayla iller arasında fındık sektöründe tedarikçi bağlılığını etkileyen faktörlerin önceliğinin sonuçları karşılaştırmalı olarak araştırılabilir. Diğer yandan bu çalışmada irdelenen problem diğer gıda sektörlerini de içine alacak biçimde araştırılarak farklı gıda sektörlerinin gözünden olması gereken tedarikçi bağlılığı önceliği tespit edilebilir.</p> Salih Memiş- Selçuk Korucuk Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1499 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Marka Özgünlüğünün Marka Güveni Üzerindeki Etkisi: Cep Telefonu Markaları Üzerine Bir Araştırma https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1500 <p><strong>Amaç – </strong>Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin kullandıkları cep telefonu markalarını dikkate alarak marka özgünlüğünün marka güveni üzerindeki olası etkilerini belirlemeye yöneliktir.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>Çalışma Mayıs-Haziran 2021 de tüketicilere çevrimiçi anketle veri toplama yöntemi kullanılmış olup 500 anket elde edilmiş ancak hatalı ve eksik 30 anket tasnif dışı bırakılarak toplamda 470 anket üzerinden sonuçlar değerlendirilmiştir. Çalışmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın analizinde kısmi en küçük kareler yöntemi ile yapısal model test edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>Elde edilen sonuçlara göre, marka özgünlüğünün marka güveni üzerinde doğrudan ve pozitif bir etkisinin olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada marka özgünlüğü boyutlarının da ayrı ayrı marka güveni üzerindeki olası etkileri de test edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre marka özgünlüğü boyutları (süreklilik, orijinallik, doğallık ve güvenilirlik) marka güveni üzerinde doğrudan ve pozitif etkilerinin olduğu görülmüş ve oluşturulan araştırma hipotezleri kabul edilmiştir.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>&nbsp;Tüketicilere yönelik olarak kullandıkları cep telefonu markası bağlamında marka özgünlüğü ve marka güveni incelenmiş olup sonuçlar tartışılmıştır.</p> A. Buğra Hamşıoğlu- İ. Kutluhan Papatya Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1500 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Banka Müşterilerinin E-Şikâyetlerini Şikâyet Forum Sitesi Üzerinden Analiz Etme https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1501 <p><strong>Amaç – </strong>&nbsp;Bu çalışma sikayetvar.com forum sitesinde yer alan biri kamu diğeri özel sermayeli banka olmak üzere iki bankaya ait e-müşteri şikâyetlerini ve banka geribildirimlerini analiz ederek bankalara e-müşteri ilişkileri yönetimi bağlamında öneriler sunmayı amaçlamaktadır.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>&nbsp;Birbirine benzer nitelikteki 18.018 metinsel şikâyeti kategorileştirmek ve nitel olarak analiz etmek için içerik analizi yapılmıştır. Temmuz-Aralık 2019 olmak üzere altı aylık dönemde kamu bankasına ait 7.652, özel sermayeli bankaya ait 10.366 şikâyet ayrıntılı olarak incelenmiş ve finansal hizmet sağlayıcılarına daha anlaşılır bilgiler sunmak için kategorileştirilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>&nbsp;İki ana tema ve on iki alt kategoriye ayrılan şikâyetlerin içerik analizi, müşterilerin bankacılık hizmetlerinden faydalanırken yaşadıkları; kart kullanımı ve para transferi işlemlerinden ücret alınması, kredi kartı teslimatında kurye problemi, kredi yapılandırmada ekstra masrafların çıkması gibi hizmet sorunlarından dolayı rahatsız olduklarını ortaya koymuştur. Ayrıca yapılan incelemeler sonucunda banka geribildirimlerinin tamamının otomatik sistem mesajı şekilde olduğu tespit edilmiştir.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>&nbsp;Etkili şikâyet yönetimi işletmelere; memnuniyet, sadakat, e-PWOM (çevrimiçi pozitif ağızdan ağıza pazarlama), olumlu marka imajı ve uzun dönemde karlılık olmak üzere çok sayıda fayda sağlamaktadır. Bu bağlamda araştırma bulguları şikâyet yönetimi alanında sektöre ve literatüre yararlı bilgiler sunmaktadır.</p> Ceylan Bozpolat- Funda Çopur Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1501 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Petrol ve Doğalgaz Fiyatları İle Hisse Senedi Fiyatları İlişkisi: BİST Sinai Sektöründe Ampirik Bir Araştırma https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1502 <p><strong>Amaç – </strong>Hisse senedi fiyatlarına etki eden faktörlerin belirlenmesi finans açısından önemli bir araştırma konusudur. Bu çalışmanın amacı da petrol ve doğalgaz fiyatları ile sanayi sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin hisse senedi fiyatları arasındaki ilişkinin belirlenmesidir.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>Çalışmanın amacı doğrultusunda 2010 Ocak ile 2019 Aralık dönemi için aylık ABD doları cinsinden ham petrol, Brent petrol ve doğalgaz fiyatları ile Borsa İstanbul Sınai endeksinde yer alan ve verilerine kesintisiz ulaşılabilen 111 şirketin ABD doları cinsinden hisse senedi fiyatları kullanılarak panel eşbütünleşme testi gerçekleştirilmiştir. Hisse senedi fiyatlarının bağımlı değişken, sırasıyla ham petrol, Brent petrol ve doğalgaz fiyatlarının bağımsız değişken olduğu üç ayrı model oluşturulmuştur. Eşbütünleşme tespit edilen modeller için panel vektör hata düzeltme modeli ile uzun ve kısa dönemli nedensellik ilişkisi araştırılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular –</strong> Analizler sonucunda petrol fiyatları ile hisse senedi fiyatları arasında eşbütünleşme ilişkisi belirlenmiştir. Doğalgaz fiyatları ile hisse senedi fiyatları arasında ise uzun dönemli bir ilişki tespit edilememiştir. Panel vektör hata düzeltme modeli de petrol fiyatlarındaki artışın hisse senedi fiyatlarını artırdığı sonucuna ulaşılmıştır.</p> <p><strong>Tartışma –</strong> Çalışmada sanayi işletmeleri için bir maliyet unsuru olan petrolün fiyatındaki artışın hisse senedi fiyatlarını artırdığı belirlenmiştir. Petrol fiyatlarındaki artışın üretim artışını ifade etmesi, artan petrol fiyatları nedeniyle gelir transferi yapılan tarafların elde ettikleri geliri sermaye piyasalarında yatırım olarak değerlendirmeleri veya petrol fiyatlarındaki artışa paralel olarak satış fiyatlarını artıran işletmelerin net nakit girişlerinin artıyor olması bu sonucu meydana getirebilir.</p> Rıfat Karakuş Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1502 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 VIX (Korku Endeksi) ile BİST Endeksleri Arasındaki Volatilite Etkileşiminin DCC-GARCH Modeliyle Analizi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1503 <p><strong>Amaç –&nbsp; </strong>Bu çalışmada, Borsa İstanbul’da faaliyette bulunan bazı endeksler ile VIX (Korku Endeksi) arasındaki volatilite etkileşiminin incelenmesi ve yorumlanması amaçlanmaktadır.</p> <p><strong>Yöntem –&nbsp; </strong>Çalışmada Borsa İstanbul’da faaliyette bulunan BİST 30, BİST Kurumsal Yönetim, BİST Sınai, BİST Ticaret, BİST Sigorta ve BİST Leasing ve Faktöring Endeksleri ile VIX (Korku Endeksi)’ne ait 02.01.2015-31.12.2020 dönemini oluşturan günlük getiri serileri kullanılmıştır. Getiri serilerinin volatilitesi için çok değişkenli GARCH modellerinden olan DCC-GARCH modelleri kullanılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>Yapılan analizler neticesinde, VIX (Korku Endeksi) ve BİST endekslerinin birçoğunda volatilite etkisinin ve volatilite kümelenmelerinin oluştuğu görülmektedir. Ayrıca VIX (Korku Endeksi)’de oluşan volatilite, BİST endeksleri volatilitesinin bir kısmını arttırmaktadır. BİST endekslerinin birçoğunun getirileri ile VIX (Korku Endeksi) getirileri arasında zamana bağlı olarak değişen pozitif yönlü ve kuvvetli bir ilişkisi bulunmaktadır. Bir tanesinde ise pozitif ve düşük derecede ilişki bulunmuştur.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>Hisse senetleri yatırımcılarının ve hisse senetleri borsada faaliyette bulunan firmaların VIX (Korku Endeksi) ve BİST endeksleri ile ilgili sonuçları dikkate alarak yatırımlarını ve tasarruflarını şekillendirmeleri, ilgili kişi ve kurumlar için önemli olacaktır.</p> Hüseyin Başar Önem Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1503 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 The Effect of YouTube Reviews on Video Game Sales https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1504 <p><strong>Purpose</strong><strong>—</strong>This study examines the effects of consumer engagement behaviour towards game reviews posted on YouTube on video game sales.</p> <p><strong>Design/methodology/approach—</strong> An empirical research was conducted after analyses of 140 YouTube reviews about top games selected from the video games titles released within 2010-2019. The impacts of social media engagement activities (total views, the ratio of likes/dislikes to total views, review sentiment) of YouTube reviews, consumer and critic reviews on games sales were investigated with ordinary least square (OLS) regression model.</p> <p><strong>Findings—</strong>The findings indicated that consumer engagement behaviour of YouTube reviews significantly influenced sales; however, the effect is not larger than critics’ and consumers’ text reviews. Consumer reviews have the highest positive impact on sales. YouTube review sentiment did not influence sales and YouTube reviews posted by an influencer (i.e., user) compared to a firm (i.e., marketing generated) did not have higher sales.</p> <p><strong>Discussion—</strong> The results draw attention to the importance of engaging video game reviews on YouTube and consumers’ and critics’ online textual reviews for video games sales. This research contributes three streams of research: Digital word of mouth, consumer engagement behaviour on social media and predicting video game sales. The contribution is to indicate the predictive power of engagement of YouTube game reviews on game sales, to compare reviewer type (user/influencer - versus firm-generated) and to compare the effectiveness of video reviews to textual critic and consumer reviews.</p> Feray Adıgüzel Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1504 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Perakende Mağazacılık Sektöründe Mağaza Atmosferinin Önemi: SOR Modeli Temelinde Bir Uygulama https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1505 <p><strong>Amaç – Mal</strong> ve hizmet satın alımlarında, mağaza atmosferinin satın alma kararı üzerindeki rolü son derece önemlidir. Bugünün tüketim alışkanlığında yeri oldukça önemli olan hazır giyim perakende mağazaları ele alındığında, müşterilerin çok sayıda çevresel uyarana maruz kaldıkları rahatlıkla ifade edilebilmekte, bununla birlikte alışveriş sırasında tüketicilerin çevresel uyaranlarla birlikte, duygusal ve bilişsel faktörlerden de fazlaca etkilendikleri söylenebilmektedir. Mehrabian ve Russel tarafından 1974 yılında geliştirilen ve çevre psikolojisi alanında literatüre oldukça önemli katkılar sunan “S-O-R Modeli”, dış çevrenin davranışları etkileme potansiyelini ve insan davranışlarının çevre ile bağlantısını ortaya koyması bakımından pazarlama araştırmacılarına yön veren oldukça önemli bir model olarak değerlendirilmektedir. Yapılan bu çalışmanın amacı; S-O-R modeli temel alınarak, mağaza atmosferinin ortam, tasarım ve sosyal faktörler bağlamında, müşterilerin olumlu duygusal tepkileri üzerindeki etkisinin araştırılması ve bu etkinin de dürtüsel satın alma kararlarını etkileyip etkilemediğinin incelenmesidir. Bunun yanı sıra, çalışmada kişisel faktör olarak ele alınan hedonik motivasyonun bu etkileşimde üstlenmiş olduğu aracı rolün tespit edilmesi de hedeflenmiştir.</p> <p><strong>Yöntem – Kantitatif</strong> çalışma özelliği taşıyan bu çalışmada, öncelikle araştırma konusu kapsamında ilgili literatür temel alınarak kavramsal bir çerçeve oluşturulmuş, sonrasında ise Türkiye’de zincir mağazaları bulunan ve hazır giyim sektörü alanında hizmet veren bir mağazanın 418 müşterisi üzerinde bir anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Sonrasında ise, elde edilen 418 anket verisi SPSS AMOS 21 yapısal eşitlik modellemesi yazılımı kullanılarak yorumlanmıştır.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>Yapılan çalışmanın sonucunda; tüketicilerin mağaza atmosferi özelliklerine ilişkin algıları ile mağaza atmosferine yönelik tepkileri arasında pozitif yönlü bir etki ve mağaza atmosferinin özelliklerine gösterilen olumlu duygusal tepkiler ve dürtüsel satın alma davranışı arasında da benzer şekilde pozitif yönlü etkinin varlığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte hedonik motivasyonun, mağaza atmosferinin özellikleri ile tüketicilerin bu özelliklere yönelik olumlu duygusal tepkileri arasında aracı rolünün bulunması elde edilen bir diğer önemli bulgu olarak ifade edilebilmektedir.</p> <p><strong>Tartışma – Mağaza</strong> atmosferinin, müşterilerin mağaza içindeki davranışları üzerinde oldukça etkili olduğu söylenebilmektedir. Çalışmada elde edilen bulgular; mağaza atmosferinin, müşterilerin duygusal ve davranışsal tepkilerini artırmaları bağlamında kritik bir role sahip olduğunu vurgulaması bakımından literatüre katkı sunmaktadır. Özellikle pazarlama yöneticilerinin; mağaza içinde bulunan atmosfer özelliklerini müşterilerin alışveriş esnasında geçirecekleri vakti artıracak biçimde düzenlemeleri ve bu anlamda müşterilerin duygusal tepkilerini olumlu yönde geliştirmeleri, dürtüsel satın alma kararlarında etkili olabilmektedir. Bugünün modern tüketim anlayışında satın alma kararlarının haz almaya yönelik hedonik motivasyonla verilmesi ve hedonik motivasyonun aracı rolünün bulunması da geliştirilecek pazarlama stratejilerinin tüketici temelli oluşturulması gerekliliğinin önemine işaret etmektedir.</p> Vasviye Özlem Akgün- Muammer Zerenler Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1505 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Konaklama İşletmelerinin Dijital Pazarlama Açısından İncelenmesi: Samsun Örneği https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1506 <p><strong>Amaç</strong> – Günümüzde tüketiciler, internette daha çok vakit geçirmekte ve araştırma yapmaktadırlar.&nbsp; Tüketicilerin yaptıkları bu araştırmaların, karar verme süreçlerinde etkili olduğu söylenebilir. İşletmeler, tüketicilerle iletişimde kalmayı ve onların satın alma karar süreçlerini etkilemeyi hedeflemektedirler ve bu nedenle dijital pazarlama faaliyetlerine önem vermelidirler. Bu çalışmada, Samsun’da yer alan konaklama işletmelerinin web sitelerinin ve sosyal medya hesaplarının içerik analizi ile incelenmesi amaçlanmıştır.</p> <p><strong>Yöntem</strong> – Araştırmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Tespit edilen konaklama işletmeleri, Samsun ilinde bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan işletme belgesi almış olan işletmelerdir. Araştırma kapsamında 26 konaklama işletmesi; kaliteli web sitesi, arama motoru optimizasyonu, sosyal medya etkinliği, mobil cihaz dostu web sitesi ve e-posta pazarlaması ölçütlerine göre değerlendirilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular</strong> – Elde edilen sonuçlara göre, konaklama işletmelerinin çoğunun web sayfalarının güncel olmadığı ancak mobil cihazlarla uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bu işletmelerin çoğunun Facebook ve Instagram sosyal medya hesapları bulunduğu görülmüştür.</p> <p><strong>Tartışma</strong> – Araştırma sonuçlarına göre konaklama işletmelerinin çoğunun web sayfalarının güncel olmadığı ancak mobil cihazlarla uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca bu işletmelerin çoğunun Facebook ve Instagram sosyal medya hesapları bulunduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda işletmelere ve araştırmacılara yönelik öneriler geliştirilmiştir. Samsun, Karadeniz Bölgesi’nin en büyük ve gelişmiş şehridir. Samsun’da yer alan konaklama işletmelerinin web sitelerinin değerlendirilmesine ilişkin bir çalışma söz konusu değildir.</p> Olcay Özışık Yapıcı- Aybike Tuba Özden Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1506 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Yeşile Boyama ve Yeşil Satın Alma Davranışı Arasındaki İlişkide Yeşil Marka İmajı ve Yeşil Marka Sadakatinin Aracılık Rolü https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1507 <p><strong>Amaç - </strong>Çalışma, işletmeler tarafından gerçekleştirilen yeşile boyama faaliyetlerinin tüketicilerin yeşil satın alma davranışları üzerinde etkisini araştırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada ayrıca yeşil marka imajı ve yeşil marka sadakatinin yeşil satın alma davranışı üzerinde nasıl bir aracı etkiye sahip olduğu belirlenmeye çalışılmıştır.</p> <p><strong>Yöntem -</strong> Araştırmanın evrenini Türkiye’de yeşil ürünler satın alma deneyimi olan bireyler oluşturmaktadır. Yapısal ilişkiyi ortaya çıkarmak için anket tekniği kullanılmıştır. Online olarak gerçekleştirilen toplam 410 geçerli anket Smart PLS Professional 3.3.3 yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada ölçülmesi amaçlanan hipotezlerin testi için bootstrapping tekniği uygulanmıştır. Değişkenlere ait yapı, uyum ve ayrım geçerlikleri hesaplanmıştır. Son olarak yol analizi ile hipotezlerin doğruluğu test edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular -</strong> Elde edilen sonuçlara göre yeşile boyama, yeşil marka imajı, yeşil marka sadakati ve yeşil satın alma davranışını negatif yönde etkilemektedir. Elde edilen bulgular neticesinde yeşil marka imajı ve yeşil marka sadakati yeşil satın alma davranışını pozitif yönde etkilemektedir. Çalışma da ayrıca yeşile boyama faaliyetleri ile yeşil marka imajının ve yeşil marka sadakatinin yeşil satın alma davranışı üzerinde negatif yönde kısmi aracılık (rekabetçi) etkisi tespit edilmiştir.</p> <p><strong>Tartışma -</strong>. Pazardaki yeşil ürünlere olan güçlü ihtiyaç dünyayı değiştirmekte, bu nedenle işletmeler rekabet edebilmek için yeşil pazarlamayı benimsemeye isteklidirler. Literatür, yeşil ürünlerin çevresel iddialarının doğru ve şeffaf olması gerektiğini savunsa da, yeşile boyama pazarda hala etkin bir şekilde kullanılmaktadır. İşletmelerin yeşile boyama faaliyetlerini azaltarak, yeşil marka imajı ve yeşil marka sadakati aracılığıyla tüketicilerinin yeşil satın alma davranışını artırmak için kritik bir yaklaşım göstermesinin önemli olduğu söylenebilir.</p> Sinan Çavuşoğlu Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1507 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Algılanan Aşırı Nitelikliliğin Çalışanların Kariyerizm Eğilimleri ve Sosyal Kaytarma Davranışları Üzerindeki Etkisi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1508 <p><strong>Amaç – </strong>&nbsp;Bu çalışmanın amacı, algılanan aşırı nitelikliliğin çalışanların kariyerizm eğilimleri ve sosyal kaytarma davranışları üzerindeki etkisini Kişi-iş Uyumu ve Kişi-Grup Uyumu teorilerine dayanarak araştırmaktır. İlgili alan yazında, algılanan aşırı niteliklilik ile birçok tutum ve davranış arasındaki ilişkileri inceleyen çalışmalar olmasına karşın, algılanan aşırı niteliklilik ile kariyerizm eğilimi ve sosyal kaytarma davranışları arasındaki ilişkileri inceleyen bir çalışma olmaması bu araştırmanın özgün yanını teşkil etmektedir. Ayrıca, uluslararası alan yazında aşırı niteliklilik kavramıyla ilgili birçok çalışma yapılmasına rağmen, Türkiye’de bu algının sonuçlarını belirlemeye yönelik nicel çalışmaların yetersizliği bu araştırmanın temel motivasyonunu temsil etmektedir.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>&nbsp;Araştırmanın örneklemini 2017 Aralık ve 2018 Ocak aylarında İstanbul’da kolayda örnekleme yöntemi ile ulaşılan 484 hizmet sektörü çalışanı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmış olup, hazırlanan anket iki farklı zaman diliminde aynı kişilere uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS programında açıklayıcı faktör analizi, korelasyon analizi, güvenirlik analizi ve regresyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>&nbsp;Araştırma bulguları algılanan aşırı nitelikliliğin hem genel olarak hem işini küçük görme boyutu özelinde kariyerizm eğilimi üzerinde pozitif bir etkisinin olduğunu gösterirken; algılanan aşırı nitelikliliğin sadece işini küçük görme boyutunun sosyal kaytarma davranışları üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>&nbsp;Çalışma bulgularından hareketle, aşırı niteliklilik algısına sahip çalışanların fazladan gördükleri potansiyellerini (niteliklerini) kariyerlerine yönelik umutsuzlukları ile baş etmede etkin bir araç olarak görüp kariyerist eğilimde olabilecekleri söylenebilir. Ayrıca, aşırı niteliklilik algısındaki çalışanların sahip oldukları fazla niteliklerden dolayı mevcut işlerini basit (küçük) görerek yaratmış oldukları boşluğu sosyal kaytarma davranışları sergileyerek dolduracakları ileri sürülebilir.</p> Ömer Gizlier- Bora Yıldız Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1508 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Kamu ve Özel Sektörde İş Motivasyonu Uygulaması: Çok Boyutlu Bir Analiz https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1509 <p><strong>Amaç – </strong>&nbsp;Bu araştırmanın temel amacı, kamu ve özel sektörde faaliyet gösteren işletmelerdeki işgörenlerin iş motivasyonu kaynağının belirlenmesi ve demografik özellikler ile iş motivasyonu boyutları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığın incelenmesidir.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>&nbsp;Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmıştır. Anket olarak ise Gagne vd. tarafından öz belirleme kuramı temel alınarak geliştirilen iş motivasyonu ölçeği kullanılmıştır. Bu ölçek Çivilidağ ve Şekercioğlu tarafından Türkçe’ye uyarlanmıştır. Bu ölçekte demotivasyon, kontrollü motivasyon ve özerk motivasyon olmak üzere üç temel alt boyut yer almaktadır. Araştırma kapsamında farklı organizasyonlarda çalışan farklı meslek gruplarından toplam 354 kişiye ulaşılmıştır. Anket uygulanan bu kişilerden 218’i özel sektörde, 136’sı kamu sektöründe çalışmaktadır.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>Yapılan analizlerde cinsiyet ve eğitim durumu ile demotivasyon ve özerk motivasyon alt boyutları arasında; sektör ile demotivasyon, kontrollü motivasyon ve özerk motivasyon alt boyutları arasında ve iş yerindeki konum ile kontrollü motivasyon alt boyutu arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Ancak medeni durumu ve toplam çalışma yılı ile iş motivasyonu boyutları arasında anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Kamu sektörü işgörenlerinin demotivasyon ve kontrollü motivasyon düzeyi özel sektör işgörenlerinden daha yüksek iken kamu sektör işgörenlerinin özerk motivasyon düzeyi özel sektör işgörenlerden daha düşük olduğu görülmüştür.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>Araştırmaya katılan işgörenlerin cinsiyeti, eğitim durumu, iş yerindeki konumu ve çalışılan sektörün iş motivasyonu üzerine etkisinin olabileceği değerlendirilmektedir. Araştırmada elde edilen bulgular, literatürdeki diğer çalışmalar ile birlikte değerlendirilerek yöneticilere işgören motivasyonu ile ilgili farklı bakış açıları kazandırabilir.</p> Aykut Göksel- Batuhan Ayan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1509 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Turizm Sektörü Çalışanlarında Atalet Yordayıcısı Olarak İş Yaşamında Yalnızlık https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1510 <p><strong>Amaç – </strong>&nbsp;Bu çalışmada turizm sektörü çalışanlarının iş yaşamındaki yalnızlıklarının atalet düzeylerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>&nbsp;Araştırmada örgütsel yalnızlığın boyutları olan duygusal yoksunluk ve sosyal arkadaşlığın ataletin boyutları olan öğrenme ataleti ve deneyim ataleti üzerinde etkisini ölçemeye yönelik model oluşturulup, modele uygun hipotezler geliştirilmiştir. Araştırmanın çalışma evrenini konaklama tesislerinde çalışan iş görenler oluşturmakta olup, 384 örneklem sayısı olarak belirlenmiştir. &nbsp;Araştırmada kullanılan veriler online anket yöntemi ile ulaşılan 447 personelden toplanmıştır. Elde edilen veriler sosyal bilimlerde kullanılan istatistik paket programı ile analiz edilerek raporlanmıştır.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>&nbsp;Araştırma sonucuna göre işgörenlerin; örgütsel yalnızlık düzeylerinin 3,37 olduğu, atalet düzeylerinin 3,21 olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda araştırma sonucunda göre iş yaşamında yalnızlığın ataleti pozitif yönde ve doğrusal olarak etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>&nbsp;Araştırmada elde edilen analiz sonuçlarına göre iş yaşamında yalnızlığın çalışanlarda atalet halinin oluşmasında etkili olabileceğini söylemek mümkündür. Araştırmanın uygulanma aşamasında mevcut covid-19 salgını çalışanlara ulaşma anlamında sınırlılık olarak karşımıza çıkmıştır. Bu nedenle çalışmanın sürecin normale dönmesiyle birlikte daha geniş bir örneklem grubuyla tekrarlanmasında fayda bulunmaktadır.</p> Gamze Özel- Aydın İnak Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1510 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Bireylerin Çalışma Düşüncesine Göre İşe Tutkunluk Düzeyindeki Farklılığın İncelenmesi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1511 <p><strong>Amaç – </strong>Bu çalışmanın temel amacı bireylerin işe tutkunluk düzeylerinin çalışma düşüncelerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Ayrıca cinsiyet, yaş, deneyim, eğitim gibi demografik niteliklere göre çalışma düşüncesinde farklılık olup olmadığının incelenmesi de bu çalışmanın ikincil amacıdır. <br><strong>Yöntem – </strong>Bu çalışmada Türkiye’de özel ve kamu sektöründe çalışan bireylerin işe tutkunluk düzeyleri ve çalışma düşüncelerinin tespit edilmesi için kolayda örneklem yöntemi seçilmiştir. Veriler elektronik ortamda anket aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma amacına uygun olarak niceliksel verilerin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>Analiz sürecinde genel olarak çalışmayı lanet, meta ve ızdırap olarak değerlendiren bireylerin işe tutkunluklarının çalışmayı özgürlük, kimlik ve hizmet olarak değerlendirenlere kıyasla istatistiki olarak anlamlı bir biçimde daha düşük olduğu bulunmuştur. Ayrıca cinsiyet, öğrenim durumu, yaş, deneyim süresi, çalışılan sektöre göre de çalışma düşüncesinde istatistiki olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Ancak medeni durum, aylık kazanç ve pozisyona göre çalışma düşüncesinde istatistiki olarak anlamlı farklılıklar olmadığı görülmüştür.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>Bireylerin çalışma düşüncesi, oluşturdukları referans çerçeveleri değer ve tutumlar yoluyla işlerine yönelik kavrayış ve uygulamalarını şekillendirmektedir. Bu araştırma sonuçları hem bireylerin yaşam ve işe yönelik anlam ve değer verme, iş tatminini artırma gibi bireysel faydaların sağlanması hem de örgütsel bağlılık ve motivasyon gibi örgütsel faydaların sağlanmasına katkı sunabilir niteliktedir.</p> Mahmut Özdemir- Ahmet Doğan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1511 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Hizmet Kalitesinin Kurumsal İmaj Üzerindeki Etkisi: Kamu Hastanesinde Bir Uygulama https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1512 <p><strong>Amaç –&nbsp; </strong>&nbsp;Bu araştırmanın amacı, hastaların hizmet kalitesi algılarının belirlenmesi ve algılanan hizmet kalitesi boyutlarının kurumsal imaj üzerindeki etkisinin tespit edilmesidir.</p> <p><strong>Tasarım/Yöntem/Yaklaşım –&nbsp; </strong>Araştırmanın evrenini bir kamu hastanesinde tedavi gören hastalar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise, bir kamu hastanesinde tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen ve yatarak tedavi hizmeti alan hastalardan oluşmaktadır. Önerilen kavramsal modelde; araştırmanın bağımsız değişkenlerinden hizmet kalitesi ve araştırmanın bağımlı değişkenlerinden kurumsal imaj yer almaktadır.&nbsp; Araştırmada verilerin istatistiksel analizinde SPSS 21 (Statistical Package for Social Sciences) paket programı kullanılmıştır. Öncelikle araştırmada tanımlayıcı istatistiksel analizler yapılmıştır. Hizmet kalitesi ve kurumsal imaj ölçeğinin yapısal geçerliliğini belirlemek amacıyla “Açımlayıcı Faktör Analizi” uygulanmıştır. Ayrıca hizmet kalitesi alt boyutları ile kurumsal imaj arasındaki ilişkileri test etmek amacıyla korelasyon ve çoklu regresyon analizlerinden yararlanılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>&nbsp;Araştırma sonuçlarına göre hastalar, hastane çalışanlarının güven verdiğini ve hastanenin iyi bir imaj oluşturduğunu ifade etmişlerdir. Yapılan faktör analizinde, her bir faktörün özdeğer faktör yükü değeri 0,40’ın altında olan sorular çalışmadan çıkartılmıştır. Bunun sonucunda hizmet kalitesi beş boyut yerine üç boyut (fiziksel unsurlar, güven ve empati) altında incelenmiştir. Korelasyon analizi sonuçlarına göre, hizmet kalitesinin alt boyutları ile kurumsal imaj arasında pozitif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Yapılan çoklu regresyon analizi sonuçlarına göre ise, güven faktörünün kurumsal imajı en fazla etkileyen alt boyut olduğu saptanmıştır.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>Alanyazında hizmet kalitesi ile kurumsal imaj arasındaki ilişkiyi inceleyen çok sayıda ulusal ve uluslararası çalışma yapılmıştır. Yapılan araştırmalarda hizmet kalitesi ile kurumsal imaj arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Alanyazın araştırma sonuçları bu çalışmanın sonuçları ile benzerlik göstermektedir. Diğer çalışmalardan farklı olarak hizmet kalitesi faktörü; fiziksel unsurlar, güven ve empati olmak üzere üç boyut altında incelenmiştir.</p> İbrahim Çetintürk Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1512 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Otellere İlişkin Çevrimiçi Geribildirimlerin Makine Öğrenmesi Yöntemleriyle Duygu Analizi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1513 <p><strong>Amaç –</strong> Günümüzde tüketiciyi hızlı anlamanın yollarından biri, onların ürün ya da hizmetler ile ilgili geri bildirimlerini hızlı ve doğru biçimde analiz etmektir. Bu anlamda geribildirimlerin içindeki duygunun bilgisayar temelli tekniklerle anlaşılması izlenecek yollardan biridir. Bu çalışmada, otel müşterilerinin geri bildirimlerinde gizli olan duyguların otelden aldıkları hizmete dair derecelemeleriyle örtüşme düzeyi araştırılmıştır.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>Araştırmada kullanılan yöntem makine öğrenmesi temelli duygu analizidir. Kullanılan veri seti, çevrimiçi bir rezervasyon sitesinden web kazıma yöntemiyle çekilen ve Antalya’da yer alan 164 otele ilişkin müşteri yorumlarından oluşmaktadır. Veri setindeki yorumların müşteriler tarafından yorumlara eklenilen beğeni dereceleri ile uyumluluğu; Lojistik Regresyon, Rastgele Orman (RF), Karar Ağacı (CART), K-En Yakın Komşu (KNN), Destek Vektör Makinaları (SVM), Doğrusal Diskriminant Analizi (LDA) ve Naïve Bayes (NB) olmak üzere yedi farklı makine öğrenme algoritmasının kullanıldığı ikili duygu sınıflandırma yöntemi ile test edilmiştir. Test sonucunda elde edilen karmaşıklık matrislerinin oluşturulmasıyla model başarım ölçütleri hesaplanmıştır. Duygu sınıflandırmasının başarıyla yapılmasının yanı sıra elde edilen modellerin performansları karşılaştırılarak görselleştirilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular –</strong> Denetimli duygu sınıflandırmada kullanılan algoritmaların ortalama sınıflandırma başarısı %81,30 olarak hesaplanırken, bunların içerisinde en başarılı sonuç üreten algoritmanın Lojistik Regresyon (%87,99) olduğu anlaşılmıştır. Kullanılan yöntemler başarı sırası ile Lojistik Regresyon (%87,99), Destek Vektör Makinaları (%86,84), Doğrusal Diskriminant Analizi (%86,24), Naïve Bayes (%82,66), Rastgele Orman (%82,00), Karar Ağaçları (%76,92) ve K-En Yakın Komşu (%63,91) şeklinde sıralanmıştır.&nbsp;</p> <p><strong>Tartışma –</strong> Çalışmada uygulanan modelin, literatürle paralel olarak, otel işletmelerinin yöneticilerinin hızlı, tutarlı ve maliyet etkin pazarlama kararları almalarında bir araç olarak kullanılabileceği ve otel işletmeleri adına katma değer üretilebileceği öne sürülmüştür. Çalışmanın gerek konaklama işletmelerinin paydaşlarına gerekse bu konuda çalışma yapacak araştırmacılara destek sağlayacağı düşünülmektedir. Dahası, bu çalışmada Türkiye’nin ya da daha küresel turizm memnuniyeti yerine Antalya ilindeki otel hizmetlerinden duyulan memnuniyet incelenmiştir. Bu çalışma, Türkiye’deki gerek farklı minimal lokasyonlar gerekse daha büyük bölgesel incelemeler için benzer çalışmalar ile genişletilebilecektir. Daha ileride yapılacak çalışmalarda farklı dil kütüphaneleri kullanarak da çok dilli uygulamaların gerçekleştirilebilmesi mümkün olacaktır. Ayrıca metinsel ifadelerin konaklama işletmeleri açısından başarılı ve hızlı bir şekilde çözümlenebileceğinin kanıtlanmasının yanı sıra maliyet, zaman ve işgücü kazancının oluşacağı ön görülmüştür.</p> Murat Fatih Tuna- Oğuz Kaynar- M. Şükrü Akdoğan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1513 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Havayolu İşletmelerinin Covid-19 Öncesi ve Covid-19 Sürecindeki Finansal Performanslarının TOPSIS Yöntemi ile Değerlendirilmesi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1514 <p><strong>Amaç – </strong>&nbsp;Bu çalışmanın amacı, Avrupa’da lider konumda olan havayolu işletmelerinin Covid-19 öncesi ve Covid-19 sürecindeki finansal performanslarının kıyaslanarak değerlendirilmesidir.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>&nbsp;Çalışmada, 2019 yılında yolcu sayısı açısından Avrupa’da ilk 10’da yer alan 7 havayolu işletmesinin 2019 yılının ikinci çeyreği, 2019 yılının dördüncü çeyreği ve 2020 yılının ikinci çeyreğindeki finansal performansları dikkate alınmıştır. Performans değerlendirilmesinde kullanılmak üzere, havayolu işletmelerinin yayınladığı finansal raporlardan elde edilen veriler aracılığıyla hesaplanan, literatürde sıklıkla kullanılan finansal oranlar, her bir dönem ve her bir işletme için hesaplanmıştır.&nbsp; Daha sonra, elde edilen finansal oranlar yardımıyla TOPSIS (Technique for Order Preference by Similarity to Ideal Solution) yöntemi kullanılarak havayolu işletmelerinin her bir dönem için finansal performansları analiz edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>TOPSIS analizi sonucunda elde edilen bulgulara göre, havayolu işletmelerinin 2019 yılının ikinci çeyreğindeki finansal performansları sırasıyla; Pegasus Havayolları (PGS), International Airlines Group (IAG), Aeroflot Havayolları (AFL), Norwegian Havayolları (NAX), Air France-KLM Grup (AFR-KLM), Türk Havayolları (THY) ve Lufthansa Havayolları (DLH) olarak gerçekleşmiştir. 2019 yılının dördüncü çeyreğinde havayolu işletmelerinin finansal performansları sırasıyla; AFR-KLM, DLH, AFL, THY, IAG, PGS ve NAX olarak tespit edilmiştir. 2020'nin ikinci çeyreğine bakıldığında ise finansal performans sıralaması; NAX, PGS, THY, AFL, AFR-KLM, IAG ve DLH olarak tespit edilmiştir.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>Çalışma sonucunda havayolu işletmelerinin finansal performanslarının değerlendirilen üç dönem için farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.</p> Demet Dağlı Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1514 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Covid 19 Döneminde Algılanan Tehdit, Algılanan Ciddiyet ve Kendini İzole Etme Niyetinin Dürtüsel Satın Alma Üzerindeki Etkisi: Bir Seri Aracılık Modeli İncelemesi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1515 <p><strong>Amaç – </strong>&nbsp;Bu çalışmanın amacı, COVID-19 salgını sırasında ortaya çıkan algılanan tehdit, algılanan ciddiyet ve kendini izole etme niyetinin dürtüsel satın alma üzerindeki etkilerini belirlemektir. Ek olarak, algılanan ciddiyet ve kendini izole etme niyetinin bu ilişkiler üzerindeki aracılık etkilerini seri aracılık modeli üzerinden tespit etmeyi amaçlamaktadır.</p> <p><strong>Tasarım/Yöntem/Yaklaşım – </strong>&nbsp;Veri toplama aracı olarak online anket, örnekleme yöntemi olarak kolayda ve kartopu örnekleme kullanılmıştır.&nbsp; 4 Ocak-15 Ocak 2021 tarihleri arasındaki veri toplama sürecinde 403 katılımcı verisi elde edilmiştir. Veri analizinde SPSS 24, AMOS 24 ve PROCESS 3.1 makro uzantısı kullanılmıştır. Araştırma modeli, koruma motivasyonu teorisine dayandırılmıştır. Analiz yöntemlerinde tanımlayıcı istatistikler, doğrulayıcı faktör analizi, güvenilirlik analizi, geçerlilik analizleri ve seri aracılık analizi kullanılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>&nbsp;Araştırma bulgularında, algılanan tehdidin (β=0,283*), algılanan ciddiyetin&nbsp; (β=0,365*) ve kendini izole etme niyetinin (β=0,434*) dürtüsel satın alma üzerinde doğrudan etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Aracılık etkileri (dolaylı etki) değerlendirildiğinde ise algılanan tehdidin dürtüsel satın alma üzerindeki etkisinde algılanan ciddiyetin aracı etkisi olduğu (β=0,246**), kendini izole etme niyetinin aracı etkiye sahip olduğu (β=0,099*), kendini izole etme niyetinin algılanan ciddiyet aracılığıyla birlikte aracı etkiye sahip olduğu (β=0,139**), belirlenmiştir.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>&nbsp;Araştırma bulguları doğrultusunda dürtüsel satın alma üzerinde en etkili boyut kendini izole etme niyeti olarak ortaya çıkmıştır. Algılanan tehdidin dürtüsel satın alma üzerindeki etkisinde algılanan ciddiyetin aracı etkisi daha büyüktür. Kendini izole etme niyetinin aracı etkisi, algılanan ciddiyetin etkisiyle birlikte gerçekleşmesi durumunda artmaktadır. Elde edilen sonuçlar literatürdeki çalışmalarla paralellik göstermektedir.</p> Mehmet Sağlam- E. Başak Tavman Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1515 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 COVID-19 (Koronavirüs) Salgını Sürecinde Mobil Ödeme Sistemlerinin Algılanan Risk, Algılanan Güven ve Kullanma Niyeti Üzerine Bir Araştırma https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1516 <p><strong>Amaç – </strong>&nbsp;Mobil alışveriş uygulamaları üzerinden gerçekleştirilen ödeme işlemlerine ilişkin belirsizlikler, tüketicilerin algılanan risk, algılanan güven ve kullanma niyetlerini etkilemektedir. Özellikle, COVID-19 salgını nedeniyle mobil alışveriş uygulamaları üzerinden gerçekleştirilen ödemelere ilişkin artan işlem hacimleri, tüketicileri daha da kaygılandırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, günümüz dijital çağında tüketiciler tarafından sıklıkla kullanılmaya başlanan mobil ödemelere ilişkin, algılanan risk, algılanan güven ve kullanma niyetlerini belirlemektir. Ayrıca, katılımcıların bu değişkenlere ilişkin değerlendirmeleri, sosyo-demografik özellikleri nezdinde karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Böylelikle, COVID-19 salgını katılımcıların mobil ödemelere ilişkin algılarındaki değişimler gözlemlenmiş olacaktır.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>&nbsp;Araştırma verilerinin toplanmasında, çevrimiçi anket yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmanın evrenini, Türkiye de ikamet eden mobil alışveriş uygulamaları kullanıcıları oluşturmaktadır. Örneklem kitlesini, basit (tesadüfi) örnekleme yöntemi ile seçilen, 434 mobil alışveriş kullanıcısı oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin analizinde öncelikle, geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmıştır. Daha sonra, doğrulayıcı faktör analizi (DFA) gerçekleştirilmiştir. Son olarak ise, ANOVA ve t-testi analizi uygulanmıştır.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>&nbsp;Araştırma analizleri neticesinde, algılanan risk, algılanan güven ve kullanma niyetinin; mobil ödeme kullanma sıklığı, mobil ödeme sistem tercihi, yaş, cinsiyet, eğitim durumu ve gelir durumuna göre farklılaştığı tespit edilmiştir.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>&nbsp;Araştırma bulgularına göre, farklı demografik özelliklere sahip kullanıcıların, algılamalarında da farklılıklarının olabileceği sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda, Türkiye’de mobil ödemelere ilişkin pazarlama stratejilerin belirlenmesi konusunda; cinsiyet, yaş, gelir ve eğitim durumu gibi farklılıklara sahip kullanıcılar için farklı iletişim yöntemlerinin ve araçlarının kullanılması, işletmeler açısından faydalı olacaktır.</p> Talha Bayır Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1516 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Çalışanları ve Kurumsal Gücü ile Yükselen Değer: Katılım Bankacılığı https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1517 <p><strong>Amaç –&nbsp; </strong>Çalışmanın amacı, katılım bankası müşterilerine katılım bankası çalışanlarının ve Katılım bankasının tutumlarının, müşteri memnuniyeti ve müşteri sadakati üzerine etkilerini belirleyerek katılım bankası sektörüne ve pazarlama literatürüne katkıda bulunmaktır.&nbsp;</p> <p><strong>Yöntem –&nbsp; </strong>Nicel araştırma yöntemlerinden tanımlayıcı nitelikte neden-sonuç araştırmasıdır. Araştırma amacını gerçekleştirmek üzere iki farklı model test edilecektir. 1.model: Katılım Bankası Çalışanı ve Katılım bankasının tutumlarının Müşteri Memnuniyetine Etkisi, 2. Model: Katılım Bankası Çalışanı ve Katılım bankasının tutumlarının Müşteri Sadakatine Etkisi. Veri, Kasım 19, 2018-Ocak 25,2019 dönemlerinde, 373 müşteriden yüz yüze anket yöntemiyle toplanmıştır. Neden-sonuç araştırmasının örneklemi kolayda örneklemdir.&nbsp; Nakıboğlu (2008)’den alınan ölçeğin, katılım bankası uygulanmasıyla güvenirliği tespit edilmiştir (KMO= 0,869, Küresellik testi p‹0.00).</p> <p><strong>Bulgular – </strong>&nbsp;1. model analiz sonucu;&nbsp; Katılım bankası çalışanlarının tutumları ve Katılım bankası tutumlarının müşteri memnuniyetini açıklama gücü 0,550’dir, F testi (F= 283,146; p=0,000)sonucu; 1.model anlamlıdır. Araştırma modeli hipotez testinde H<sub>1</sub> ve H<sub>2</sub> kabul edilmiştir. 2.model analiz sonucu; Katılım bankası çalışanlarının tutumları ve Katılım bankası tutumlarının müşteri sadakatini açıklama gücü 0,455’dir, F testi (F= 156,146; p=0,000)sonucu 2. model anlamlıdır. Araştırma modeli hipotez testinde H<sub>3</sub> ve H<sub>4</sub> kabul edilmiştir.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>Katılım bankası tutumlarının müşteri memnuniyeti üzerinde pozitif yönde etkisi vardır. Katılım bankalarının, müşteri memnuniyetini sağlayacak, ürünlerini çeşitlendirmeleri önemlidir. Katılım bankalarının, dayanışma felsefesine dayanan özgünlüğünün, finansal ekosistemde yer alan tüm paydaşlara tekrarlanacak mesajlarla hatırlatacak pazarlama uygulamaları geliştirmeleri önerilir.</p> <p>Müşteriyle doğrudan temas eden katılım bankası çalışanları, müşteri sadakati üzerinde pozitif yönde etkilidir. Satış ve destek organizasyonlarındaki çalışanların bankanın stratejik amaçlarıyla uyumlu çalışması yönünde teşvik edilmesi önerilir.</p> Enes Koçoğlu- Süreyya Karsu- Meltem Nurtanış Velioğlu Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1517 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Factors Influencing Customer Satisfaction and Its Contribution on Customer Loyalty: Case of Restaurant Industry in Turkish Republic of North Cyprus https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1518 <p><strong>Purpose –&nbsp; </strong>The purpose of our study is to analyze the customer satisfaction and loyalty in restaurant industry in Turkish Republic of Northern Cyprus. Considering the restaurant industry, the literature reveals that food quality, service quality, price, location and restaurant atmosphere are the key determinants of customer satisfaction. Although positive relationships were reported in many studies between the traditional determinants and customer satisfaction, it is important to investigate these factors in TRNC since the dynamics and culture of each country can be different.</p> <p><strong>Design/methodology/approach –&nbsp; </strong>In this study, 7-point Likert scale survey instrument was constructed and online questionnaire distributed to survey 356 customers through convenience sampling method. Classification and Regression Tree (CART) Analysis was used to test the hypotheses.</p> <p><strong>Findings –&nbsp; </strong>Our findings indicate that service quality and food quality make significant contribution on customer satisfaction and there is a positive relationship between customer satisfaction and customer loyalty. In addition, food quality is the most important factor influencing the customer satisfaction in restaurant industry.</p> <p><strong>Discussion – </strong>&nbsp;In addition to traditional determinants, usage of mobile application and presentation shows in restaurants were incorporated into the proposed research model to examine the relationship with customer satisfaction. Mobile application and presentation shows were rarely investigated in restaurant industry and since there is a hyper-competition in restaurant industry, it is important to find new ways that can promote to customer satisfaction. Furthermore, the relationships between customer satisfaction and loyalty is investigated.</p> Ercem Ruhluel- Pelin Bayram Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1518 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Gelişmiş ve Gelişmekte Olan Ülkelerde Yabancı Portföy Akımlarını Etkileyen Makroekonomik Faktörler https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1519 <p><strong>Amaç - </strong>Yabancı sermaye akımları ülkelerin büyüme sürecinde önemli rol oynamaktadır. Gelişmiş ülkeler yabancı sermaye akımlarına, sürdürülebilir büyüme için ihtiyaç duyarken gelişmekte olan ülkeler ise borçlanma dengesizliklerini azaltmak, makroekonomik istikrar oluşturmak ve ekonomik büyüme gerçekleştirmek için ihtiyaç duymaktadırlar. Yabancı sermaye akımları; doğrudan yabancı yatırımlar (FDI) ve yabancı portföy yatırımları (FPI) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu akımlara yönelik araştırmalar genellikle doğrudan yatırımlar üzerine yoğunlaşmıştır. Portföy yatırımlarına yönelik araştırmalar ise bu yatırımların genelde makroekonomik değişkenlere etkisini ölçmeye yöneliktir. Bu çalışmada yabancı portföy yatırımlarını etkileyen faktörler belirlenerek bu faktörlerin yabancı portföy yatırımlarına etkileri tespit edilmeye çalışılmıştır.</p> <p><strong>Yöntem - </strong>1961-2018 yılları arasında, 38’i gelişmiş, 130’u gelişmekte olan toplam 168 ülkenin UNCTAD, OECD ve Dünya Bankası’ndan elde edilen verileri ile yabancı portföy akımlarını etkileyen makroekonomik veriler panel veri analizi ile belirlenmeye çalışılmıştır. Makro ekonomik faktörler; tüketici fiyat endeksi, kamu ve özel kesim dış borç, ekonomik büyüme, ticaret dengesi, doğrudan yabancı yatırımlar, kredi derecelendirme notu ve döviz kuru olarak belirlenmiştir.</p> <p><strong>Bulgular –</strong> Çalışma kapsamında panel veri analizinden elde edilen sonuçlara göre yabancı portföy yatırımları ile tüketici fiyat endeksi arasında anlamlı ve negatif bir ilişki; büyüme, kamu ve özel kesim dış borcu, doğrudan yabancı yatırımlar, ticaret dengesi, kredi derecelendirme ve döviz kuru arasında anlamlı ve pozitif bir ilişki tespit edilmiştir.</p> <p><strong>Tartışma - </strong>Çalışmada, analizde kullanılan faktörlerin yabancı portföy yatırımlarını %75 civarında açıkladığı ancak geriye kalan diğer faktörlerin de neler olduğunun araştırılmasında yarar olacağı sonucuna varılmıştır.</p> Güray Küçükkocaoğlu- Nimet Çakır Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1519 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Sosyal Medya Reklamları Etkili Midir? Algının ve Tutumun Satın Alma Niyetine Etkisinde Ünlü Desteğinin Aracı Rolü : Y Kuşağı Üzerinde Bir Araştırma https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1520 <p><strong>Amaç - </strong>Sosyal medya ağlarının, firmalar için yeni bir rekabet alanına ve tanıtım mecrasına dönüşmesi sosyal medya reklamlarının günümüzde etkili bir tutundurma faaliyeti haline gelmesini sağlamıştır.&nbsp; Firmalar çekici, alanında uzman ve güvenilir ünlülerle iş birliği ile markalarının tanıtımını yaparak tüketicilere ulaşmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, Y kuşağındaki tüketicilerin sosyal medya reklamlarına yönelik algılarının ve tutumlarının satın alma niyeti üzerindeki etkisinde ünlü desteğinin aracı etkisini incelemek ve Y kuşağı tüketicilerin sosyal medya reklamlarına yönelik algısı ve tutumu ile satın alma niyeti arasındaki ilişkiyi belirlemektir.</p> <p><strong>Yöntem - </strong>Bu doğrultuda çalışmada, Y kuşağındaki tüketicilerin sosyal medya reklam algılarının ve tutumlarının, tüketicinin satın alma niyeti üzerindeki etkisinde ünlü desteğinin aracı etkisini incelemek üzere bir model geliştirilmiştir. Y kuşağında bulunan 405 bireye yüz yüze ve çevrimiçi olarak anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler AMOS programı aracılığıyla test edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular - </strong>Araştırma sonuçlarına göre, sosyal medya reklamlarına yönelik tüketici algısının ve tüketici tutumunun satın alma niyeti üzerinde etkili olduğu, aynı zamanda ünlü desteğinin sosyal medya reklamlarına yönelik tüketici algısının ve tüketici tutumunun satın alma niyeti üzerindeki etkisinde aracı etkiye sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca sosyal medya reklamlarındaki ünlü desteğinin tüketici satın alma niyeti üzerinde olumlu etkileri olduğu sonucuna varılmıştır.</p> <p><strong>Tartışma - </strong>Firma sahiplerinin markaları ile benzer kimliğe ve imaj özelliklerine sahip ünlülerle çalışması, tüketicilerin satın alma niyetine önemli katkıda bulunmaktadır. Tüketicilerin sosyal medya reklamları algısı ve tutumunun satın alma niyetine etkisinin kısmi olarak ünlü desteği ile sağlandığı sonucu da, sosyal medya reklamlarında ünlü desteğinin önemini vurgulamaktadır.</p> Hasan Aksoy- Ayşe Gür- Emel Celep Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1520 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 COVID-19 Pandemi Döneminde İş Stresinin İşte Kalma Niyetine Etkisinde İş Tatmininin Aracılık Etkisi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1521 <p><strong>Amaç – </strong>&nbsp;Bu çalışma, Covid-19 Pandemi döneminde sağlık çalışanlarının yaşadığı iş stresinin, iş tatmini aracılığıyla işte kalma niyetini etkileyip etkilemediğinin tespit etmeyi ve hangi unsurların iş stresine yol açtığını belirlemeyi amaçlamaktadır.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>&nbsp;Çalışma için hem nicel hem de nitel analiz yöntemlerini içeren karma analiz yöntemi kullanılmış olup, nicel analiz için birincil veri toplama yöntemlerinden anket yöntemi tercih edilmiştir. Nitel analiz için ise veri toplama yöntemlerinden yarı standartlaştırılmış mülakat tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, Konya ilinde yer alan özel hastanelerdeki sağlık çalışanları oluşturmuştur. Nicel analiz için 633, nitel analiz için 13 sağlık çalışanı araştırmaya katılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>Nicel araştırma sonucunda sağlık çalışanlarının yaşadıkları iş stresinin iş tatminlerini negatif etkilediği, iş tatmininin işte kalma niyetini pozitif etkilediği ve iş stresinin iş tatmininin aracılık etkisiyle işte kalma niyetini negatif etkilediği tespit edilmiştir. Nitel analizde ise iş stresini olumlu ve olumsuz etkileyen 13 unsur bulunmuştur. İş stresini olumsuz yönde etkileyerek azaltan tek unsur ekip ruhu ve çalışması olurken, olumlu etkileyerek artmasını sağlayan (kodlanma sıklığına göre) ilk unsur ise mobbing olmuştur.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>Sağlık sektörü iş stresinin yoğun olarak yaşandığı sektörlerden birisidir. Özellikle de pandemi döneminde sektör çalışanlarının iş stresinden fazlasıyla etkilendiği yadsınamaz bir gerçekliktir. İş stresinin artması, iş tatminini olumsuz etkilemekte ve düşen iş tatmini nedeniyle çalışanlar işlerinden ayrılmak istemektedir. Ancak çalışma sonuçlarında belirtildiği üzere iş stresinin artması ve düşen tatmin nedeniyle çalışanların işte kalma niyetleri olumsuz etkilense de, ekonomik sebepler nedeniyle çalışanların işlerinden ayrılmak istememesi göz ardı edilmemesi gereken bir geçekliktir.</p> Mehmet Akif Çini- Meral Erdirençelebi- Ebru Ertürk Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1521 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Etik İklimin Kurumsal İtibar ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Yaklaşımına Etkisi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1522 <p><strong>Amaç</strong> –&nbsp; Günümüz yönetim anlayışında oldukça önemli bir yere sahip olan etik iklim, kurumsal itibar ve kurumsal sürdürülebilirlik uygulamaları, kurumları rakiplerinden farklı kılan özgün temel kaynaklarıdır. Çalışmanın amacı, bu üç konunun etkileşimini bilimsel olarak ortaya koymak ve kurumların sürdürülebilirliğini sağlamada bu etkileşimin önemi konusunda farkındalık yaratmaktır.</p> <p><strong>Yöntem</strong> –&nbsp; Çalışmada, birden çok değişken arasındaki karmaşık ilişkileri modelleyen yapısal eşitlik modeli (YEM) kullanılmıştır. Araştırma, basit tesadüfi örneklemeyle, Türkiye’nin başarılı ve itibarlı kurumlarında çalışan 448 yönetici üzerinde, nicel veri toplama yöntemlerinden anket ile yapılmıştır. Veriler Yapısal Eşitlik Modeli SmartPLS uygulaması ile analiz edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>&nbsp;&nbsp;Analiz sonuçlarına göre, etik iklimin kurumsal itibar ve sürdürülebilirliğe anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğu, kurum itibarının da bu etkide aracı rolünün bulunduğu tespit edilmiştir.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>Kurum uygulamalarında etik iklim, itibar ve sürdürülebilirlik açısından, ürün-hizmet, kurumun çekim gücü, kanun ve kodların en önem verilen değişkenler olduğu ortaya çıkmıştır. Kurumsal çalışmalarda bu alanlara ağırlık verilmelidir. Etik iklim, kurumsal itibar ve sürdürülebilirlik konularında akademik ve sosyal eğitim programları oluşturulması, benzer çalışmanın farklı zaman ve hedef kitlelerle tekrar edilmesi önerilmektedir.</p> Gülcan Ayral- Nüket Saracel Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1522 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 The Effect of Unethical Sales Behaviors on Consumer Cynicism and the Moderating Role of Demographic Characteristics: A Study on the Service Sector https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1523 <p><strong>Purpose - </strong>Although it is frequently emphasized in the literature that companies’ ethical violations are effective in developing consumer cynicism, the effect of salespeople’s unethical behaviors on consumer cynicism towards the service sector has not been investigated yet. Therefore, this study aims to reveal the effect of unethical sales behaviors on consumer cynicism towards the service sector and whether this effect differs according to demographic characteristics.</p> <p><strong>Design/methodology/approach - </strong>The convenience sampling method was used in this study, and the data were obtained from consumers who buy/consume services in Bursa province. Face-to-face survey was used as data collection method. The data reached were analyzed by structural equation modeling (SEM).</p> <p><strong>Findings -</strong> As a result of the study, it was found that unethical sales behaviors had a significant and positive effect on consumer cynicism towards the service sector. It was also found that the effect of unethical sales behaviors on consumer cynicism towards the service sector differed significantly according to education level but did not differ significantly according to gender, marital status, age, and income. Accordingly, the effect of unethical sales behaviors on consumer cynicism towards the service sector is higher for consumers with postgraduate education than consumers with undergraduate education.</p> <p><strong>Discussion - </strong>This study contributes to the marketing literature by revealing that unethical sales behaviors affect consumer cynicism towards the service sector and this effect differs according to education level. In addition, the results obtained in this study are thought to be beneficial for service companies in terms of preventing consumer cynicism and reducing the harmful effects of cynicism.</p> Gamze Akçay- Erkan Özdemir Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1523 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Çalışanların Demografik Özellikleri ile İşyerlerindeki Çalışma Koşulları Arasındaki İlişkinin Analizi: Market Zincirleri Örneği https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1524 <p><strong>Amaç – </strong>Bu çalışma, farklı büyüklükte market zincirlerinde çalışanların demografik özellikleri ile işyerlerindeki çalışma koşulları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Analizlerde bireyleri etkileyen özelliklerden;&nbsp; yaş, eğitim durumu, çalışan tecrübesi, medeni durum değişkenlerinin; çalışma koşulları kapsamında talepler, kontrol, destek, ilişkiler, rol ve değişimin üzerinde ne kadar etkili olduğu açıklanmaya çalışılacaktır.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>&nbsp;Bu çalışmada, niceliksel araştırma tekniklerinden sebep-sonuç ilişkilerinin analiz edildiği ankete dayalı “İlişkisel Tarama Modeli” tercih edilmiştir. Araştırmanın örneklemi Türkiye’de büyük market zincirinde çalışan 794 kişiyle sınırlandırılmıştır. Araştırmada kullanıla veri toplama araçları;&nbsp;&nbsp; kişisel bilgi formu ve çalışma koşullarının değerlendirilmesi ölçeği olup, katılımcıların seçiminde basit tesadüfi örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Anket verilerinden faydalanılarak; SPSS istatistik programı ile “güvenirlik analizi, frekans analizi yapılmış, ayrıca çalışmanın hipotezleri t testi ve tek yönlü varyans ile test edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>Bu araştırmada, cinsiyet, medeni hal, eğitim durumları, yaş aralıkları, haftalık çalışma saatleri, işletmedeki unvan, toplam çalışma yılı, işletmedeki çalışma yılı, iş kolları, müşteri yoğunluğu değişkenleri; işyerlerindeki çalışma koşullarını etkilemiştir. Diğer bir anlatımla, demografik özellikler ve çalışma koşulları arasındaki ilişkinin istatiksel açıdan anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>&nbsp;İşletmelerin amaçlarına ulaşmaları; çalışanların görevlerini en iyi şekilde yerine getirmelerine, bölümlerin koordineli bir biçimde çalışmasına, çalışanların kendilerini rahat hissedebildikleri iş atmosferini yaşamalarına ve çalışan-yönetici iletişiminin güçlülüğüne bağlı olmaktadır.&nbsp; Dolayısıyla beklentileri karşılanmış olan çalışanların olduğu, vasıflı işgünün görevlendirildiği, çalışanların kararlarının önemsendiği, performansa göre ücretlerin ödendiği, müşteri memnuniyetini kazanan işletmelerin artmasına destek olacak tüm bilimsel çalışmalar; çalışanlar, tüketiciler, işletme sahipleri ve ülke ekonomisi açısından büyük önem arz etmektedir.</p> Hakan Vatanseven- Hasan Alpay Heperkan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1524 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Relationship Between Cultural Intelligence and Cross-Cultural Adjustment of Foreign Employees in Kosovo https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1525 <p><strong>Purpose – </strong>&nbsp;Cross-cultural adjustment is crucial for the success of employees in a different cultural environment. Cultural intelligence is believed to be a skill that can enhance adjustment during cross-cultural interactions. Cross-cultural adjustment is crucial for the success of employees in a different cultural environment. This study aimed to determine the relationship between cross-cultural adjustment and cultural intelligence by examining a sample of employees working in Kosovo with a foreign country of origin.</p> <p><strong>Design/methodology/approach -</strong> <strong>&nbsp;</strong><strong>This study is quantitative in terms of its methodology. </strong>The empirical data comes from a survey of foreign employees living in Kosovo and working in private businesses from thirteen types (sectors) of institutions.</p> <p><strong>Results – </strong>&nbsp;The study results show that dimensions of cultural adjustment are associated with dimensions of cultural intelligence. Therefore, this study confirms the effect of cultural intelligence domains on the cross-cultural adjustment of employees working in a foreign country.</p> <p><strong>Discussion –&nbsp; </strong>In recognition of the importance of cross-cultural adjustment for foreign employee’s performance, we suggest organizations and employees invest in training and other efforts like visits to the new duty country before starting work, increasing the cultural intelligence components of a person, and enhancing cross-cultural adjustment.</p> Vjosë Hajrullahu- Hasan Tutar- Alban Fejza Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1525 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Etik Girişimcilik Alanında Yapılmış Ulusal ve Uluslararası Çalışmaların Bibliyometrik Analizi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1526 <p><strong>Amaç</strong> –&nbsp; Makalenin, etik girişimcilik üzerine ulusal ve uluslararası literatürdeki yayınlar incelenerek ilgili eserlere genel bir bakış sağlaması, ağ yapıları hakkında bilgi vermesi, alanda zamanla meydana gelen gelişme, değişimlerin izlenmesine olanak sunması ve girişimcilikte etik bilincinin yaygınlaşması için gelecek çalışmalara ışık tutması beklenmektedir.</p> <p><strong>Yöntem</strong> –&nbsp; Ulusal düzeyde tüm zamanlar için Ulakbim, TR dizin veri tabanında, konu sekmesinde “girişimcilik” ve “etik” kelimeleri ile uluslararası düzeyde aynı mantıkla Web Of Science veri tabanında SCI, SSCI ve AHCI atıf indekslerinde konu sekmesinde aynı kelimelerin İngilizceleri kullanılarak (“entrepreneurship” AND “ethics”) 2021 yılına kadar yapılan tarama sonucunda ulaşılan yayınlar incelenmiştir. Uluslararası yayınlar için VOS Viewer programı aracılığıyla sosyal ağ analizi yapılarak, kurum, yazar iş birlikleri haritalar halinde sunulmuştur. Çalışmada ulusal ve uluslararası yazında toplam 313 eser, nitel araştırma yöntemlerinden bibliyometrik atıf analizi tekniği ile incelenmiştir.</p> <p><strong>Bulgular</strong> –&nbsp; Ulusal yazında, etik ve girişimcilik konusunun yeterince çalışılmadığı; uluslararası yayınlarda ise, 2013 ve sonrasında özellikle etik konusuna dergilerin yer ayırması, teknolojik gelişmeler gibi nedenlerle çalışma sayısında dikkat çekici bir artış bulgulanmıştır. Uluslararası literatürde yer alan çalışmalar ile karşılaştırıldığında ulusal literatürde konunun sosyal girişimcilik boyutunun ele alınmadığı dikkat çekmektedir. Uluslararası çalışmalara göre ulusal çalışmalara yapılan atıf sayısının oldukça düşük kalması farkındalık düzeyinin düşüklüğünü ortaya koymaktadır.</p> <p><strong>Tartışma</strong> –&nbsp; Akademik camianın, ulusal ya da uluslararası yazında, etik girişimcilik konusunu, mikro, mezo ve makro seviyelerde araştırmaları aracılığıyla bilimsel verilerle desteklemesi ve gelişmesine katkıda bulunması gerekmektedir. Bu çalışmalar, örgütlere zorlu Kızıldeniz şartlarında sürdürülebilirlikleri için önemli bir unsur olan etik girişimciliğe odaklanmaları konusunda fayda sağlayacaktır.</p> Meri Taksi Deveciyan- Serap Korkarer- Cem Çetin Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1526 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Halkla İlişkiler Bağlamında Kurumsal Sosyal Sorumluluğa Yönelik Algının Örgütsel Bağlılığa Etkisi: Öğretim Üyelerine Yönelik Bir Araştırma https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1527 <p><strong>Amaç –&nbsp; </strong>Mevcut literatür, kurumsal sosyal sorumluluğa yönelik, doğru şekilde gerçekleştirilmiş halkla ilişkiler uygulamalarının kurumların hedef kitleleri üzerinde olumlu yönde algı yarattığını gösterir. Bu bağlamda kurumsal sosyal sorumluluk kavramının öneminin altı,&nbsp; Caroll tarafından, kurumların iyi bir kurumsal vatandaş olabilmeleri açısından çizilmiş, bu görüş doğrultusunda kurumsal sosyal sorumluluk piramidini ortaya koymuştur (Caroll, 1991: 40).&nbsp; Allen ve Meyer&nbsp; tarafından ise bireylerin çalıştıkları kurumlara bağlılıklarının altında psikolojik etmenler yer almakta olduğu belirtilmektedir. Bu bağlamda onlar örgütsel bağlılık modelini geliştirmişlerdir (Allen ve Meyer 1990: 3-4). Bu çalışmada, mevcut literatürden yola çıkarak, halkla ilişkiler bağlamında kurumsal sosyal sorumluluğa yönelik algının, örgütsel bağlılığa etkisini vakıf üniversitelerinde yer alan öğretim üyeleri çerçevesinde ortaya koymak amaçlanmıştır.</p> <p><strong>Tasarım/Yöntem/Yaklaşım – </strong>&nbsp;Araştırma kapsamında, kurumsal sosyal sorumluluk piramidi basamakları ile örgütsel bağlılık modeli boyutlarının ilişkisine yönelik deneysel bir araştırma modeli geliştirilmiştir. Bu model kantitatif bir yöntem olarak çevrimiçi anket yoluyla elde edilen veriler ile test edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>Halkla ilişkiler bağlamında kurumsal sosyal sorumluluğa yönelik algı ölçeğinden alınan ortalama puanlar ile örgütsel bağlılık ölçeğinden alınan ortalama puanlar arasındaki ilişkiyi belirlemek üzere yapılan pearson çarpım moment korelasyon analizi sonuçlarına göre; halkla ilişkiler bağlamında kurumsal sosyal sorumluluğa yönelik algı puanı yükseldikçe duygusal bağlılık puanının yükseldiği, devam bağlılığı puanının düştüğünü, normatif bağlılık puanının ise yükseldiği ortaya çıkmıştır.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>Araştırma bulgularında yola çıkarak, doğru biçimde gerçekleştirilen kurumsal sosyal sorumluluğa yönelik halkla ilişkiler uygulamaları ile üniversitelerdeki duygusal bağlılığın yükseltilebileceği öngörülebilir.</p> Emel Tozlu Öztay Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1527 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Sağlık Kurumlarında Çalışan Personelin Yeşil Tedarik Zinciri Hakkında Bilgi Düzeylerinin Belirlenmesi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1528 <p><strong>Amaç –&nbsp; </strong>Bu çalışmanın amacı, kaynakların sınırlı, atık depolama ve imha alanlarının yetersiz, tehlikeli madde kullanımı ve atılması ile ilgili personel eğitimlerinin dar kapsamlı ve yenilenebilir enerji kaynakları kullanımı için teşviklerin sınırlı olduğu sağlık işletmelerinde görev yapan personelin yeşil tedarik zinciri hakkında bilgi düzeylerini belirlemektir.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>&nbsp;Çalışmanın evrenini Ankara ilinde faaliyet gösteren kamu ve özel sağlık kuruluşlarında görevli çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcıların yeşil tedarik zinciri hakkında bilgi düzeylerinin belirlenmesi amacıyla 46 soruluk e-posta yoluyla elektronik anket uygulanmış olup, 296 katılımcı araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler için değişkenlerin miktarını ve türünü belirlemek amacıyla tekil tarama modeli, değişkenler arasındaki ilişkinin varlığını ve değişimin yönünü belirlemek amacıyla da ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel analiz programı ile analiz edilmiş ve yorumlanmıştır.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>&nbsp;Yeşil tedarik zinciri yönetimi alt boyutlarının, katılımcıların; cinsiyet, medeni durum, yaş, kurumda çalışma süreleri, sağlık sektöründe çalışma süreleri, görev yaptıkları birimlere göre istatistiksel açıdan farklılık gösterdiği tespit edilmiş olup; katılımcıların gelir düzeyi, meslekleri ve eğitim durumları ile anlamlı farklılık bulunamamıştır.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, makro düzeyde sağlık sistemi karar verici ve aktörleri mikro düzeyde ise sağlık kurumları yöneticileri ve birim sorumluları tarafından, sağlık kurumlarında çalışan personelin yeşil tedarik zinciri yönetimi ve faaliyetleri hakkında bilinçlendirilmesine yönelik eğitim verilmesinin gerekliliği değerlendirilmekte olup, verilen eğitimler ve yeşil uygulamalar doğrultusunda zincirin tüm paydaşları arasında proaktif bir iletişimin sağlanması ve böylece sağlık kurumlarında çalışan personelin yeşil uygulamalara uyum sağlayıp değişime adapte olabilmeleri açısından önem arz etmektedir.</p> E. Asuman Atilla- Fırat Seyhan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1528 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Türk Dizi Filmlerinin Uluslararasılaşmasında Distribütörlerin Fuar Süreci: Çoklu Örnek Olay İncelemesi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1529 <p><strong>Amaç –&nbsp; </strong>Türk dizi filmlerinin uluslararasılaşmasında distribütörlerin gerçekleştirdiği fuar faaliyetlerinin anlaşılması amaçlanmaktadır.</p> <p><strong>Yöntem –&nbsp; </strong>Nitel araştırma yöntemlerinden çoklu örnek olay (durum/vaka çalışması) modeli kullanılmıştır. Amaçlı örnekleme yöntemi kullanılarak üç Türk dizi film distribütörü işletmenin temsilcileriyle yarı yapılandırılmış görüşme yapılarak veri toplanmıştır. Veriler içerik analizi ile incelenmiştir.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>Yılda birçok kez dünyanın farklı bölgelerinde gerçekleştirilen uluslararası sektörel fuarlar, Türk dizi filmlerinin diğer ülke pazarına ulaşmasında, dizi film yapımcıları ile diğer ülke televizyon kanalları arasında aracılık faaliyetini üstlenen distribütörler için önemli bir temas noktası olmaktadır. Fuar süreci; fuar öncesi, fuar sırası ve fuar sonrası faaliyetler olarak ele alınarak incelenmiştir. Distribütörler fuarlara katılmadan önce hedef kitlelerine duyurular yapmakta, fuarlarda katılımcı işletme olarak yer alarak kataloglarında yer alan dizi filmlerin tanıtımlarını yapmakta, mevcut ve potansiyel müşterilerle ilişkiler kurmakta ve geliştirmektedir. Fuar sonrası da kurulan ilişkilerin devamlılığını sağlayarak kataloglarında yer alan dizi filmlerin lisanslama anlaşmaları için çalışmalarına devam etmektedir.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>Türk dizi filmlerinin diğer ülke televizyon kanallarında yayınlanarak geniş izleyici kitleleri tarafından beğeniyle izlenmesi, hem sanatsal ve teknik üstünlükle hem de hakların diğer ülke televizyonlarına devredilmesinde distribütörlerin aracılık faaliyetleri ile gerçekleşmiştir. Uluslararası sektörel fuarlar, Türk içeriklerinin küresel televizyon pazarına sunulduğu ve bütünleşik pazarlama iletişiminin gerçekleştiği pazarlar olarak ifade edilebilmektedir. Türk dizi filmleri, ihracat gelirleri içerisinde önemli paya sahip olmakla birlikte diğer ülke televizyonlarında yer alarak Türkiye’nin,&nbsp; Türk kültürünün ve Türk markalarının geniş coğrafyalara tanıtılmasında önemli rol üstlenmektedir. Çalışmayla, Türkiye imajı ve ihracatı için büyük bir güç olan Türk dizi filmlerinin uluslararasılaşmasında fuar süreci anlaşılmaya çalışılmıştır.</p> A. İpek Aytaç- M. Mithat Üner Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1529 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Applications of VIKOR Method in Supplier Selection: A Meta-Regression Analysis https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1530 <p><strong>Purpose – </strong>&nbsp;This study attempts to systematically analyze empirical studies using VIKOR method in solving supplier selection problem and to identify the factors affecting mean S (MS) scores through use of meta-regression analysis.</p> <p><strong>Design/methodology/approach –</strong> The sample size of this meta-analysis study consisted of 44 empirical papers obtained from nine databases and meeting the inclusion criteria.</p> <p><strong>Findings –</strong> Systematic review results revealed that the use of VIKOR method has been increasing rapidly in the solution of supplier selection problems. Meta-regression analysis results suggested that the number of decision makers, number of alternatives, number of criteria, country and sector variables did not affect MS scores.</p> <p><strong>Discussion – </strong>&nbsp;Using the fuzzy VIKOR method to solve the supplier selection problem were identified to provide a lower MS score, while using the integrated VIKOR method ensured a higher MS score. Detailed studies will provide a better understanding of the relationship between MS scores and the qualities of studies reporting these scores.</p> Ayşe Anafarta- Neylan Kaya Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1530 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Borsa İstanbul 30 Endeksinde Yer Alan Hisse Senetlerinin Kümelenmesi: COVID-19 Öncesi ve COVID-19 Dönemi İncelemesi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1531 <p><strong>Amaç – </strong>Bu çalışma, Borsa İstanbul 30 (BIST 30) endeksine dahil hisse senetlerinin uzun yıllar boyunca gösterdikleri fiyat davranışlarına dayanmaktadır. Araştırmada kullanılan değişkenler yardımı ile Borsa İstanbul 30 endeksinde yer alan hisse senetlerinin Canopy Kümeleme Algoritması ile hangi kümede yer aldığını tespit etmek amaçlanmıştır.</p> <p><strong>Yöntem –&nbsp; </strong>Çalışmada, Canopy Algoritması ile kümeleme işlemi yapılmış sonrasında Wilcoxon ve Paired Sample t testi ile değişkenler bazında anlamlı farklılığın olup olmadığı incelenmiştir. Çalışmada kullanılan değişkenler, literatür taramaları ve uzman görüşleri dikkate alınarak belirlenmiştir. Çalışmaya dahil edilen hisse senetleri, 07.12.2020 tarihi itibarıyla BIST 30 endeksinde yer alan hisse senetlerinden oluşmaktadır. Çalışmada kullanılan veri seti 2012-2020 dönemini kapsamakta ve her hisse senedinin günlük olarak; kapanış, beta katsayısı, volatilite, hacim, piyasa değeri/defter değeri (PD/DD) değişkenlerinden oluşmaktadır. Bu kapsamda veri seti COVID-19 pandemisi öncesi ve COVID-19 dönemi şeklinde iki grup halinde analize dahil edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>Canopy Algoritmasının, kümeleme analizinde anlamlı sonuçlar ortaya koyduğu ve kümeleme sonuçları incelendiğinde 30 hisse senedinden 19 tanesinin hem pandemi öncesi hem de pandemi sonrası aynı kümede yer aldığı görülmüştür. Kümelerin oluşumunda değişkenlerin etkileri incelenmiş ve değişkenlerin kümeleme analizi için doğru seçimler olduğu sonucuna varılmıştır.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>&nbsp;Yatırım araçları, farklı risk getiri ilişkisine sahiptir. Hisse senetlerine yatırım yapmak isteyen yatırımcılar portföy çeşitlendirmesi yaparken hisse senetlerinin gösterecekleri davranışlara ilişkin bilgi sahibi olmalıdır. Yani düşüşlerde ve yükselişlerde birlikte hareket eden hisse senetlerine aynı portföyde yer vermenin portföyün toplam riskini azaltması açısından faydalı olacağı düşünülmemektedir. Bu noktada hisse senetlerini tanımak yatırımcılara çeşitli yararlar sağlayacaktır. Çalışma sonucunda ortaya çıkan verilerin, yatırımcılara hisse senedi seçimi konusunda karar verme sürecinde fayda sağlayacağı düşünülmektedir.</p> Turan Kocabıyık- Meltem Karaatlı- Kemal Berkay Aktaş Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1531 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Algılanan Örgütsel Destek ile İş Yaşamında Mutluluk İlişkisinde Yaş ve İş Yaşam Dengesinin Rolü https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1532 <p><strong>Amaç – </strong>&nbsp;Bu çalışmada, algılanan örgütsel destek ile iş yaşamında mutluluk ilişkisinde iş yaşam dengesi ve yaşın düzenleyici rolü araştırılmıştır. İş yaşamında mutluluk; hedonik ve eudaimonik olmak üzere iki boyutta araştırma modeline dahil edilmiştir.&nbsp;</p> <p><strong>Yöntem – </strong>&nbsp;Araştırma, bir büyükşehir belediyesinde ve iştiraklerinde iş yaşamlarına devam eden 412 çalışan üzerinde yapılmıştır. Elde edilen veriler, çalışmada geliştirilen teorik modelin ampirik olarak sınanmasında kullanılmıştır. Hipotezler, hiyerarşik regresyon analizi yöntemi ile test edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>&nbsp;Araştırma sonuçlarına göre, algılanan örgütsel destek ile hedonik ve eudaimonik mutluluk arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Bununda yanında iş yaşam dengesinin, algılanan örgütsel destek ile iş yaşamında mutluluk arasındaki ilişkide düzenleyici rolünün olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca yaşın algılanan örgütsel destek ile negatif duygular arasındaki ilişkide düzenleyici rolünün olduğu belirlenmiştir.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>Çalışma, algılanan örgütsel destek ile iş yaşamında mutluluk ilişkisinde yaş ve iş yaşam dengesinin rolünü ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları örgütsel davranış literatürüne katkıda bulunmaktadır.</p> Senem Altan- Ömer Turunç Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1532 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Türk Bankacılık Sektöründe Regülasyon-Piyasa Yapısı İlişkisi: Panel Veri AMG Analizi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1533 <p><strong>Amaç –&nbsp; </strong>İktisadi, sosyal, siyasi, idari, küresel olmak üzere çok boyutlu bir kavram olan regülasyon, düzenleyici bir otoritenin piyasa mekanizmasında aksaklıklar oluşması durumunda ilgili sektör veya piyasalara yönelik bir dizi kural, yaptırım ve uygulamalar getirmesidir. Türkiye’nin iktisadi ve finansal yapısı içerisinde büyük ve önemli bir paya sahip olan bankacılık sistemi, regülasyonların yoğun bir şekilde gerçekleştirildiği sektörlerden biri olarak faaliyetini sürdürmektedir. Çalışmanın amacı ampirik analizlerin odak noktasında yer alan bankacılık sektöründe regülasyonların piyasa yapısı üzerindeki etkilerini ölçmektir.</p> <p><strong>Yöntem –&nbsp; </strong>Bu çalışmada panel veri regresyon analizinden faydalanılarak çalışmanın amacına yönelik olarak 2000-2018 dönemi Türk bankacılık sektörüne ait oluşturulan regülasyon endeksi ve diğer bilanço kalemleri değişken olarak kullanılmıştır. Türk bankacılık sektöründe regülasyonların sektörün piyasa yapısı üzerindeki etkisi, oluşturulan denklemler aracılığıyla panel veri analizi kapsamında Genişletilmiş Ortalama Grup (Augmented Mean Group-AMG) tahmincisi kullanılarak analiz edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>Analiz edilen 2000-2018 döneminde ilgili kurumlar ve kanuni oranlar dahilinde yapılan regülasyonların Türk bankacılık sektöründe rekabeti artırıcı yönde bir etki yarattığı sonucuna ulaşılmaktadır.&nbsp;</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>Bankacılık sektöründe eksik bilgi koşullarının varlığı durumunda, regülasyonların hem maliyetlerin düşürülmesi hem de bu yolla sağlanan kazanımların tüketicilere aktarımı mekanizmasında zorlanabileceği öngörülmektedir. Çalışmada elde edilen bankacılık sektöründe uygulanan regülasyonların rekabeti artırıcı yönde etkisi ile piyasasının daha rekabetçi ve tam bilgi koşullarına yakın bir düzeyde çalışabileceği önerilmektedir. Ayrıca bankacılık sektörüne yönelik rekabet düzeyi daha da artırılarak, regülasyonların piyasayı tam rekabet düzeyine daha fazla yaklaştırması da olası görülmektedir.</p> Feyza Erşin Meta- H. Ozan Eruygur- İbrahim Tokatlıoğlu Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1533 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 İkinci El Çevrimiçi Pazarlarda İlgilenim, Yenilikçilik ve Algılanan Riskin Tüketicilerin Satın Alma Tarzına Etkisi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1534 <p><strong>Amaç –</strong> Dijitalleşme ile başlayan tüketicilerin yaşam tarzlarındaki değişimler tüketicileri çevrimiçi alışverişe yönlendirmiştir. Çevrimiçi alışverişin tüketiciler tarafından yaygın bir şekilde kullanılmasıyla birlikte ikinci el alışverişin çevrimiçi platformlarda önemli bir seçenek haline geldiği görülmektedir. Bu doğrultuda çalışmada, çevrimiçi ikinci el pazarlarda yenilikçilik, algılanan risk, ilgilenim, ikinci el satın alma motivasyonları ve ikinci el satın alma niyeti ile satın alma tarzları arasındaki ilişkiler araştırılmıştır.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>Araştırma çevrimiçi alışveriş yapan tüketiciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler, çevrimiçi anket yöntemiyle toplanmıştır. Veri toplama süreci sonunda eksik/hatalı dolduran kişiler çıkarılmış olup 689 adet anket ile çözümlemeye geçilmiştir. Çözümlemeler IBM SPSS 22 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>Yapılan analizlerden elde edilen bulgulara göre, hedonik satın alma ile ilgilenim, yenilikçilik, algılanan risk, ikinci el sosyal motivasyon ve ikinci el lüks motivasyonu arasında pozitif ilişkiler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kompulsif satın alma ile ilgilenim, yenilikçilik, ikinci el sosyal motivasyon ve ikinci el lüks motivasyonu arasında da pozitif ilişkiler olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>İkinci el konusunda hizmet veren alışveriş siteleri çevrimiçi ortamda gelişen yeni pazar dinamikleri ile ortaya çıkan yapılardır. Bu yüzden bu tarz alışverişlerle ilgili satın alma davranışlarının yenilikçilik, algılanan risk, ilgilenim, ikinci el satın alma motivasyonları ve ikinci el satın alma niyeti gibi tüketici davranışlarının anlaşılması hem e-ticaret hem de alışveriş yapan tüketicilerin özelliklerinin bilinmesi açısından detaylandırılmaktadır.</p> Didem Gezmişoğlu Şen- Gonca Telli Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1534 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Türkiye’de Medikal Sektörde Yer Alan KOBİ’lerin Ar-Ge ve Yenilik Faaliyetlerinde Devlet Desteklerinin Etkisi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1535 <p><strong>Amaç – </strong>&nbsp;Çalışma, Türkiye’de medikal sektörde faaliyet gösteren, medikal ürün üreten küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) yenilik (Ar-Ge) ve araştırma-geliştirme faaliyetlerinde devlet desteklerinin etkisini ve devlet desteklerinden ne derece faydalandıklarını ele almayı amaçlamaktadır.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>&nbsp;Çalışmada, Ankara ve İstanbul’da medikal sektörde faaliyet gösteren yedi küçük ve orta ölçekli işletmeye ulaşılmıştır. Veriler, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan “çoklu durum analizi” uygulanılarak incelenmiştir. Çalışmanın temel problemine ilişkin detaylı bilgi elde edebilmek için çalışmada verilerin toplanması için işletme yöneticileri/sahipleri ile görüşülerek görüşme yöntemi kullanılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>&nbsp;Yapılan çalışmadan elde edilen verilere dayanarak,&nbsp; KOBİ’lere sunulan devlet yardımlarına ilişkin genel bir değerlendirme ile önerilerde bulunulmaktadır. Çalışma kapsamında ortaya çıkan önemli sonuçlar, yenilik ve Ar-Ge faaliyetleri için finansal kaynakların önemli olduğu, yenilik ve rekabet üstünlüğü elde etmede kaynakların sınırlı olması, devlet desteklerinin yeterli olmadığı, bürokratik prosedür fazlalığı ve yavaşlık sebebiyle devlet desteklerinden yeterince yararlanamamalarıdır. Devlet desteklerine getirilecek düzenlemeler ve geliştirmeler ile birlikte KOBİ’lerin daha yenilikçi olacakları sonucuna ulaşılmıştır.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>&nbsp;Sonuç olarak, Ar-Ge ve yenilik yapma eğiliminde olan işletmelerin ihtiyaç duydukları kaynaklara erişebilmeleri ve daha yenilikçi olabilmeleri adına devlet destek ve teşviklerinin önemli olduğu ortaya konmuştur.</p> Aybüke Yalçın- Burak Çetin Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1535 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 İş Yaşam Dengesi Üzerine Bir Araştırma: Lisansüstü Tezlerin Bibliyometrik Analizi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1536 <p><strong>Amaç – </strong>İş yaşamındaki değişimler, örgütsel yapılardaki farklılaşmalar, teknolojik değişimler, iş ve yaşamın diğer alanlarındaki etkileşimin iş yaşamına etkisi, dijitalleşme ve çalışma zamanlarına ilişkin farklı uygulamalar, çalışanların iş ve diğer yaşam alanları arasındaki dengeyi sağlamaları gerekliliğini giderek arttırmaktadır. Yoğun iş yaşamı ve işin yaşam alanı içerisinde geniş bir yer kaplaması, iş yaşam dengesinin özellikle&nbsp; son yıllarda&nbsp; birçok araştırmaya konu olmasını sağlamaktadır. Bu araştırmanın amacı iş yaşam dengesi odaklı Ulusal Tez Merkezi internet sitesinde&nbsp; yayınlanan lisanüstü tezlerin bibliyometrik analizini yapmak ve iş yaşam dengesi konusunu yapılan tez çalışmaları perspektifinden incelemektir.</p> <p><strong>Yöntem – &nbsp;</strong>Araştırma kapsamında Yüksek Öğretim Kurumu Ulusal Tez Merkezi veri tabanından 2021 Mayıs ayında tarama terimi olarak iş yaşam dengesi terimi girilmiştir. Ulaşılan lisansüstü tezlerin bazı değişkenler açısından bibliyometrik analizleri yapılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular</strong> –&nbsp; Ulusal Tez Merkezi veri tabanından iş yaşam dengesi terimiyle tarama yapılmış ve 70 adet teze ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında 70 adet tez; tez adı, yılı, türü, yayınlandığı yıl, dili, danışman ünvanı, üniversite, enstitü, anabilim dalı, araştırma yöntemi, veri toplama araçları, anahtar kelimeler ve özet gibi değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırrma kapsamında tezlerin çoğunluğunun 2019 yılında ve yüksek lisans tezlerinden oluştuğu görülmektedir. 2007 yılından itibaren yapılmış tezlere ulaşılmıştır. Lisansüstü tezlerin daha çok işletme ana bilim dalında yoğunlaştığı görülmektedir.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>İş yaşam dengesi terimiyle Ulusal Tez Merkezi internet sayfasından taranan 70 adet lisansüstü tez&nbsp; bibliyometrik analizle incelenmiştir. İş yaşamı, genel yaşam alanında geniş bir yer kaplamakta olup, iş yaşamının diğer yaşam alanlarını etkilediği, yaşamın diğer alanlarının da iş yaşamını etkilediği görülmektedir. İş ve diğer yaşam alanları arasındaki dengenin sağlanması giderek daha önemli hale gelmektedir. Bu bağlamda iş yaşam dengesinin daha fazla araştırmaya konu olmasının ve farklı değişkenlerle ele alınmasının literatüre, araştırmacılara, öğrencilere ve uygulayıcılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.</p> Mecbure Aslan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1536 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 The Impact of Online Consumer Reviews on Online Hotel Booking Intention https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1537 <p><strong>Purpose –&nbsp; </strong>The aim of this research is to investigate the impact of Online Consumer Reviews (OCRs) on consumers’ online hotel booking intention in the hospitality sector in Turkey.</p> <p><strong>Design / Methodology / Approach -&nbsp; </strong>This study utilizes quantitative research techniques. A self-administrated, 5 point Likert scale type online questionnaire was conducted in order to collect data. A total of 204 volunteer participants who were interested in online shopping, have participated in the survey. The research model consists of 7 independent and 2 dependent variables. While Review Source, Review Quality, Review Consistency, Review Volume, Review Recency, Negative Reviews and Positive Reviews are independent variables; Perceived Credibility of Online Consumer Reviews and Online Hotel Booking Intention are dependent variables. Confirmatory Factor Analysis (CFA) and Structural Equational Model (SEM) were utilized while analyzing the research model of the study.</p> <p><strong>Findings –&nbsp; </strong>According to findings of the research, both positive and negative OCRs affect the perceived credibility of OCRs. However, there is no statistically significant impact found that review source, review recency, review consistency and review quality affect perceived credibility of OCRs. In addition, as per findings of the research, review volume and perceived credibility of OCRs have statistically significant impact on consumers’ online hotel booking intention.</p> <p><strong>Discussion –&nbsp; </strong>People take into account other individuals’ opinions and comments when shopping online. This is particularly prominent in service sectors such as hotels that do not sell a tangible product. This study has investigated that the characteristics of OCRs influencing perceived credibility of OCRs and consumers’ online hotel booking intention. Perceived credibility was found to have a mediator role between characteristics of the OCR and online hotel booking intention. Findings of the study can be implemented by hotel brands in order to enhance customers’ online booking experience.</p> Yiğit Can Güler- Farid Huseynov Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1537 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Kişilik Özellikleri İle İş Tatmini Arasındaki İlişkide Psikolojik Sermayenin Aracılık Etkisi: Kırşehir İlindeki Kamu Çalışanları Üzerine Bir Araştırma https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1538 <p><strong>Amaç –</strong> Araştırmanın amacı, beş faktör kişilik özellikleri ile iş tatmini arasındaki ilişkide psikolojik sermayenin aracılık rolü üstlenip üstlenmediğinin Kırşehir İlinde çalışmakta olan kamu çalışanları üzerinde araştırılmasıdır.</p> <p><strong>Yöntem –</strong> Araştırma modeli oluşturulurken ilgili literatür ışığında kişilik özelliklerinin iş tatminine etkisinde psikolojik sermaye aracı değişken olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemini Kırşehir ilinde çalışmakta olan kamu çalışanları oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır.&nbsp; Kırşehir İlinde görev yapmakta olan 391 kamu çalışanına anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler uygun istatistiksel analiz programı aracılığıyla analiz edilmiş, korelasyon ve çoklu regresyon analizlerine yer verilmiştir.&nbsp;</p> <p><strong>Bulgular –</strong> Yapılan regresyon analizi sonuçlarına göre, psikolojik sermaye üzerinde beş faktör kişilik özelliklerinin alt boyutlarından duygusal denge negatif ve anlamlı etkiye sahipken, dışadönüklük boyutu ise pozitif ve anlamlı etkiye sahiptir. Psikolojik sermayenin ise içsel ve dışsal iş tatmini boyutları üzerinde pozitif etkileri olduğu görülmüştür. Aracılık etkisi bakımından ise, psikolojik sermayenin beş faktör kişilik özellikleri alt boyutları olan duygusal denge ve dışadönüklük ile içsel iş tatmini arasında tam aracılık etkisi bulunurken, bir diğer kişilik özelliği alt boyutu olan uyumluluk boyutunda ise psikolojik sermayenin kısmi aracılık etkisine sahip olduğu gözlenmiştir. Yine uyumluluk boyutuna ilişkin olarak, bu boyutun dışsal iş tatmini ile olan ilişkisinde psikolojik sermaye kısmi aracılık etkisi göstermektedir. Genel iş tatmini açısından bakıldığında ise, psikolojik sermaye kişilik alt boyutlarından dışadönüklük alt boyutunda tam aracı etkiye sahipken, uyumluluk alt boyutunda ise kısmi aracılık etkisine sahip bulunmuştur.</p> <p><strong>Tartışma –</strong>&nbsp; Kişilik özelliklerinin iş tatminine etkisinde psikolojik sermayenin aracılık etkisi araştırma neticesinde ortaya konulmuştur. Bu bağlamda çalışanların psikolojik sermayelerini artıracak uygulamalrın hayata geçirilmesi iş tatmim düzeylerini artıracaktır. Yöneticilerin bu uygulamalrı hayata geçirmeleri önerilmektedir.</p> Mehmet Orkun Ünsever- Fatih Ferhat Çetinkaya Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1538 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Temel Benlik Değerlendirmesi ile Öznel Kariyer Başarısı İlişkisinde Proaktif Davranışın Aracılık Rolü https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1539 <p><strong>Amaç – </strong>Temel benlik değerlendirmesi ile öznel kariyer başarısı arasındaki ilişkide proaktif davranışın aracılık rolünü inceleyen bu çalışma ile bireyler ve örgütler açısından önemli sonuçlara yol açabileceği birçok çalışmayla ortaya konmuş olan ilgili değişkenlere ait ilişkilere açıklık getirilerek, literatürdeki boşluğun doldurulmasına katkı sağlanması ve bireyler ve örgütler için yol gösterici olabilme amaçlanmıştır.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>Araştırma kapsamında, temel benlik değerlendirmesi ile öznel kariyer başarısı ilişkisi ve bu ilişkide proaktif davranışın aracılık rolü incelenmiştir. Bu bağlamda, literatüre uygun olarak hazırlanan anket formu, kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen, üç büyükşehirde (İstanbul, Ankara, İzmir) görev yapan, hizmet sektörü çalışanlarına internet ortamında gönderilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde istatistiki paket programı kullanılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>Verilerin analizi sonucunda, temel benlik değerlendirmesi ile proaktif davranış, proaktif davranış ile öznel kariyer başarısı ve temel benlik değerlendirmesi ile öznel kariyer başarısı arasında pozitif yönlü, istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca, temel benlik değerlendirmesi bağımsız değişkeninin proaktif davranış aracılığı üzerinden öznel kariyer başarısı bağımlı değişkenine dolaylı etkisi, istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.</p> <p><strong>Tartışma – &nbsp;</strong>Bu çalışmadan elde edilen sonuçların genelleştirilebilmesi için farklı veya genişletilmiş örneklemlerle yapılacak araştırmalara ihtiyaç bulunmaktadır. Ayrıca, çalışmada temel benlik değerlendirmesi kavramı, alt özellikleriyle birlikte bir bütün olarak ele alınmış, hangi alt özelliğin proaktif davranış veya öznel kariyer başarısı üzerinde ne kadar etkisi olduğuna dair bir araştırma yapılmamıştır. Bu konuda yapılacak araştırmalar, daha detaylı sonuçlara ulaşılması açısından katkı sağlayıcı olacaktır.</p> Esra Özcan Gençer- Emre Burak Ekmekçioğlu- Enver Aydoğan Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1539 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Astrolojik Göstergelere Göre Online Satın Alma Davranışları ve Tüketici Tarzları https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1540 <p><strong>Amaç</strong> –&nbsp; Online satın alma davranışlarının ve tüketici tarzlarının astrolojik göstergelere göre farklılık gösterip göstermediğinin saptanması araştırmanın konusunu oluşturmaktadır.</p> <p><strong>Yöntem</strong> – Bu araştırma tanımlayıcı nitelikte bir araştırma olup ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Ankara ili olup, veriler pandemi nedeniyle online anket yöntemi&nbsp; ile toplanmıştır. Kolayda örneklem yoluyla yapılan bu araştırmada 600 kişiye yollanan anket sonucunda 511 cevaplayıcının anketi analize uygun bulunmuştur.</p> <p><strong>Bulgular</strong> – Uygulanan analiz sonuçlarına göre bireylerin burçlarının ve burçların bulundukları elementlerinin, tüketicilerin online satın alma davranışını ve tarzını etkilediği sonucuna varılmıştır.&nbsp;</p> <p><strong>Tartışma – </strong>Bu araştırma sonucunda bireylerin astrolojik göstergelerinin onların online satın alma davranışlarına ve tüketici tarzlarına etkisi incelenmiştir. Astrolojik göstergelerin pazarlama alanında daha fazla kullanılması, tüketici davranışlarının doğru tespiti noktasında işletmelere yardımcı olabilecektir.</p> Özlem Çatlı Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1540 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Yedekleme Planı ve Kariyer Yönetim Sisteminin, Çalışanın Algıladığı Görev Performansına Etkisi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1541 <p><strong>Amaç</strong> – Bu çalışmanın amacı, örgütlerin kariyer yönetim sistemi ve yedekleme planı uygulamalarının, çalışanların genel ve spesifik görev performansı algılarına etkilerinin tespit edilmesidir. Yapılan tespitler doğrultusunda da hem literatüre katkı yapılması hem de uygulamacıların dikkatini bu yöne çekilmesi amaçlanmıştır.</p> <p><strong>Yöntem</strong> – Kariyer yönetim sistemi ve yedekleme planı uygulamalarının, çalışanların genel ve spesifik görev performansı algılarına etkisinin araştırıldığı bu çalışma, İstanbul’da faaliyet gösteren çağrı merkezi çalışanlarından, kolayda örneklem yoluyla ulaşılan 556 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Öncelikle çağrı merkezi şirketi yöneticileri ile temasa geçilmiş ve araştırmaya katılmayı kabul eden şirket yöneticilerine anket formları elektronik ortamda ulaştırılmış, yöneticilerin çalışanlara bu formları dağıtması ile katılımcıların çalışmaya katılımları sağlanmıştır. Toplanan veriler, SmartPLS Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) programı kullanılarak geçerlilik, güvenilirlik ve doğrulayıcı faktör analizlerine tabi tutulmuştur. Hipotez testleri için de yol analizi yapılarak elde edilen bulgular yorumlanmıştır.&nbsp;</p> <p><strong>Bulgular</strong> – Yapılan istatistiki analizler, kariyer yönetim sistemi uygulamalarının çalışanların hem görev hem de spesifik görev performansı algılarında olumlu ve anlamlı düzeyde rol oynadığını göstermektedir. Yedekleme planı uygulamasının ise çalışanların spesifik görev performansı algısını olumsuz yönde etkilediği görülmüştür. Spesifik görev performansı algısı kariyer yönetiminin genel görev performansı algısına olan etkisinde kısmi, yedekleme planının etkisinde ise tam aracılık rolü üstlenmektedir.</p> <p><strong>Tartışma</strong> – Bu çalışma sonuçları, kariyer yönetim sistemi uygulamalarının, çalışanların hem genel hem de spesifik görev performansı algılarını arttırması sebebiyle olumlu karşılandığını, yedekleme planı uygulamalarının ise olumsuz etkisinden dolayı çalışanlarca pek hoş karşılanmadığını ortaya koymaktadır.</p> Fatih Yaman- Mustafa Aslan- Ayhan Aksu Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1541 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Çalışan Koçluk İlişkisinin Algılanan Kalitesinin Türkçe Ölçek Uyarlaması ve Psikolojik Sermayeye Etkisinin Yapısal Eşitlik Modellemesi ile İncelenmesi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1542 <p><strong>Amaç</strong> ‒ Bu araştırmanın amacı Gregory ve Levy (2010) tarafından geliştirilen “Çalışan Koçluk İlişkisinin Algılanan Kalitesi Ölçeği” nin Türkçeye uyarlanması ve işletmelerde çalışan koçluk ilişkisinin algılanan kalitesinin psikolojik sermayeye etkisinin ortaya konulmasıdır.</p> <p><strong>Yöntem </strong>‒ Araştırma ilişkisel nicel yöntemle tasarlanmıştır. Samsun’da bir üretim işletmesinde çalışan 190 kişi üzerinde yapılan anket çalışmasıyla veriler toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak bu çalışma ile Türkçeye uyarlanan “Çalışan Koçluk İlişkisinin Algılanan Kalitesi Ölçeği” ve Luthans vd.’ nin (2007) geliştirdiği, Çetin ve Basım’ ın (2012) uyarladığı “Psikolojik Sermaye Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizi yapısal eşitlik modellemesi ile gerçekleştirilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular </strong>‒ Araştırmada öncelikle “Çalışan Koçluk İlişkisinin Algılanan Kalitesi Ölçeği” nin Türkçe uyarlaması gerçekleştirilmiş, uyarlanan ölçeğe dair modelin uyum indeks değerleri incelenmiş, uyum düzeyinin kabul edilebilir bir düzey olduğu görülmüştür. Araştırma sonucunda çalışan koçluk ilişkisinin algılanan kalitesinin psikolojik sermayeye olumlu yönde etki ettiği tespit edilmiştir.</p> <p><strong>Tartışma </strong>‒ Çalışanların olaylara pozitif bakabilmesinde, çevre koşullarına ve değişime karşı dayanıklı ve esnek olmalarında, başarıya olan inançlarının artmasında psikolojik sermayenin önemi büyüktür. Yöneticilerin çalışanları ile kurdukları yüksek kaliteli koçluk ilişkisi, çalışanın kendisinin ve yeteneklerinin farkında olmasını sağlayarak, doğru kararlar almasında ve hedeflerine ulaşmasında destek olur. Çalışan koçluğunun psikolojik sermayeye etkisini inceleyen bu çalışmanın psikolojik sermayenin öncüllerini belirlemede alan yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Buna ek olarak, “Çalışan Koçluk İlişkisinin Algılanan Kalitesi Ölçeği” nin Türkçeye kazandırılması ile konuya ilişkin araştırma sayısı da artacaktır.</p> Tuba Bekiş- Nuray Tosunoğlu- Güler Sağlam Arı Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1542 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Katılımcı liderlik, Duygusal Bağlılık ve İş Tatmini İlişkisi: Örgütsel Güvenin Aracılık Rolü https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1543 <p><strong>Amaç –</strong> Bu çalışmada katılımcı liderliğin, duygusal bağlılık ve iş tatmini üzerindeki etkisinin incelenmesi; örgütsel güvenin katılımcı liderlik ile duygusal bağlılık ve katılımcı liderlik ile iş tatmini arasındaki aracılık rolünün tespit edilmesi amaçlanmıştır.</p> <p><br><strong>Yöntem –</strong> Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veriler, Antalya ilinde faaliyet gösteren ve basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilen konaklama işletmelerinden 304 yiyecek içecek çalışanının katılımı ile anket yöntemi kullanılarak elde edilmiştir. Betimleyici istatistikler, güvenilirlik testleri, korelasyon analizi, basit doğrusal ve çoklu doğrusal regresyon analizleri için SPSS 26 paket programından yararlanılmıştır.</p> <p><br><strong>Bulgular –</strong> Analiz sonuçlarına göre duygusal bağlılık ve iş tatmini üzerinde örgütsel güvenin ve katılımcı liderliğin anlamlı bir etkiye sahip olduğu görülmektedir. Katılımcı liderliğin örgütsel güven üzerinde de anlamlı bir etkisinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra örgütsel güvenin katılımcı liderlik ile duygusal bağlılık arasında kısmi, katılımcı liderlik ile iş tatmini arasında ise tam aracılık rolüne sahip olduğu gözlemlenmiştir.</p> <p><br><strong>Tartışma –</strong> Elde edilen bu sonuçlar konaklama işletmelerinde görev yapan yiyecek içecek çalışanlarının, katılımcı liderlik uygulamalarına karşı duyarlı olduğunu göstermektedir. Katılımcı liderlik yaklaşımının çalışanın örgüte karşı güven duymasını, alınan kararlarda etkisi olduğu düşündüğü örgütüne yönelik duygusal bir aidiyet/bağlılık geliştirmesini ve işinden memnuniyet duymasını sağladığı belirtilebilir. Bu bağlamda, çalışanların kararlara katılımını artırıcı yönetsel metotların uygulanmasının hem bireysel hem de örgütsel anlamda olumlu çıktıları olacağı düşünülmektedir.</p> Alev Sökmen- İrfan Yazıcıoğlu- Gökhan Kenek Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1543 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Dijital İşletmeler ve Kullanıcı Deneyimi: Nitel Bir Araştırma https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1544 <p><strong>Amaç –</strong> Bu çalışmada İnternet üzerinden alışveriş imkânı sunan e-ticaret sitelerinde müşterilerin doğrudan etkileşimde oldukları e-ticaret web sayfası arayüz tasarımlarının gerçek bir alışveriş ortamında müşteri deneyimleri ile değerlendirilmesi amaçlanmıştır.</p> <p><br><strong>Yöntem –</strong> Çalışma kapsamında ürün kategorileri, hedef kitleleri ve müşteri grupları gibi kriterler göz önünde bulundurularak çeşitli e-ticaret siteleri incelenmiştir. Söz konusu e-ticaret web siteleri içerisinden etik kurallar çerçevesinde değerlendirme izni alınmış olan bir e-ticaret sitesinde müşteri deneyimleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmada örneklem grubunun seçiminde maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Toplamda 32 gönüllü katılımcıya çeşitli görevler verilmiş ve gerçek bir alışveriş sürecini tamamlamaları istenmiştir. Alışveriş sürecini tamamlayan katılımcılar ile yapılandırılmamış mülakat gerçekleştirilmiştir. Görüşme formu ile toplanan nitel veriler MAXQDA 2020 yazılımı kullanılarak içerik analizi yapılmıştır.</p> <p><br><strong>Bulgular –</strong> Elde edilen bulgulara göre, katılımcılar ana sayfa hakkında kategori, menü, görsellik ve sadelik gibi noktalarda pozitif yorumlar yaparken renk, ürün konumlandırması, resimler, ürün bilgilendirmeleri gibi bölümlerde ise negatif görüşler sunmuşlardır. Katılımcı görüşlerinin %75,7 (28)’si e-ticaret sitesini kullanmaktan memnuniyet duyulduğunu ifade ederken memnuniyetsizlik belirten görüşler %13,5 (5) dilimindedir. Katılımcı görüşlerinden %62,3 (33)ü olumlu ifadeler barındırırken %37,7 (20)sinde olumsuz ifadeler yer almaktadır.</p> <p><br><strong>Tartışma –</strong> E-ticaret web sayfaları ile ilgili çeşitli çalışmalar olsa da, müşteri deneyimi sonucunda web sayfası arayüzünün nitel verilerle değerlendirmesinin alanyazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışma, gerçek bir alışveriş süreci sonrasında yapılan mülakat sonucunda e-ticaret sayfasının doğrudan müşteri gözü ile yorumlanması açısından önemli görülmektedir. Çalışma sonuçları doğrultusunda web sayfalarının kullanılabilirliği ve iyileştirilmesi noktasında çeşitli öneriler sunulmuştur. Bu öneriler ışığında çalışmanın; işletmelerin rekabet üstünlüğü sağlaması, müşteri memnuniyetinin oluşturulması ve işletmelerin dijital ortamda varlıklarını sürdürmeleri konusunda katkı sunması beklenmektedir.</p> Esra Özmen- Ersin Karaman- Nurcan Alkış Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1544 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Hizmet İşletmelerinde Kurumsal İmaj Bileşenleri; Sağlık İşletmeleri Üzerine Bir Araştırma https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1545 <p><strong>Amaç –</strong> Bu çalışmanın amacı kurumsal imaj algı düzeyi ile kurumsal imaj faktörleri arasındaki ilişkiyi ve etkiyi ortaya koymaktır.</p> <p><strong>Yöntem –</strong> Çalışmanın verileri Ankara’da özel bir hastanede, yatan hasta birimindeki hastalardan oluşmaktadır. 213 geçerli anket formu ile araştırmanın verileri analiz edilmiştir. Verilerin analiz edilmesi için SPSS 22.0 istatistik paket programından yararlanılmıştır. Yapılan veri analizlerinde tanımlayıcı istatistikler hesaplanmıştır. Kurumsal imaj algısı ile Kurumsal imaj faktörleri arasındaki ilişkiyi ortaya koymak amacıyla korelasyon ve doğrusal regresyon analizleri yapılmıştır. Ortaya çıkan bulgular % 95 güven aralığında ve % 5 anlamlılık düzeyinde incelenmiştir.</p> <p><strong>Bulgular –</strong> Araştırmada kurumsal imajı oluşturan her bir boyut ile algılanan imaj arasında anlamlı ilişki olduğu tespit edilmiştir ve imaj boyutları ile imaj algısı arasında kuvvetli bir ilişki olduğu görülmüştür. İmaj algısının oluşmasında imaj faktörlerinin % 50’lik bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Algılanan imaj üzerindeki en önemli faktörün iletişim boyutu olduğu dikkat çekmektedir. Buna karşın etkisi en düşük boyutun ise sosyal faktörler olduğu söylenebilir.</p> <p><strong>Tartışma –</strong> Araştırma sonucunda imaj algı düzeyi ile kurumsal imaj faktörleri arasındaki ilişki ve etki ortaya koyularak sağlık kurumlarının olumlu kurumsal imaj yaratabilmeleri konusunda neler yapabileceğine yönelik tavsiyelerde bulunulmuştur.</p> Kadri Gökhan Yılmaz- Esat Saygın- Metehan Tolon Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1545 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 SPA Otel İşletmelerinin Çevrimiçi Müşteri Değerlendirmeleri: Tripadvisor Örneği https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1546 <p><strong>Amaç –</strong> Bu makalede Sapanca’da hizmet veren beş yıldızlı SPA otelleri hakkında konukların beklentilerinin ortaya çıkarılması ve SPA otellerinde memnuniyeti etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır.</p> <p><strong>Yöntem –</strong> Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır.1 Nisan 2020-1 Nisan 2021 tarihleri arasında, Sapanca’da faaliyet gösteren beş yıldızlı SPA otellerine yönelik Tripadvisor.com web sitesinde yapılan toplam 485 olumlu ve olumsuz yorum incelenmiştir. Yorumlar içerik analizi yöntemi ile anlamlı bölümlere ayrılmış, dokuz ana tema ve 54 alt tema altında toplanmıştır.</p> <p><strong>Bulgular –</strong> Araştırma sonucunda yorumların sırasıyla “insan kaynakları” kategorisinde ilgili olma, “SPA” kategorisinde SPA hizmetlerinin başarılı olması, “yiyecek ve içecek” kategorisinde yemeklerin lezzetli olması konularında yoğunlaştığı saptanmıştır.</p> <p><strong> Tartışma –</strong> İnternetin gelişmesi ve yaygınlaşması ile çevrim içi müşteri yorumları turistler için önemli bir bilgi kaynağı haline gelmeye başlamıştır. Konukların işletme ile ilgili memnun oldukları ve olmadıkları noktaları göstermesi nedeniyle çevrim içi yorumlar işletmeler açısından da önem taşımaktadır. Literatürde Türkiye’de SPA otelleri özelinde çevrimiçi yorumları inceleyen bir araştırma bulunmamaktadır. Bu çalışma SPA otellerinde konukların yorumlarının incelenmesi ile konuk memnuniyetini en çok etkileyen faktörlerin insan kaynakları, SPA, yiyecek ve içecek olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırma sonucunda SPA otellerinde SPA hizmetlerinin başarısının genel memnuniyet üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu görülmektedir. SPA ile ilgili yorumlarda havuzlarla ilgili yorumların öne çıkması havuzların çeşitliliğine ve temizliğine önem verilmesi gerektiğini göstermektedir. Ayrıca SPA hizmetlerinin başarılı yürütülmesi için yeterli sayıda personelin bulunması, özellikle SPAların ana hizmetlerinden biri olan masaj için profesyonel ve eğitimli personelin istihdam edilmesi önem taşımaktadır.</p> Halide Gerenaz- Duygu Yetgin Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1546 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Kültürel Öğeler İçeren Reklamların Beğenisi Demografik Özelliklere Göre Farklılaşır Mı? https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1547 <p><strong>Amaç –&nbsp; </strong>Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de doğup büyümüş aynı kültürü paylaşan, katılımcıların demografik özelliklerine göre, kültürel öğeler içeren video reklamlara karşı beğeni (pozitif motivasyon-hoşlanma) duygusunun farklılaşmasını incelemektir.</p> <p><strong>Yöntem –&nbsp; </strong>Araştırmanın deney aşaması uygun örnekleme ile seçilmiş 77 (29K+48E) katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Deneyde veri toplama aracı olarak reklam uyaranlarına karşı katılımcıların EEG(elektroensefalografi) ile beyin sinyalleri toplanmış ve frontal alfa(8-13 Hz) asimetri yöntemi kullanılarak katılımcıların beğeni seviyeleri ölçümlenmiştir. Katılımcıların demografik bilgileri ve ölçek doğrultusunda beyan ettikleri beğeni puanları form ile toplanmıştır. Verilerden SPSS programı aracılığıyla ilişkisiz T-testi, Kruskal Wallis H-testi ve Pearson Korelasyon analizleri yapılarak bulgular elde edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>Çalışmada kültürel öğeler içeren video reklamlarının, aynı kültürde büyümüş bireylerde olumlu izlenim bıraktığını görülmüştür. Kadınların erkeklere göre beğeni düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Anaerkil olarak yetişen bireylerin, ataerkil yetişenlere göre beğeni seviyeleri anlamlı şekilde farklılaşmaktadır. Eğitim düzeyinin, medeni halin ve çocukluğun geçtiği yerin ise beğeni seviyesinde anlamlı farklılaşmadığı görülmüştür. Bulgulardan faydalanarak, kadın ve anaerkil ortamda yetişen bireylerin kültürel öğelere karşı beğeni puanını arttırdığı görülmüştür. Diğer bulgu ise EEG beğeni puanı ile beyan beğeni puanı arasında anlamlı bir ilişkinin bulunmamasıdır.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>Gerçekleştirilen araştırmada kültür öğelerinin reklamlarda kullanılmasının beğeni duygusu yarattığı görülmüştür. Ayrıca kadınlarda veya anaerkil ortamda yetişen bireyler üzerinde daha etkin bir duygulanım oluşturduğu görülmüştür. Bu çalışma, reklam tasarımcıları ve pazarlamacılar için reklamlarda kullanılacak kültürel öğelerin hedef tüketici grubuna göre vurgulanması gerektiğini göstermiştir. Diğer sonuç ise kişilerin beğeni durumları hakkındaki beyanlarının gerçeği yansıtmadığının görülmüş olmasıdır. Bu durum nöropazarlama araçlarının bireyin tercih ve kararlarını objektif olarak ortaya koymadığı durumlarda etkin bir pazarlama araştırma aracı olduğunu göstermektedir.</p> Gökhan Alper Figen- Aslıhan Tüfekçi- Metehan Tolon Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1547 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Tüketici Güven Endeksi ile Pay Piyasası Arasındaki İlişki: G7 Ülkeleri Üzerine Bir Zaman Serisi Analizi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1548 <p><strong>Amaç –&nbsp; </strong>Bu çalışmada G7 ülkelerinde tüketici güven endeksi ile pay piyasa getirisi arasındaki uzun dönemli ilişki araştırılmıştır. Bu amaçla, G7 ülkelerinin Ocak 2014 – Kasım 2020 dönemi aylık tüketici güven endeksi ve pay piyasası verileri kullanılmıştır.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>Tüketici güven endeksi ile pay piyasası getirisi arasındaki ilişkiler uzun dönem eşbütünleşme ve Granger nedensellik analizleri ile incelenmiştir.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>Çalışma sonucunda tüketici güven endeksi ile pay piyasası getirisi arasında uzun dönemli bir eşbütünleşme ilişkisinin olduğu ve eşbütünleşme katsayı tahmin modeli sonuçlarına göre, tüketici güven endeksi ile pay piyasası getirisi arasında pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Granger nedensellik analizleri sonucunda, tüketici güven endeksi ve pay piyasa getirisi arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisinin var olduğu tespit edilmiştir.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>Gelişmiş ülkelerde yatırımcı duyarlılığı ile pay piyasaları arasında karşılıklı uzun dönemli ve pozitif ilişkinin varlığı ortaya çıkarılmıştır. Bu ülkelerde yatırımcıların ekonomiye duydukları güven doğrultusunda yatırım kararı aldıkları söylenebilir. Diğer yandan pay piyasalarında işlem hacminin artması ve getirinin yükselmesi de yatırımcılarda piyasalara olan güveni artırabilmektedir. Dolayısıyla, yatırımcı duyarlılığının pay piyasalarını etkilediği varsayımının geçerli olduğu söylenebilir.</p> Emre Esat Topaloğlu- Sevda Metin Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1548 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 İşveren Marka Değerinin İşgören Tarafından Algısı ve Örgütsel Bağlılık: “Bankacılık Sektöründe İşveren Marka Kredibilitesi Örneği” https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1549 <p><strong>Amaç –&nbsp; </strong>Araştırmanın amacı özel bankalarda istihdam edilen beyaz yakalı işgörenlerin işveren marka değerine ve alt boyutlarına dair görüşlerini tespit etmek, en fazla hangi boyutlardan etkilendiklerini belirlemek ve bu görüşlerin işgörenlerin örgüt bağlılığı ile karşılaştırılmasını yapmaktır.</p> <p><strong>Yöntem –&nbsp; </strong>Bu çalışmada nitel bir araştırma yöntemi kullanılmıştır. 22 özel banka çalışanı ile 31 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış mülakatlar gerçekleştirilmiş ve analiz edilmiştir. Katılımcıların verdiği cevapların birbirini tekrar ettiği tespit edildiğinde örneklem sabitlenmiştir ve 22. kişide mülakatlar durdurulmuştur. Katılımcıların cevapları deşifre edilmiş, MAXQDA Analytics Pro 2020 Nitel Veri Analizi programında analiz edilmiştir.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>Analiz sonuçlarına göre araştırmaya katılanlar psikolojik boyutun alt kodlarından “kurumun parçası olmaktan duyulan memnuniyeti” diğer tüm kodlara göre daha fazla dile getirmişlerdir. Fonksiyonel boyuta dair verilen cevaplar incelendiğinde mülakat katılımcılarının “çalıştıkları kurumda terfi fırsatlarının bulunmasına” vurgu yaptıkları görülmektedir. İşveren marka değerinin ekonomik boyutuna ait kodlar incelendiğinde; katılımcıların en fazla “özel sağlık sigortalarından” memnun olduklarını dile getirdikleri görülmektedir. Analiz sonuçlarına göre katılımcıların dördü hariç büyük çoğunluğu kendilerini çalışmakta oldukları kuruma bağlı hissetmektedirler.</p> <p><strong>Tartışma –&nbsp; </strong>Katılımcılardan alınan cevaplar doğrultusunda, kurumun parçası olmaktan duyulan memnuniyet psikolojik alt boyutun en önemli belirleyicisi olarak ortaya çıkmaktadır. Analiz sonuçları, araştırmaya katılanların işlerini stresli bulmalarına rağmen, çalıştıkları kurumun parçası olmaktan memnuniyet duyduklarını ve kurumlarındaki eğitim imkanlarını yeterli bulmalarının işveren marka değeri algılarında da etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Katılımcılardan elde edilen bulgular, katılımcıların ekonomik boyutlardan en fazla özel sağlık sigortasından memnun olduklarını ve bunun işveren marka değeri algılarını etkilediğini göstermektedir. Katılımcılar, ücretlerini düşük bulmakta ve prim sistemlerinden de memnun olmadıklarını belirtmektedirler, ancak kuruma bağlı hissetmeleri bu algılarından etkilenmemektedir. Kuruma olan bağlılığını en fazla vurgulayan katılımcılar en yoğun vurguyu, psikolojik boyuta yapmaktadır. Sonuçlara göre; insan kaynakları yönetimi uygulayıcılarının psikolojik boyuta yoğunlaşan uygulamalar ile işgörenlerin örgüt bağlılığını güçlendirebilecekleri öne sürülebilir.</p> Ece Kuzulu- Tuğçe Aslan- Gülce Erdoğan- Damla Kanık- Durdu Yılmaz Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1549 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 COVID-19 Salgını Döneminde Havacılık Sektöründe Kriz Yönetimi: Türk Havayolları (THY) Özelinde Bir Durum Çalışması https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1550 <p><strong>Amaç –&nbsp; </strong>Bu çalışmanın amacı, COVID-19 salgını ile beraber ortaya çıkan küresel krizin havacılık sektörüne etkisini ve Türk Hava Yolları (THY) özelinde kriz yönetimi sürecinde uygulanan faaliyetleri derinlemesine incelemektir. Bununla birlikte, THY kriz yönetimi uygulamaları ile yazında havacılık sektörü için önerilen kriz yönetimi uygulamaları karşılaştırılmış ve sonuçları değerlendirilmiştir.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>Bu çalışmada, nitel araştırma desenlerinden birisi olan durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen veriler, içerik ve doküman analizi teknikleri ile analiz edilmiştir. Doküman analizinde ikincil dokümanlar kullanılmıştır. Bu dokümanlar; THY’nin 2019-2020 faaliyet raporları, THY üst yönetiminin basın açıklamaları, THY internet sitesindeki bilgiler ve literatür taraması ile elde edilen verilerdir. İçerik analizi için ise, kurumun resmi youtube ve facebook sayfalarındaki kısa filmler içerik analizi ile değerlendirilerek en çok izlenenler temalarına göre ayrılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular –&nbsp; </strong>Analizler sonucunda elde edilen verilere göre, THY yönetiminin ani şekilde ortaya çıkan krizi, yazında ifade edilen kriz yönetimi adımlarına uygun olarak başarılı bir şekilde yürüttüğü ve dünyadaki havayollarının kriz yönetimi uygulamaları ile benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>Araştırmanın, kriz, kriz yönetimi kavramlarının havacılık sektörü ile beraber ele alınarak strateji ve yönetim literatürüne katkı sağlaması hedeflenmiştir.</p> Murat Sucu Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1550 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Yönetim Desteğinin Duygusal Emek Üzerindeki Etkisinde Örgütsel Bağlılığın Aracılık Rolü https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1551 <p><strong>Amaç</strong> –&nbsp; Araştırmanın amacı; yönetim desteği, örgütsel bağlılık ve duygusal emek davranışları arasındaki ilişkileri açıklamak ve yönetim desteğinin duygusal emek davranışları üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın aracı etkisini araştırmaktır.</p> <p><strong>Tasarım/Yöntem/Yaklaşım</strong> –&nbsp; Kocaeli ve İstanbul illerinde 20 ve daha fazla sayıda kişi istihdam eden işletmelerde çalışan 210 kişiden anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Verilerin analizinde, betimsel istatistiklerin yanı sıra, AMOS paket programı aracılığıyla Yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular</strong> –&nbsp; Araştırma sonuçları, katılımcıların örgüt içinde çoğunlukla samimi (doğal) duygusal emek davranışı sergilediklerini göstermiştir. Yol analizi sonuçları ise yönetim desteğinin, duygusal emek davranışlarından yüzeysel rol yapma davranışını negatif yönde etkilediğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte; sonuçlar yönetim desteğinin örgütsel bağlılığı güçlü bir şekilde etkilediğini göstermiştir. Ayrıca, analiz sonuçları yönetim desteğinin yüzeysel rol yapma davranışı üzerindeki etkisinde örgütsel bağlılığın tam aracı etkiye sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır.</p> <p><strong>Tartışma – </strong>Yöneticinin astlarına yönelik destekleyici tutum ve davranışlarının artması, bireylerin örgüt içinde sergiledikleri ve gerçekten hissetmedikleri, sahte davranışları azaltmaktadır. Aynı zamanda, yönetimin sergilediği bu destekleyici tutum ve davranışlar, bireyin örgüte duygusal olarak bağlanmasını da sağlamaktadır. Artan örgütsel bağlılık ise, çalışanların örgüt üyeleri veya müşterilerine karşı sergiledikleri, rol yapmaya dayanan, sahte davranışları azaltmaktadır.</p> Hülya Gündüz Çekmecelioğlu- Sabiha Sevinç Altaş- Jale Balkaş Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1551 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000 Hızlı Tren Şantiyesinde Çalışanların Güvenlik İklimi Algıları ve İşten Ayrılma Niyetleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1552 <p><strong>Amaç – </strong>Bu çalışmanın kapsamında Bilecik hızlı tren şantiyesinde istihdam edilen kişilerin güvenlik iklimi algısıyla işten ayrılma niyeti (İAN) arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır.</p> <p><strong>Yöntem – </strong>Araştırmanın ana kütlesini Bilecik ili hızlı tren şantiyesinde çalışan 185 kişi oluşturmaktadır. Örneklem ise 16-19 Mart 2021 tarihinde anket sorularını cevaplayan 127 katılımcıdan meydana gelmiştir. Anketin etik kurul izni alınmıştır. Yüz yüze uygulanan anket 3 bölümden oluşturulmuştur; ilk bölümde ankete katılan kişilerin sosyo-demografik özelliklerine ilişkin sorular, 2. bölümde güvenlik iklimi ölçeği ve son bölümde işten ayrılma niyeti ölçeği bulunmaktadır. Araştırma kapsamında SPSS 25.0 istatistik paket programı kullanılarak, güvenlik iklimi ve işten ayrılma niyeti ölçeklerinden elde edilen puanların dağılımını incelemek için Shapiro-Wilk normallik testi uygulanmıştır. Sonuçlara göre ölçeklerden elde edilen puanlar normal dağılıma sahip olmadığından verilerin analizinde parametrik olmayan analiz teknikleri kullanılmıştır.</p> <p><strong>Bulgular – </strong>Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların işten ayrılma niyeti puanları ile yönetimin bakış açısı ve kurallar (r=-0,016; p&gt;0,05), iş arkadaşları ve güvenlik eğilimleri (r=0,022; p&gt;0,05) ve güvenlik iklimi ölçeği&nbsp; toplam (r=-0,001; p&gt;0,05) puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı olmayan ilişkilerin bulunduğu anlaşılmaktadır. Katılımcıların güvenlik iklimi algıları ile işten ayrılma niyeti arasında anlamlı bir ilişki bulunmamakla beraber, elde edilen sonuçlar katılımcıların güvenlik iklimi algılarının yüksek düzeyde, işten ayrılma niyetinin ise orta düzeyde olduğunu göstermiştir. Anketin ilk bölümünde bulunan katılımcıların sosyo-demografik özellikleri ile güvenlik iklimi algısı ve işten ayrılma niyeti arasında ortaya çıkan anlamlı farklılıklar bulgular kısmında paylaşılmaktadır.</p> <p><strong>Tartışma –</strong> Sonuçlara göre güvenlik iklimi algısı ve işten ayrılma niyeti arasında anlamlı bir ilişki saptanmamasına rağmen, yapılan araştırmalarda örgüt ve yapılan işle ilgili, çalışanlarla ilgili ve dış etkenler işten ayrılma niyetinin öncülleri olarak görülmektedir. Bu öncüllerden biri olduğu düşünülen iş güvenliği iklimi algısının işten ayrılma niyeti ile olan ilişkisinin farklı sektör ve çalışma alanlarında araştırılması faydalı olacaktır.</p> Zeynep Feride Olcay Telif Hakkı (c) 2021 https://creativecommons.org/licenses/by-nd/4.0 https://isarder.org/index.php/isarder/article/view/1552 Tue, 28 Sep 2021 00:00:00 +0000